Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُوءِ مَا بُشِّرَ بِهِ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِ اَلَا سَاءَ مَا يَحْكُمُونَ

yetevārā mine l-ḳavmi min sū'i mā buşşira bihi e yumsikuhu ǎlā hūnin em yedussuhu fī t-turābi elā sā'e mā yeHkumūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَتَوَارٰىyetevārāو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.gizlenir
2مِنَmine
3الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavminden
4مِنْmindolayı
5سُوءِsū'iس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülüğünden
6مَا
7بُشِّرَbuşşiraب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşverilen müjdenin
8بِهِbihiona
9اَيُمْسِكُهُe yumsikuhuم س كTutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi kavramak/yakalamak/ele geçirmek, bir şeyi elle almak, akıllı veya sağlam muhakemeli olmak.onu tutsun mu?
10عَلٰىǎlā
11هُونٍhūninه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.hakaretle
12اَمْemyoksa
13يَدُسُّهُyedussuhuد س سSaklamak, gömmek, gizlemek, ima etmek, sokmakonu gömsün mü?
14فِي
15التُّرَابِt-turābiت ر بÇok toprağa sahip olmak, ellerde toz olmak, tozlu olmak, yoksun olmak, yoksulluk, muhtaçlık, sefalet, kayıp yaşamak. Fakir adam toprak anasıyla yakından tanışıktır. Zenginlikten düştü.toprağa
16اَلَاelābak
17سَاءَsā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötü
18مَا
19يَحْكُمُونَyeHkumūneح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm veriyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Müjdelendiği kötü şey yüzünden, kavminden gizlenir; onu horlukla yaşatacak mı, yoksa toprağa mı gömecek, buna dalar. Bilin ki hükmettikleri şey, ne de kötüdür.

Adem Uğur

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

Ahmed Hulusi

Kendisi ile müjdelendiği şeyin (ona göre) kötülüğünden (dolayı), halkından gizlenir. . . (Kız çocuğu oldu diye) horlanmayı göze alıp onu tutacak mı; yoksa onu toprağın içinde gizleyip saklayacak mı (diri diri toprağa mı gömecek)? Kesinlikle biline ki, hükmettikleri şey çok kötüdür!

Ahmet Tekin

Kendisine verilen bu kötü haberden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün? Yazıklar olsun, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür.

Ahmet Varol

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir. Aşağılığa katlanıp onu tutsun mu yoksa toprağa mı gömsün? Bak ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

Ali Bulaç

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

Ali Fikri Yavuz

Verilen müjdenin bıraktığı kötü tesirle utanıp kavminden gizleniyor; acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak ki, hüküm verdikleri şeyler ne kötü!...

Ali Rıza Safa

Kendisine verilen sevinçli haberi kötü bularak, toplumundan gizlenir. Aşağılanarak onu tutsun mu; yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü yargılıyorlar; bir bakın!

Bayraktar Bayraklı

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakınız ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

Bekir Sadak

Kendisine verilen kotu mujde yuzunden, halktan gizlenmeye calisir; onu utana utana tutsun mu, yoksa tapraga mi gomsun? Ne kotu hukmediyorlar!

Celal Yıldırım

Kendisine verilen o kötü müjdeden dolayı kavminden gizlenmeye çalışır: Ancak (gönüllü) görünmeye katlanıp onu tutacak mı, yoksa toprağa gömerek gizleyecek mi ? (Bir bak) ne fena yargıda bulunuyorlar!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Aklınca) verilen müjdenin kötülüğünden dolayı halktan gizlenir. Böyle bir alçaltıcı duruma rağmen onu yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün! Görün işte, ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Diyanet İşleri

Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleri (eski)

Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar!

Diyanet Vakfi

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendisine verilen müjdenin kötülüğü, dolayısıyla kavminden gizlenir. Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat edin verdikleri hüküm ne kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Verilen müjdenin kötü etkisiyle kavminden gizleniyor. Onu, hakarete katlanıp sağ mı bırakacak, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne fena hükümler veriyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Verilen müjdenin sui te'siriyle kavminden gizleniyor, hakaret üzere onu tutacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Bak ne fena hukümler veriyorlar

Erhan Aktaş

Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm ne kötüdür!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm ne kötüdür!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm ne kötüdür!

