Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ
ve nezeǎ'nā mā fī Sudūrihim min ğillin iḣvānen ǎlā sururin muteḳābilīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gönüllerindeki kîni, hasedi, tâ kökünden söküp attık onların, kardeşlerdir, birbirlerine karşı tahtlar üstünde otururlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gönüllerindeki kîni, hasedi, tâ kökünden söküp attık onların, kardeşlerdir, birbirlerine karşı tahtlar üstünde otururlar.
Adem Uğur
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.
Ahmed Hulusi
Biz onların, (ayrı görmekten kaynaklanan) kin - düşmanlık duygularını içlerinde söküp attık! Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.
Ahmet Tekin
Biz Cennet ehlinin kalplerindeki kinleri çıkarır atarız. Onlar artık, tahtlar üzerinde, karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.
Ahmet Varol
Gönüllerinde kin adına ne varsa çıkarmışızdır. Kardeşler halinde karşı karşıya tahtlar üzerindedirler.
Ali Bulaç
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.
Ali Fikri Yavuz
Biz, o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Ali Rıza Safa
Yüreklerindeki kini söküp atarız; kardeşler olarak, koltuklar üzerinde karşılıklı otururlar.
Bayraktar Bayraklı
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.
Bekir Sadak
Biz onlarin gonullerinde olan kini cikardik, artik onlar sedirler uzerinde karsilikli oturan kardeslerdir.
Celal Yıldırım
Kalblerindeki kini söküp çıkarmışızdır. Sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir onlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onların gönüllerini düşmanlık duygularından temizledik; artık bir kardeşler topluluğu olarak sedirler üzerinde karşı karşıya oturacaklar.
Diyanet İşleri
Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
Diyanet İşleri (eski)
Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
Diyanet Vakfi
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur, köşkler üzerinde kardeşler olarak karşı karşıya oturacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur da ıhvan olarak köşkler üzere karşı karşıya otururlar
Erhan Aktaş
Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Fizilal-il Kuran
Biz cennetliklerin kalplerindeki tüm kin tortularını çekip çıkardık, onlar orada karşılıklı koltuklarda oturan kardeşlerdir.
Gültekin Onan
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.
Hamdi Döndüren
Onların göğüslerindeki kin ve nefreti çıkarıp atmışızdır. Kardeşler olarak divanlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Hasan Basri Çantay
Biz onların göğüslerindeki kini söküb atdık (atacağız. Onlar) kardeşler haalinde, karşı karşıya tahtları üzerindedirler (tahtlarına dayanarak oturacaklardır).
Hasib Asutay
Biz onların kalplerindeki kini çıkarıp atmışızdır, kardeşler olarak divanlar üzerinde karşı karşıyadırlar.
Hayrat Neşriyat
Artık onların kalblerindeki kinleri (ve bütün kötü hisleri) söküp atmışızdır, (hepsi de) kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya (oturmakta)dırlar.
İbni Kesir
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık. Artık onlar kardeş olarak sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.
Mehmet Okuyan
(Ayrıca onların) göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışız (atmış olacağız). (Birbirlerine) kardeş bir şekilde tahtlar üzerinde karşılıklı olarak kurulup oturmakta (olacaklar)dır.
Muhammed Esed
(O zaman) Biz onları içlerinde (kalmış) olabilecek nahoş duygu ve düşüncelerden arındıracağız ve (böylece) birbirleriyle kardeş olarak mutluluk tahtları üzerinde karşı karşıya oturacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Zira Biz Onları, içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız. Onlar mutluluk tahtları üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı oturacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların sinelerindeki kirden olan şeyleri çıkarıp attık. Onlar tahtlar üzerinde kardeşler olarak karşı karşıya bulunacaklardır.
Ömer Öngüt
Biz onların gönüllerindeki kinleri çıkarır atarız. Artık onlar kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Suat Yıldırım
Onların kalplerindeki kini söküp çıkarmışızdır. Dost ve kardeş olarak, divanlar üzerinde karşı karşıya otururlar.
Süleyman Ateş
Onların göğüslerindeki kini çıkarıp atmışızdır; (hepsi) kardeşler olarak divanlar üzerinde karşı karşıya oturur (sohbet eder)ler.
Süleymaniye Vakfı
İçlerindeki çekememezliği söküp atmış olacağız. Kardeş olacaklar ve sedirler üzerinde karşılıklı oturacaklar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz göğüslerindeki kötü bağlantıları söküp atmış oluruz. Kardeşler halinde karşılıklı sedirler üzerindedirler.
Şaban Piriş
Biz, onların gönlündeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.
Tefhim-ul Kuran
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.
