(O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

hel yenZurūne illā en te'tiyehumu l-melāiketu ev ye'tiye emru rabbike ke ƶālike feǎle (e)lleƶīne min ḳablihim ve mā Zelemehumu (a)llahu ve lākin kānū enfusehum yeZlimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هَلْhelmi?
2يَنْظُرُونَyenZurūneن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbekliyorlar
3اِلَّٓاillāille
4اَنْen
5تَأْتِيَهُمُte'tiyehumuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine gelmesini
6الْمَلٰٓئِكَةُl-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.meleklerin
7اَوْevyahut
8يَأْتِيَye'tiyeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelmesini
9اَمْرُemruا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrinin
10رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
11كَذٰلِكَke ƶālikeöyle
12فَعَلَfeǎleف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyapmıştı
13الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler (de)
14مِنْmin
15قَبْلِهِمْḳablihimق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekonlardan önceki
16وَمَاve mā
17ظَلَمَهُمُZelemehumuظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakonlara zulmetmedi
18اللّٰهُ(a)llahuAllah
19وَلٰكِنْve lākinfakat
20كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinonlar
21اَنْفُسَهُمْenfusehumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendi kendilerine
22يَظْلِمُونَyeZlimūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmederler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfirler, meleklerin gelip çatmasından, yahut Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı ve onlara Allah zulmetmedi, fakat onlar, kendi kendilerine zulmettiler.

Adem Uğur

(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Ahmed Hulusi

(Onlar iman etmek için) ille meleklerin gelmesini (fiziki ölüm) yahut Rabbinin hükmünün (bir azabın) gelmesini mi bekliyorlar?. . Onlardan öncekiler de işte böyle yapmıştı! Allah onlara zulmetmedi; onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Ahmet Tekin

Kâfirler, ille meleklerin, köklerini kazıyacak bir ceza ile gelmesini, canlarını almalarını, ya da, Rabbinin planının icrasını mı bekliyorlar? Onlardan öncekiler de, böyle bekleyerek cezalandırılmalarına sebep olmuşlardı. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendilerine yazık etmeyi, birbirlerine zulmetmeyi alışkanlık haline getirdiler.

Ahmet Varol

Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi ancak onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

(Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Şu kâfirler, ancak kendilerine, ruhlarını alacak o meleklerin gelmesini veya Rabbinin azap emrinin (kıyametin) gelip çatmasını beklerler. Bunların işlediği küfür gibi, kendilerinden önce gelen ümmetler de işledi. (Kendilerini helâk etmekle) Allah onlara zulüm yapmadı; fakat onlar (küfretmekle) kendi nefislerine zulmetmişlerdi.

Ali Rıza Safa

Meleklerin, kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? Yoksa Efendinin buyruğunun gelmesini mi? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

İlle kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Bekir Sadak

Onlar kendilerine yalniz meleklerin veya senin Rabbinin buyrugunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan oncekiler de boyle yapmislardi. Allah onlara zulmetmemisti, ama onlar kendilerine yazik ediyorlardi.

Celal Yıldırım

(O inkarcı azgınlar) ancak meleklerin kendilerine, (canlarını almak için) gelmelerini veya Rabbin emri (azâbı)nın (inmesini) beklerler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, ama onlar kendilerine zulmederler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O inkârcılar, ille de kendilerine meleklerin gelmesini, yahut rabbinin emrinin gerçekleşmesini mi bekliyorlar! Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara haksızlık etmemişti, fakat onlar kendilerine haksızlık etmişlerdi.

Diyanet İşleri

(O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

Diyanet Vakfi

(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak kendilerine, ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azab emrinin (kıyametin) gelip çatmasını bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kafirler, sadece kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin emrinin gelmesini beklerler, onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O kafirler başka değil ancak kendilerine o meleklerin gelmesine veya Rabbının emri gelmesine bakarlar, onlardan evvelkiler de böyle yaptılar ve onlara Allah zulmetmedi ve lakin kendileri nefislerine zulmediyorlardı

Erhan Aktaş

Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapmışlardı.

Fizilal-il Kuran

Kâfirler, kendilerine ölüm meleklerinin gelmesinden ya da Rabbinin ani azabına uğramaktan başka bir şey mi bekliyorlar. Kendilerinden öncekiler de öyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmiş değildi, tersine onlar kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Gültekin Onan

(Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya rabbinin buyruğunun gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Tanrı onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Hamdi Döndüren

(İnkâr edenler) kendilerine ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah, onlara haksızlık etmedi, ama onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Hasan Basri Çantay

(Kafirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden, yahud Rabbinin emri (erişib) çatmasından başka bir şey mi beklerler? (Buna hakları var mı?) Onlardan evvelkiler de böyle yapdı (idi). Onlara Allah zulm etmedi. Fakat kendi kendilerine zulm etdiler onlar.

Hasib Asutay

(İnkâr edenler) kendilerine ancak meleklerin gelmesini (12) veya Rabbinin (azap) emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. (13) (12. Canları almak için.) (13. Onlar, küfür ve günâh işlemekte ısrar ederek kendilerine zulmetmişlerdir.)

Hayrat Neşriyat

(Kâfirler) kendilerine (ölüm) meleklerin(in) gelmesinden veya Rabbinin (azab)emrinin gelivermesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Hâlbuki Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar (helâklerine sebebiyet verecek işleri yapmakla) kendilerine zulmediyorlardı.

İbni Kesir

Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbının emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Mehmet Okuyan

(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden (karşılarına çıkmasından) veya Rabbinin (azap) emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

Muhammed Esed

(Hakkı inkar edenler) yalnızca meleklerin kendilerine görünmesini ya da Allah'ın nihai yargısının gerçekleşmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen (günahkar) toplumlar da böyle yaptı; ve (helak edildikleri zaman) onlara zulmeden Allah değildi; tersine onlar kendi kendilerine zulmettiler:

Mustafa İslamoğlu

Şu berikiler başka değil, sadece meleklerin ya da Rablerinin (helak) emrinin kendilerine gelmesini bekliyorlar, öyle mi? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara zulmeden Allah değildi; aksine onlar kendi kendilerine zulmetmiş oldular.

Ömer Nasuhi Bilmen

(O münkirler) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbin emrinin gelmesinden başka bir şey mi beklerler? Onlardan evvelkiler de öylece yapmışlardı ve onlara Allah zulmetmedi, velâkin onlar kendi nefislerine zulmeder oldular.

Ömer Öngüt

Onlar kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de aynı şeyi yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Suat Yıldırım

(33-34) Dini inkâr edenler ille kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah zulmetmedi onlara, kendi canlarına zulmediyordu onlar! Kendilerini buldu, yaptıkları kötü işler. Sarıp kuşatıverdi onları alay ettikleri şeyler.

Süleyman Ateş

(İnkar edenler) İlle kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin (azab) emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Bunlar /kafirler meleklerin gelmesi veya Rablerinin emrinin gelmesi dışında bir şey mi bekliyorlar! Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara asla yanlış yapmadı; yanlışı onlar kendilerine yapıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar ne bekliyorlar? Meleklerin gelmesini veya Rablerinin (Sahiplerinin) emrinin gelmesini mi? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara karşı bir yanlış yapmadı ama onlar yanlışı kendilerine yapıyorlardı.

Şaban Piriş

Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara Allah zulmetmedi. Onlar, kendi kendilerine zulmettiler.

Tefhim-ul Kuran

(Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ümit Şimşek

Yoksa onlar kendilerine melekler gelsin yahut Rabbinin emri erişsin diye mi bekliyorlar? Daha öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara bir haksızlık etmedi; onlar kendilerine yazık ettiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Allah'ın emrinin gelmesini mi? Onlardan öncekiler de aynen böyle yapmışlardı. Allah onlara zulüm etmemişti. Tam aksine, onlar kendi kendilerine zulüm ediyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa kafirlər mələklərin onların yanına gəlməsindən və yaxud Rəbbinin əmrinin gəlməsindən başqa bir şeymi gözləyirlər? Onlardan əvvəlkilər də belə etmişdilər. Allah onlara zülm etmədi, lakin onlar özləri özlərinə zülm edirdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kafirlər (canlarını almaq üçün) yalnız mələklərin onların yanına gəlməsini, yaxud sənin Rəbbinin (əzab) əmrinin gəlib çatmasınımı gözləyirlər? Onlardan əvvəlkilər də belə etmişdilər. Allah onlara zülm etmədi. Onlar özləri özlərinə zülm edirdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die trotzigen Ungläubigen warten, bis die Engel sie, trotzig wie sie sind, abberufen oder bis der Strafbefehl deines Herrn ergeht. Das taten auch vor ihnen die Völker, die Wir bestraften. Gott hat ihnen nicht unrecht getan, sondern sie haben sich selbst unrecht getan.

