(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرِينَ اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
ḳāle fe inneke mine l-munZerīne / ilā yevmi l-veḳti l-meǎ'lūmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki dedi, sen, mühlet verilmişlerdensin.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki dedi, sen, mühlet verilmişlerdensin.
Adem Uğur
Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin"
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilenlerdensin!"
Ahmet Tekin
Allah: 'Sen mühlet verilenlerdensin' buyurdu.
Ahmet Varol
(Allah) dedi ki: 'O halde sen süre tanınanlardansın.
Ali Bulaç
Dedi ki: 'Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.'
Ali Fikri Yavuz
Allah buyurdu ki, sen mühlet verilenlerdensin,
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Madem öyle, sana süre verilmiştir!"
Bayraktar Bayraklı
- Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.
Bekir Sadak
(37-38) Allah: «Sen, bilinen gun gelene kadar birakilanlardansin» dedi.
Celal Yıldırım
(37-38) Allah da, «sen bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(37-38) Allah, “Vakti (katımızda) bilinen bir güne kadar mühlet verilmiş olanlardansın” buyurdu.
Diyanet İşleri
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
(37-38) Allah: 'Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın' dedi.
Diyanet Vakfi
(37-38) Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Allah buyurdu ki: «Sen mühlet verilenlerdensin.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin
Erhan Aktaş
Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;"
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;"
Fizilal-il Kuran
Allah, «Sen kendilerine yaşama süresi tanınanlardansın» dedi.
Gültekin Onan
Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."
Hamdi Döndüren
Allah dedi: “Haydi sen süre verilenlerdensin!”
Hasan Basri Çantay
(37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".
Hasib Asutay
(Allah), 'Artık şüphesiz sen (kendilerine) süre verilenlerdensin' buyurdu.
Hayrat Neşriyat
(37-38) (Allah:) 'Haydi, doğrusu sen, bilinen vaktin gününe (kıyâmete) kadar mühlet verilenlerdensin!' buyurdu.
İbni Kesir
Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.
Mehmet Okuyan
(Allah) “Şüphesiz ki sen (zaten) bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin.” demişti.
Muhammed Esed
"Pekala, öyle olsun:" diye buyurdu O, "kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,
Mustafa İslamoğlu
(Allah) buyurdu ki: "Peki, sen zaten süre tanınmışlardan birisin;
Ömer Nasuhi Bilmen
(37-38) (Allah Teâlâ da) buyurdu ki: «Artık şüphe yok, sen mühlet verilmişlerdensin.» «Malum olan vakit gününe kadar.»
Ömer Öngüt
Buyurdu ki: “Şüphesiz ki sen mühlet verilenlerdensin. ”
Suat Yıldırım
(37-38) "Haydi, buyurdu, belirli bir güne kadar sana müsaade edildi."
Süleyman Ateş
(Allah): "Haydi," dedi, "sen ertelenmişlerdensin!"
Süleymaniye Vakfı
(Allah) Dedi ki: "Sen kendisine yaşama fırsatı verilenlerdensin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
(Allah) Dedi ki "Sen kendisine süre verilenlerdensin.
Şaban Piriş
-Sen, ertelenenlerdensin! dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.»
Ümit Şimşek
Allah buyurdu ki: 'Sana süre tanınmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Buyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allah dedi: “Sən möhlət verilənlərdənsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Allah) buyurdu: ″Sən möhlət verilənlərdənsən″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Gott sprach: ʺDir wird Aufschub gewährt
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺGewiß, du gehörst zu denjenigen, denen Aufschub gewährt wird
Almanca — M. A. Rassoul
Er sprach: ʺDu bist unter denen, die Aufschub erlangen
Almanca — Muhammad Zaidan
ER sagte: ʺDu gehörst zu denen, denen eine Frist eingeräumt wird,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Reprieve is granted", Allah said, "respiting your condemnation"
Abdul Haleem
‘You have respite,’ said God,
Abdullah Yusuf Ali
(Allah) said: "Respite is granted thee
Abul A'la Maududi
Allah said: "For sure you are granted respite
Aisha Bewley
He said, ‘You are among the reprieved
Al-Hilali & Khan
Allâh said: "Then, verily, you are of those reprieved,
Ali Quli Qarai
Said He, ‘You are indeed among the reprieved
Amatul Rahman Omar
(Lord) said, `You are indeed of those already granted respite,
Arthur John Arberry
Said He, 'Thou art among the ones that are respited
Bijan Moeinian
I said: "Your request is granted. "
E. Henry Palmer
He said, 'Then, verily, thou art of the respited
Edip-Layth
He said, "You are given respite,"
George Sale
God answered, verily thou shalt be one of those who are respited
Hamid S. Aziz
He said, "Then, verily, you are of the reprieved
Mahmoud Ghali
Said He, "Then surely you are among the respited,
Marmaduke Pickthall
He said: Then lo! thou art of those reprieved
Mohamed Ahmed - Samira
"You are among the reprieved, " (said the Lord),
Muhammad Asad
Answered He: "Verily, so be it: thou shalt be among those who are granted respite
Mustafa Khattab
Allah said, "You will be delayed
Progressive Muslims
He said: "You are given respite. "
Sahih International
[ Allah ] said, "So indeed, you are of those reprieved
Sam Gerrans
He said: “Thou art of those granted respite
Shabbir Ahmed
Answered He, "Verily, so be it. You shall be among those who are granted respite."
Syed Vickar Ahamed
(Allah) said: "To you relief is granted—
Taqi Usmani
He (Allah) said, "Well, respite is given to you
The Monotheist Group
He said: "You are given respite."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Allah) dit: ʺtu es de ceux à qui ce délai est accordé,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Xwedê jê re got: Baş e tu ji xwelêgirtiyan î…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺJij behoort bij hen die uitstel hebben gekregen
Hollandaca — Salomo Keyzer
God antwoordde: Waarlijk, gij zult tot hen behooren, die uitstel hebben verkregen.
Hollandaca — Siregar
Hij (Allah) zei: ʺVoorwaar, jij behoort tot degenen die uitdel kregen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Сказал Он [Аллах] (Иблису): «Поистине же, ты – из (числа) тех, кому дана отсрочка [не умрешь]
Rusça — Osmanov
[Аллах] ответил: ʺВоистину, тебе дана отсрочка
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Gud) svarade: ʺDu är en av dem som skall beviljas anstånd