Fizilal-il Kuran

Aldığı kara haberden dolayı tanıdıklarına görünmekten kaçınır. Aşağılanmaya katlanarak onu alıkoysun mu, yoksa toprağa mı gömsün diye düşünür. Baksana, ne kötü hüküm veriyorlar!

Gültekin Onan

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

Hamdi Döndüren

Kendisine verilen haberin kötülüğünden ötürü kavminden gizlenir. Şimdi o maruz kalacağı bu utanca karşın, onu yanında mı tutmalı, yoksa diri diri toprağa mı gömmelidir? Dikkat edin, vermekte oldukları karar ne kötüdür!

Hasan Basri Çantay

Verilen müjdenin te'siriyle kavmden gizlenir. O (doğa) nı (sağ bırakıb) hakaaretle mi tutacak, yoksa onu toprağa mı gömecek (kendi kendine düşünür) Bak, hükmedegeldikleri (bu) şey ne kötüdür!

Hasib Asutay

Kendilerine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı halktan gizlenir. Onu aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin! Verdikleri hüküm ne kötüdür!

Hayrat Neşriyat

Kendisine verilen (müjden)in (kendince) kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu zillet altında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün (diye düşünür)! Bak, hükmediyor oldukları şey ne kötüdür!

İbni Kesir

Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Utana utana onu tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın ne kötü hükmediyorlar.

Mehmet Okuyan

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı toplumdan gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun yoksa onu toprağa mı gömsün! Dikkat edin! Verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

Muhammed Esed

kendisine verilen bu kötü müjdeden ötürü -bu zillete/bu küçük düşmeye rağmen, şimdi onu acaba tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün (diye düşünerek)- kıyı bucak insanlardan kaçar. Yazıklar olsun, izledikleri düşünce tarzı ne kadar kötü!

Mustafa İslamoğlu

Ona müjdelenen şeyin kendisinde oluşturduğu kötümser duygulardan dolayı, toplumdan kaçıp köşe bucak saklanacak delik arar: şimdi onu zillete katlanma pahasına tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Görüyorsunuz değil mi; ne berbat akıl yürütüyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Müjdelendiği şeyin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu zillet üzere tutacak mı, yoksa onu toprağa mı gömecek? diye düşünürdü. Bak ne fena şey ile hükmediyorlar!

Ömer Öngüt

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenmeye çalışır. O çocuğu utanç içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat edin, verdikleri hüküm ne kadar kötü!

Suat Yıldırım

Müjdelendiği bu kötü haberin etkisiyle utanıp eşinden dostundan saklanmaya çalışır.Şimdi ne yapsın:Hor, hakir, itilip kakılan bir bela olarak onu hayatta mı bıraksın, yoksa toprağa mı gömsün, ne yapsın? diye kara kara düşünür!Dikkat ediniz, ne fena hükümlerdi verdikleri bu hükümler!

Süleyman Ateş

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. (Şimdi ne yapsın) onu, hakaretle tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün! Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

Süleymaniye Vakfı

Müjdelendiği şeyin (ona göre) kötü olmasından dolayı halkından gizlenir. Şimdi aşağılanmayı göze alıp çocuğu tutacak mı, yoksa onu (diri diri) toprağa mı gömecek! Bakın, vardıkları karar ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müjdelendiği şeyin kötülüğünden dolayı halkının karşısına çıkamaz olur. Aşağılanmayı göze alarak onu tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın, ne kötü karar veriyorlar!

Şaban Piriş

Kendisine verilen kötü müjdeden dolayı halktan gizlenmeye çalışır. Utana utana onu tutsun/yaşatsın mı; yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!

