(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِي كُلِّ اُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمِينَ

ve yevme neb'ǎṧu fī kulli ummetin şehīden ǎleyhim min enfusihim ve ci'nā bike şehīden ǎlā hā'ulā'i ve nezzelnā ǎleyke l-kitābe tibyānen li kulli şey'in ve huden ve raHmeten ve buşrā li l-muslimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gün
2نَبْعَثُneb'ǎṧuب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekgetireceğimiz
3فِيiçinde
4كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
5اُمَّةٍummetinا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmet
6شَهِيدًاşehīdenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.bir şahid
7عَلَيْهِمْǎleyhimüzerlerine
8مِنْmin
9اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendi aralarından
10وَجِئْنَاve ci'nāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgetireceğiz
11بِكَbikeseni de
12شَهِيدًاşehīdenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid
13عَلٰىǎlāüzerine
14هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunların
15وَنَزَّلْنَاve nezzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve indirdik
16عَلَيْكَǎleykesana
17الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbu Kitabı
18تِبْيَانًاtibyānenب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçıklayan
19لِكُلِّli kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
20شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
21وَهُدًىve hudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve yol gösterici olarak
22وَرَحْمَةًve raHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmet olarak
23وَبُشْرٰىve buşrāب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşve müjde olarak
24لِلْمُسْلِمِينَli l-muslimīneس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakmüslümanlara

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Her ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açıklayıp anlatan ve Müslümanlara hidâyet, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Her ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açıklayıp anlatan ve Müslümanlara hidâyet, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik.

Adem Uğur

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Ahmed Hulusi

O süreçte, her ümmet içinde, kendi nefslerinden aleyhlerine bir şahit ba'sederiz. . . Seni de bunların üzerine bir şahit getirdik! Sana bu Bilgiyi (Kitabı); her şeyi açıklayan, bir (yaşam) kılavuzu, bir rahmet ve teslimiyetlerinin farkındalığına ermişler için bir müjde olmak üzere, kısım kısım indirdik.

Ahmet Tekin

O gün, her millet içinde, kendilerinden, kutsal kitabı bilen ve kendilerine tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitler görevlendireceğiz. Seni de, geçmiş ümmetlere ve bu ümmete, Kur’ân’ı bilen, tebliğ eden önder, doğruları konuşan şâhit olarak getireceğiz. Biz bu kitabı sana, her konuda faydalı olmak üzere, genel kuralları açıklamak için, İslâm’ı yaşayan müslümanlara bir hidayet rehberi, bir rahmet ve müjde olsun diye bölüm bölüm indirdik.

Ahmet Varol

Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.

Ali Bulaç

Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet günü, her ümmet içinden kendileri üzerine Peygamberlerini bir şâhid göndereceğiz ve seni de şu ümmetin üzerine şâhid getireceğiz (Ey Rasûlüm). Sana bu kitabı (Kur’an’ı), her şeyi beyan etmek için ve bir hidayet, bir rahmet, müminlere de bir müjde olarak perderpey indirdik.

Ali Rıza Safa

O gün, her topluluğun içinden bir tanık göndeririz. Seni de tanık olarak onların üzerine getiririz. Kitap'ı, her şeyi açıklayan, yol gösteren, rahmet ve teslim olanlara sevinçli bir haber olması için sana indirdik.

Bayraktar Bayraklı

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, herşey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Bekir Sadak

O gun her ummetten bir kisiyi onlara sahit tutariz. Seni de ummetine sahit getiririz. Sana her seyi aciklayan ve muslumanlara dogruyu gosteren bir rehber, rahmet ve mujde olarak Kuran'i indirdik. *

Celal Yıldırım

O gün her ümmete kendilerinden bir şâhid göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bunlar üzerine şâhid oiarak getiririz. Sana her şeyi açıklayıp ortaya koyan, doğru yolu gösteren, rahmeti yansıtan ve Müslümanlara müjde olan bu kitabı indirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine o gün her ümmetin içinden kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu kitabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kaynağı, Allah’a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Diyanet İşleri (eski)

O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.

