Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.

يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُ وَيَأْتِيهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ وَمِنْ وَرَائِهِ عَذَابٌ غَلِيظٌ

yetecerraǔhu ve lā yekādu yusīğuhu ve ye'tīhi l-mevtu min kulli mekānin ve mā huve bi meyyitin ve min verāihi ǎƶābun ğalīZun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَتَجَرَّعُهُyetecerraǔhuج ر عYutmak, (suyu) bir defada içmek, yavaş yavaş içmek, öfke veya gazabı bastırmak ya da dizginlemek.onu yutmağa çalışır
2وَلَاve lāfakat
3يَكَادُyekāduك و دneredeyse, az daha (?)geçiremez
4يُسِيغُهُyusīğuhuس و غGüzel ve hoş gelmek, Uygun olmak, Makul olmak, Meşru olmak, Caiz olmak, İzin vermek, Müsaade etmekboğazından
5وَيَأْتِيهِve ye'tīhiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve ona geldiği halde
6الْمَوْتُl-mevtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
7مِنْmin
8كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
9مَكَانٍmekāninك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinyandan
10وَمَاve māve yine
11هُوَhuveo
12بِمَيِّتٍbi meyyitinم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölemez
13وَمِنْve min
14وَرَائِهِverāihiو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.bunun ardından
15عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
16غَلِيظٌğalīZunغ ل ظKalın, kaba, hantal, kaba, pürüzlü, sertlik/katılık, güç, ciddi, şiddet, sertkaba

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yudum-yudum içmeye çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçmeyecek; her taraftan ölüm gelecek ona, fakat ölmeyecek de ve ilerde daha da ağır bir azap var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yudum-yudum içmeye çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçmeyecek; her taraftan ölüm gelecek ona, fakat ölmeyecek de ve ilerde daha da ağır bir azap var.

Adem Uğur

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.

Ahmed Hulusi

Onu yudum yudum içmeye çalışır, (fakat) neredeyse boğazından geçiremez. . . Kendisine her taraftan ölüm gelir fakat o ölmez! Onun ardından da ağır bir azap!

Ahmet Tekin

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek. Zorbayı, diktatörü her taraftan ölüm sıkıntısına benzer felâketler kuşatacak. Ölmeyecek, peşinden de, daha ağır bir cezaya çarptırılacak.

Ahmet Varol

Onu yutkunmaya çalışır ama bir türlü boğazından geçiremez. Her yandan kendisine ölüm geldiği halde yine ölmez. Ardından da çok katı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak.

Ali Fikri Yavuz

Onu yutmağa çalışacak, fakat boğazından geçiremiyecek ve her taraftan kendisine ölüm gelecek; halbuki ölmiyecektir. Arkasından da şiddetli ve ağır bir azab, cehennemde ebedî kalış vardır.

Ali Rıza Safa

Onu yutmak için uğraşır, ama boğazından geçiremez. Ölüm her yandan gelir, ama ölmez. Ve arkasından, çok ağır bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir. Bundan öte şiddetli bir azap da vardır.

Bekir Sadak

Onu yudum yudum alacak fakat yutamiyacaktir. lum ona her taraftan geldigi halde, olemiyecek, arkasindan da cetin bir azap gelecektir.

Celal Yıldırım

Yudum yudum içmeye çalışacak, hiç de boğazından rahat geçmeyecek. Ölüm her yandan gelecek, ama o yine ölmiyecek. (Bunun) arkasından da büyük bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecektir, ona her taraftan ölüm gelecek, ama ölmeyecektir; ardından da oldukça ağır bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.

