Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.
فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِهِ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
fe ḣarace ǎlā ḳavmihi mine l-miHrābi fe evHā ileyhim en sebbiHū bukraten ve ǎşiyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Zekeriyya, mihraptan çıkıp kavmine, sabah akşam onu tenzîh edin noksan sıfatlardan diye işâret etti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Zekeriyya, mihraptan çıkıp kavmine, sabah akşam onu tenzîh edin noksan sıfatlardan diye işâret etti.
Adem Uğur
Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karşısına çıkarak onlara: "Sabah akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.
Ahmed Hulusi
(Zekeriyya) mabetten halkının yanına çıktı ve onlara: "Sabah - akşam tespih edin" diye işaret etti.
Ahmet Tekin
Bu sırada, Zekeriyyâ, mâbedden, kavminin karşısına çıkarak onlara: 'Sabah erken ve akşama doğru Allah’ı tesbih edin, zikredin.' diye işaret etti.
Ahmet Varol
Bunun üzerine mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara: 'Sabah ve akşam tesbih edin' diye işaret etti.
Ali Bulaç
Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."
Ali Fikri Yavuz
Nihayet (hanımına hamil vakti gelip de konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı (Zekeriyya) çıktı da, onlara: “- Sabah ve akşam namaz kılın.” diye işaret etti.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, tapınaktan toplumunun karşısına çıkarak, "Sabahakşam, yücelterek anın!" anlamında onlara gösterge verdi.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, "Sabah-akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.
Bekir Sadak
Zekeriya bunun uzerine mabedden cikip milletine: «Sabah aksam Allah'i tesbih edin» diye isarette bulundu.
Celal Yıldırım
Bunun üzerine Zekeriyyâ, mihrâbdan çıkıp kavmine, «sabah akşam tesbîh edin!» diye işarette bulundu.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine Zekeriyyâ, mâbedden kavminin karşısına çıkarak onlara, özel bir işaret diliyle, “Sabah akşam Allah’ı tesbih edin” dedi.
Diyanet İşleri
Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.
Diyanet İşleri (eski)
Zekeriya bunun üzerine mabedden çıkıp milletine: 'Sabah akşam Allah'ı tesbih edin' diye işarette bulundu.
Diyanet Vakfi
Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karşısına çıkarak onlara: «Sabah akşam tesbihte bulunun» diye işaret verdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Nihayet (birgün konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı çıktı da onlara «Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbih edin» diye işaret etti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken, mihrabdan kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin!" diye işaret verdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da "Sabah ve akşam tesbih edin" diye onlara işaret verdi
Erhan Aktaş
Bunun üzerine mihraptan halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih etmelerini vahyetti.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine mihraptan halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih etmelerini vahyetti.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine mihraptan halkın karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih etmelerini vahyetti.
Fizilal-il Kuran
Bunun üzerine Zekeriyya mihrapta yüzünü soydaşlarına dönerek sabahları ve akşamları Allah'ı her tür noksanlıktan tenzih etmelerini işaret etti.
Gültekin Onan
Böylelikle (Zekeriya) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."
Hamdi Döndüren
Bunun üzerine, Zekeriyya mabetten çıkıp kavminin karşısına varmış ve onlara, “Sabah akşam Allah’ı tesbih edin!” diye işarette bulunmuştu.
Hasan Basri Çantay
Derken (Zekeriyya) mescidinden kavminin karşısına çıkıb onlara: "Sabah akşam tesbihde bulunun" diye işaret verdi.
Hasib Asutay
Derken (Zekeriyya) mihraptan (5) kavminin karşısına çıktı (ve) onlara 'Sabah akşam tesbihte bulunun' diye işaret etti. (5. 'Mihrap' hücre anlamındadır.)
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine (Zekeriyyâ) mihrabdan (ma'bedden) kavminin karşısına çıktı da (o müjde alâmetinin hemen görünmesiyle, konuşamayarak) onlara: 'Sabah-akşam (Rabbinizi)tesbîh edin!' diye işâret etti.
İbni Kesir
Bunun üzerine ma'bedden çıkıp kavmine: Sabah akşam Allah'ı tesbih edin, diye işaret etti.
