O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

اَلَّذِينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِمِي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُوءٍ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَلِيمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

(e)lleƶīne teteveffāhumu l-melāiketu Zālimī enfusihim fe elḳavu s-seleme mā kunnā neǎ'melu min sū'in belā inne (a)llahe ǎlīmun bimā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
2تَتَوَفّٰيهُمُteteveffāhumuو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.canlarını aldığı
3الْمَلٰٓئِكَةُl-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.meleklerin
4ظَالِمِيZālimīظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmederlerken
5اَنْفُسِهِمْۖenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefislerine
6فَاَلْقَوُاfe elḳavuل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.diyerek
7السَّلَمَs-selemeس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakteslim olurlar
8مَا
9كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
10نَعْمَلُneǎ'meluع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapmıyorduk
11مِنْminhiçbir
12سُوءٍsū'inس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülük
13بَلٰٓىbelāhayır
14اِنَّinneşüphesiz
15اللّٰهَ(a)llaheAllah
16عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebiliyor
17بِمَاbimāşeyleri
18كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsizin
19تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Melekler, kendi kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken onlar, biz hiçbir kötülük yapmadık diye diye can verirler. Evet, şüphe yok ki Allah, sizin yaptıklarınızı tamamıyla bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Melekler, kendi kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken onlar, biz hiçbir kötülük yapmadık diye diye can verirler. Evet, şüphe yok ki Allah, sizin yaptıklarınızı tamamıyla bilir.

Adem Uğur

Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) "Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir."

Ahmed Hulusi

Nefslerine zulmedici olarak (şirk ile) yaşarken meleklerin vefat ettirdiği kimseler: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. . . "Hayır! Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı Aliym'dir. "

Ahmet Tekin

Küfürle, inkârla, haksızlıkla, din düşmanlığı ile kendilerine, birbirlerine haksızlık ve zulmederlerken meleklerin ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirdikleri kimseler ölüm sırasında ilâhî iradeye boyun eğerek: 'Biz, bilinçli olarak küfür, şirk, haksızlık, din düşmanlığı gibi günah olan davranışlar içinde değildik, zulmetmemiştik' diyerek teslim bayrağı çekerler. Melekler onlara: 'Neler yaptığınız belli. Allah sizin işlemekte olduğunuz amelleri biliyor.' derler.

Ahmet Varol

Melekler, kendi kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken onlar tamamen teslim olur ve: 'Biz bir kötülük yapmıyorduk' derler. 'Hayır! Doğrusu Allah sizin ne yaptığınızı bilir.'

Ali Bulaç

Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiç bir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Küfretmekle nefislerine zulmedenlerin canlarını Melekler alacağı zaman, onlar şöyle diyerek teslim olurlar: “-Biz, hiç bir fenalık yapmıyorduk.” Hayır, Allah sizin ne yapmış olduğunuzu çok iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, "Hiçbir kötülük yapmıyorduk!" diyerek teslim olurlar. Hayır, öyle değil! Kuşkusuz, Allah, neler yaptığınızı Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine zulmederlerken, meleklerin canlarını aldıkları kimseler,"Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Melekler onlara şöyle der: "Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilendir."

Bekir Sadak

Melekler kendilerine yazik etmis kimselerin canlarini alirken: «Biz hicbir kotuluk yapmiyorduk» diyerek teslim olurlar. Hayir; oyle degil; dogrusu Allah onlarin yaptiklarini bilmektedir.

Celal Yıldırım

Kendilerine zulmedenlerin melekler canlarını alırken, «biz hiçbir kötülük işlemiyorduk» diyerek teslimiyet gösterirler. Hayır, şüphesiz ki Allah, sizin işleyegeldiğiniz şeyleri çok iyi bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine kötülük edip dururken canlarını meleklerin aldığı kimseler, “Biz hiçbir kötülük yapmadık” diyerek boyun büküp teslim olurlar. “Hayır! Allah yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir!”

Diyanet İşleri

O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

Diyanet İşleri (eski)

Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: 'Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk' diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

Diyanet Vakfi

Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: «Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk.» (Onlara): «Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı elbette çok iyi bilendir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekler, kendilerine zulmetmiş kimselerin canlarını alırken onlar: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk." diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı tamamen biliyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki Melekler onları nefislerinin zalimleri olarak kabzederler de o vakıt bakarsın şöyle diyerek teslim olmuşlardır: biz bir kötülükten yapmıyorduk, hayır, Allah sizin ne maksadla yapıyorduğunuzu tamamen biliyor

Erhan Aktaş

Melekler, kendilerine haksızlık yapanların canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Melekler, kendilerine haksızlık yapanların canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Melekler, kendilerine haksızlık yapanların canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

Fizilal-il Kuran

Kendilerine zulmederken canları alınan kâfirler «Biz hiçbir kötülük yapmamıştık» diyerek ölüm meleklerine kolayca teslim olurlar. «Hayır, öyle değil. Allah sizin neler yaptıklarınızı bilir.»

Gültekin Onan

Ki melekler, kendi nefslerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiç bir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Tanrı, sizin neler yaptığınızı bilendir.

Hamdi Döndüren

Zulme devam ederken, meleklerin canlarını alacağı kimseler, “Biz, hiçbir kötülük yapmıyorduk.” diyerek teslim olurlar. Onlara, “Hayır, Allah sizin yapmış olduklarınızı, elbette çok iyi bilendir!”

Hasan Basri Çantay

Melekler, kendilerine (küfürleri sebebiyle) zulmedenlerin canlarını alacakları Zaman onlar: "Biz hiç bir fenalık yapmazdık" (diye diye) teslim (oldular). Hayır, Allah sizin neler işler olduğunuzu muhakkak ki çok iyi bilendir.

Hasib Asutay

Kendilerine zulmederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler, 'Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk' diyerek teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilendir.

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, nefislerine zulmedici kimseler oldukları hâlde iken, melekler onların canlarını alırlar. O vakit (onlar): '(Biz) hiçbir kötülük yapmıyorduk!' diye teslîm olmuşlardır. Hayır! Muhakkak ki Allah, sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Melekler; kendilerine zulmetmiş olanların canını alırken: Biz, hiç bir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah sizin neler yaptığınızı bilir.

Mehmet Okuyan

Melekler canlarını alırken kendilerine yazık eden kişiler, “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk ki!” diyerek teslim olurlar. (Melekler şöyle diyeceklerdir) “Hayır! Allah sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.

Muhammed Esed

onlar ki, kendi kendilerine zulüm hali içindeyken melekler canlarını almıştı!" Böyleleri nihayet (hesap vermeye çağırıldıklarında): "Kötü bir şey yapma(k isteme)miştik biz!" (diyerek) boyun eğme tavrı takınacaklar. (Fakat onlara;) "Hayır!" (diye karşılık verilecek,) "Muhakkak ki, yapıp ettiğiniz her şeyi Allah eksiksiz biliyor!

Mustafa İslamoğlu

O kimseler ki, kendi kendilerine kötülük etmeyi sürdürürken melekler onların canlarını almışlardı. İşte (Hesap Günü) bunlar teslim sancağını çekerek "Biz yaptıklarımızı kötülük olsun diye yapmamıştık" (diyecekler). "Yoo!" (denilecek kendilerine), "Unutuyorsunuz ama, Allah yapmış olduğunuz her şeyi eksiksiz bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, kendi nefislerine zulmediciler oldukları halde onların ruhlarını melekler kabzedecektir. O vakit onlar, «Biz bir kötülük yapar olmadık,» diye teslimiyet göstereceklerdir. Hayır, şüphe yok ki Allah Teâlâ sizin ne yapar olduğunuzu bihakkın bilicidir.

Ömer Öngüt

Nefislerine zulmederken meleklerin canlarını aldığı kimseler (ölümü görünce) teslim olurlar. “Biz hiç kötülük yapmıyorduk!” derler. Melekler de onlara şöyle cevap verirler: “Hayır! Allah sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir. ”

Suat Yıldırım

(28-29) Kendi öz canlarına zulmederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler azabı görünce; "Biz, bir kötülük olsun diye yapmıyorduk!" diye başlarını öne eğerler. Kendilerine iman ilmi nasib edilmiş olanlar da; "Hayır, hayır! Allah yaptığınız işi ne maksatla yaptığınızı pek iyi biliyor! O halde girin bakalım içinde ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından! Ne fena bir yerdir o kibirlilerin yeri!" derler.

Süleyman Ateş

Nefislerine zulmederlerken meleklerin, canlarını aldığı kimseler; "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk!" diye teslim olurlar. "Hayır, Allah sizin yaptıklarınızı biliyor."

Süleymaniye Vakfı

Onlar, meleklerin, yanlışlar içinde iken vefat ettireceği kimselerdir. Hemen teslimiyet gösterir ve "Biz kötü bir şey yapmıyorduk ki!" derler. Hayır, neler yaptığınızı Allah gayet iyi biliyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini kötü duruma düşürmüşken, meleklerin vefat ettirdiği kimseler hemen teslimiyet gösterir ve "Kötü bir şey yapmıyorduk ki!" derler. Allah ne yaptığınızı bilir.

Şaban Piriş

Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken "biz bir kötülük yapmamıştık." diyerek teslim olurlar. Şüphesiz, Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.

Tefhim-ul Kuran

Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, «Biz hiç bir kötülük yapmıyorduk» diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.

Ümit Şimşek

Melekler onların canlarını alırken, kendilerine zulmeden o kâfirler uysallaşıverir ve 'Biz bir kötülük yapmamıştık' derler. Evet, yaptınız! Sizin neler yaptığınızı Allah hakkıyla biliyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Öz benliklerine zulmedip durdukları bir sırada, meleklerin vefat ettirdikleri kişiler şöyle diyerek teslim bayrağını çekerler: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk." İş hiç de öyle değil. Allah, sizin yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mələklər (küfr etməklə, Allaha şərik qoşmaqla) özlərinə zülm edənlərin canlarını aldıqda onlar (ölüm qorxusundan Allahın əmrinə) təslim olub: ″Biz heç bir pislik etmirdik!″ – deyəcək (mələklər də onlara belə cavab verəcəklər): ″Xeyr, (elə deyildir) Allah sizin nələr etdiyinizi çox yaxşı bilir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen, die sich selbst unrecht getan haben, werden behaupten, wenn sie sich den Engeln ergeben, die sie abberufen, sie hätten keine bösen Taten begangen. Ihnen wird gesagt werden: ʺDoch! Gott weiß um eure Untaten.

Almanca — Der Edle Quran

die die Engel abberufen, während sie sich selbst Unrecht zugefügt haben. Sie werden Frieden anbieten: ʺWir pflegten nichts Böses zu tun.ʺ - ʺDoch, Allah weiß Bescheid über das, was ihr zu tun pflegtet.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, die von den Engeln abberufen werden - da sie gegen sich selber gefrevelt haben und nun unterwürfig geworden sind (sagen): ʺWir pflegten ja, nichts Böses zu tun.ʺ Nein, wahrlich, Allah weiß wohl, was ihr zu tun pflegtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

denjenigen, welche die Engel einziehen, während sie gegen sich selbst noch Unrecht begingen.ʺ So fügten sie sich demütig: ʺWir pflegten doch nichts Schlechtes zu tun.ʺ Doch, mit Sicherheit! Gewiß, ALLAH ist allwissend über das, was ihr zu tun pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is these who persist in doing wrong and continue firmly in the state of disbelief in Allah until the encounter with the angels of death who disembody their souls. There and then they express their willingness to submit to Allah and learn at last acceptance of their lot and claim they never did wrong. But the angels say to them: "But you did, and Allah is indeed 'Alimun of all you did".

