İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)
اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَا فَاِذَا جَاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبِيرًا
in eHsentum eHsentum li enfusikum ve in ese'tum fe lehā fe iƶā cā'e veǎ'du l-āḣirati li yesū'ū vucūhekum ve li yedḣulū l-mescide ke mā deḣalūhu evvele merratin ve li yutebbirū mā ǎlev tetbīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İyilik ederseniz faydası kendinize kötülükte bulunursanız zararı gene size. İkinci vaadimizin mukadder zamânı gelince gene yüzünüzü karartacaklar, ilk defa girdikleri gibi gene mescide girecekler, üst geldiklerini büsbütün mahiv ve helâk edeceklerdir.
Abdulkadir Gölpınarlı
İyilik ederseniz faydası kendinize kötülükte bulunursanız zararı gene size. İkinci vaadimizin mukadder zamânı gelince gene yüzünüzü karartacaklar, ilk defa girdikleri gibi gene mescide girecekler, üst geldiklerini büsbütün mahiv ve helâk edeceklerdir.
Adem Uğur
Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).
Ahmed Hulusi
(Bildirdik ki) eğer iyilik ederseniz, kendi nefsinize iyilik etmiş olursunuz; eğer kötülük yaparsanız, o da kendinizedir! Sonrakinin süresi geldiğinde, yüzlerinizi karartsınlar, ilkinde oraya girdikleri gibi tekrar Mescid'e girsinler ve üstünlük sağladıkları şeyleri yerle bir etsinler diye (kullarımızı tekrar gönderdik). . .
Ahmet Tekin
'Eğer iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan mü’min olursanız, kendiniz, birbiriniz için iyilik etmiş olursunuz. Kötü icraatlar yapar, kötülük eder, işlerinizi kötü yaparsanız, yine kendinize kötülük etmiş olursunuz. Diğer cezalandırma zamanı geldiğinde, onurunuzu ayaklar altına alarak sizi insanların yüzüne bakamaz hale getirsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid’e, Süleyman Mabedi’ne girsinler ve istila ettikleri her yeri, ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat edeceğiz.'
Ahmet Varol
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendi aleyhinizedir. Sonuncu vaad geldiğinde (öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü duruma soksunlar, ilk keresinde girdikleri gibi yeniden Mescid'e girsinler ve ele geçirdiklerini darmadağın edip bıraksınlar.
Ali Bulaç
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler.'
Ali Fikri Yavuz
Eğer iyilik ve güzellik işlerseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz; ve eğer kötülük ederseniz yine kendinize... Artık diğer fesadınızın ceza vaadî gelince de, (önceki düşmanlarınız size kötülük ederek kederinizden doğan) fenalık eserini yüzlerinize çıkarsınlar; birinci defa girdikleri (ve tahrip ettikleri) gibi, yine Beyt-i Makdis’e girsinler ve her istilâ ettikleri yeri mahvedip dursunlar diye, onları üzerinize musallat ettik.
Ali Rıza Safa
"Güzel davranırsanız, kendiniz için güzel davranmış olursunuz. Kötülük yaparsanız, onu da kendiniz için yapmış olursunuz!" Sonrakinin zamanı geldiğinde, yüzünüzü karartsınlar, en başında girdikleri gibi yine yakarış yerine girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye.
Bayraktar Bayraklı
İyi davranırsanız, kendinize iyi davranmış olursunuz; eğer kötü davranırsanız kendinize kötü davranmış olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı geldiğinde, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler; ele geçirdiklerini yerle bir edecek kimselerin tekrar gelmesi olağandır.
Bekir Sadak
Iyilik ederseniz kendinize iyilik etmis olursunuz. Kotuluk ederseniz o da kendinizedir. Iki vaadden ikincisinin vakti gelince, yuzunuzu uzuntuye sokmalari, kotuluk yapmalari, onceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele gecirdikleri yerleri harap etmeleri icin onlari tekrar gonderecegiz.
Celal Yıldırım
İyilik ederseniz, kendinize iyilik yapmış olursunuz ; kötülük işlerseniz, onu da kendi aleyhinize (işlemiş olursunuz). Diğer ikinci fesadın vakti gelince, yüzlerinizi karartıp kötüleştirenleri, ilk defa girdikleri gibi Mescid'e girmeleri; alt-üst ettiklerini büsbütün mahvu perişan etmeleri için (üstünüze yeni güçlü düşmanları göndereceğiz).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Eğer iyilik ederseniz kendiniz için iyilik etmiş olursunuz; kötülük ederseniz yine kendinize edersiniz. Nihayet ikinci cezalandırma vakti gelince, düşmanlarınız onurunuzu çiğnesinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yakıp yıksınlar istedik.
Diyanet İşleri
İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)
Diyanet İşleri (eski)
İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.
Diyanet Vakfi
Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık diğer fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Beyt- i Makdis'e girmeleri, ele geçirdikleri yerleri mahvetmeleri için onları tekrar göndereceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer güzellik yaparsanız, kendinize güzellik etmiş olursunuz; eğer kötülük yaparsanız yine kendinizedir. Artık sonraki fesadınızın vakti geldimi, yüzünüzü kötületsinler, ilk defa girdikleri gibi yine Mescidi Aksa' ya girsinler ve bütün ele geçirdiklerini temelinden yıksınlar diye.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer güzellik yaparsanız kendinize güzellik etmiş olursunuz, yok eğer kötülük yaparsanız o da ona, derken sonrakinin va'desi geliverdi mi! Yüzlerinizi kötületsinler için, evvelki defa girdikleri gibi yine Mescide girsinler için ve her istila ettiklerini mahvetsinler de etsinler için
Erhan Aktaş
Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.
Fizilal-il Kuran
Eğer, iyilik ederseniz, kendiniz için iyilik edersiniz, eğer kötülük ederseniz, o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız ikinci kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescid- ı Aksa'ya girerler ve yükselttiğiniz her şeyi yerle bir ederler.
Gültekin Onan
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler'.
Hamdi Döndüren
“Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Kötülük ederseniz, yine kendinize edersiniz. İkinci fesadın (ceza) zamanı gelince, (yine üzerinize öyle kullar göndeririz ki) yüzünüzü kara etsinler ve daha önce girdikleri gibi, Mescid’e (Süleyman mabedine) girsinler ve ele geçirdiklerini tahrip etsinler!”
Hasan Basri Çantay
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz (yine) kendinize kötülük (etmiş olursunuz). Artık diğer (cezanın) vade (si) gelince yüzlerinizi kötülesinler, mescid (iniz) e birinci defa girdikleri gibi gir (ib tahrib et) sinler, galebe ve istila etdiklerini mahv etdikce etsinler diye (başınıza yine düşmanları musallat etdik).
Hasib Asutay
Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük yaparsanız o da kendinizedir. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzlerinizi kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Süleyman mabedine) girsinler ve ele geçirdikleri her şeyi büsbütün yok etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik). (3) (3. Yahudiler ikinci fesatta Yahya (a.s.)'ı öldürdüler. Allah da onların üzerlerine Buhtu'n-Nasr'ı göndermiş o da binlerce Yahudiyi öldürmüş, çocuklarını esir etmiş, Beyt-i Makdis'i harap etmiştir.)
Hayrat Neşriyat
(Kendilerine bildirdik ki:) 'Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz; eğer kötülük ederseniz, yine onun içindir (kendi nefsiniz aleyhinedir). Artık sonrakinin(ikinci fesâdınızın) va'desi geldiği (ve tekrar azdığınız) zaman ise, (yine birtakım kulları başınıza musallat ettik ki) yüzlerinizi kötü etsinler, ilk def'a girdikleri gibi, yine mescide(Beyt-i Makdis’e) girsinler ve ele geçirdikleri şeyleri tamâmen imhâ ederek mahvetsinler!'
İbni Kesir
Eğer ihsan ederseniz; kendiniz için ihsan etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz; o da kendinizedir. Diğerinin vakti gelince; yüzünüzü karartsınlar, mescide ilk defa girdikleri gibi girsinler ve ele geçirdikleri yeri harab etsinler diye onları tekrar göndeririz.
Mehmet Okuyan
(Size şöyle demiştik): “İyilik yaparsanız kendiniz için iyilik yapmış olursunuz; kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. Artık sonuncu (ikinci cezalandırma) zamanı gelince, yüzlerinizi kapkara edecek, daha önce girdikleri gibi yine Mescide (Süleyman Mabedi’ne) girecek ve üstün gelip her şeyi tahrip edecek (ordular size musallat olur).”
Muhammed Esed
(Ve dedik ki:) "Eğer iyilikte sebat ederseniz, iyiliği yalnızca kendiniz için yapmış olursunuz; eğer kötülük yapmaya kalkışırsanız bunu da kendiniz için yapmış olursunuz". Ve böylece, ön uyarılardan diğeri(nin günü) gelip çattığında, onurunuzu bütünüyle alaşağı eden, önceki(ler) gibi Mabed'e (davetsiz) giren ve ele geçirdikleri her yeri yerle bir eden (başka düşmanlar gönderdik üzerinize).
Mustafa İslamoğlu
"Eğer iyilik ederseniz yalnızca kendisinize iyilik yapmış olursunuz, yok eğer kötülük ederseniz bunun da sonucuna katlanırsınız." Derken, sonuncu uyarının da vakti gelip çattığında (yeni düşmanlar gönderdik / göndereceğiz); kiz sizler için yüzkarası olan öncekilerin girişi gibi, Mabed'e (destursuz) girip ele geçirecekleri her şeyi paramparça edip mahvetsinler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer iyilik etmiş olursanız kendi nefisleriniz için iyilik etmiş olursunuz ve eğer fenalık etmiş olursanız kendi nefisleriniz için etmiş olursunuz. Artık ikinci va'de gelince yüzlerinizi çirkinleştirsinler için ve evvelce girdikleri gibi yine mescide girsinler için ve galebe ettikleri şeyleri helâk eylesinler diye (düşmanlarınızı yine size musallat ettik).
Ömer Öngüt
İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İkinci bozgunculuğunuza karşı vâdedilen cezanın vakti erişince; yüzlerinizi kararta kararta kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi yine girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri mahvetmeleri için tekrar göndereceğiz.
Suat Yıldırım
İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, onu da kendi aleyhinize işlemiş olursunuz. Derken sonraki taşkınlığınızın vâdesi gelince, kederinizden suratlarınız asılsın, daha önce girdikleri gibi yine Mescide girsinler ve istila ettikleri yeri mahvedip dursunlar diye başınıza yine düşmanlarınızı musallat ederiz.
Süleyman Ateş
İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, o da kendi aleyhinizedir. Son taşkınlığınızın zamanı gelince (yine öyle kullar göndeririz) ki, yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebeb olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid'e (Kudüs'e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.
Süleymaniye Vakfı
İyi davranırsanız iyiliği kendinize yapmış olursunuz. Kötü davranırsanız o da kendinize olur. Ama (yeryüzünde fesat çıkarmanızdan dolayı) son tehdidin zamanı gelince sizi üzüntüye boğsunlar, o Mescid'e (Beyt-i Makdis'e) ilk girenler gibi girsinler ve hakimiyet kurdukları her şeyi yakıp yıksınlar diye (tekrar kullarımızı üzerinize salacağız.)
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İyi davranırsanız faydasını görürsünüz. Kötü davranırsanız zararı size dokunur (dedik). İkincisinin sonu gelince (kullarımızı tekrar üzerinize saldık ki) yüzünüzü yere sürtsünler, o Mescide (Beyt-i Makdis'e) ilk girenler gibi girsinler ve üstüne çıktıkları her şeyi yakıp yıksınlar.
Şaban Piriş
Eğer iyilik ederseniz kendinize, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. İkincinin zamanı geldiğinde de yüzünüzü karartsınlar, birincisinde Mescid'i yıktıkları gibi yine yıksınlar ve ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler.
Tefhim-ul Kuran
Eğer iyilik ederseniz kendi nefsinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendinizin) aleyhindedir. Sonuncu vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs) e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler'
Ümit Şimşek
İyilik ederseniz, kendiniz için iyilik edersiniz. Kötülük ederseniz, o da kendinizedir. Daha sonraki bozgunculuğunuzun vadesi dolduğunda da yüzünüze kara çalsınlar, daha önce girdikleri gibi yine Mescide kadar girsinler ve istilâ ettikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmasınlar diye kullarımızı yine size musallat ederiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer güzel davranırsanız, kendi benlikleriniz için güzellik sergilemiş olursunuz. Ve eğer kötülük yaparsanız o da benlikleriniz aleyhine olur. Bu sırada, yüzlerinizi çirkinleştirsinler, ilk kez girdikleri gibi mabede girsinler ve egemenlik altına aldıklarını yerle bir etsinler diye ikinci vaat geldi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yaxşılıq etsəniz, özünüzə yaxşılıq etmiş, pislik etsəniz öz əleyhinizə etmiş olursunuz. Sonuncu vədin vaxtı gələndə, üzünüzü qara etsinlər, birinci dəfə Qüdsdəki məscidə girdikləri kimi yenə də ora girsinlər və ələ keçirdikləri hər şeyi darmadağın etsinlər deyə düşmənlərinizi üstünüzə göndərdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yaxşılıq da etsəniz, özünüzə etmiş olursunuz, pislik də! İkinci fitnə-fəsadınızın (cəza) vaxtı gəldikdə üzünüzü qara (sizi xəcil) etmək, məscidə (Məscidüləqsaya) birinci dəfə girdikləri kimi girmək və ələ keçirtdikləri hər şeyi büsbütün məhv etmək üçün (fars və rum padşahlarını) üstünüzə göndərdik. (Siz Yəhyanı öldürdünüz, onlar da əvəzində sizi qətl edib, məʼbədinizi dağıdıb, yurdunuzu viran qoydular).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn ihr das Gute tut, nützt ihr euch selbst, und wenn ihr das Böse tut, schadet ihr euch selbst. Und als der Zeitpunkt der zweiten Strafe kam, fielen eure Feinde über euch her, so daß eure Gesichter vor Schmach finster wurden, und sie erstürmten den Tempel, wie sie ihn vormals erstürmt hatten, zerstörten und vernichteten alles, was in ihre Gewalt gekommen war.
Almanca — Der Edle Quran
ʺWenn ihr Gutes tut, tut ihr Gutes für euch selbst; und wenn ihr Böses tut, ist es (auch) für euch selbst.ʺ - Wenn nun das Versprechen vom letzten (Mal) eintrifft, so sollen sie eure Gesichter entstellen und die Gebetsstätte betreten, wie sie diese das erste Mal betraten, und das, worüber sie Macht erlangt haben, völlig zerstören.
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn ihr Gutes tut, so tut ihr Gutes für eure eigenen Seelen; und wenn ihr Böses tut, so ist es gegen sie. Als nun die Zeit für die zweite Verheißung in Erfüllung kam (, entsandten Wir Diener), damit sie eure Gesichter demütigten und die Moschee betreten, wie sie sie das erste Mal betreten hatten, und alles, was sie erobert hatten, bis auf den Grund zerstörten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Wenn ihr Gutes tut, tut ihr ausschließlich euch selbst Gutes. Und wenn ihr schlecht handelt, so ist dies nur gegen diese selbst. Und wenn die Zeit (für die Bestrafung) des Letzten (beider Male) kommt, (schicken WIR sie), damit sie euch das Schlechte ins Gesicht schreiben lassen, und damit sie in die Moschee einmarschieren, wie sie in sie das ersteMal einmarschiert waren, und damit sie alles, worüber sie verfügen, vernichtend zugrunde richten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There, you can see that if you imprint your deeds with wisdom and piety and conduct yourselves with prudence, you advantage yourselves of good behavior. But if you should bode ill, misbehave or commit yourselves to an evil line of conduct you will have harmed your own souls. Then, when in due time the second occasion* came to pass you were overpowered and vanquished that your countenances spoke a different language. Your eyes shriveled into darkness in your heads and you fell into the darkness of dismay and they -the enemies- broke into you Temple as they did once before and reduced to ruins all that they acquired.
Abdul Haleem
whether you do good or evil it is to your own souls––and when the second warning was fulfilled [We sent them] to shame your faces and enter the place of worship as they did the first time, and utterly destroy whatever fell into their power.
Abdullah Yusuf Ali
If ye did well, ye did well for yourselves; if ye did evil, (ye did it) against yourselves. So when the second of the warnings came to pass, (We permitted your enemies) to disfigure your faces, and to enter your Temple as they had entered it before, and to visit with destruction all that fell into their power.
Abul A'la Maududi
Whenever you did good, it was to your own advantage; and whenever you committed evil, it was to your own disadvantage. So, when the time of the fulfilment of the second promise arrived, (We raised other enemies that would) disfigure your faces and enter the Temple (of Jerusalem) as they had entered the first time, and destroy whatever they could lay their hands on.
Aisha Bewley
If you do good, you do it to yourselves. If you do evil, you do it to your detriment. When the next promised time arrived, it was so that they could injure you and enter the Temple as they had entered it the first time, and in order to completely destroy what they had conquered.
Al-Hilali & Khan
(And We said): "If you do good, you do good for your ownselves, and if you do evil (you do it) against yourselves." Then, when the second promise came to pass, (We permitted your enemies) to disgrace your faces and to enter the mosque (of Jerusalem) as they had entered it before, and to destroy with utter destruction all that fell in their hands.
Ali Quli Qarai
[saying, ] ‘If you do good, you will do good to your [own] souls, and if you do evil, it will be [evil] for them. ’ So when the occasion for the other [prophecy] comes, they will make your faces wretched, and enter the Temple just as they entered it the first time, and utterly destroy whatever they come upon.
Amatul Rahman Omar
(We said, ) `If you did good, you did it for your ownselves, and if you did evil it was only to the same end. ' So when (the time for carrying out) the latter warning came (We raised certain other people - Romans under Titus in 70 A.D., against you to destroy your glory), so that they might do evil to (you and) your leading men and invade and enter the Mosque (at Jerusalem) in the same way as others (of your enemies) had invaded and entered it the first time, and so that they might destroy utterly all that they had conquered.
Arthur John Arberry
'If you do good, it is your own souls you do good to, and if you do evil it is to them likewise. ' Then, when the promise of the second came to pass, We sent against you Our servants to discountenance you, and to enter the Temple, as they entered it the first time, and to destroy utterly that which they ascended to.
Bijan Moeinian
If you choose to be righteous, you are doing a favor to yourself. If you choose to be evil, your evil acts will come back to haunt you. Thus, when it came to the fulfillment of the second warning, you were subjected to the other people’s tyranny. They brought you to grief and entered into your Temple the same way that they defeated you the first time. What a terrible defeat you were subjected to.
E. Henry Palmer
'If ye do well, ye will do well to your own souls; and if ye do ill, it is against them! 'And when the threat for the last came - to harm your faces and to enter the mosque as they entered it the first time, and to destroy what they had got the upper-hand over with utter destruction. '
Edip-Layth
If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.
George Sale
if ye do well, ye will do well to your own souls; and if ye do evil, ye will do it unto the same. And when the punishment threatened for your latter transgression came to be executed, We sent enemies against you to afflict you, and to enter the temple, as they entered it the first time, and utterly to destroy that which they had conquered.
Hamid S. Aziz
If you do well, you do well to your own souls; and if you do evil, you do it against your own souls. And when the second warning came, We permitted your enemies to disfigure your faces and to enter your Temple as they had entered it the first time, and to destroy all that fell into their hands."
Mahmoud Ghali
In case you do fair (deeds), you do (fair deeds) for yourselves; and in case you do odious deeds, they are against yourselves. Then, when the promise of the Hereafter comes, (Some consider all of these to be past events) (other bondmen of Ours) are to deface (Literally: to vex your faces, i.e. to do odious deeds to you) you and to enter the Mosque, as they entered it the first time, and to annihilate utterly (Literally: with "an utter) whatever they got exalted over.
Marmaduke Pickthall
(Saying): If ye do good, ye do good for your own souls, and if ye do evil, it is for them (in like manner). So, when the time for the second (of the judgments) came (We roused against you others of Our slaves) to ravage you, and to enter the Temple even as they entered it the first time, and to lay waste all that they conquered with an utter wasting.
Mohamed Ahmed - Samira
"If you do good, you will do so for your own good; if you do ill, you will do it for your own loss. " So, when the time of the second prediction comes, (We shall rouse another people) to shame you, and enter the Temple as they had done the first time, and to destroy what they conquered utterly.
Muhammad Asad
[And We said:] "If you persevere in doing good, you will but be doing good to yourselves; and if you do evil, it will be [done] to yourselves. " And so, when the prediction of the second [period of your iniquity] came true, [We raised new enemies against you, and allowed them] to disgrace you utterly, and to enter the Temple as [their forerunners] had entered it once before, and to destroy with utter destruction all that they had conquered.
Mustafa Khattab
If you act rightly, it is for your own good, but if you do wrong, it is to your own loss. "And when the second warning would come to pass, your enemies would ˹be left to˺ totally disgrace you and enter that place of worship as they entered it the first time, and utterly destroy whatever would fall into their hands.
Progressive Muslims
If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.
Sahih International
[And said], "If you do good, you do good for yourselves; and if you do evil, [you do it] to yourselves. " Then when the final promise came, [We sent your enemies] to sadden your faces and to enter the temple in Jerusalem, as they entered it the first time, and to destroy what they had taken over with [total] destruction.
Sam Gerrans
If you do good, you do good to your souls; and if you do evil, it is to them. Then when the promise of the latter came[...], that they should disgrace your faces, and enter the place of worship as they entered it the first time, and destroy all that they overcame with destruction.
Shabbir Ahmed
We made it clear, "If you (keep the Commandments and) do collective good, you will be doing good to yourselves. And if you do evil, you will hurt yourselves. (You did not heed these warnings), and then the second warning came to pass. (The Roman General Titus invaded Jerusalem in 70 C.E.). His armies entered the Temple and destroyed everything they conquered completely, just as the Babylonians had done before.
Syed Vickar Ahamed
(And We said:) "If you do well, you do well for yourselves; If you do evil, (you do it) against yourselves. " So, when the second warnings came true, (We let your enemies) disfigure your faces, and enter your mosque (in Jerusalem) like they had entered it before, and bring destruction to all that fell into their power.
Taqi Usmani
(saying) ‘If you do good, you will do it for your own benefit, and if you do evil, it will be against yourselves’. Later, when came the time appointed for the second, (We sent others,) so that they spoil your faces, and so that they enter into the Mosque as the former ones entered it the first time, and utterly destroy whatever they prevail upon.
The Monotheist Group
If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺSi vous faites le bien; vous le faites à vous-mêmes; et si vous faites le mal, vous le faites à vous (aussi)ʺ. Puis, quand vint la dernière (prédiction,) ce fut pour quʹils affligent vos visages et entrent dans la Mosquée comme ils y étaient entrés la première fois, et pour quʹils détruisent complètement ce dont ils se sont emparés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Êdî eger hûn qenciyê bikin hûn ji bo xwe dikin û eger hûn xerabiyê jî bikin hûn li xwe dikin. Dema çaxê cezakirina cara paşîn hat (em ê dîsa bendeyên xwe yên xwedanhêz û dijwar bi ser we de bişînin) dê rûyê we reş bikin û çawa ku cara pêşîn çûbûn mizgefta (Qudsê) dîsa wisan dê biçin û çi tiştên bi dest bixin dê tarûmar bikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Als jullie goed doen doen jullie goed in jullie eigen voordeel en als jullie verkeerd doen dan is het in jullie eigen nadeel. En wanneer de aanzegging van de tweede maal uitkomt, dan is het om jullie te kwellen en de moskee binnen te dringen zoals zij de eerste maal zijn binnengedrongen en om wat zij in hun macht krijgen geheel te vernietigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeggende: Indien gij goed doet, zult gij omtrent uwe eigene zielen wel handelen, en indien gij kwaad doet, doet gij dit mede nopens uwe eigen zielen. Toen de straf, voor de latere zonde bedreigd, tot uitvoering kwam, zouden wij vijanden tegen u, om u te bedroeven en den tempel binnen te treden, zooals zij dien den eersten keer binnentraden, en om daarna te verwoesten wat zij hadden veroverd.
Hollandaca — Siregar
Als jullie goed deden, deden jullie goed voor julliezelf: en als jullie kwaad deden, dan was dat voor jullie. En toen de laatste belofte vervuld werd (stuurden Wij vijanden) om jullie gezichten te verminken en de gebedsruimte binnen te gaan, zoals zij daar de eerste keer binnengingen, en om volledig te vernietigen wat zij veroverd hadden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Если вы (о, потомки Исраила) творите добро, то вы творите для самих себя (так как за это будет дана вам награда), а если вы творите зло, то для себя же [итог этого зла вернется вам самим же]. А когда пришло обещание о последнем [пришло наказание за совершения второго беспорядка], (то Мы наслали на вас ваших врагов еще раз) чтобы они причинили зло вашим ликам [чтобы они победили и унизили вас и тем самым это выразилось на ваших лицах] и чтобы вошли они (к вам) в мечеть [в Иерусалимский храм], как они вошли в первый раз, и полностью разрушили все, над чем они оказывались [все, что попадалось им в руки].
Rusça — Osmanov
Если вы вершите добро, то вершите для себя; если же вы вершите зло, то опять же для себя. Когда настанет последний срок наказания [за ваши бесчинства], [то Мы направим против вас новых врагов], чтобы они причинили вам зло, вошли в [Иерусалимский] храм, подобно тому как вошли [их предшественники] в первый раз, и чтобы они до основания разрушили то, чем завладели.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Och Vi sade:) ʺOm ni gör gott, gör ni det (till nytta) för er själva; men om ni gör ont, vållar ni er själva (skada).ʺ Och när (det som avsågs i) den andra varningen kom, blev er förödmjukelse total, templet vanhelgades, så som det en gång förut hade vanhelgats, och allt (som föll i fiendens händer) lades i ruiner.