İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِهِ مِنْ وَالٍ

lehu muǎḳḳibātun min beyni yedeyhi ve min ḣalfihi yeHfeZūnehu min emri (a)llahi inne (a)llahe lā yuğayyiru mā bi ḳavmin Hattā yuğayyirū mā bi enfusihim ve iƶā erāde (a)llahu bi ḳavmin sū'en fe lā meradde lehu ve mā lehum min dūnihi min valin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَهُlehuO(insa)nın vardır
2مُعَقِّبَاتٌmuǎḳḳibātunع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.izleyenler
3مِنْmin
4بَيْنِbeyniب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
5يَدَيْهِyedeyhiي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitönünden
6وَمِنْve minve
7خَلْفِهِḣalfihiخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekarkasından
8يَحْفَظُونَهُyeHfeZūnehuح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.onu korurlar
9مِنْmin
10اَمْرِemriا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrinden
11اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
12اِنَّinneşüphesiz
13اللّٰهَ(a)llaheAllah
14لَا
15يُغَيِّرُyuğayyiruغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.(durumlarını) değiştirmez
16مَا
17بِقَوْمٍbi ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir milet
18حَتّٰىHattāsürece
19يُغَيِّرُواyuğayyirūغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.değiştirmediği
20مَا
21بِاَنْفُسِهِمْbi enfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendi (durumlarını)
22وَاِذَٓاve iƶāzaman
23اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istediği
24اللّٰهُ(a)llahuAllah
25بِقَوْمٍbi ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavme
26سُوءًاsū'enس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülük
27فَلَاfe lāartık yoktur
28مَرَدَّmeraddeر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri çevirecek
29لَهُlehuonu
30وَمَاve māzaten yoktur
31لَهُمْlehumonların
32مِنْmin
33دُونِهِdūnihiد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındaO'ndan başka
34مِنْmin
35وَالٍvalinو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakkoruyucuları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca gelip giden melekler var, onu, Allah'ın emriyle koruyup gözetirler. Şüphe yok ki bir topluluk, ahlâkını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez. Allah, bir topluluğun kötülüğünü dilerse o kötülüğü geriye atmaya imkân yoktur ve onlara, ondan başka bir yardımcı da bulunamaz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca gelip giden melekler var, onu, Allahʼın emriyle koruyup gözetirler. Şüphe yok ki bir topluluk, ahlâkını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez. Allah, bir topluluğun kötülüğünü dilerse o kötülüğü geriye atmaya imkân yoktur ve onlara, ondan başka bir yardımcı da bulunamaz.

Adem Uğur

Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.

Ahmed Hulusi

Onun (tüm açığa çıkardıklarını), önünden arkasından Allah hükmüyle muhafaza eden (kaydeden) kesintisiz izleyici sistemi (kuvveleri - melekleri) vardır. . . Muhakkak ki Allah, bir toplumun yaşam biçimini, onlar kendi nefslerini (anlayışlarını - değer yargılarını) değiştirmedikçe, değiştirmez! Allah bir topluma bir felaket irade etti mi, artık onun geri çevrilmesi yoktur! Onlar için O'ndan başka yardım edici dost yoktur.

Ahmet Tekin

İnsanın önünde ve arkasında, Allah’ın var ettiği ve koruduğu düzenin gereği olarak kendisini koruyan ve davranışlarını zapta geçiren günlük nöbet tutmakla görevli koruma melekleri ve zabıt kâtibi melekler vardır. Bir millet, sahip olduğu ilahî-insanî değerleri, benliğini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe, Allah o milletin elinde olan nimetleri değiştirmez, sosyal, siyasî ve ekonomik düzenlerini bozmaz. Allah toplumların başına hak ettikleri bir felâket getirmek, onları cezalandırmak istediği zaman da, artık bu felâketin, bu cezanın geri çevrilme imkânı yoktur. Onların Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden velileri, koruyucuları, yardım edenleri de bulunmaz.

Ahmet Varol

Onu (insanı) önünden ve arkasından izleyenler vardır ki kendisini Allah'ın emriyle korurlar. Bir topluluk kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.[2] Allah bir topluluğa kötülük (azap) dileyince de artık onu geri çevirmeye yol yoktur. Onların O'ndan başka velileri da yoktur.

Ali Bulaç

O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Ali Fikri Yavuz

Her insan için, önünden ve arkasından takip eden Melekler vardır; onu Allah’ın emriyle korurlar. Muhakkak ki Allah bir topluma verdiği nimeti, onlar, kendilerindeki iyi hali fenalığa çevirmedikçe bozmaz. Bir topluma da Allah bir kötülük diledi mi, artık onun geri çevrilmesine hiç bir çare yoktur. O toplum için (kendilerine yardım edecek) Allah’dan başka bir yardımcı da yoktur.

Ali Rıza Safa

Önünden ve arkasından, onu izleyenler vardır. Allah'ın buyruğuyla onu korurlar. Aslında, Allah, bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, onların durumunu değiştirmez. Çünkü Allah, bir topluma kötülük dilediğinde, onu geri çevirmeye artık olanak yoktur. Onlar için, O'ndan başka bir de ayrıca dost yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler/melekler vardır. Bir toplumu oluşturan fertler kendi iç dünyalarındakini değiştirinceye kadar, Allah onların oluşturduğu toplumu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.

Bekir Sadak

Ardinda ve onunde insanoglunu takip edenler vardir; Allah'in emriyle onu gozetirler. Bir millet kendini bozmadikca Allah onlarin durumunu degistirmez. Allah bir milletin fenaligini dileyince artik onun onune gecilmez. Onlar icin Allah'tan baska hami de bulunmaz.

Celal Yıldırım

Herbiri için önünden arkasından kendisini izleyen (görevli melek)ler vardır; onu Allah'ın emriyle korurlar. Bir millet (hayat kanununa uyup) kendi (ahlâk ve düzenini) değiştirmedikçe, Allah, onlar hakkındaki (hükmünü) değiştirmez. Allah bir millete fenalık yapmayı irâde buyurduğunda, artık onu geri çevirecek yoktur ve onlar için Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulunmaz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.

Diyanet İşleri

İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

Diyanet İşleri (eski)

Ardında ve önünde insanoğlunu takip edenler vardır; Allah'ın emriyle onu gözetirler. Bir millet kendini bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir milletin fenalığını dileyince artık onun önüne geçilmez. Onlar için Allah'tan başka hamide bulunmaz.

Diyanet Vakfi

Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkan yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Herkes için önünden ve arkasından takip eden melekler vardır, onu Allah'ın emriyle gözetirler. Muhakkak Allah bir topluluğa verdiğini onlar nefislerindekini bozmadıkça bozmaz! Bir topluluğa da Allah bir kötülük irade buyurdu mu artık onun geri çevrilmesine çare bulunmaz. Onlar için O'ndan başka bir vali de yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

her biri için önünden ve arkasından ta'kıb eden Melaike vardır, onu Allahın emrinden dolayı gözetirler. Her halde Allah, bir kavme verdiğini onlar nefislerindekini bozmadıkça bozmaz, bir kavme de Allah, bir kötülük irade buyurdumu artık onun reddine çare bulunmaz, öyleya onlar için ondan başka bir vali yok

Erhan Aktaş

Onu her şeyi ile izleyenler vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetlerler. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu her şeyi ile izleyenler vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetirler. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın emriyle, onu her şeyi ile izleyen ve yaptığı her şeyi kaydeden izleyiciler vardır. Kuşkusuz bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, bir topluma ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Fizilal-il Kuran

İnsanı önünden ve arkasından izleyen (melekler) vardır, onu Allah'ın emri ile gözetlerler. Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah onun konumunu değiştirmez. Allah, bir toplumun herhangi bir kötülüğe uğramasını dileyince, onu hiç kimse önleyemez. İnsanların Allah'dan başka hiçbir koruyucusu, kayırıcısı yoktur.

Gültekin Onan

O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Tanrı'nın buyruğundan gözetip korumaktadırlar. Gerçekten Tanrı, kendi nefslerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar bir toplulukta olanı değiştirip bozmaz. Tanrı bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Hamdi Döndüren

İnsanın önünde ve arkasında, Allah’ın buyruğu ile onu koruyan izleyiciler (melekler) vardır. Bir toplum kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez. Allah bir topluma kötülük dileyince, artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, Allah’tan başka yardımcıları da yoktur.

