Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.

اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌ

(a)llahu yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru ve feriHū bi l-Hayāti d-dunyā ve mā l-Hayātu d-dunyā fī l-āḣirati illā metāǔn

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَللّٰهُ(a)llahuAllah
2يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakbollaştırır
3الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
4لِمَنْli menkimse için
5يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
6وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve kısar
7وَفَرِحُواve feriHūف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.ve sevindiler
8بِالْحَيٰوةِbi l-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatıyle
9الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
10وَمَاve māoysa
11الْحَيٰوةُl-Hayātuح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatı
12الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
13فِي
14الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiretin yanında
15اِلَّاillāancak
16مَتَاعٌmetāǔnم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.bir geçimdir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, dilediğinin rızkını genişletir ve daraltır ve onlar, dünyâ yaşayışıyla sevinip övünürler, halbuki dünyâ yaşayışı, âhirete nispetle değersiz, müddeti az ve geçici bir şeyden ibarettir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, dilediğinin rızkını genişletir ve daraltır ve onlar, dünyâ yaşayışıyla sevinip övünürler, halbuki dünyâ yaşayışı, âhirete nispetle değersiz, müddeti az ve geçici bir şeyden ibarettir.

Adem Uğur

Allah dilediğine rızkını bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Ahmed Hulusi

Allah dilediğine yaşam gıdasını bollaştırır, dilediğininkini de daraltır! (Onlar) dünyalıklarıyla ferahlayıp şımardılar. . . (Oysa) gelecek sürecine göre dünya hayatı, sadece geçici avuntudur!

Ahmet Tekin

Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere rızkı genişletir, bollaştırır; ölçüyle, kısarak da verir. Onlar dünya hayatıyla sevinirler, şımarırlar. Âhiret hayatına, ebedî yurda göre dünya hayatı geçici bir zevktir, bir yol azığı gibidir.

Ahmet Varol

Allah dilediği için rızkı genişletir ve daraltır. Onlar dünya hayatına sevindiler. Oysa dünya hayatı ahiretin yanında bir geçimlikten (metadan) başka bir şey değildir.

Ali Bulaç

Allah dilediğine rızkı genişletir, yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir.

Ali Fikri Yavuz

Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir ve daraltır. Mekke’liler dünya hayatı ile (geniş rızıkla) ferahlandılar. Halbuki ahiret yanında dünya hayatı, ancak bir yol azığıdır.

Ali Rıza Safa

Allah, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Onlar ise dünya yaşamıyla sevinirler. Oysa dünya yaşamı, sonsuz yaşama oranla bir geçimliktir.

Bayraktar Bayraklı

Allah dilediğine rızkını bollaştırır da, daraltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Bekir Sadak

Allah diledigi kimsenin rizkini genisletir ve bir olcuye gore verir. Dunya hayatiyla ovunenler bilsinler ki dunyadaki hayat ahiret yaninda sadece bir gecimlikten ibarettir. *

Celal Yıldırım

Allah dilediğine rızkı genişletir ve bir ölçüye göre de daraltır. (İnkarcı maddeciler) ise Dünya hayatiyle sevinirler. Oysa Dünya hayatı Âhiret'e göre ancak az bir geçimlik ve çok az bir yararlanmadan ibarettir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah dilediği kimselere rızkı bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla sevinip mutlu oluyorlar, oysa âhiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Diyanet İşleri

Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Dünya hayatıyla övünenler bilsinler ki dünyadaki hayat ahiret yanında sadece bir geçimlikten ibarettir.

Diyanet Vakfi

Allah dilediğine rızkını bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir de, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktalar. Oysa dünya hayatı ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktadırlar. Oysa dünya hayatı, ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah dilediği kimseye rızkı genişletir, daraltır da, onlar ise Dünya hayat ile ferahlamaktalar, halbuki Dünya hayat Ahıretin yanında bir yol azığından ibarettir

Erhan Aktaş

Allah, rızkı dilediğine genişletir de ölçülendirir de. Dünya hayatı ile şımardılar. Oysa dünya, ahiret hayatı yanında bir metadan başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, rızkı dilediğine genişletir de ölçülendirir de. Dünya hayatı ile şımardılar. Oysa dünya, ahiret hayatı yanında bir metadan başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, rızkı dilediğine genişletir de ölçülendirir de. Dünya hayatı ile şımardılar. Oysa dünya, ahiret hayatı yanında bir metadan başka bir şey değildir.

Fizilal-il Kuran

Allah dilediğine bol rızık verir ve dilediğinin rızkını kısıtlar. Onlar dünya hayatı ile böbürlendiler. Oysa dünya hayatı, ahiretin yanında basit bir metadan başka bir şey değildir.

Gültekin Onan

Tanrı dilediğine rızkı genişletir / yayar veya daraltır / kısar. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı ahirette(ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir metadan başkası değildir.

Hamdi Döndüren

Allah dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Onlar dünya hayatıyla sevindiler. Oysa ahirete göre dünya hayatı, geçici bir yararlanmadan başka bir şey değildir.

Hasan Basri Çantay

Allah kimi dilerse onun rızkını genişletir, daraltır. Onlar (ehl-i Mekke) dünya hayatiyle böbürlendiler. Halbuki dünya hayaatı ahiret yanında (geçici ve değersiz) bir meta'dan başka (bir şey) değildir.

Hasib Asutay

Allah dilediği kimseye rızkı genişletir ve (dilediğine) daraltır. Onlar dünya hayatı ile sevindiler. Oysa âhiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Hayrat Neşriyat

Allah, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır. Fakat (onlar) dünya hayâtıyla şımardılar. Hâlbuki dünya hayâtı, âhiretin yanında (değersiz) bir menfaatten başka bir şey değildir.

İbni Kesir

Alah; dilediği kimseye rızkı genişletir, daraltır. Onlar ise dünya hayatı ile sevindiler. Halbuki dünya hayatı ahiretin yanında sadece bir geçimlikten ibarettir.

Mehmet Okuyan

Allah rızkı dileyene (layık gördüğüne) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahirete göre dünya hayatı, geçici bir yarardan başka bir şey değildir.

Muhammed Esed

Rızkı dilediğine bolca, dilediğine sınırlı ölçüde veren Allah'tır. Hal böyleyken, (bol rızık verilenler) dünya hayatıyla sevinirler; oysa, ahiret hayatı yanında dünya hayatı yalnızca geçici bir doyumdan, bir avuntudan ibarettir.

Mustafa İslamoğlu

Allah, rızkı dilediğine genişletir ve daraltır. Ve (rızkı genişletilenler) dünya hayatında sevinirler; ne var ki dünya hayatı ahirete nazaran kısa vadeli bir hazdan ibarettir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ dilediğine rızkını genişletir ve darlatır. Ve onlar dünya hayatı ile sevindiler. Halbuki, dünya hayatı ahiret yanında bir metadan başka değildir.

Ömer Öngüt

Allah dilediğine rızkını kolaylaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatı ile şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı sadece bir geçimlikten ibarettir.

Suat Yıldırım

Allah dilediği kimsenin rızkını bollaştırır, dilediği kimsenin rızkını ise daraltır. O inkârcılar, sadece dünya hayatıyla sevinirler. Halbuki dünya hayatı, âhiretin yanında geçici, değersiz bir metadan başka bir şey değildir.

Süleyman Ateş

Allah, dilediğine rızkı açar da, kısar da. Dünya hayatıyle sevindiler. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, bir geçimden ibarettir.

Süleymaniye Vakfı

Allah, tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da. Onlar ise dünya hayatıyla şımardılar. Oysa dünya hayatı ahirete göre geçici bir yararlanmadan başka bir şey değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, düzenine uyan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. Onlar da dünya hayatıyla mutlu olurlar. Dünya hayatı ahirete göre sadece bir kez yararlanmadır.

Şaban Piriş

Allah dilediği kimseye rızkını genişletir ve güçlendirir. O da dünya hayatıyla kendinden geçer. Oysa, dünya hayatı, ahiret için bir araçtan başka bir şey değildir.

Tefhim-ul Kuran

Allah dilediğine rızkı genişletir, yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir metâ'dan başkası değildir.