Ümit Şimşek
Kin namına ne varsa gönüllerinden çıkarmışızdır; karşılıklı tahtlarda, sevinç içinde, kardeş kardeş otururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Göğüslerindeki düşmanlığı çekip almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onların ürəklərindəki kin-küdurəti çıxarıb atdıq. Onlar qardaş olub taxt üstündə qarşı-qarşıya əyləşərlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Und Wir werden ihre Herzen von jeglichem Neid befreien und sie sich wie Brüder auf Lagern einander gegenüber setzen lassen.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir nehmen weg, was in ihren Brüsten an Groll ist, als Brüder auf Liegen (ruhend), einander gegenüber.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir wollen hinwegnehmen, was an Groll in ihren Herzen sein mag; brüderlich (sollen sie) auf Ruhesitzen einander gegenüber sitzen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR nahmen aus ihren Brüsten jeglichen Groll heraus. Sie sind als Geschwister auf Liegen einander gegenüber.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We will have erased malevolence from their breasts and injurious events from their memories; now they are an association of brothers spiritually allied to each other, seated on thrones of dignity facing each other.
Abdul Haleem
and We shall remove any bitterness from their hearts: [they will be like] brothers, sitting on couches, face to face.
Abdullah Yusuf Ali
And We shall remove from their hearts any lurking sense of injury: (they will be) brothers (joyfully) facing each other on thrones (of dignity).
Abul A'la Maududi
And We shall purge their breasts of all traces of rancour; and they shall be seated on couches facing one another as brothers.
Aisha Bewley
We will strip away any rancour in their hearts – brothers, resting on couches face-to-face.
Al-Hilali & Khan
"And We shall remove from their breasts any deep feeling of bitterness (that they may have). (So they will be like) brothers facing each other on thrones.
Ali Quli Qarai
We will remove whatever rancour there is in their breasts; [intimate like] brothers, [they will be reclining] on couches, facing one another.
Amatul Rahman Omar
And We shall remove every vestige of rancour that may be in their hearts. They will be like brothers (seated cheerfully) on raised couches (of happiness), face to face.
Arthur John Arberry
We shall strip away all rancour that is in their breasts; as brothers they shall be upon couches set face to face;
Bijan Moeinian
I will erase all bad feelings [that they might have developed in their worldly life towards each other] from their memory. Thus, they will become like brothers, enjoying themselves while sitting face to face in reclining plush furniture.
E. Henry Palmer
And we will strip off whatever ill-feeling is in their breasts; as brethren on couches face to face'.
Edip-Layth
We removed all negative feelings in their chests; they are brothers in quarters facing one another.
George Sale
And we will remove all grudges from their breasts; they shall be as brethren, sitting over against one another on couches:
Hamid S. Aziz
And We will strip off whatever ill-feeling is in their breasts; as brethren they rest on couches face to face.
Mahmoud Ghali
And We will draw out from them whatever rancor may be in their breasts; as brethren they will be upon settees facing one another.
Marmaduke Pickthall
And We remove whatever rancour may be in their breasts. As brethren, face to face, (they rest) on couches raised.
Mohamed Ahmed - Samira
We shall cast out any grudge they may have in their hearts. (There) they will sit on couches face to face like brothers together.
Muhammad Asad
And [by then] We shall have removed whatever unworthy thoughts or feelings may have been [lingering] in their breasts, [and they shall rest] as brethren, facing one another [in love] upon thrones of happiness.
Mustafa Khattab
We will remove whatever bitterness they had in their hearts.[1] In a friendly manner, they will be on thrones, facing one another.
Progressive Muslims
And We removed what sadness was in their chests, they are brothers in quarters facing one another.
Sahih International
And We will remove whatever is in their breasts of resentment, [so they will be] brothers, on thrones facing each other.
Sam Gerrans
And We will remove what is in their hearts of rancour — as brethren, upon couches facing one another;
Shabbir Ahmed
And We shall remove from their hearts any sense of jealousy, rancor, rivalry and bitterness (7:43). And they shall rest as brothers and sisters, facing one another, on thrones of happiness. (56:15), (88:13).
Syed Vickar Ahamed
And from their hearts, We shall remove any left over sense of pain and injury: (Like) brothers (happily) facing each other on thrones (of dignity).
Taqi Usmani
We shall have removed whatever grudge they had in their hearts, (thus making them) brothers, sitting on couches, face to face.
The Monotheist Group
AndWe removed what animosity was in their chests, they are brothers in quarters facing one another.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous aurons arraché toute rancune de leurs poitrines: et ils se sentiront frères, faisant face les uns aux autres sur des lits.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me kîna di sîngên wan de avêt; êdî (ji hev re) bûne bira, li ser textan li pêşberî hev in.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij nemen weg wat er in hun harten aan wrok was, zodat zij als broeders op rustbanken tegenover elkaar zitten.
Hollandaca — Siregar
En Wij nemen weg wat er in hun harten aan wrok is, (zij zijn daarin) als broeders, op rustbanken zitten zij tegenover elkaar.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы изъяли все, что было у них [у обитателей Рая] в груди из злобы [ненависть]. (И живут они в Раю) братьями (и сидя) на (расшитых) ложах (беседуют) обратившись лицом друг к другу.
Rusça — Osmanov
И Мы исторгли из сердец [людей] ненависть [взаимную], и они, как братья, восседают на ложах, обратившись друг к другу.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi skall rensa bort ur deras bröst (alla rester av gammalt) agg och (med hjärtat fyllt av) broderlig kärlek (skall de ta plats) på upphöjda troner mitt emot varandra.