Mehmet Okuyan
(Bu sırada Zekeriya) mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara “Sabah akşam tesbih edin (Allah’ı yüceltin)!” diye vahyetmişti (işaret etmişti).
Muhammed Esed
Bunun üzerine (Zekeriya) mabedden kavminin karşısına çıktı ve onlara "Sabah akşam (Rabbinizin) sınırsız kudret ve yüceliğini anın!" diye işaret etti.
Mustafa İslamoğlu
Derken o, mabetteki inziva hücresinden çıkarak onlara; "Sabah akşam Rabbinizin şanını (ibadetle) yüceltmeye devam edin!" diye işaret etti.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra mescitten kavmine karşı çıktı da, «Gündüzlerin evvellerinde ve sonunda tesbihte bulununuz,» diye onlara işaret eyledi.
Ömer Öngüt
Bunun üzerine Zekeriyâ mâbedden kavminin karşısına çıkarak: “Sabah akşam Allah'ı tesbih edin!” diye işaret etti.
Suat Yıldırım
Derken, mâbeddeki bölmesinden halkının karşısına çıkıp "Sabah akşam Rabbinizi tenzih ve O’na ibadet edin!" diye işarette bulundu.
Süleyman Ateş
(Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti.
Süleymaniye Vakfı
Sonra mabeddeki has odadan halkının karşısına çıktı ve onlara: "Sabah-akşam ibadet edin!" diye işarette bulundu.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra tapınağın iç odasından halkının karşısına çıktı, onlara: "Sabah akşam O'na ibadet edin" diye işaret etti.
Şaban Piriş
Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allah'ı tesbih etmelerini işaret etti.
Tefhim-ul Kuran
Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: «Sabah akşam tesbih edin.»
Ümit Şimşek
Derken Zekeriya mescidden halkın içine çıktı ve onlara 'Sabah akşam tesbih edin' diye işaret etti.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara "sabah akşam tespih edin" diye işaret verdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O, mehrabdan öz qövmünün qarşısına çıxıb onlara işarə ilə başa saldı ki: “Səhər-axşam Allaha təriflər deyin!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Nəhayət, Zəkəriyyanın dili tutulduğu, ona danışmaq qadağan edildiyi üçün artıq zövcəsinin hamilə olduğunu başa düşdü və Allahın Öz əhdinə sadiq olduğuna bir daha əmin olub Ona cani-dildən şükür etdi). Sonra (Zəkəriyya) mehrabdan (məʼbəddən) öz camaatının qabağına çıxıb (əli ilə) onlara belə işarə etdi: ″Səhər-axşam (Allahı) təqdis edib şəʼninə təʼriflər deyin! (Və ya namaz qılın!)″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als er von seiner Gebetsstätte zu seinen Angehörigen hinaustrat, forderte er sie durch eine Geste auf: ʺPreiset Gott morgens und abends!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
So kam er zu seinem Volk aus dem Gebetsraum heraus und gab ihnen dann zu verstehen: ʺPreist morgens und abends.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
So trat er aus dem Tempel heraus vor sein Volk und gab ihm zu verstehen, daß es (Allah) am Morgen und am Abend zu preisen habe.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sogleich ging er heraus aus der Gebetsstätte zu seinen Leuten und gab ihnen zu verstehen: ʺLobpreist (ALLAH) morgens und abends!ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so he went out of the temple to his people and by making signs he intimated to them to praise the O Allah frequently and to glorify Him and extol His glorious attributes morning and evening.
Abdul Haleem
He went out of the sanctuary to his people and signalled to them to praise God morning and evening.
Abdullah Yusuf Ali
So Zakariya came out to his people from him chamber: He told them by signs to celebrate Allah's praises in the morning and in the evening.
Abul A'la Maududi
Thereupon Zechariah came out from the sanctuary and directed his people by gestures to extol His glory by day and by night.
Aisha Bewley
He came out to his people from the Upper Room and gestured to them to glorify Allah in the morning and the evening.
Al-Hilali & Khan
Then he came out to his people from Al-Mihrâb (a praying place or a private room), and he told them by signs to glorify Allâh’s Praises in the morning and in the afternoon.
Ali Quli Qarai
So he emerged before his people from the Temple, and signaled to them that they should glorify [Allah] morning and evening.
Amatul Rahman Omar
Then he (- Zachariah) went forth to his people from the Sanctuary and told them in a low voice and by signs, to glorify (their Lord) morning and evening.
Arthur John Arberry
So he came forth unto his people from the Sanctuary, then he made signal to them, 'Give you glory at dawn and evening. '
Bijan Moeinian
Zechariah then left that place of the worship and by the sign language asked his people to glorify the Lord in the morning and in the afternoon.
E. Henry Palmer
Then he went forth unto his people from the chamber, and he made signs to them: 'Celebrate (God's) praises morning and evening!'
Edip-Layth
So he went out amongst his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him at dawn and dusk.
George Sale
And he went forth unto his people, from the chamber, and he made signs unto them, as if he should say, praise ye God in the morning and in the evening.
Hamid S. Aziz
Said he, "O my Lord! Give me a sign. " He said, "Your sign is that you shall not speak to any man for three nights, though you are sound."
Mahmoud Ghali
So he went out to his people from the Chamber, then he signified (Literally: revealed) to them, "Extol (your Lord) before sunrise and at nightfall. "
Marmaduke Pickthall
Then he came forth unto his people from the sanctuary, and signified to them: Glorify your Lord at break of day and fall of night.
Mohamed Ahmed - Samira
So he came from the chamber to his people, and suggested to them (by signs) to sing the praises of the Lord morning and evening.
Muhammad Asad
Thereupon he came out of the sanctuary unto his people and signified to them [by gestures]: "Extol His limitless glory by day and by night!"
Mustafa Khattab
So he came out to his people from the sanctuary, signalling to them to glorify ˹Allah˺ morning and evening.
Progressive Muslims
So he went out amongst his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him morning and evening.
Sahih International
So he came out to his people from the prayer chamber and signaled to them to exalt [ Allah ] in the morning and afternoon.
Sam Gerrans
And he went out to his people from the chamber and instructed them: “Give you glory morning and evening!”
Shabbir Ahmed
Then Zachariah came out from the shrine and told his deputies by signs, "Keep striving in your mission morning and evening that his Glory be manifest to beholders. "
Syed Vickar Ahamed
Then he [Zakariyya (Zachariah)] came out from his chamber to his people: He told them by Signs to recite Allah's praises in the morning and in the afternoon.
Taqi Usmani
Then he came out to his people from the place of prayer, and directed them by gestures to proclaim the purity of Allah at morning and evening.
The Monotheist Group
So he went out among his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him at dawn and dusk.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il sortit donc du sanctuaire vers son peuple; puis il leur fit signe de prier matin et soir.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li ser vê Zekeriya ji mîhraba mizgeftê derkete pêşberî gelê xwe; bi îşaretekê ji wan re got: Sibeh û êvaran Xwedê tesbîh bikin (yanî; nimêj bikin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen ging hij het heiligdom uit naar zijn volk en gaf hun te kennen dat zij ʹs ochtends en ʹs avonds moesten lofprijzen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hij ging tot zijn volk uit het vertrek en hij maakte hun teekenen, alsof hij wilde zeggen: Geloofd zij God, des ochtends en des avonds.
Hollandaca — Siregar
Toen kwam hij van de plaats van gebed naar zijn volk, en gebaarde hen: ʺLooft (Allahʹs) glorie in de ochtend en de avond.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И затем вышел он [Закарийя] к своему народу из алтаря [молельни] (и они его спросили в чем дело) и дал им понять: «Восславляйте (Аллаха) по утрам и перед закатом (в знак благодарности Ему за то, чем Он облагодетельствовал его и их, направив к ним пророка)».
Rusça — Osmanov
[Закариййа] вышел из алтаря к своим людям и дал им понять [жестами]: ʺСлавьте [Господа] утром и вечеромʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och han gick ut ur helgedomen till sitt folk och tecknade åt dem att de morgon och afton skulle lovprisa Gud.