Diyanet Vakfi

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yutmaya çalışacak, boğazından geçiremeyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, oysa ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yutmağa çalışacak, boğazından geçiremiyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, halbuki ölmiyecek, arkasından da galiz bir azab

Erhan Aktaş

Onu yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecekler. Her yanından kendilerine ölüm geldiği halde yine de ölemeyecekler. Ardından da daha ağır bir azap tadacaklar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecekler. Her yanından kendilerine ölüm geldiği halde yine de ölemeyecekler. Ardından da daha ağır bir azap tadacaklar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecekler. Her yanından kendilerine ölüm geldiği halde yine de ölemeyecekler. Ardından da daha ağır bir azap tadacaklar.

Fizilal-il Kuran

Bu irinli suyu yutkunarak içer, normal biçimde içemez. Her yandan ölümün saldırısına uğradığı halde ölemez. Önünde çetin bir azap vardır.

Gültekin Onan

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramayacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak.

Hamdi Döndüren

Onu yudumlamaya çalışır, fakat boğazından geçiremez ve ona her yandan ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun ardından da şiddetli bir azap vardır!

Hasan Basri Çantay

Öyle ki o, bunu zoraaki içmiye çalışacak, bir türlü boğazından geçiremeyecek, her yandan kendisine ölüm gelecek, halbuki ölmeyecek de. Önünden de daha ağır (zorlu ve ebedi) bir azab gelib çatacak.

Hasib Asutay

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir. (Bunun) ardından da şiddetli bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

Onu yutmaya çalışır, fakat onu neredeyse boğazından geçiremez. Hem ölüm ona her taraftan gelir, hâlbuki o ölecek bir kimse değildir (ki kurtulsun)! Ardından da ağır bir azab vardır.

İbni Kesir

Onu yudum yudum alacak ama yutamayacaktır. Her taraftan ona ölüm geldiği halde ölemeyecektir. Ve arkasından şiddetli bir azab gelip çatacaktır.

Mehmet Okuyan

Onu yudumlamaya çalışacak fakat neredeyse boğazından geçiremeyecektir. Ona her yandan ölüm gelecektir; (ancak) o asla ölecek değildir. Bundan ötede ağır bir azap daha vardır.

Muhammed Esed

onu (içecek olan) yutkunacak, yutkunacak ama bir türlü yutamayacaktır. Ve orada insanı ölüm her yandan kuşatacak, ama insan, kendisini daha zorlu bir azap beklediğinden, bir türlü ölemeyecek.

Mustafa İslamoğlu

Onu (yutmak için) yutkunacak fakat bir türlü yutamayacaktır. Derken ölüm(den beter bir hal) her yandan gelip onu kuşatacak, ne ki o ölüm imkanından mahrum olacaktır. Ve onun da ötesinde, çok daha ağır bir azap onları bekleyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onu yudum yudum içer ve onu boğazından geçiremeyecektir ve ona her taraftan ölüm gelecek. Halbuki, o ölmüş olmayacaktır, ve onun arkasından da ağır bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Yutmaya çalışır, fakat boğazından geçiremez. Her yandan ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun arkasından da daha çetin bir azap vardır.

Suat Yıldırım

(15-17) Resuller Allah’tan yardım ve zafer istediler. Neticede her inatçı, zorba zalim hüsrana uğradı. İş bununla bitmeyecek, ardından o zorba, cehenneme girecek. Orada kendisine kanlı irinli su içirilecek, yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan ona geldiği halde yine de ölmeyecek. Bunun arkasından da pek şiddetli bir azap daha vardır.

Süleyman Ateş

O suyu yutmağa çalışır, fakat boğazından geçiremez ve her yandan ona ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun ardından da kaba bir azab!

Süleymaniye Vakfı

Onu yutmaya çalışacak; ama boğazından geçiremeyecek. Her yanını ölüm saracak ama o ölmeyecek; ardından (daha) ağır bir azap gelecek.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Boğulacak gibi olur, kolay kolay yutamaz. Her yanını ölüm sarar ama o ne yapsa da ölemez. Bunun ardından da ağır bir azap gelir.

Şaban Piriş

Onu yudumlayacak fakat bir türlü yutamayacaktır. Ölüm ona her yerden geldiği halde, ölemeyecek, arkasından ise ağır bir azap gelecektir.

Tefhim-ul Kuran

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak.

Ümit Şimşek

Onu yudumlar, fakat yutamaz. Her taraftan onu ölüm kuşatır; fakat ölü de değildir. Bunun arkasından da ağır bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan üstüne gelecek de bir türlü ölmeyecek. Arkasından da dehşetli bir azap.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O bunu qurtum-qurtum içəcək, amma onu uda bilməyəcəkdir. Ona hər yandan ölüm gələcək, lakin o, ölməyəcəkdir. Bunun ardınca da ağır bir əzab gələcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, irinli-qanlı suyu qurtum-qurtum içər, onu zorla udar (boğazından aşağı keçirə bilməz). Ona hər tərəfdən (bədəninin hər yerindən) ölüm gələr, lakin ölməz (ki, birdəfəlik canı qurtarsın). Hələ bunun ardınca (daha) dəhşətli bir əzab gələcəkdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er schluckt es und würgt es qualvoll hinunter. Der Tod droht ihm von allen Seiten, doch er stirbt nicht, denn er ist einer qualvollen Strafe ausgesetzt.

Almanca — Der Edle Quran

das er schluckt, aber beinahe nicht hinunterbringt. Und der Tod kommt zu ihm von überall her, doch kann er nicht sterben. Und hinterdrein kommt harte Strafe.

Almanca — M. A. Rassoul

er wird ihn hinunterschlucken und kaum daran Genuß finden. Und der Tod wird von allen Seiten zu ihm kommen, doch er wird nicht sterben. Und (zusätzlich) kommt hinterher noch eine strenge Strafe.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er nippt an ihm und kann es kaum herunterschlucken. Und der Tod umgibt ihn aus allen Richtungen, doch er wird nicht sterben. Und auf ihn wartet noch eine überharte Peinigung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He drinks of it by sips he can hardly swallow but then he shall drink up the dregs of it forever, and over him triumphant death his dart shakes but never shall it strike, and the torment laid upon the damned shall be in his pursuit.

Abdul Haleem

which he will try to gulp but scarcely be able to swallow; death will encroach on him from every side, but he will not die; more intense suffering will lie ahead of him.

Abdullah Yusuf Ali

In gulps will he sip it, but never will he be near swallowing it down his throat: death will come to him from every quarter, yet will he not die: and in front of him will be a chastisement unrelenting.

Abul A'la Maududi

which he will gulp but will scarcely swallow, and death will come upon him from every quarter, and yet he will not be able to die. A terrible chastisement lies ahead in pursuit of him.

Aisha Bewley

He gulps at it but can hardly swallow it down. Death comes at him from every side but he does not die. And beyond him is relentless punishment.

Al-Hilali & Khan

He will sip it unwillingly, and he will find a great difficulty to swallow it down his throat[1]; and death will come to him from every side, yet he will not die and in front of him, will be a great torment.

Ali Quli Qarai

gulping it down, but hardly swallowing it: death will assail him from every side, but he will not die, and there is [yet] a harsh punishment ahead of him.

Amatul Rahman Omar

He will try to sip it but shall not be able to swallow it easily, and death shall come to him from every quarter; yet he shall not die. Moreover he shall see before him further harsh doom.

Arthur John Arberry

the which he gulps, and can scarce swallow, and death comes upon him from every side, yet he cannot die; and still beyond him is a harsh chastisement.

Bijan Moeinian

He can not bear more than a sip. He will face the agony of the death which will approach him from every direction, yet he will not be terminated. He has to continue suffering.

E. Henry Palmer

He shall try to swallow it, but cannot gulp it down; and death shall come upon him from every place, and yet he shall not die; and behind him shall be rigorous woe!

Edip-Layth

He tries to drink it, but cannot swallow it, and death comes to him from everywhere, but he will not die; and after this is a powerful retribution.