Abdul Haleem

Those whose lives the angels take while they are wronging themselves will show submission: ‘We were doing no evil.’ ‘Yes you were: God knows fully everything that you have done,

Abdullah Yusuf Ali

"(Namely) those whose lives the angels take in a state of wrong-doing to their own souls." Then would they offer submission (with the pretence), "We did no evil (knowingly)." (The angels will reply), "Nay, but verily Allah knoweth all that ye did;

Abul A'la Maududi

the same unbelievers who, when the angels seize them and cause them to die while they are engaged in wrong-doing, they will proffer their submission saying: "We were engaged in no evil." (The angels will answer them): "Surely Allah knows well all that you did.

Aisha Bewley

As for those the angels take in death while they are wronging themselves, they will offer their submission: ‘We did not do any evil. ’ Oh yes you did! Allah knows what you were doing.

Al-Hilali & Khan

"Those whose lives the angels take while they are doing wrong to themselves (by disbelief and by associating partners in worship with Allâh and by committing all kinds of crimes and evil deeds)." Then, they will make (false) submission (saying): "We used not to do any evil." (The angels will reply): "Yes! Truly, Allâh is All-Knower of what you used to do.

Ali Quli Qarai

—Those whom the angels take away while they are wronging themselves. Thereat they submit: ‘We were not doing any evil!’ ‘Yes, indeed Allah knows best what you used to do!

Amatul Rahman Omar

Those whom the angels cause to die while they are (still engrossed) in doing wrong to themselves; (when they are on the point of death) they will offer submission (saying), `We used to do no evil. ' (The angels will say,) `It is not as you say. Surely, Allâh knows well all that you have been doing.

Arthur John Arberry

whom the angels take while still they are wronging themselves. ' Then they will offer surrender: 'We were doing nothing evil. 'Nay; but surety God has knowledge of the things you did.

Bijan Moeinian

These are the same people who will be put to death by the angels at the height of wrongdoing. They will have nothing to say in their defense except: "We did not do anything wrong!" No way! God knows exactly what you have done.

E. Henry Palmer

Those whom the angels took away were wronging themselves; then they offered peace: 'We have done no evil. ' - 'Yea! verily, God knows what ye did.

Edip-Layth

Those whom the controllers take while they had wronged themselves: "Amnesty, we did not do any evil!" "Alas, God is aware of what you had done."

George Sale

They whom the angels shall cause to die, having dealt unjustly with their own souls, shall offer to make their peace in the article of death, saying, we have done no evil. But the angels shall reply, yea; verily God well knoweth that which ye have wrought:

Hamid S. Aziz

"Those whom the angels take away while they are wronging their own souls. " Then will they offer peace and surrender, saying "We have done no evil (knowingly)." (The reply will be) "Nay! Surely Allah knows what you used to do.

Mahmoud Ghali

(The disbelievers are the ones) whom the Angels take up while they are unjust to themselves. So they will cast forth full submissiveness. "In no way were we doing anything odious." Yes indeed, (yet) surely Allah is Ever-Knowing of whatever you were doing.

Marmaduke Pickthall

Whom the angels cause to die while they are wronging themselves. Then will they make full submission (saying): We used not to do any wrong. Nay! Surely Allah is Knower of what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

They whose souls are drawn out by the angels while they are sinning, shall offer submission: "We did no evil. " But God knows well what you did.

Muhammad Asad

those whom the angels have gathered in death while they were still sinning against themselves!" Then will they [who are thus arraigned] proffer their submission, [saying:] "We did not [mean to] do any evil! [But they will be answered:] "Yea, verily, God has full knowledge of all that you were doing!

Mustafa Khattab

Those whose souls the angels seize while they wrong themselves will then offer ˹full˺ submission ˹and say falsely,˺ "We did not do any evil." ˹The angels will say,˺ “No! Surely Allah fully knows what you used to do.