Diyanet Vakfi

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hele her ümmet içinde kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğimiz seni de onların üzerine şahit getirdiğimiz gün!.. Bu Kitabı sana, herşeyi beliğ bir şekilde açıklamak; hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslümanlara müjde olmak üzere ceste ceste indirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hele her ümmet içinde kendilerinden üzerlerine bir şahid ba's edeceğimiz, seni de onlar üzerine şahid getirdiğimiz gün!... ve bu kitabı sana ceste ceste indirdik ki her şeyi beliğ bir surette beyan etmek hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslimine bir müjde olmak için

Erhan Aktaş

Biz, O Gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz Kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, o gün, her ümmetin kendi içinden birini, onların üzerine tanık getireceğiz. Seni de onların üzerine tanık getiririz. Biz, sana her şeyin açıklayıcısı olan bu Kitap'ı, teslim olanlara bir kılavuz, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Fizilal-il Kuran

Her ümmetin aleyhinde kendilerinden bir şahit göstereceğimiz günde seni de onların aleyhinde şahit tutarız. Sana bu kitabı her şeyi açıklayan bir bilge, bir doğru yol rehberi, bir rahmet kaynağı ve müslümanlara yönelik bir müjde olarak indirdik.

Gültekin Onan

Her ümmet içinde kendi nefslerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Hamdi Döndüren

Biz her ümmete, içlerinden kendi aleyhlerine bir tanık getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine tanık getirmiş olacağız. Sana bu kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve bir müjde olarak indirdik!

Hasan Basri Çantay

O gün her ümmetin içinden kendilerinin üzerine birer şahid (-i hak) göndereceğimiz gibi seni de (Habibim) onların üstüne tam bir şahid olarak getirdik. Sana (bu) kitabı her şey'in apaçık bir beyanı, bir hidayet, bir rahmet ve (hele) müslümanlar için bir müjde olmak üzere peyderpey indirdik.

Hasib Asutay

O gün her ümmetin içinden kendilerinin (29) üzerine birer şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit olarak getireceğiz. Sana bu kitabı, her şeyi açıklayıcı ve Müslümanlara bir yol gösterici, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (29. Ümmetlerine şahit olan peygamberlerdir.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) O gün her ümmet içinde, üzerlerine kendilerinden bir şâhid çıkaracağız, seni de bunların (ümmetinin) üzerine şâhid getireceğiz. Sana bu Kitâb’ı, herşey için bir açıklama ve Müslümanlar için bir hidâyet, bir rahmet ve bir müjde olmak üzere indirdik.

İbni Kesir

Her ümmette bir kişiyi aleyhlerine şahid gönderdiğimiz gün; seni de onların üzerine tastamam şahid olarak getirdik. Sana; her şeyi açıklayan, hidayet ve rahmet, müslümanlara da bir müjde olan kitabı indirdik.

Mehmet Okuyan

O gün kendilerinden her ümmete bir şahit göndereceğiz (getireceğiz). Seni de bunların üzerine şahit olarak getirmiş olacağız. Bu Kitabı sana, her şey için bir açıklama, müslümanlar için de bir rehber, rahmet ve müjde olarak indirdik.

Muhammed Esed

Ve gün gelecek her toplum içinden kendi aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. Ve seni de (ey Peygamber, mesajının ulaşabileceği) kimseler üzerinde şahit kıldık; nitekim sana adım adım her şeyi olduğu gibi açıklayan, bir doğru yol bilgisi, bir rahmet ve Allah'a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu ilahi kelamı indirdik.

Mustafa İslamoğlu

ve günü gelince onların aleyhine (de) her bir ümmetin kendi içerisinden bir şahit çıkaracağız. Seni de (Ey Muhammed), işte şu (mesajın muhatabı olan) insanlara bir şahit olarak getirdik; ve sana (din ile ilgili) her şeyi ana kaynağından indirerek vurgulu bir biçimde açıklayan ve bir yol haritası, bir rahmet ve Allah'a teslim olanlar için bir müjde olan bu ilahi mesajı indirdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o gün her ümmet için de üzerlerine kendilerinden birer şahit göndereceğiz, seni de bunların üzerine bir şahit olarak getirdik ve sana kitabı herşey için apaçık bir beyan ve bir hidâyet ve bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere indirdik.

Ömer Öngüt

O gün her ümmete kendilerinden bir şâhit göndeririz ve seni de bunların üzerine şâhit olarak getiririz. Biz bu Kitab'ı sana her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı, müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Suat Yıldırım

Gün gelir, her ümmetten kendilerine birer şahit getiririz. Seni de ümmetin üzerine bir şahit olarak getirip dinleriz. Ey Resulüm, işte sana bu kutlu kitabı indirdik ki her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin,Allah’a teslimiyetle itaat edecek olanlara, rahmetin ve müjdenin ta kendisi olsun.

Süleyman Ateş

Her ümmet içinde, kendi aralarından, aleyhlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine şahid getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik.

Süleymaniye Vakfı

Her toplumdan kendilerine bir şahit çıkardığımız gün, seni de bunlara şahit getireceğiz. Bu kitabı sana, her şeyi açıklasın; bir rehber, bir ikram ve tam teslim olanlara bir müjde olsun diye indirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her toplumun (ümmetin) içinden kendilerine karşı bir şahit çıkardığımız gün, seni de bunlara karşı şahit getiririz. Bu Kitabı, her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, bir ikram ve İslam'a girenlere müjdeci olsun diye sana parça parça indirdik.

Şaban Piriş

Her topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara şahid olarak getireceğiz. Çünkü, sana her şeyi açıklamak için ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak kitabı indirdik.

Tefhim-ul Kuran

Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara da bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Ümit Şimşek

Her ümmetten kendileri hakkında bir şahit çıkardığımız gün, seni de bu ümmet için şahit tutarız. Çünkü Biz herşeyi açıklamak üzere, hakka teslim olanlar için bir hidayet, rahmet ve müjde olarak kitabı indirmiş bulunuyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

O gün hər ümmətə özlərindən bir şahid göndərəcəyik, səni də onlara şahid gətirəcəyik. Biz Kitabı sənə hər şey üçün bir izah, müsəlmanlara da doğru yol göstəricisi, mərhəmət və müjdə olaraq nazil etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

An jenem Tag werden Wir einen Zeugen aus jedem Volk vorführen. Wir werden dich als Zeugen über dein Volk heranziehen. Wir haben dir das Buch herabgesandt. Es legt alles klar und ist Rechtleitung, Barmherzigkeit und frohe Botschaft für die Gläubigen, die sich Gott ergeben.

Almanca — Der Edle Quran

Und (gedenke) des Tages, da Wir in jeder Gemeinschaft einen Zeugen über sie aus ihren eigenen Reihen erwecken. Dich bringen Wir als Zeugen über diese da herbei. Und Wir haben dir das Buch offenbart als klare Darlegung von allem und als Rechtleitung, Barmherzigkeit und frohe Botschaft für die (Allah) Ergebenenʹ.

Almanca — M. A. Rassoul

Und am Tage, da Wir in jeglichem Volk einen Zeugen aus ihren eigenen Reihen gegen sie selbst erwecken werden, wollen Wir dich als Zeugen bringen gegen diese. Und Wir haben dir das Buch zur Erklärung aller Dinge herniedergesandt, und als Führung und Barmherzigkeit und frohe Botschaft für die Gottergebenen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere an) den Tag, wenn WIR aus jeder Umma einen Zeugen gegen sie erwecken - von ihnen selber, und dich als Zeugen gegen diese bringen. Und WIR sandten dir die Schrift nach und nach hinab als Erläuterung für alle Dinge, als Rechtleitung, als Gnade und als frohe Botschaft für die Muslime.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The day shall come when We summon a witness from every nation, the Messenger who evolved from their midst and conveyed Our message, to testify of his peoples' response and We summon you O Muhammad to testify of your peoples' response. The Book -the Quran- which We sent down to you is the fountain-head of divine knowledge and the chief source of divine information. It illucidates every aspect of every thought and it is a guide into all truth and a mercy extended to the people and a joyful tidings to those who conformed to Islam.

Abdul Haleem

The day will come when We raise up in each community a witness against them, and We shall bring you [Prophet] as a witness against these people, for We have sent the Scripture down to you explaining everything, and as guidance and mercy and good news to those who devote themselves to God.

Abdullah Yusuf Ali

One day We shall raise from all Peoples a witness against them, from amongst themselves: and We shall bring thee as a witness against these (thy people): and We have sent down to thee the Book explaining all things, a Guide, a Mercy, and Glad Tidings to Muslims.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), warn them of the coming of a Day when We shall bring forth a witness against them from each community and We shall bring you forth as a witness against them all; (and it is for that purpose that) We sent down the Book to you which makes everything clear, and serves as a guidance and mercy and glad tidings to those who have submitted to Allah.