Ümit Şimşek

Allah dilediği kimse için rızkı bollaştırır da, daraltır da. Onlar ise dünya hayatıyla şımardılar. Lâkin âhiretin yanında dünya hayatı az bir nasiplenmeden ibarettir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, dilediği kimse için rızkı alabildiğine açar da sınırlayıp kısar da. İğreti dünya hayatıyla sevinip şımardılar. Oysaki dünya hayatı, ahirete oranla sadece küçük bir nimetlenme.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah istədiyinin ruzisini bol edər, istədiyininkini də azaldar. Onlar dünya həyatı ilə sevinirlər. Halbuki dünya həyatı axirətlə müqayisədə keçici bir zövqdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah istədiyi bəndənin ruzisi bol da edər, azaldar da. (Məkkəlilər) dünya həyatı (bol ruzi) ilə sevindilər. Halbuki dünya həyatı (neʼməti) axirət həyatı (neʼməti) ilə müqayisədə çox cüzʼi (əhəmiyyətsiz) bir şeydir (dünya neʼməti müvəqqəti, axirət neʼməti isə əbədidir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott überhäuft, wen Er will, mit Seinen Gaben oder hält knapp, wen Er will. Die Ungläubigen genießen das Leben im Diesseits. Das Diesseits ist dem Jenseits gegenüber nur ein vergänglicher Genuß.

Almanca — Der Edle Quran

Allah gewährt die Versorgung großzügig, wem Er will, und bemißt auch. Und sie sind froh über das diesseitige Leben; aber das diesseitige Leben (zählt) im Jenseits nur als (vergänglicher) Nießbrauch.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah erweitert und beschränkt die Mittel zum Unterhalt, wem Er will. Sie freuen sich des irdischen Lebens, doch das diesseitige Leben ist im Vergleich mit dem jenseitigen nur ein vergängliches Gut.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH gewährt viel Rizq, wem ER will, und läßt es wenig sein. Und sie freuten sich über das diesseitige Leben. Doch das diesseitige Leben ist im Jenseits nur ein (vergängliches) Gebrauchsgut.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will. The worldly - minded - rejoice beyond a common joy with life here below afore that Hereafter. But how little are the material and the immaterial things that minister to enjoyment and content here as compared with Hereafter.

Abdul Haleem

God gives abundantly to whoever He will, and sparingly to whoever He will- and though they may revel in the life of this world, it is but a fleeting comfort compared with the Life to come.

Abdullah Yusuf Ali

Allah doth enlarge, or grant by (strict) measure, the sustenance (which He giveth) to whomso He pleaseth. (The wordly) rejoice in the life of this world: But the life of this world is but little comfort in the Hereafter.

Abul A'la Maududi

Allah grants the provision to whomsoever He wills abundantly and grants others in strict measure. They exult in the life of the world, although compared with the Hereafter, the life of the world is no more than temporary enjoyment.

Aisha Bewley

Allah expands provision to anyone He wills and restricts it. They rejoice in the life of this world. Yet the life of this world, compared to the Next World, is only fleeting enjoyment.

Al-Hilali & Khan

Allâh increases the provision for whom He wills, and straitens (it for whom He wills), and they rejoice in the life of the world, whereas the life of this world as compared with the Hereafter is but a brief passing enjoyment.

Ali Quli Qarai

Allah expands the provision for whomever He wishes, and tightens it. They exult in the life of this world, but compared with the Hereafter the life of this world is but a [trifling] enjoyment.

Amatul Rahman Omar

Allâh amplifies the means of livelihood for such of (His) people as He will and straitens them (for such of them as He will). (Some) people are happy with the present life whereas the present life, as compared with the Hereafter, is but a fleeting (and insignificant) enjoyment.

Arthur John Arberry

God outspreads and straitens His provision unto whomsoever He will. They rejoice in this present life; and this present life, beside the world to come, is naught but passing enjoyment.

Bijan Moeinian

Those who are enchanted with the life of this world should know that it is nothing compared to the Hereafter; [therefore, it really does not matter if] God (for the reasons that is mentioned in this Book) gives more (to whoever He decides) and less (to whoever He wills. )

E. Henry Palmer

God extends his bounty freely to whomsoever He will, or He metes it out; and they rejoice in the life of this world, but the life of this world is naught but a (temporary) provision compared with the next.

Edip-Layth

God extends the provisions for whom He wishes, or restricts. They celebrated the worldly life, but the worldly life compared to the Hereafter was nothing but a brief enjoyment.

George Sale

God giveth provision in abundance unto whom He pleaseth, and is sparing unto whom He pleaseth. Those of Mecca rejoice in the present life; although the present life, in respect of the future, is but a precarious provision.