Tefhim-ul Kuran

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

Ümit Şimşek

Kendisine verilen müjdenin utancıyla kavminden saklanır. Zilletine katlanıp onu elinde mi tutsun, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın, ne kötü birşeye hükmediyorlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine muştulananın utancından ötürü toplumdan gizlenir. Hakaret/eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu. Bakın ne kötü hüküm veriyorlar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Verilən bəd xəbər ucbatından camaatdan gizlənir. Bilmir nə etsin, körpəni rüsvayçılıq içində saxlasınmı, yoxsa onu torpağa gömsün? Onların verdikləri qərar necə də pisdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Verilən müjdənin pisliyi üzündən tayfasından qaçıb gizlənər. (Allah bilir!) Görəsən, onu (o körpəni) zillət içində saxlayacaq, yoxsa torpağa göməcək? (Diri-diri basdıracaq?) Bir görün onlar necə pis mühakimə yürüdürlər! (Oğlanları özlərinə götürüb qızları Allaha isnad edirlər.)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er versteckt sich vor den Menschen wegen der schlimmen Nachricht, die ihm überbracht wurde. Soll er das Kind trotz der Schmach am Leben lassen oder es lebend in der Erde verscharren? Wie schlimm urteilen sie doch!

Almanca — Der Edle Quran

Er verbirgt sich vor den Leuten wegen der schlimmen Nachricht, die ihm verkündet worden ist. Soll er es trotz der Schmach behalten oder es in die Erde stecken? Wie böse ist, was sie urteilen!

Almanca — M. A. Rassoul

Er verbirgt sich vor den Leuten aufgrund der schlimmen Nachricht, die er erhalten hat: Soll er sie behalten trotz der Schande, oder (soll er sie) in der Erde verscharren? Wahrlich, übel ist, wie sie urteilen!

Almanca — Muhammad Zaidan

Er zieht sich vor den Leuten zurück wegen der Schlechtigkeit dessen, was ihm an froher Nachricht überbracht wurde: ʺSoll er sie (das weibliche Neugeborene) trotz Demütigung behalten oder soll er sie in der Erde vergraben?ʺ Ja! Erbärmlich ist das, was sie urteilen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He hides from people or keeps out of sight to conceal the news, which allegedly defames him and blackens his repute. He does not know whether to keep his child alive and be both defamed and despised or bury her in the dust and consign her and the news to oblivion. Evil indeed is the resolution uniting their evil thoughts.

Abdul Haleem

In his shame he hides himself away from his people because of the bad news he has been given. Should he keep her and suffer contempt or bury her in the dust? How ill they judge!

Abdullah Yusuf Ali

With shame does he hide himself from his people, because of the bad news he has had! Shall he retain it on (sufferance and) contempt, or bury it in the dust? Ah! what an evil (choice) they decide on?

Abul A'la Maududi

and he hides himself from people because of the bad news, thinking: should he keep the child despite disgrace, or should he bury it in dust? How evil is their estimate of Allah!

Aisha Bewley

He hides away from people because of the evil of the good news he has been given. Should he keep her ignominiously or bury her in the earth? What an evil judgement they make!

Al-Hilali & Khan

He hides himself from the people because of the evil of that whereof he has been informed. Shall he keep her with dishonour or bury her in the earth[1]? Certainly, evil is their decision.

Ali Quli Qarai

He hides from the people out of distress at the news he has been brought: shall he retain it in humiliation, or bury it in the ground! Look! Evil is the judgement that they make.

Amatul Rahman Omar

He hides himself (in shame) from the people because of the (so called) bad news he has received, (considering) whether he should keep her (alive) inspite of disgrace, or commit her somewhere in the dust. Look! evil (in every way) is the judgment they make.

Arthur John Arberry

as he hides him from the people because of the evil of the good tidings that have been given unto him, whether he shall preserve it in humiliation, or trample it; into the dust. Ah, evil is that they judge!

Bijan Moeinian

Such disbeliever becomes so upset (with what he considers as disgrace) that he hides himself from the people while considering to live with such "disgrace" or bury her alive! What an evil decision to make.

E. Henry Palmer

He skulks away from the people, for the evil tidings he has heard;- is he to keep it with its disgrace, or to bury it in the dust?- aye! evil is it that they judge!

Edip-Layth

He hides from his people because of the bad news he has received. Shall he keep her with dishonor, or bury her in the sand? Miserable indeed is how they judge!

George Sale

He hideth himself from the people, because of the ill tidings which have been told him; considering within himself whether he shall keep it with disgrace, or whether he shall bury it in the dust. Do they not make an ill judgment?

Hamid S. Aziz

He skulks away from the people, for the evil tidings he has heard; - is he to keep it with its disgrace, or to bury it in the dust? - Ah! How evil is their judgment (or choice)!

