Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ

ve in min şey'in illā ǐndenā ḣazāinuhu ve mā nunezziluhu illā bi ḳaderin meǎ'lūmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve yoktur
2مِنْminhiçbir
3شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşey
4اِلَّاillāsadece
5عِنْدَنَاǐndenāع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.bizim yanımızdadır
6خَزَائِنُهُḣazāinuhuخ ز نBir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak.hazineleri
7وَمَاve māve
8نُنَزِّلُهُnunezziluhuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.biz indirmeyiz
9اِلَّاillādışında
10بِقَدَرٍbi ḳaderinق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışbir miktar
11مَعْلُومٍmeǎ'lūminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilinen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiçbir şey yoktur ki hazîneleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malûm bir miktarda indiririz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hiçbir şey yoktur ki hazîneleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malûm bir miktarda indiririz.

Adem Uğur

Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

Ahmed Hulusi

Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri (oluşturan kuvveleri) bizim indimizde olmasın! Biz onu (o kuvveleri - özellikleri) gereken ölçüsüyle inzal ederiz (açığa çıkartırız).

Ahmet Tekin

Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz, o hazinelerden, ancak bir hesap, bir plan dahilinde, belli ölçülerde, düzenli olarak veririz, indiririz.

Ahmet Varol

Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizim katımızda olmasın. Onu ancak belirli bir ölçüye göre indiririz.

Ali Bulaç

Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.

Ali Fikri Yavuz

Kulların faydalandığı hiç bir şey yoktur ki, onu meydana getiren hazinelerin anahtarları katımızda olmasın, (muhakkak her şey bizim kudretimizle meydana gelir). Fakat biz, onu, ancak ihtiyaca göre, malum bir miktarda veririz.

Ali Rıza Safa

Kaynakları katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak, belirlenmiş bir ölçüyle onu indiririz.

Bayraktar Bayraklı

Katımızda hazineleri olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak bilinen bir ölçüye göre indiririz.

Bekir Sadak

Hazinesi Bizim katimizda olmayan hicbir sey yoktur. Biz onu ancak belli bir olcuye gore indiririz.

Celal Yıldırım

Hiç bir şey yoktur ki, onun hazineleri katımızda olmasın ve biz onu ancak belirli bir ölçüde indiririz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Her şeyin hazineleri sadece bizim katımızdadır ve biz oradan indirdiğimizi belirli bir ölçüye göre indiririz.

Diyanet İşleri

Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

Diyanet İşleri (eski)

Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

Diyanet Vakfi

Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hazineleri, Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat Biz onu, ancak belirli bir ölçü ile indiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz

Erhan Aktaş

Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın onu indirmeyiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın onu indirmeyiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın onu indirmeyiz.

Fizilal-il Kuran

Evrende varolan her şeyin hazinesi, ana kaynağı bizim yanımızdadır. Ve biz her şeyi size belirli bir ölçüye göre indiririz.

Gültekin Onan

Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.

Hamdi Döndüren

Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri Bizim yanımızda olmasın! Ama Biz onu ancak belli bir ölçü ile indiririz.

Hasan Basri Çantay

Hiçbir şey (haaric) olmamak üzere (hepsinin) hazineleri bizim nezdimizdedir.. Biz on (lar) ı ma'lum bir mıkdar dışında indirmeyiz.

Hasib Asutay

Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

Hayrat Neşriyat

Hiçbir şey de yoktur ki, onun hazîneleri yanımızda olmasın; artık onu ancak belli bir mikdarda indiririz.

İbni Kesir

Hiç bir şey yoktur ki; hazinesi Bizim katımızda olmasın. Ve Biz, onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

Mehmet Okuyan

Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri bizim katımızda olmasın. Biz onu ancak belirli bir ölçüyle indiririz.

Muhammed Esed

Çünkü hiçbir şey yoktur ki, kaynağı Bizim katımızda olmasın; ve Biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın.

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir şey yoktur ki, onun kaynağı Bizim katımızda olmamış olsun; fakat Biz her bir şeyi tesbit ve tayin edilmiş bir ölçüye göre indiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hiçbir şey yoktur ki illâ onun hazineleri Bizim nezdimizdedir. Ve onu indirmeyiz. Ancak malum bir miktar ile (indiririz).

Ömer Öngüt

Hazinesi bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli ölçüye göre indiririz.

Suat Yıldırım

Hiçbir şey yoktur ki onu meydana getiren hazinelerin anahtarları elimizde olmasın. Biz onu ancak belirli bir ölçü ile indiririz.

Süleyman Ateş

Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.

Süleymaniye Vakfı

Hazinesi /deposu katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hiç bir şey yoktur ki kaynakları bizim katımızda olmasın. Onu ancak belli bir ölçüye göre göndeririz.

Şaban Piriş

Kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belli bir ölçüye göre indiririz.

Tefhim-ul Kuran

Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.

Ümit Şimşek

Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim katımızda olmasın. Biz onu ancak belirli bir miktar ile indiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Elə bir şey yoxdur ki, onun xəzinələri Bizdə olmasın. Biz onu ancaq müəyyən ölçüdə endiririk.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yerdə və göydə) elə bir şey yoxdur ki, onun xəzinələri Bizdə olmasın. Lakin Biz ondan ancaq müəyyən (lazım olduğu) qədər endiririk. (Onun nə qədər lazım olması isə yalnız Bizə məʼlumdur).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es gibt nichts, von dem Wir nicht Schätze haben, doch Wir schicken davon nur nach bestimmtem Maß herab.