Almanca — Der Edle Quran

Erwarten sie denn (etwas anderes), als daß die Engel zu ihnen kommen oder daß der Befehl deines Herrn eintrifft? So handelten (auch) diejenigen, die vor ihnen waren. Allah fügte ihnen kein Unrecht zu, sondern sie selbst fügten sich Unrecht zu.

Almanca — M. A. Rassoul

Worauf warten sie denn, wenn nicht darauf, daß die Engel zu ihnen kommen oder daß der Befehl deines Herrn eintrifft? So taten schon jene, die vor ihnen waren. Allah war nicht ungerecht gegen sie, jedoch sie waren ungerecht gegen sich selber.

Almanca — Muhammad Zaidan

Warten sie etwa auf etwas anderes außer darauf, daß zu ihnen die Engel kommen oder daß die Bestimmung deines HERRN eintrifft?! Solcherart handelten 1 diejenigen vor ihnen. Und ALLAH hat ihnen kein Unrecht angetan, sondern sie pflegten sich selbst Unrecht anzutun.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- purpose to wait until some fitting event presents itself and they distinctly perceive the angels or experience the execution of Allah's decree of retributive punishment! Thus much did their predecessors behave and it was not Allah Who did them injustice but it was they who wronged themselves.

Abdul Haleem

Are the disbelievers waiting for the angels to come to them, or your Lord’s Judgement? Those who went before them did the same. God did not wrong them; they wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

Do the (ungodly) wait until the angels come to them, or there comes the Command of thy Lord (for their doom)? So did those who went before them. But Allah wronged them not: nay, they wronged their own souls.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), are they waiting for anything else than that the angels should appear before them, or that your Lord's judgement should come? Many before them acted with similar temerity. And then what happened with them was not Allah's wrong-doing; they rather wronged themselves.

Aisha Bewley

What are they waiting for but the angels to come to them or your Lord's command to come? That is like what those before them did. Allah did not wrong them; rather they wronged themselves.

Al-Hilali & Khan

Do they (the disbelievers and polytheists) await but that the angels should come to them [to take away their souls (at death)], or there should come the command (i.e. the torment or the Day of Resurrection) of your Lord? Thus did those before them. And Allâh wronged them not, but they used to wrong themselves.

Ali Quli Qarai

Do they await anything but that the angels should come to them, or your Lord’s edict should come? Those who were before them had acted likewise; Allah did not wrong them, but they used to wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

These (disbelievers) only wait for the angels to descend upon them (with the punishment), or that the decisive decree of your Lord should come to pass. Their predecessors acted in a (wrong) way as they do. Allâh did not deal with them unjustly but they have been doing injustice to themselves.

Arthur John Arberry

Do they look for aught but that the angels shall come to them, or thy Lord's command shall come? So did those before them, and God wronged them not, but themselves they wronged.

Bijan Moeinian

What are the disbelievers waiting for? For the angels to appear to them or the Lord’s judgment against them? The disbelievers before them behaved exactly like them. God did not do any injustice to them; they were the ones who were unjust to themselves.

E. Henry Palmer

Do they expect other than that the angels should come to take them off, or that thy Lord's bidding should come?- thus did those before them; God did not wrong them; but it was themselves they wronged.

Edip-Layth

Are they waiting for the controllers to come for them, or a command from your Lord? It was exactly the same as what those before them did. God did not wrong them, but it was their own selves that they wronged.

George Sale

Do the unbelievers expect any other than that the angels come unto them, to part their souls from their bodies; or that the sentence of thy Lord come to be executed on them? So did they act who were before them; and God was not unjust towards them in that He destroyed them; but they dealt unjustly with their own souls:

Hamid S. Aziz

Do they expect other than that the angels should come to take them away, or that your Lord's command should come to pass? Even so did those before them; Allah did not wrong them; but it was themselves they wronged.

Mahmoud Ghali

Do they look for anything except that the Angels should come up to them or your Lord's Command should come up? Thus did the ones before them perform; and in no way did Allah do them an injustice, but to themselves they were doing an injustice.

Marmaduke Pickthall

Await they aught say that the angels should come unto them or thy Lord's command should come to pass? Even so did those before them. Allah wronged them not, but they did wrong themselves,

Mohamed Ahmed - Samira

What! Do the (unbelievers) expect that the angels should descend, or the sentence of your Lord come to pass? So had the people done before them; yet God did not wrong them, they wronged themselves.

Muhammad Asad

ARE THEY [who deny the truth] but waiting for the angels to appear unto them, or for God's judgment to become manifest? Even thus did behave those [stubborn sinners] who lived before their time; and [when they were destroyed,] it was not God who wronged them, but it was they who had wronged themselves:

Mustafa Khattab

Are they only awaiting the coming of the angels or the command of your Lord ˹O Prophet˺? So were those before them. And Allah never wronged them, but it was they who wronged themselves.

Progressive Muslims

Are they waiting for the Angels to come for them, or a command from your Lord It was exactly the same as what those before them did. God did not wrong them, but it was their own selves that they wronged.

Sahih International

Do the disbelievers await [anything] except that the angels should come to them or there comes the command of your Lord? Thus did those do before them. And Allah wronged them not, but they had been wronging themselves.

Sam Gerrans

Look they save for the angels to come to them, or for the command of thy Lord to come? Thus did those before them; and God wronged them not, but they wronged their souls,

Shabbir Ahmed

(Whereas those who violate human rights, wrong their own "Self. ") Are they waiting for the angels to visit them, or that your Lord's Command comes to pass (and calls them to Requital)? Similar has been the attitude of those before them. Allah wronged them not, but they wronged themselves.

Syed Vickar Ahamed

Do the (ungodly) wait until the angels come to them, or there comes the Command from your Lord (for their death)? Like this (also) did those who went before them. And Allah did not wrong them: But! They wronged themselves (and their souls).

Taqi Usmani

They (the unbelievers) are waiting for nothing but that the angels should come to them, or comes the command of your Lord. Similar was the reaction of those who were before them. Allah did not wrong them; rather they were doing wrong to themselves.

The Monotheist Group

Are they waiting for the angels to come for them, or a command from your Lord? It was exactly the same as what those before them did. God did not wrong them, but it was their own souls that they wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Les infidèles) attendent-ils que les Anges leur viennent, ou que survienne lʹordre de ton Seigneur? Ainsi agissaient les gens avant eux. Allah ne les a pas lésés; mais ils faisaient du tort à eux-mêmes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew li benda ku ferişte werin an jî fermana Perwerdegarê te were, disekinin?! Wan ên beriya wan jî welê kiribûn. Xwedê li wan zilm nekiriye, lê belê wan bi xwe li xwe zilm dikir.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kunnen zij dan iets anders verwachten dan dat de engelen tot hen komen of dat de beschikking van hun Heer komt? Zo handelden ook zij die er voor hun tijd waren. God deed hun geen onrecht aan, maar zij deden zichzelf onrecht aan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verwachten de ongeloovigen iets anders dan dat de engelen tot hen komen, om hunne zielen van hunne lichamen te scheiden, of dat het besluit van hunnen Heer op hen worde uitgevoerd? Zoo handelen zij die vóór hen waren en God handelde niet onrechtvaardig nopens hen, door hen te verdelgen: maar zij handelden onrechtvaardig met hunne eigene zielen.

Hollandaca — Siregar

Zij (de ongelovigen) wachten slechts tot de Engelen hen wegnemen, of het bevel van jouw Heer hen treft. Zo deden degenen vôôr hen. En Allah heeft hun geen onrecht aangedaan, maar zij plachten zichzelf onrecht aan te doen.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они [эти многобожники] ждут (чего-то иного), кроме того, что придут к ним ангелы (забрать их души), или придет повеление Господа твоего (о наказании их)? Так [как поступают эти многобожники] делали и те (неверующие), которые были до них. И не причинил Аллах им зла (подвергнув их смертельному наказанию), но они сами себе причинили зло (выбрав неверие и ослушание Аллаху) (за которое следует такое наказание).

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VÄNTAR de (som sätter gudar vid Guds sida) bara på att änglarna skall komma (och hämta deras själar) eller på din Herres straff i denna värld? Så betedde sig också deras föregångare; och (när straffet drabbade dem) var det inte Gud som gjorde dem orätt, nej, de hade gjort sig själva orätt;