George Sale

He shall sup it up by little and little, and he shall not easily let it pass his throat, because of its nauseousness; death also shall come upon him from every quarter, yet he shall not die; and before him shall there stand prepared a grievous torment.

Hamid S. Aziz

Which he sips but cannot swallow; and death comes upon him from every side, and yet he can not die; and before him is unrelenting woe!

Mahmoud Ghali

Which he gulps and almost cannot find it palatable; (i. e., He is barely able to drink it) and death comes up to him from every place, and in no way will he be dead; and beyond him is a harsh torment.

Marmaduke Pickthall

Which he sippeth but can hardly swallow, and death cometh unto him from every side while yet he cannot die, and before him is a harsh doom.

Mohamed Ahmed - Samira

He will sip it, yet will not be able to gulp it down. Death will crowd in upon him from every side, but die he will not. A terrible torment trails him.

Muhammad Asad

gulping it [unceasingly, ] little by little, and yet hardly able to swallow it. And death will beset him from every quarter - but he shall not die: for [yet more] severe suffering lies ahead of him.

Mustafa Khattab

which they will sip with difficulty, and can hardly swallow. Death will overwhelm them from every side, yet they will not ˹be able to˺ die. Awaiting them still is harsher torment.

Progressive Muslims

He tries to drink it, but it cannot be swallowed, and death comes to him from everywhere, but he will not die; and from behind him is a powerful retribution.

Sahih International

He will gulp it but will hardly [be able to] swallow it. And death will come to him from everywhere, but he is not to die. And before him is a massive punishment.

Sam Gerrans

He will gulp it, but will scarcely swallow it; and death will come at him from every place, but he is not to die. And beyond him is a stern punishment.

Shabbir Ahmed

How difficult it is to swallow the bitterness of self-imposed failure! A life unlived, a mere survival, neither living nor dead (20:74), (87:13). What a heavy retribution!

Syed Vickar Ahamed

He will drink it unwillingly, by the mouthful, but he will never be near to swallowing it down his throat: And death will come to him from every direction, yet, he will not die: And for him will be an unending punishment.

Taqi Usmani

which he will arduously sip, and will not be able to swallow. Death will come upon him from every side, yet he will not die, and still a heavy chastisement will be ahead of him.

The Monotheist Group

He tries to drink it, but it cannot be swallowed, and death comes to him from everywhere, but he will not die; and from behind him is a powerful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

quʹil tentera dʹavaler à petites gorgées. Mais cʹest à peine sʹil peut lʹavaler. La mort lui viendra de toutes parts, mais il ne mourra pas; et il aura un châtiment terrible.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hewl dide da ku wê daqurtîne lê belê ew nikare wê daqurtîne. Ji her cihî ve mirin tê ser wî, lê ew ê nemire. Piştî vê jî jê re ezabekî giran heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

dat hij opslurpt maar bijna niet kan doorslikken. En de dood komt van alle kanten tot hem, maar hij sterft niet en hem wacht een harde bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zal het met kleine teugen afslokken, en hij zal het niet licht door zijne keel kunnen doen gaan, door de walgelijkheid; de dood zal hem van alle kanten aanstaren, maar hij zal niet sterven, en voor hem zal eene grievende pijniging gereed zijn.

Hollandaca — Siregar

Hij drinkt het slokje voor slokje, en hij kan het bijna niet doorslikken. En de dood komt tot hem van alle kanten, maar hij sterft niet, en voor hem ligt nog een zware bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он будет пить ее глотками, но еле-еле будет проглатывать, и приходит к нему смерть со всех мест, но однако он не умрет (чтобы избавится от этих мучений), и перед ним – суровое наказание.

Rusça — Osmanov

Наполнит он им рот, но проглотить не сможет, и подступит к нему смерть со всех сторон, но не заберет его, ибо его ждет суровое наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som han läppjar på och måste tvinga sig att svälja. Döden lurar på honom från alla håll men han dör inte; ett tungt straff väntar honom.