(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرِينَ اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
ḳāle fe inneke mine l-munZerīne / ilā yevmi l-veḳti l-meǎ'lūmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Malûm vaktin gelip çatacağı güne dek.
Abdulkadir Gölpınarlı
Malûm vaktin gelip çatacağı güne dek.
Adem Uğur
Allah katında bilinen vaktin gününe kadar...
Ahmed Hulusi
"Bilinen süreç gelene kadar!"
Ahmet Tekin
'Benim tarafımdan bilinen vaktin günü gelinceye kadar mühlet verilenlerdensin.'
Ahmet Varol
Bilinen zamanın (dolacağı) güne kadar.'
Ali Bulaç
"Bilinen günün vaktine kadar."
Ali Fikri Yavuz
Allah katında bilinen bir vaktin gününe kadar...
Ali Rıza Safa
"Zamanı bilinen güne dek!"
Bayraktar Bayraklı
- Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.
Bekir Sadak
(37-38) Allah: «Sen, bilinen gun gelene kadar birakilanlardansin» dedi.
Celal Yıldırım
(37-38) Allah da, «sen bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(37-38) Allah, “Vakti (katımızda) bilinen bir güne kadar mühlet verilmiş olanlardansın” buyurdu.
Diyanet İşleri
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
(37-38) Allah: 'Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın' dedi.
Diyanet Vakfi
(37-38) Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Allah katında bilinen vaktin gününe kadar...»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin
Erhan Aktaş
"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.
Fizilal-il Kuran
O belirli vaktin gününe kadar.
Gültekin Onan
"Bilinen günün vaktine kadar."
Hamdi Döndüren
“O bilinen vaktin gününe kadar.”
Hasan Basri Çantay
(37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".
Hasib Asutay
Bilinen günün vaktine kadar. (9) (9. Birinci nefhaya kadar.)
Hayrat Neşriyat
(37-38) (Allah:) 'Haydi, doğrusu sen, bilinen vaktin gününe (kıyâmete) kadar mühlet verilenlerdensin!' buyurdu.
İbni Kesir
Bilinen gün gelene kadar.
Mehmet Okuyan
(Allah) “Şüphesiz ki sen (zaten) bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin.” demişti.
Muhammed Esed
(tabii,) vakti (ancak Benim tarafımdan) bilinen o Gün'e kadar."
Mustafa İslamoğlu
(tabi ki, sadece tarafımdan) bilinen zaman doluncaya ve günü gelinceye kadar!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(37-38) (Allah Teâlâ da) buyurdu ki: «Artık şüphe yok, sen mühlet verilmişlerdensin.» «Malum olan vakit gününe kadar.»
Ömer Öngüt
“Bilinen vaktin gününe kadar. ”
Suat Yıldırım
(37-38) "Haydi, buyurdu, belirli bir güne kadar sana müsaade edildi."
Süleyman Ateş
"O bilinen vaktin gününe kadar!"
Süleymaniye Vakfı
O malum gün gelinceye kadar (ölmeyeceksin)."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Belli günün vakti gelinceye kadar."
Şaban Piriş
Vakti bilinen bir güne kadar..
Tefhim-ul Kuran
«Bilinen günün vaktine kadar.»
Ümit Şimşek
'Vakti belirli bir güne kadar.'
Yaşar Nuri Öztürk
"Bilinen vaktin gününe kadar..."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ancaq məlum vaxtın gününə qədər”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ancaq məʼlum vaxtın gününə (İsrafil surunu birinci dəfə çalana və bütün məxluqat məhv olana) qədər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
bis zu dem bestimmten Tag.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
bis zum Tag der (wohl)bekannten Zeit.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
bis zur vorbestimmten Zeit.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
bis zu dem Tag der bekannten Zeit.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Till the specified Day on which the point of time has been predetermined".
Abdul Haleem
‘until the Day of the Appointed Time.’
Abdullah Yusuf Ali
"Till the Day of the Time appointed."
Abul A'la Maududi
until the day of a known time."
Aisha Bewley
until the Day whose time is known. ’
Al-Hilali & Khan
"Till the Day of the time appointed."
Ali Quli Qarai
until the day of the known time. ’
Amatul Rahman Omar
`Till the day of which the time is known (to Me). '
Arthur John Arberry
unto the day of a known time. '
Bijan Moeinian
"Until that Day which is pre-determined. "
E. Henry Palmer
until the day of the noted time. '
Edip-Layth
"Until the day of the appointed time."
George Sale
until the day of the appointed time.
Hamid S. Aziz
Until the Day of the Appointed Time. "
Mahmoud Ghali
To the Day of a known time. "
Marmaduke Pickthall
Till the Day of appointed time.
Mohamed Ahmed - Samira
"Till the predetermined time. "
Muhammad Asad
till the Day the time whereof is known [to Me alone]. "
Mustafa Khattab
until the appointed Day."
Progressive Muslims
"Until the Day of the appointed time. "
Sahih International
Until the Day of the time well-known. "
Sam Gerrans
“Until the day of the known time.”
Shabbir Ahmed
"Till the Day known (to Me alone)".
Syed Vickar Ahamed
"Till the Day of the Time appointed. "
Taqi Usmani
till the day of the Appointed Time."
The Monotheist Group
"Until the Day of the time appointed."
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Heyanî roja dema diyarkirî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
tot de dag van de vastgestelde tijd.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Tot den dag van den bepaalden tijd.
Hollandaca — Siregar
Tot de Dag van het vastgestelde tijdstip.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
до дня, время (наступление) которого известно (Аллаху)!»
Rusça — Osmanov
до дня, наступление которого определеноʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
till den Dag vars ankomsttid är känd (av Mig ensam).ʺ