Mahmoud Ghali

He hides himself from (Literally: overlays himself beyond) (the sight) of the people because of the odious tidings (given) him, whether he should retain it in degradation or shove it in the dust. Verily, odious is (the way) they judge!

Marmaduke Pickthall

He hideth himself from the folk because of the evil of that whereof he hath had tidings, (asking himself): Shall he keep it in contempt, or bury it beneath the dust. Verily evil is their judgment.

Mohamed Ahmed - Samira

And hides from people for shame at the news, (at a loss) whether he should keep her with shame, or bury her in the ground. How bad is the judgement that they make!

Muhammad Asad

avoiding all people because of the [alleged] evil of the glad tiding which he has received, [and debating within himself:] Shall he keep this [child] despite the contempt [which he feels for it]-or shall he bury it in the dust? Old, evil indeed is whatever they decide!

Mustafa Khattab

He hides himself from the people because of the bad news he has received. Should he keep her in disgrace, or bury her ˹alive˺ in the ground? Evil indeed is their judgment![1]

Progressive Muslims

He hides from his people because of the bad news he has received. Shall he keep her with dishonour, or bury her in the sand Miserable indeed is how they judge!

Sahih International

He hides himself from the people because of the ill of which he has been informed. Should he keep it in humiliation or bury it in the ground? Unquestionably, evil is what they decide.

Sam Gerrans

He hides himself from the people because of the evil of that whereof he had tidings — whether to hold it in contempt, or bury it in the dust. In truth, evil is what they judge.

Shabbir Ahmed

Ashamed, he hides himself from people, because of the bad news given to him. He even asks himself, "Shall I keep the baby grudgingly, or bury her deep in the dust?" Oh, evil indeed is what they decide!

Syed Vickar Ahamed

He hides himself with shame from his people, because of the bad news he has! Will he keep it (the baby) with pain and disgrace, or bury her it in the dust? Oh! What an evil (choice) they decide on?

Taqi Usmani

He hides himself from people because of the (self-presumed) bad news given to him (and wonders): Shall he keep it despite the disgrace (he will face in the society), or put it away into the dust? In fact, evil is what they decide.

The Monotheist Group

He hides from his people because of the bad news he has received. Shall he keep her with dishonor, or bury her in the sand? Miserable indeed is how they judge!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il se cache des gens, à cause du malheur quʹon lui a annoncé. Doit-il la garder malgré la honte ou lʹenfouira-t-il dans la terre? Combien est mauvais leur jugement!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji ber mizgîniya ne xweş xwe ji ber gelê xwe vedişêre (û difikire), gelo wê keçê şikestî û reben bihêle yan wê (bi saxî) di axê de veşêre? Hişyar bin, ev biryara wan çi pîs biryar e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij verbergt zich voor de mensen wegens het slechte nieuws dat hij gekregen heeft. Zal hij het ondanks de schande behouden of zal hij het in de grond verstoppen? Is het niet slecht wat zij van oordeel zijn?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij verbergt zich voor het volk, wegens de slechte tijding die hem is medegedeeld; bij zichzelven nadenkende, of hij er de schande van ondergaan, of haar in het stof begraven zal. Is hun oordeel niet slecht?

Hollandaca — Siregar

Hij verbergt zich voor de mensen wegens het slechte nieuws wat hij kreeg! Zal hij het in weerwil van de schande behouden of zal hij het in de grond verstoppen? Weet: slecht is het waar zij over oordelen!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

скрываясь от людей, от горечи того, чем обрадован [от вести, что у него родилась дочь]: удержать ли это [то, чем его обрадовали] на унижение [чувствовать себя опозоренным среди соплеменников] или сокрыть [закопать] его [то, чем его обрадовали] (будучи живой) в земле? О, как скверно они рассуждают (приписывая Аллаху дочерей, а себе сыновей)!

Rusça — Osmanov

он прячется от людей из-за дурной вести [и не знает], оставить ли в живых [родившуюся дочь] или же схоронить ее в земле. О, как скверно то, на что они решаются!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

han drar sig undan människorna på grund av denna (för honom) dystra nyhet (och han överväger) om han skall behålla barnet trots förödmjukelsen och skammen eller begrava det i jorden. Hur vedervärdigt är inte deras sätt att (tänka och) döma?