Progressive Muslims

Those whom the Angels take while they had wronged their souls: "Amnesty, we did not do any evil!" "Alas, God is aware of what you had done. "

Sahih International

The ones whom the angels take in death [while] wronging themselves, and [who] then offer submission, [saying], "We were not doing any evil. " But, yes! Indeed, Allah is Knowing of what you used to do.

Sam Gerrans

“Those whom the angels take while wronging their souls.” Then they will offer submission: “We were not doing any evil.” — “Verily, God knows what you did,

Shabbir Ahmed

Namely, those whose lives the angels take while they were doing wrong to their own "Self". They finally would offer submission and say, "We did not mean to do wrong." "Yes indeed! Allah is Knower of all you were doing!"

Syed Vickar Ahamed

"Those (disbelievers) whose lives the angels take in a state of doing wrong to their own souls. " Then, would they offer submission (and say), "We did no evil (knowingly)." (The angels will reply), "Yes, truly Allah knows all that you did;

Taqi Usmani

the ones to whom the angels brought death while they were (still) wronging themselves." Then, they will resort to submission, (yet will say), "We used to do nothing wrong.” (They will be answered) Why not? Allah knows well what you used to do.

The Monotheist Group

Those whom their lives are terminated by the angels, while they had wronged themselves: "Amnesty, we have not done any evil!" "Alas, God is aware of what you have done."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux à qui les Anges ôtent la vie, alors quʹils sont injustes envers eux-mêmes, se soumettront humiliés, (et diront): ʺNous ne faisions pas de mal!ʺ - ʺMais, en fait, Allah sait bien ce que vous faisiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan kafirên ku (bi girtina hevpişkan) li xwe zilm kir, dema melayîket ruhê wan distînin, vêca radestî ber fermana Xwedê dibin, dê bêjin: Me tu karê xerab nedikir. (Vêca melayîket ji wan re dibêjin:) Nexêr. Teqez Xwedê bi ya ku we dikir, dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die door de engelen worden weggenomen, terwijl zij zichzelf onrecht hebben aangedaan en die dan vrede aanbieden: ʹWij deden geen kwaad.?ʺ ʺIntegendeel, God weet wat jullie aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij welken de engelen des doods bij het sterven zullen afwachten omdat zij onrechtvaardig met hunne zielen gehandeld hebben, zullen in het oogenblik des doods aanbieden, zich te onderwerpen, zeggende: Wij hebben geen kwaad bedreven. Maar de engelen zullen antwoorden: Ja, waarlijk, God kent wat gij hebt bedreven.

Hollandaca — Siregar

(Zij zijn) degenen die door de Engelen weggenomen werden terwijl zij onrecht tegen zichzelf begingen. Dan zullen zij zich overgeven (en zeggen:) ʺWij plachten geen kwaad te bedrijven. (De Engelen zullen antwoorden:) ʺNee, voorwaar, Allah weet het beste wat jullie plachten te doen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

тем, которых ангелы упокоивают [забирают их души] (в положении, когда они являются) причинившими зло самим себе (своим неверием)». (И увидев смерть) они принесли покорность: «Не делали мы никакого зла [ослушания Аллаха]!» (Им будет сказано): «Нет, (вы лжете)! (Вы делали это и) поистине, Аллах знает (все), что вы делали!»

Rusça — Osmanov

тех, которых ангелы упокоивают грешникамиʺ. Они же проявят покорность [и скажут]: ʺМы не намеревались грешитьʺ. [Им ответят]: ʺКак бы не так! Воистину, Аллах ведает о том, что вытворили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som i det ögonblick då änglarna samlade in deras själar (fortsatte att) göra orätt mot sig själva (genom sin förnekelse)!ʺ Då skall de underkasta sig (och säga:) ʺVi gjorde inte orätt (med avsikt).ʺ (Men svaret skall bli:) ʺJo, sannerligen (gjorde ni orätt med avsikt)! Gud har full kännedom om alla era handlingar!