Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.
يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ
yeǎ'rifūne niǎ'mete (a)llahi ṧumme yunkirūnehā ve ekṧeruhumu l-kāfirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'ın nîmetini tanırlar da sonra inkâr ederler ve çoğu kâfirdir onların.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlar, Allahʼın nîmetini tanırlar da sonra inkâr ederler ve çoğu kâfirdir onların.
Adem Uğur
Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Ahmed Hulusi
(Onlar) Allah nimetini (Hz. Rasulullah'ı) tanırlar, sonra da O'nu inkar ederler. . . Onların ekseriyeti hakikat bilgisini inkar edenlerdir.
Ahmet Tekin
Onlar Allah’ın nimetini, Muhammed’in peygamber olarak görevlendirileceğini itiraf ederler, bilirler. Sonra da onu ısrarla inkâr ederler. Onların çoğu kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirdir, nankördür.
Ahmet Varol
Onlar Allah'ın nimetini biliyor sonra onu inkâr ediyorlar. Onların çoğu kâfirdir.
Ali Bulaç
Onlar, Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu inkar edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
Müşrikler, Allah’ın nimetini tanırlar ikrar ederler. Sonra (Allah’dan başkasına ibadet ederek) onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Ali Rıza Safa
Allah'ın nimetini bilirler; sonra onları inkar ederler. Çünkü onların çoğu nankördür.
Bayraktar Bayraklı
Onlar Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu nankördür.
Bekir Sadak
Allah'in nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten cogu kafir kimselerdir. *
Celal Yıldırım
Allah'ın nîmetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Zaten onların çoğu kâfir kişilerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar Allah’ın nimetlerini biliyor, ama sonra kalkıp nankörlük ediyorlar. Onların çoğu inkârcıdır!
Diyanet İşleri
Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu kafir kimselerdir.
Diyanet Vakfi
Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hem Allah'ın nimetini bilirler, sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfir kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın nimetini tanırlar, sonra da onu inkar ederler. Çoğu kafir kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahın nı'metini tanırlar, sonra da inkar ederler ve ekserisi kafirdirler
Erhan Aktaş
Onlar, bu nimetleri Allah'ın verdiğini biliyorlar. Sonra da onu görmezden geliyorlar. Onların çoğu Kafir kimselerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, bu nimetleri Allah'ın verdiğini biliyorlar. Sonra da onu görmezden geliyorlar. Onların çoğu Kafir[2] kimselerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, bu nimetleri Allah'ın verdiğini biliyorlar. Sonra da onu inkar ediyorlar. Onların çoğu kafir kimselerdir.
Fizilal-il Kuran
Onlar Allah'ın nimetlerini hem bilirler, hem de sonra onları inkâr ederler, onların çoğu kâfirdir.
Gültekin Onan
Onlar, Tanrı'nın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu kafirdir.
Hamdi Döndüren
Onlar, Allah’ın nimetini bilirler, sonra da bu nimetleri inkâr ederler. Çünkü onların çoğu nankördürler.
Hasan Basri Çantay
Onlar hem Allahın (bu) ni'met (ler) ini i'tiraf ederler, hem yine onu (fiilleriyle) inkar ederler. Çoğu (inadına) kafir kimselerdir onların.
Hasib Asutay
Allah'ın nimetini bilirler (26), sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdirler. (26. İtiraf ederler.)
Hayrat Neşriyat
Allah’ın ni'metini tanırlar; sonra da onu inkâr ederler; çünki onların çoğu kâfirdirler.
İbni Kesir
Allah'ın nimetini hem bilirler, hem de inkar ederler. Zaten onların çoğu kafirdirler.
Mehmet Okuyan
Onlar, Allah’ın nimet(ler)ini bilirler; sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Muhammed Esed
Aslında Allah'ın nimetinin pekala farkındalar ama, yine de onu tanıyıp doğrulamaya yanaşmıyorlar; çünkü onların çoğu onmaz biçimde küfre batmış bulunuyor.
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın nimetlerini pekala tanıyıp biliyorlar, fakat yine de nankörlük ediyorlar; zira onların çoğu küfre sapmışlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah'ın nîmetini tanırlar, sonra da onu inkar ederler ve onların ekserisi kâfirlerdir.
Ömer Öngüt
Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler), sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdirler.
Suat Yıldırım
Müşrikler Allah’ın nimetini bilmekle beraber, bunları kendilerine veren Allah’tan başkasına ibadet etmekle bu nimetleri inkâr ederler. Onların çoğu işte böyle nankördürler!
Süleyman Ateş
Allah'ın ni'metini bilirler (bu ni'metleri Allah'ın yarattığını kabul ederler), sonra da (bunları kendilerine verenden başkasına taparak) bu ni'metleri inkar ederler, çokları da (nankördürler).
Süleymaniye Vakfı
Onlar Allah'ın nimetlerini tanırlar, (ama) sonra onları inkar ederler. Onların çoğu kafirdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah'ın nimetini bilirler ama itiraf etmezler. Onların çoğu kafirdir.
Şaban Piriş
Onlar Allah'ın nimetini bildikleri halde onu inkar ederler ve onların çoğu kafirdir.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, Allah'ın nimetini bilmektedirler, sonra da inkâr etmektedirler; onların çoğu küfre sapanlardır.