Aisha Bewley

On that Day We will raise up among every community a witness against them from amongst themselves, and bring you as a witness against them. We have sent down the Book to you making all things clear and as guidance and mercy and good news for the Muslims.

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day when We shall raise up from every nation a witness against them from amongst themselves. And We shall bring you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) as a witness against these. And We have sent down to you the Book (the Qur’an) as an exposition of everything, a guidance, a mercy, and glad tidings for those who have submitted themselves (to Allâh as Muslims).

Ali Quli Qarai

The day We raise in every nation a witness against them from among themselves, We shall bring you as a witness against these. We have sent down the Book to you as a clarification of all things and as a guidance and mercy and good news for the muslims.

Amatul Rahman Omar

(Beware of) the day when We shall raise from every people a witness who shall hail from among themselves and who shall testify against them. And We shall bring you (O Muhammad!) as a witness against (all) these. And (that is why) We have revealed to you this perfect Book explaining every (basic) thing and (which serves as) a guidance and a mercy, and (gives) good tidings to those who submit (to God).

Arthur John Arberry

And the day We shall raise up from every nation a witness against them from amongst them, and We shall bring thee as a witness against those. And We have sent down on thee the Book making clear everything, and as a guidance and a mercy, and as good tidings to those who surrender.

Bijan Moeinian

On the Day that I will raise up a person from each nation to witness against their wrongdoing, I will ask you to witness against these people. After all, I have revealed this Book as a mercy to you to be served as a reference for explaining every issues, guidance, and relaying the good news [about the Hereafter] for those who join you in submission to the will of God.

E. Henry Palmer

And on the day when we will raise up in every nation a witness against them from among themselves, and we will bring thee as a witness against these;- for we have sent down to thee a book explaining clearly everything, and a guidance, and a mercy, and glad tidings to the believers.

Edip-Layth

The day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. We have sent down to you the book as a clarification for all things, a guide, mercy and good tidings for those who have peacefully surrendered.

George Sale

On a certain day We will raise up in every nation a witness against them, from among themselves; and We will bring thee, O Mohammed, as a witness against these Arabians. We have sent down unto thee the book of the Koran, for an explication of every thing necessary both as to faith and practice, and a direction, and mercy, and good tidings unto the Moslems.

Hamid S. Aziz

And on the day when We will raise up in every nation a witness against them from among themselves, and We will bring you (Muhammad) as a witness against these (your people or the other witnesses); for We have revealed (sent down) to you a Book (Scripture) expounding all things clearly, and a guidance, and a mercy, and glad tidings for those who have Surrendered unto Allah (Muslims).

Mahmoud Ghali

And the Day We will make to rise again in every nation a witness against them from among themselves, and We will cause you (The prophet) to come as a witness against these. And We have been sending down on you the Book as an evident (exposition) of everything, and as a guidance, and a mercy, and as good tidings to Muslims (i.e., those who surrender to Allah).

Marmaduke Pickthall

And (bethink you of) the day when We raise in every nation a witness against them of their own folk, and We bring thee (Muhammad) as a witness against these. And We reveal the Scripture unto thee as an exposition of all things, and a guidance and a mercy and good tidings for those who have surrendered (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

Remind them of the Day when We shall call from every people a witness against them, and make you a witness over them, for We have revealed to you the Book as an exposition of everything, and as guidance and grace and happy tidings for those who submit.

Muhammad Asad

for one Day We shall raise up within every community a witness against them from among themselves. And thee [too, O Prophet,] have We brought forth to bear witness regarding those [whom thy message may have reached], inasmuch as We have bestowed from on high upon thee, step by step, this divine writ, to make everything clear, and to provide guidance and grace and a glad tiding unto all who have surrendered themselves to God.

Mustafa Khattab

˹Consider, O  Prophet,˺ the Day We will call against every faith-community a witness of their own. And We will call you to be a witness against these ˹people of yours˺. We have revealed to you the Book as an explanation of all things, a guide, a mercy, and good news for those who ˹fully˺ submit.

