Meryem Suresi 22. Ayet — Elfaz
Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.
1فَحَمَلَتْهُfe Hamelethuona gebe kaldıİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmek
2فَانْتَبَذَتْfe ntebeƶetve çekildiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibe · İfti'âl Bâbıن ب ذAtmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmak
3بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
4مَكَانًاmekānenbir yereMekan Zarfıك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin