Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا

ve raā l-mucrimūne n-nāra fe Zennū ennehum muvāḳiǔhā ve lem yecidū ǎnhā meSrifen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَرَاَve raāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve gördüler
2الْمُجْرِمُونَl-mucrimūneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suçlular
3النَّارَn-nāraن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşi
4فَظَنُّواfe Zennūظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.artık iyice anladılar
5اَنَّهُمْennehumkendilerinin
6مُوَاقِعُوهَاmuvāḳiǔhāو ق عDüşmek, başına gelmek, meydana gelmek, uygun olmak, olmak, gerçekleşmek, tespit etmek.içine düşeceklerini
7وَلَمْve lemfakat
8يَجِدُواyecidūو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulamadılar
9عَنْهَاǎnhāondan
10مَصْرِفًاmeSrifenص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.kaçacak bir yer

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve suçlular cehennemi görürler de içine düşeceklerini anlarlar ama oradan savuşup gidecek bir yer bulamazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve suçlular cehennemi görürler de içine düşeceklerini anlarlar ama oradan savuşup gidecek bir yer bulamazlar.

Adem Uğur

Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anladılar; ondan kurtuluş yolu da bulamadılar.

Ahmed Hulusi

Suçlular ateşi gördüler de, artık onun içine kesin düşeceklerini bildiler. . . Ateş dışında gidebilecekleri bir yol yoktu!

Ahmet Tekin

İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anladılar. Ateşten kurtuluş yolu da bulamadılar.

Ahmet Varol

Suçlular ateşi görürler ve onun içine kendilerinin düşeceklerini anlarlar. Fakat ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.

Ali Bulaç

Suçlu günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Günahkârlar, ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır; fakat ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır.

Ali Rıza Safa

Suçlular, ateşi gördüler; artık içine düşeceklerini anladılar. Fakat ondan kaçış yolu bulamadılar.

Bayraktar Bayraklı

Suçlular ateşi görecekler ve oraya düşmekte olduklarını anlayacaklar; ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

Bekir Sadak

Suclular atesi gorurler ve ona duseceklerini anlarlar, fakat ondan kacacak yer bulamazlar. *

Celal Yıldırım

Günahkâr suçlular Cehennem'i görürler de ona düşeceklerini iyice anlarlar, ama bundan çevrilip kurtulacak bir yer bulamıyacaklar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Suçlular ateşi görür görmez, kendilerinin orayı boylayacaklarını iyice anlayacaklar; fakat ondan kurtuluş yolu bulamayacaklar.

Diyanet İşleri

Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

Suçlular ateşi görürler ve ona düşeceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar.

Diyanet Vakfi

Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anladılar; ondan kurtuluş yolu da bulamadılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır. Fakat ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Suçlular ateşi görmüş artık ona düşeceklerini anlamışlardır da ondan kaçacak bir yer bulamamışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve mücrimler ateşi görmüş, artık ona düşeceklerini anlamışlardır da ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır

Erhan Aktaş

Mücrimler ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mücrimler ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kötüler, ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

Fizilal-il Kuran

Günahkârlar cehennem ateşini görünce oraya atılacaklarını anlarlar, fakat geri kaçarak sığınacakları bir başka yer bulamazlar.

Gültekin Onan

Suçlu günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.

Hamdi Döndüren

Suçlular ateşi görürler, içine düşeceklerini anlarlar, ama ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.

Hasan Basri Çantay

Günahkarlar ateşi görmüşler de onun içerisine düşenlerin kendileri olduklarını anlamışlar, (fakat) ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır.

Hasib Asutay

Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine gireceklerini iyice anlarlar, fakat ondan bir kaçış yolu da bulamayacaklardır.

Hayrat Neşriyat

Günahkârlar ise ateşi görür de (onun uğultu ve dehşetinden, daha onu tatmadan)kendilerinin gerçekten ona düşmüş kimseler olduklarını zannederler; fakat ondan kaçacak bir yer bulamazlar!

İbni Kesir

Suçlular ateşi görünce; ona düşeceklerini anlarlar, ama ondan kaçacak yer bulamazlar.

Mehmet Okuyan

Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anlamış olacaklardır; ondan kaçış (kurtuluş yolu) da bulamayacaklardır.

Muhammed Esed

Ve günaha gömülüp gitmiş olanlar o zaman ateşi görecek ve oraya girmek zorunda olduklarını anlayacaklar ama ondan kaçmak kurtulmak için bir yol bulamayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet günahkarlar ateş görünce, kaçınılmaz olarak oraya gireceklerine akılları kesecek ve oradan kaçıp kurtulacak bir yol bulamayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve günahkârlar, ateşi görmüş, artık kendilerinin ona düşeceklerini anlamışlar ve ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır.

Ömer Öngüt

Günahkârlar ateşi görürler, içine düşeceklerini iyice anlarlar, fakat ondan savuşacak bir yer bulamazlar.

Suat Yıldırım

Suçlular ateşi gördüler, orayı boylayacaklarını iyice anladılar. Etrafı yokladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.

Süleyman Ateş

Suçlular ateşi gördüler, artık içine düşeceklerini iyice anladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.

Süleymaniye Vakfı

O suçlular ateşi görürler ve içine düşeceklerini anlarlar; ama oradan dönme imkanı bulamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O suçlular ateşi görürler ve içine düşeceklerini anlarlar ama oradan dönme imkanı bulamazlar.

Şaban Piriş

Suçlular ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ama ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.

Tefhim-ul Kuran

Suçlu günahkârlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.

Ümit Şimşek

Artık mücrimler ateşi görmüş, oraya düşeceklerini anlamış, fakat kaçacak bir yer bulamamışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Suçlular, ateşi gördüler de onun içine düşeceklerini anladılar; fakat ondan kaçıp kurtulmaya bir yol bulamadılar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Günahkarlar atəşi görən kimi oraya düşəcəklərini yəqin edəcək və oradan qaçmağa bir yer tapa bilməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Günahkarlar atəşi (Cəhənnəmi) görüncə ona düşəcəklərini yəqin edəcək və oradan baş götürüb qaçmağa (kənara çıxmağa) bir yer tapa bilməyəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Frevler werden die Hölle sehen und sich dessen bewußt sein, daß sie hineingeworfen werden, und sie werden ihr nicht entrinnen können.

Almanca — Der Edle Quran

Und die Übeltäter werden das (Höllen)feuer sehen und überzeugt sein, daß sie hineinfallen, und kein Mittel finden, es abzuwenden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Schuldigen werden das Feuer sehen und ahnen, daß sie hineinstürzen werden; und sie werden kein Entrinnen daraus finden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die schwer Verfehlenden sahen das Feuer und wußten, daß sie zweifelsohne hineingeworfen werden, und sie fanden davon kein Entrinnen mehr.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the wicked shall see Hell open to view and realize that they shall have to cast themselves head-long therein and that there is no escape.

Abdul Haleem

The evildoers will see the Fire and they will realize that they are about to fall into it: they will find no escape from it.

Abdullah Yusuf Ali

And the Sinful shall see the fire and apprehend that they have to fall therein: no means will they find to turn away therefrom.

Abul A'la Maududi

and the guilty shall behold the Fire and know that they are bound to fall into it, and will find no escape from it.

Aisha Bewley

The evildoers will see the Fire and realise they are going to fall into it and find no way of escaping from it.

Al-Hilali & Khan

And the Mujrimûn (criminals, polytheists, sinners) shall see the Fire and apprehend that they have to fall therein. And they will find no way of escape from there.

Ali Quli Qarai

The guilty will sight the Fire and know that they will fall into it, for they will find no means to circumvent it.

Amatul Rahman Omar

And those who cut off their ties (with Allâh) will see the fire and realize that they are going to fall into it, and they shall find no way of escape from it.

Arthur John Arberry

Then the evildoers will see the Fire, and think that they are about to fall into it, and will find no escape from it.

Bijan Moeinian

The guilty ones will see the Fire and understand that soon they will fall into it, yet they cannot escape the inescapable.

E. Henry Palmer

and the sinners shall see the fire, and shall think that they are going to fall therein, and shall find no escape therefrom.

Edip-Layth

The criminals saw the fire; realizing that they would be placed in it. They did not find any way to avert it.

George Sale

And the wicked shall see hell fire; and they shall know that they shall be thrown into the same, and they shall find no way to avoid it.

Hamid S. Aziz

(Be mindful) Of the day when He shall say, "Call you upon My pretend partners" and they shall call on them, but they shall not answer them; and We will set the vale of perdition between them;

Mahmoud Ghali

And the criminals will see the Fire; so they expect that they are falling into it and will find no turning (of refuge) from it.

Marmaduke Pickthall

And the guilty behold the Fire and know that they are about to fall therein, and they find no way of escape thence.

Mohamed Ahmed - Samira

The sinners will see the Fire and know that they will be thrown into it and will not find a way of escape from it.

Muhammad Asad

And those who were lost in sin will behold the fire, and will know that they are bound to fall into it, and will find no way of escape therefrom.

Mustafa Khattab

The wicked will see the Fire and realize that they are bound to fall into it, and will find no way to avoid it.

Progressive Muslims

And the criminals saw the Fire, and they realized they will be placed in it, and they did not find any way to avert it.

Sahih International

And the criminals will see the Fire and will be certain that they are to fall therein. And they will not find from it a way elsewhere.

Sam Gerrans

And the lawbreakers will see the Fire and realise that they are to fall therein; and they will not find an escape therefrom.

Shabbir Ahmed

Those who thrived on the fruit of others' toil will gaze at the Fire, and will realize that they are bound to fall into it, and will find no way to escape.

Syed Vickar Ahamed

And the criminals shall see the Fire and know that they have to fall in there: And they will not find any way to turn away from it.

Taqi Usmani

And the sinners will see the Fire; so they will know that they will have to fall into it, and they will find no way to bypass it.

The Monotheist Group

And the criminals saw the Fire, and they realized they will be placed in it, and they did not find any way to avert it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les criminels verront le Feu. Ils seront alors convaincus quʹils y tomberont et nʹen trouveront pas dʹéchappatoire.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gunehkaran agir dît, vêca wan yeqîn kir ku ew ê bikevinê û tu çare nedîtin ku wan jê bide paş.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de boosdoeners zien het vuur en vermoeden al dat zij erin zullen vallen en zij merken dat er geen ontkomen aan is.

Hollandaca — Siregar

En de zondaren zullen de Hel zien en vermoeden dat zij er in moeten gaan, en zij vinden daaruit gew ontvluchting.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И увидели бунтари [неверующие] Огонь [Ад] и подумали [поняли], что они (непременно) туда попадут [полностью будут погружены]. И не нашли они от этого избавления [они уже никогда не смогут выйти оттуда].

Rusça — Osmanov

И грешники увидят огонь и подумают, что они будут брошены в него. И нет им спасения от него!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De trotsiga syndarna kommer att se Elden och veta att de skall bli (lågornas) rov, men de kommer inte att finna en väg att fly undan.