Hicr Suresi 88. Ayet — Elfaz
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
1لَاlāHarf-i Nefi
2تَمُدَّنَّtemuddennedikmeMuzari Fiil+Nun-u Te'kidFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek
3عَيْنَيْكَǎyneykegözleriniİsim+Zamirع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.
4اِلٰىilāHarf-i Cer
5مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6مَتَّعْنَاmetteǎ'nāverdiğimiz dünyalığaMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.
7بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
8اَزْوَاجًاezvācenbazı çiftlereİsimز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca
9مِنْهُمْminhumonlardanHarf-i Cer+Zamir
10وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
11تَحْزَنْteHzenüzülmeMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.
12عَلَيْهِمْǎleyhimonlaraHarf-i Cer+Zamir
13وَاخْفِضْve ḣfiDve indirBağlaç+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabخ ف ضAlçaltmak, çöktürmek, aşağılamak, üstesinden gelmek, kolay/sakin/nazik olmak, sakin/kolay ve bereketli bir yaşam sürmek, ses tonu yumuşak veya nazik olmak
15لِلْمُؤْمِنِينَli l-mu'minīnemü'minlereHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman