Meryem Suresi 18. Ayet — Elfaz
Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.
1قَالَتْḳālet(Meryem) dedi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اِنِّٓيinnīşüphesiz benHarf-i Nasb+Zamir
3اَعُوذُeǔƶusığınırımMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi
4بِالرَّحْمٰنِbi r-raHmāniRahman'aHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
5مِنْكَminkesendenHarf-i Cer+Zamir
6اِنْineğerŞart Edatı
7كُنْتَkunteisenMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin