Meryem Suresi 23. Ayet — Elfaz
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
1فَاَجَٓاءَهَاfe ecā'ehāve onu getirdiİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
2الْمَخَاضُl-meḣāDudoğum sancısıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimم خ ضSüt yaymak/çalkalamak/karıştırmak, sütten tereyağı çıkarmak veya almak, şiddetle sallamak veya karıştırmak, bir şeyi döndürmek veya devirmek
3اِلٰىilāHarf-i Cer
5النَّخْلَةِn-naḣletibir hurmaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن خ لElemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek.
6قَالَتْḳāletdediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
7يَالَيْتَنِيyā leytenīEY/HEY keşke benNida Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
8مِتُّmittuölseydimMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Vahdeم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız
10هٰذَاhāƶābundanİşaret Zamiri
11وَكُنْتُve kuntuve idimBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Vahdeك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin