İsra Suresi 104. Ayet — Elfaz
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
1وَقُلْنَاve ḳulnāve dedikBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2مِنْminHarf-i Cer
3بَعْدِهِbeǎ'dihionun ardındanİsim+Zamirب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme
4لِبَنِيli benīoğullarınaHarf-i Cer+İsimب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile
5اِسْرَٓاءِيلَisrāīleİsrailÖzel İsim
6اسْكُنُواskunūoturunEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmek
7الْاَرْضَl-erDeo ülkedeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
8فَاِذَاfe iƶāİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
9جَاءَcā'egelinceMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
10وَعْدُveǎ'duzamanıİsimو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)
11الْاٰخِرَةِl-āḣiratiahiretMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım
12جِئْنَاci'nāgetireceğizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
13بِكُمْbikumhepiniziHarf-i Cer+Zamir