Ümit Şimşek
Onlar Allah'ın nimetini bilirler; buna rağmen onu inkâr ederler. Onların çoğu böyle nankördür.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da onu inkar ediyorlar. Çoğu nankördür bunların.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar Allahın neməti haqqında bildikləri halda, sonradan onu inkar edirlər. Onların çoxu kafirdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar Allahın neʼmətini (Muhəmməd əleyhissəlamı peyğəmbər göndərməklə onlara etdiyi lütfü) bilir, lakin sonra onu (Muhəmməd əleyhissəlamın peyğəmbərliyini) danırlar. Onların əksəriyyəti kafirdir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie erkennen Gottes Gabenfülle, dann aber verkennen sie sie. Die meisten unter ihnen sind ungläubig.
Almanca — Der Edle Quran
Sie erkennen die Gunst Allahs, und sie erkennen sie hierauf nicht an. Die meisten von ihnen sind undankbar.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie kennen Allahs Gnade, und sie leugnen sie doch; und die meisten von ihnen sind ungläubig.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie kennen ALLAHs Gabe, dann leugnen sie diese ab. Und die meisten von ihnen sind die Kafir.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These infidels are fully aware of Allah's grace abounding in them, but their wrongful actions and their unpious and unwise deeds bespeak clearly of the denial of Allah's merited or unmerited favours. And those of them who do not acknowledge Allah's goodwill constitute the majority.
Abdul Haleem
They know God’s blessings, but refuse to recognize them: most of them are ungrateful.
Abdullah Yusuf Ali
They recognise the favours of Allah; then they deny them; and most of them are (creatures) ungrateful.
Abul A'la Maududi
They are aware of the favours of Allah, and yet refuse to acknowledge them. Most of them are determined not to accept the Truth.
Aisha Bewley
They acknowledge Allah’s blessing and then deny it. Most of them are kuffar.
Al-Hilali & Khan
They recognise the Grace of Allâh, yet they deny it (by worshipping others besides Allâh) and most of them are disbelievers (deny the Prophethood of Muhammad صلى الله عليه و سلم).
Ali Quli Qarai
They recognize the blessing of Allah and then deny it, and most of them are faithless.
Amatul Rahman Omar
They recognize the bounty of Allâh, yet they deny it. Most of them have no sense of gratitude (for His favours).
Arthur John Arberry
They recognize the blessing of God, then they deny it, and the most of them are the unthankful.
Bijan Moeinian
They definitely recognize the Lord’s blessings; yet [out of pride] they deny the. Most of them thus cover the fact.
E. Henry Palmer
They recognise the favours of God, and yet they deny them, for most men are ungrateful.
Edip-Layth
They recognize God's blessing, then they deny it. Most of them are ingrates.
George Sale
They acknowledge the goodness of God, and afterwards they deny the same; but the greater part of them are unbelievers.
Hamid S. Aziz
They recognize the favours of Allah, and then they deny them, for most men are ungrateful.
Mahmoud Ghali
They recognize the favor of Allah; thereafter they deny it; and most of them are the disbelievers.
Marmaduke Pickthall
They know the favour of Allah and then deny it. Most of them are ingrates.
Mohamed Ahmed - Samira
They do know the favours of God, and yet they deny them, for most of them are not grateful.
Muhammad Asad
They [who turn away from it] are fully aware of God's blessings, but none the less they refuse to acknowledge them [as such], since most of them are given to denying the truth.
Mustafa Khattab
They are aware of Allah’s favours, but still deny them. And most of them are ˹truly˺ ungrateful.
Progressive Muslims
They recognize God's blessings, then they deny them. And most of them are rejecters.
Sahih International
They recognize the favor of Allah ; then they deny it. And most of them are disbelievers.
Sam Gerrans
They recognise the favour of God, then they deny it; and most of them are false claimers of guidance.
Shabbir Ahmed
In fact, they recognize Allah's blessings, but deny them in practice. That is how most of the men and women are rated unbelievers. (16:71).
Syed Vickar Ahamed
They (see and) know the Favor of Allah; Then they reject it (by idolizing to false gods): And most of them are disbelievers.
Taqi Usmani
They are aware of Allah’s favor, yet they deny it, and most of them are ungrateful.
The Monotheist Group
They recognize the blessings of God, then they deny them. And most of them are rejecters.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils reconnaissent le bienfait dʹAllah; puis, ils le renient. Et la plupart dʹentre eux sont des ingrats.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij kennen Gods genade en dan ontkennen zij die; de meesten van hen zijn immers ongelovigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij erkennen Gods goedheid en loochenen die later; maar het grootste deel hunner zijn ongeloovigen.
Hollandaca — Siregar
Zij herkennen de gunst van Allah en daarop ontkennen zij die en de meesten van hen zijn ondankbaren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [многобожники] узнают (многочисленную) благодать Аллаха [признают, что именно только Он дарует ее им], а потом отрицают ее (поклоняясь другому, нежели Тому, Который одаривает их), и большинство из них – неверующие [умирают будучи неверующими].
Rusça — Osmanov
Они знают, что такое милость Аллаха, но тем не менее отрицают ее, ибо большинство из них - неверующие.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De är medvetna om Guds välsignelser, men de vill inte erkänna dem - de flesta av dem är de otacksamma som framhärdar i förnekelse och synd.