Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِقِينَ

ve ceǎlnā lekum fīhā meǎāyişe ve men lestum lehu bi rāziḳīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlûkat için de geçim sebepleri halkettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlûkat için de geçim sebepleri halkettik.

Adem Uğur

Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.

Ahmed Hulusi

Orada hem sizin için ve hem de yaşam gıdası size ait olmayanlar için geçim yolları oluşturduk.

Ahmet Tekin

Orada hem sizin için, hem de, rızıkları size ait olmayanlar için geçim kaynaklarını, geçim vasıtalarını planlı olarak hazırladık.

Ahmet Varol

Orada sizin için ve sizin kendilerine rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Ali Bulaç

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

Ali Fikri Yavuz

O arzda hem sizin için, hem de sizin rızık vericisi olmadığınız (hayvanat ve köleleriniz gibi) kimseler için geçimlikler (ekinler ve yemişler) yarattık.

Ali Rıza Safa

Hem sizin için hem de geçimliklerini sizin vermediğiniz kimseler için geçim kaynakları oluşturduk.

Bayraktar Bayraklı

Orada hem sizin için hem de sizin rızık veremeyeceğiniz varlıklar için geçimlikler var ettik.

Bekir Sadak

Orada sizin ve rizik veremiyeceginiz kimseler icin gecimlikler meydana getirdik.

Celal Yıldırım

Yine yeryüzünde size ve sizin rızık veremiyeceğiniz kimselere (canlılara) geçimlikler meydana getirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine orada hem sizin için hem de rızkı size borç olmayanlar için uygun geçim şartları yarattık.

Diyanet İşleri

Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Diyanet İşleri (eski)

Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Diyanet Vakfi

Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada size ve sizin rızıklarını vermediğiniz kimselere geçim yolları sağladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem sizin için, hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik

Erhan Aktaş

Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizin için de, geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de, orada, geçim kaynakları meydana getirdik.

Fizilal-il Kuran

Orada gerek sizin için ve gerekse rızıkları tarafınızdan sağlanması sözkonusu olmayan diğer canlılar için besin kaynakları yarattık.

Gültekin Onan

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

Hamdi Döndüren

Orada, hem sizin için hem de sizin beslemekle yükümlü olmadıklarınız için, geçimlikler var ettik.

Hasan Basri Çantay

Orada hem sizin için, hem rızıklarını te'min edemeyeceğiniz kimseler için bir çok geçim (sebeb) ler (i) yaratdık.

Hasib Asutay

Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için geçimlikler yarattık.

Hayrat Neşriyat

Hem orada, gerek sizin için, gerekse rızık vericileri olmadığınız (etrâfınızdaki)kimse(ler) için geçim vâsıtaları kıldık.

İbni Kesir

Orada hem sizin için, hem de rızıklarını temin edemeyecekleriniz için geçimlikler meydana getirdik.

Mehmet Okuyan

Orada hem sizin için hem de kendi(leri)ni sizin rızıklandırmadığınız kişiler için geçim kaynakları yarattık.

Muhammed Esed

Ve yine orada hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim vasıtaları sağladık.

Mustafa İslamoğlu

Yine orada hem sizin için, hem de rızık vericisi siz olmadığınız bütün (diğer) varlıklar için geçinme imkanları sağladık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizin için ve rızıklarını verir olmadığınız kimseler için orada yaşama sebeplerini vücuda getirdik.

Ömer Öngüt

Orada hem sizin için hem de rızıklarını temin edemeyeceğiniz varlıklar için geçimlikler yarattık.

Suat Yıldırım

Orada hem siz insanlar için, hem rızkını sizin vermediğiniz daha nice yaratıklar için geçimlikler meydana getirdik.

Süleyman Ateş

Orada sizin için ve (beslediğinizi sandığınız, fakat aslında) sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler var ettik.

Süleymaniye Vakfı

Orada hem size hem de rızkı size bağlı olmayanlara geçim imkanları oluşturduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde sizin için de rızkı size ait olmayan kimseler (akıllı varlıklar) için de yaşam alanları oluşturduk.

Şaban Piriş

Orada sizin için ve sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler belirledik.