Hasan Basri Çantay

Onun (ve her insanın) önünde, arkasında kendisini Allahın emriyle gözetleyecek ta'kibci (melek) ler vardır. Bir kavm, özlerindeki (güzel hal ve ahlak) ı değişdirip bozuncaya kadar Allah şübhesiz ki onun (haalini) değişdirib bozmaz. Allah bir kavmin de fenalığını (azabını) diledi mi artık onun reddine hiç bir (çare) yokdur: Onlar için Ondan (Allahdan) başka bir veli (ve yardım eden) de yokdur.

Hasib Asutay

Onun (insanın) önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. (7) Şüphesiz bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi artık onun için geri çevrilme yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur. (7. Her insanın önünde ve arkasında koruyucu ve yazıcı melekler vardır.)

Hayrat Neşriyat

O kimseyi önünden ve arkasından ta'kib eden (melek)ler vardır; Allah’ın emriyle onu korurlar. Kendilerinde olan (iyi hâl)i değiştirmedikçe, şübhesiz ki Allah, bir kavme olan(ni'metin)i değiştirmez. Fakat Allah, bir kavme (kendi isyanları yüzünden) kötülük dilediği zaman, artık onu geri çevirecek kimse yoktur. Onlar için O’ndan başka bir dost da yoktur.

İbni Kesir

Ardından ve önünden takib edenler vardır. Allah'ın emriyle onu gözetirler. Şüphesiz ki bir kavim, kendini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez. Ve Allah, bir kavimin fenalığını dileyince; artık onun önüne geçilemez. Allah'tan başka onları koruyacak birisi de bulunmaz.

Mehmet Okuyan

(Her insanın) önünden ve arkasından Allah’ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. (Kişiler) kendilerindekini değiştirinceye kadar Allah hiçbir toplumu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri döndürülme diye bir şey yoktur. Onların O’ndan (Allah’tan) başka yardımcıları da yoktur.

Muhammed Esed

(Böyle biri sanıyor mu ki) kendisini önünden ve ardından izleyen (ve) onu Allah her ne ki takdir etmişse ona karşı koruyup gözeten refakatçileri vardır. Gerçek şu ki, insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez; ve Allah insanlara (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) bir felaket tattıracağı zaman hiçbir şey bunun önünde duramaz: çünkü onların, kendilerini O'na karşı koruyabilecek kimseleri yoktur.

Mustafa İslamoğlu

önünden ve ardından takip eden koruma korteji var da, kendisini Allah'ın gazabından korur (diye düşünüyorsa), Allah onu da bilir. Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez. Ve Allah (hak eden) bir toplumu cezalandırmayı murad ettiği zaman, onu engellemek mümkün olmaz; O'ndan başka sığınacak bir merci de bulamazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onun için önünden ve arkasından takibeden (melekler) vardır ki, onu Allah'ın emriyle muhafaza ederler ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ, herhangi bir kavimdeki hali değiştirmez, onlar kendi nefislerindekini değiştirmedikçe. Ve Allah Teâlâ bir millete bir fenalık murad edince de artık onu geri bırakacak yoktur. Ve onlar için O'ndan başka bir yardımcı da yoktur.

Ömer Öngüt

Önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez. Allah bir millet için kötülük dilediği zaman, artık onu geri çevirecek bir kuvvet yoktur. Onlar için Allah'tan başka bir veli (yardımcı) da yoktur.

Suat Yıldırım

O insanın önünde ve ardında devamlı sûretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar, Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar. Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe, hiç şüphe yok ki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. Allah bir toplum için de kötülük irade buyurdu mu, onu geri çevirecek kuvvet yoktur. Artık Allah’ın dışında onları himaye edecek kimse olamaz.

Süleyman Ateş

O (insa)nın önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allah'ın emriyle korurlar. Bir milet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez. Allah da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyucuları da yoktur.