Progressive Muslims

And the Day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. And We have sent down to you the Scripture as a clarification for all things, and a guide and mercy and good tidings to those who have surrendered.

Sahih International

And [mention] the Day when We will resurrect among every nation a witness over them from themselves. And We will bring you, [O Muúammad], as a witness over your nation. And We have sent down to you the Book as clarification for all things and as guidance and mercy and good tidings for the Muslims.

Sam Gerrans

And the day We raise in every community a witness against them from themselves, and We bring thee as a witness against these[...]. And We sent down the Writ upon thee as a clarification of all things, and as guidance, and as a mercy, and as glad tidings for those submitting.

Shabbir Ahmed

For, one Day, We shall raise from every community a leading witness against them from among themselves. And We shall call you (O Prophet) to testify regarding those whom your Message has reached. The Book We have revealed to you explains everything; a Guide and Grace and the glad tiding for all those who have submitted.

Syed Vickar Ahamed

On the Day when from all people, and We shall raise a witness (from themselves) against themselves: And We shall bring you (O Prophet!) as a witness against them (your people who reject Allah): And to you, We have sent down the Book (the Quran) explaining everything, a Guide, a Mercy, and Happy News for Muslims.

Taqi Usmani

And (think of) the day We shall send to every people a witness from among them (to testify) against them, and We shall bring you (O prophet) as witness against these. And We have revealed to you the Book, an exposition of everything, and guidance, and mercy, and glad tidings for the Muslims.

The Monotheist Group

And the Day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. And We have sent down to you the Book as a clarification for all things, and a guidance and a mercy and good tidings to those who have submitted.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et le jour où dans chaque communauté, Nous susciterons parmi eux-mêmes un témoin contre eux, Et Nous tʹemmenerons (Muhammad) comme témoin contre ceux-ci. Et Nous avons fait descendre sur toi le Livre, comme un exposé explicite de toute chose, ainsi quʹun guide, une grâce et une bonne annonce aux Musulmans.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê roja ku ji her umetekê, ji nav wan, li ser wan em şahidekî bişînin û em te jî li ser van (mislimanan) şahid tînin. Me ev Quran ji bo te hinart ku ronkera her tiştî ye û ji bo mislimanan jî jêdera hîdayet, rehmet û mizgîniyê ye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En op de dag dat Wij in iedere gemeenschap uit hun eigen midden een getuige tegen hen laten opstaan. En jou laten Wij als getuige komen tegen dezen hier. En tot jou hebben Wij het boek neergezonden als een verduidelijking van alles en als leidraad en barmhartigheid en goed nieuws voor hen die zich (aan God) overgeven.

Hollandaca — Siregar

En op die dag zullen Wij uit het midden van iedere gemeenschap een getuige doen opstaan en Wij zullen jou als getuige nemen tegen deze (gemeenschap van jou). En Wij hebben jou het Boek neergezonden, als een uitleg van alle zaken en als Leiding en Barmhartigheid en een verheugende tijding voor de Moslims.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

В тот день [в День Суда], когда Мы пошлем к каждой общине свидетеля, (который будет свидетельствовать) (за них, если они уверовали, и) против них (если они станут неверующими) (и который будет из них самих же) [это будет посланный к ним пророк] и приведем тебя (о, Мухаммад) как свидетеля (за и) против этих [твоей общины]. И ниспослали Мы тебе Книгу [Коран] для разъяснения всего [положений Закона] и как верное руководство (для выхода из заблуждения), милосердие (для тех, кто уверует в него) и радостную весть для предавшихся (Аллаху) (о том, что их ожидает благой исход).

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] тот день, когда Мы выставили против последователей каждой общины свидетеля из их среды - и тебя выставили свидетелем против [мекканских многобожников], как Мы ниспослали тебе Писание в разъяснение всего сущего как руководство к прямому пути, как милость и добрую весть для муслимов.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Påminn dem om) den Dag då Vi från varje samfund skall låta ett vittne ur deras egna led stiga fram (som skall vittna) mot dem! Och dig har Vi gjort till vittne mot dem (som du har nått med budskapet). Vi har uppenbarat denna gudomliga Skrift för dig, steg för steg, med klargörande av allt, med vägledning och nåd och ett glatt budskap om hopp till dem som har underkastat sig Guds vilja!