Almanca — Der Edle Quran

Und es gibt nichts, dessen Schatzkammern nicht bei Uns wären. Und Wir senden es nur in bestimmtem Maß hinab.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es gibt nichts, von dem Wir keine Schätze hätten; aber Wir senden es nur in bestimmtem Maß hinab.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es gibt nichts, ohne daß WIR über dessen Magazine verfügen. Doch WIR lassen es nur nach einem bekannten Maß nach und nach hinabsenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No material or immaterial object, an article or a substance of any kind or anything with which anyone is concerned in action or in thought but We have infinite stores thereof, and what We release from all and each and send down to meet the needs is ascertained by due measure.

Abdul Haleem

There is not a thing whose storehouses are not with Us. We send it down only according to a well-defined measure:

Abdullah Yusuf Ali

And there is not a thing but its (sources and) treasures (inexhaustible) are with Us; but We only send down thereof in due and ascertainable measures.

Abul A'la Maududi

There is nothing except that its treasuries are with Us and We do not send it down except in a known measure.

Aisha Bewley

There is nothing that does not have its stores with Us and We only send it down in a known measure.

Al-Hilali & Khan

And there is not a thing, but with Us are the stores thereof. And We send it not down except in a known measure.

Ali Quli Qarai

There is not a thing but that its sources are with Us, and We do not send it down except in a known measure.

Amatul Rahman Omar

And there is not a thing but We have the vast treasures of it; and We do not send it down but according to a proper and prescribed measure.

Arthur John Arberry

Naught is there, but its treasuries are with Us, and We send it not down but in a known measure.

Bijan Moeinian

I own everything (that you know of) in infinite amounts (in the universe. ) Yet, you will find them proportionately spread on earth (forming a well- balanced eco-system.)

E. Henry Palmer

Nor is there aught but the treasuries of it are with us, and we do not send it down save in a noted quantity.

Edip-Layth

There is not a thing, except that We have vaults of it, yet We only send it down in a measured amount.

George Sale

There is no one thing but the store-houses thereof are in our hands; and We distribute not the same otherwise than in a determinate measure.

Hamid S. Aziz

Nor is there aught but the treasuries (storehouses) of it are with Us, and We do not send it down save in a noted quantity (ascertainable measure).

Mahmoud Ghali

And decidedly there is not a thing excepting that its treasuries are in Our Providence, and in no way do We send it down except in a known estimate.

Marmaduke Pickthall

And there is not a thing but with Us are the stores thereof. And we send it not down save in appointed measure.

Mohamed Ahmed - Samira

Of all things there are We have the stores, and send them down in determined measure.

Muhammad Asad

For, no single thing exists that does not have its source with Us; and nought do We bestow from on high unless it be in accordance with a measure well-defined.

Mustafa Khattab

There is not any means ˹of sustenance˺ whose reserves We do not hold, only bringing it forth in precise measure.

Progressive Muslims

And there is not a thing, except that We have vaults of it, yet We only send it down in a measured amount.

Sahih International

And there is not a thing but that with Us are its depositories, and We do not send it down except according to a known measure.

Sam Gerrans

And of any thing, with Us only are the treasuries thereof; and We send it down only in known measure.

Shabbir Ahmed

And there is not a thing but with Us are the treasures thereof. And We send it down but in precise measure.

Syed Vickar Ahamed

And there is not a thing whose (unending) treasures are not with Us; And We only send down from there in correct and known measures.

Taqi Usmani

We have treasures of every thing, but We send it down only in a determined quantity.

The Monotheist Group

Andthere is not a thing, except that We have vaults of it, and We do not send it down except in a precise measure.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et il nʹest rien dont Nous nʹayons les réserves et Nous ne le faisons descendre que dans une mesure déterminée.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Herçî tiştê heye gencîneyên wê bes li cem me ne. Em wê her bi pîvaneke diyarkirî (bi qasî hewcehiyê) dadixin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Er bestaat niets of er zijn bij Ons voorraden van en Wij laten het slechts in vastgestelde mate neerdalen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er is geene zaak, waarvan de voorraadschuren niet in onze handen zijn, en wij deelen die slechts in eene bepaalde mate uit.

Hollandaca — Siregar

Er is geen ding waarvan de schatten niet bij Ons zijn, en Wij zenden deze slechts volgens een vastgestelde maatgeving neer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И нет ничего такого (в чем было бы благо для рабов), без того, чтобы у Нас не были ее сокровищницы [у Аллаха есть все виды того блага], и низводим Мы его [то благо] только по известной мере [сколько Мы пожелаем] (и только кому Мы пожелаем) (по Своей мудрости).

Rusça — Osmanov

Нет мирских благ, хранилищ которых не было бы у Нас, и ниспосылаем Мы их только по определенной мере.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingenting finns som inte (har sitt ursprung) i Våra förråd och ur dem skänker Vi bara enligt ett (i förhållande till behovet) bestämt mått.