Tefhim-ul Kuran

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

Ümit Şimşek

Ve hem sizin için, hem de rızkını sizin vermediğiniz canlılar için geçim vasıtaları yarattık.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Orada həm sizin üçün, həm də sizin ruzi vermədikləriniz üçün dolanışıq vasitələri yaratdıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizdən və sizin ruzi vermədiklərinizdən (qul, kəniz, ev heyvanları və sairədən) ötrü yaşayış üçün lazım olan hər şey yaratdıq. (Ruzini siz yox, Biz veririk. Onun, sadəcə olaraq ixtiyarı sizdədir).

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben auf ihr für euch (Möglichkeiten für den) Lebensunterhalt geschaffen und (auch) für diejenigen, die ihr nicht versorgt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir schufen dar auf Mittel zu eurem Unterhalt und dem derer, die ihr nicht versorgt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und auf ihr setzten WIR für euch Lebensmittel und alles andere, dem ihr kein Rizq gewährt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We provisioned you thereon with livelihood and We provisioned those creatures for which you are not responsible for furnishing with the necessities of life. -see introduction-

Abdul Haleem

We have provided sustenance in it for you and for all those creatures for whom you do not provide.

Abdullah Yusuf Ali

And We have provided therein means of subsistence,- for you and for those for whose sustenance ye are not responsible.

Abul A'la Maududi

And We have provided sustenance for you on it and also for those of whom you are not the providers.

Aisha Bewley

And We put livelihoods in it both for you and for those you do not provide for.

Al-Hilali & Khan

And We have provided therein means of living, for you and for those whom you provide not [moving (living) creatures, cattle, beasts, and other animals].

Ali Quli Qarai

and made in it [various] means of livelihood for you and for those whom you do not provide for.

Amatul Rahman Omar

And We have provided in it means of livelihood for you and even for (all) others whom it is not for you to provide.

Arthur John Arberry

and there appointed for you livelihood, and for those you provide not for.

Bijan Moeinian

On earth, I have provided your necessities (food, water, air) as well as whatever the other creatures (that you do not take care of them) need to continue their lives.

E. Henry Palmer

And we have made for you means of livelihood therein, and for those for whom ye have not to provide.

Edip-Layth

We made for you in it a habitat, as well as those whom you are not required to provide for.

George Sale

And we have provided therein necessaries of life for you, and for him whom ye do not sustain.

Hamid S. Aziz

And We have made for you means of livelihood therein, and for those for whom you provide not (or for whom you are not responsible).

Mahmoud Ghali

And We have made for you (means of) subsistence therein and for the ones you do not even provide for (Literally: for whom you are not providers).

Marmaduke Pickthall

And we have given unto you livelihoods therein, and unto those for whom ye provide not.

Mohamed Ahmed - Samira

We have provided on it sustenance for you, and for those you cannot provide.

Muhammad Asad

and provided thereon means of livelihood for you [O men] as well as for all [living beings] whose sustenance does not depend on you.

Mustafa Khattab

And We made in it means of sustenance for you and others, who you do not provide for.

Progressive Muslims

And We made for you in it a habitat, as well as those whom you are not required to provide for.

Sahih International

And We have made for you therein means of living and [for] those for whom you are not providers.

Sam Gerrans

And We made therein livelihoods, for you and those for whom you are not providers.

Shabbir Ahmed

And We have given you means of livelihood, as well as for all whose sustenance does not depend on you.

Syed Vickar Ahamed

And in it We have provided the means to live— For you and for those for whom you do not provide (the means to live).

Taqi Usmani

and created in it sources of sustenance for you and those (creatures) for whom you are not the sustainers.

The Monotheist Group

AndWe have made for you in it a habitat, and for those to whom you are not providers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous y avons placé des vivres pour vous, et (placé aussi pour vous) des êtres que vous ne nourrissez pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji bo we û ji bo wan ên ku hûn ne risqdarên wan in di erdê de pêjînên (meîşeta) rengereng afirandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben er voor jullie levensbenodigdheden op gemaakt en ook voor hen voor wie jullie geen voorzieningen treffen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij hebben daarop levensbehoeften voor u geplaatst en voor de wezens, welke gij niet onderhoudt.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben voor jullie daar levensonderhoud gemaakt, (ook voor) degene voor wie jullie niet de voorzieners zijn.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Мы предоставили на земле пропитание вам и тем, кого вы не обязаны кормить.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi har sörjt för att ni där får ert uppehälle och för uppehället av allt levande som ni inte har ansvar för.