Hamid S. Aziz

And those who break the Covenant of Allah after ratifying it, and who sever what Allah hath commanded to be joined, and who do mischief in the earth - upon these is the curse of Allah, and for them is an ill abode.

Mahmoud Ghali

Allah outspreads the provision for whomever He decides and determines (it); and they exult with (the present) life; (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) and in no way is the present life, beside the Hereafter, (anything) except a (passing) enjoyment (Literally: belongings).

Marmaduke Pickthall

Allah enlargeth livelihood for whom He will, and straiteneth (it for whom He will); and they rejoice in the life of the world, whereas the life of the world is but brief comfort as compared with the Hereafter.

Mohamed Ahmed - Samira

God increases or decreases the fortunes of whosoever He will, and they rejoice in the life of this world. Yet the life of this world is nothing but a merchandise as compared to the life of the next.

Muhammad Asad

GOD GRANTS abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills; and they [who are given abundance] rejoice in the life of this world - even though, as compared with the life to come, the life of this world is nought but -a fleeting pleasure.

Mustafa Khattab

Allah gives abundant or limited provisions to whoever He wills. And the disbelievers become prideful of ˹the pleasures of˺ this worldly life. But the life of this world, compared to the Hereafter, is nothing but a fleeting enjoyment.

Progressive Muslims

God gives the provisions for whom He wishes, and He is able. And they were happy with the worldly life, but the worldly life compared to the Hereafter was nothing but a brief enjoyment.

Sahih International

Allah extends provision for whom He wills and restricts [it]. And they rejoice in the worldly life, while the worldly life is not, compared to the Hereafter, except [brief] enjoyment.

Sam Gerrans

God expands provision for whom He wills, and He straitens. And they exult at the life of this world; but the life of this world compared with the Hereafter is only a passing pleasure.

Shabbir Ahmed

Allah grants abundant provision, or gives it in scant measure according to His Laws (17:18-21). And they (rejecters of the Divine Values) rejoice in the life of this world alone (without investing in the Eternity). But the life of this world is a fleeting pleasure compared with the Hereafter (2:200-201).

Syed Vickar Ahamed

Allah gives more, or restricts to (the right) measure, the provision (and support) to whomsoever He pleases and they are happy in the joy in the life of this world: But the (very) life of this world is only of short enjoyment compare to the (joy in the) Hereafter.

Taqi Usmani

Allah expands the provision for whom He wills and narrows it (for whom He wills). They are happy with the worldly life, while the worldly life, compared to the Hereafter, is nothing but a little enjoyment.

The Monotheist Group

Godgives the provisions for whom He wishes, and He is Capable. And they were happy with the worldly life, but the worldly life compared to the Hereafter is nothing except a brief enjoyment.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah étend largement Ses dons ou (les) restreint à qui Il veut. Ils se réjouissent de la vie sur terre, mais la vie dʹici-bas ne paraîtra que comme une jouissance éphémère en comparaison de lʹau-delà.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê kê bivê risqê wî fireh dike û kê jî bivê risqê wî teng dike. Ew (muşrik) bi jiyana dinyayê kêfxweş bûn. Jiyana dinyayê, li kêleka (jiyana) axretê ji pare- pertalekî pê ve ne tiştekî din e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God voorziet ruimschoots in het levensonderhoud van wie Hij wil en ook met mate. En zij verheugen zich over het tegenwoordige leven; het tegenwoordige leven is in verhouding tot het hiernamaals slechts een gering genot.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God geeft zijne weldaden in overvloed aan dengeen welke hem behaagt, en beperkt, die naar zijn welbehagen. De bewoners van Mekka verheugen zich in het tegenwoordige leven, hoewel dit leven, in vergelijking met het volgende, slechts een tijdelijk voordeel is.

Hollandaca — Siregar

Allah verruimt de levensvoorziening voor wie Hij wil en Hij beperkt. Zij verheugen zich over het wereldse leven, terwijl het wereldse leven in vergelijking met het Hiernamaals slechts een verganke lijke genieting is.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Аллах щедро дарует [удел одним] или ограничивает тому, кому пожелает. Они радуются земной жизни, но ведь она по сравнению с будущей - [преходящее] пользование благами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUD GER den Han vill riklig och (den Han vill) knappare utkomst; de (vilkas håg står till det jordiska) gläds åt detta liv fastän det, sett ur evighetens synvinkel, inte skänker annat än tom och flyktig glädje.