Süleymaniye Vakfı

Kişiyi önünden ve arkasından takip edenler (melekler) vardır, Allah'ın emriyle onu koruyup gözetirler. Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah da o toplumda olanı değiştirmez. Allah bir toplumun başına bir kötülük getirmek isterse ona engel olacak bir çare bulunmaz. Onların Allah ile aralarına girecek bir yakınları da yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır; Allah'ın emriyle onu (ve yaptıklarını) koruma altına alırlar. Bir toplum kendinde olanı bozmazsa, onu Allah da bozmaz. Allah bir topluma sıkıntı vermek isterse, kimse engel olamaz. Onların Allah ile kendi aralarına girecek bir dostları yoktur.

Şaban Piriş

İnsanoğlunu arkasında ve önünde takip edenler vardır; Allah'ın emriyle onu gözetirler. Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir toplumun kahrını dileyince artık o geri döndürülemez. Onların Allah'tan başka koruyucusu da yoktur.

Tefhim-ul Kuran

Onun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (öz) lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkân) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

Ümit Şimşek

İnsanın önünde ve arkasında, Allah'ın emriyle onu izleyen ve koruyan melekler vardır. Bir toplum kendisini değiştirmedikçe Allah da onlara verdiğini değiştirmez. Allah bir topluluk için kötülük murad ettiğinde ise, artık onun geri çevrilişi yoktur; onlar için Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki, kendisini Allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. Ve onlar için Allah'ın berisinden koruyucu bir dost da olamaz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın əmri ilə insanın həm önündə, həm də arxasında daim onunla birlikdə olub onu qoruyan mələklər vardır. Həqiqətən də, insanlar nəfslərində olanı dəyişmədikcə, Allah da onlarda olanı dəyişməz. Əgər Allah hər hansı bir qövmə pislik etmək istəsə, heç nə onun qarşısını ala bilməz. Onların Ondan başqa ixtiyar sahibi yoxdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(İnsan üçün) onu öndən və arxadan təʼqib edənlər (mələklər) vardır. Onu (insanı) Allahın əmri ilə qoruyurlar. Hər hansı bir tayfa öz tövrünü (nəfsində olanları) dəyişmədikcə (pozmadıqca), Allah da onun tövrünü (onda olanları, onun əhvalını) dəyişməz. Əgər Allah hər hansı bir qövmə bir pislik yetirmək istəsə, onun qarşısı heç cür alına biməz və Ondan başqa onların heç bir hamisi də olmaz.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er hat eine Reihe von Engeln, die jeden gemäß Gottes Verfügung von vorn und von hinten beschützen. Gott verändert den Zustand eines Volkes nicht eher, bis die Menschen ihren Zustand selbst geändert haben. Wenn Gott ein Volk heimsuchen will, kann sich Ihm niemand widersetzen, und außer Ihm haben sie keinen Beschützer.

Almanca — Der Edle Quran

Er hat vor sich und hinter sich Begleiter, die ihn auf Allahs Befehl beschützen. Allah ändert nicht den Zustand eines Volkes, bis sie das ändern, was in ihnen selbst ist. Und wenn Allah einem Volk Böses will, so kann es nicht zurückgewiesen werden. Und sie haben außer Ihm keinen Schutzherrn.

Almanca — M. A. Rassoul

Er (der Gesandte) hat Beschützer vor und hinter sich; sie behüten ihn auf Allahs Geheiß. Gewiß, Allah ändert die Lage eines Volkes nicht, ehe sie (die Leute) nicht selbst das ändern, was in ihren Herzen ist. Und wenn Allah einem Volk etwas Übeles zufügen will, so gibt es dagegen keine Abwehr, und sie haben keinen Helfer außer Ihm.

Almanca — Muhammad Zaidan

für jeden gibt es Bewacher vor sich und hinter sich, die 1 ihn mit ALLAHs Bestimmung bewahren. Gewiß, ALLAH ändert nichts von dem worin Menschen sind, bis sie das ändern, was sie in sich tragen. Und wenn ALLAH für Menschen Übel bestimmt, so kann es nicht aufgehalten werden. Und sie haben anstelle von Ihm keinen Wali.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Each and everyone has a succession of guardian angels guarding the whole on the fore and the back side upon Allah's high behest. Allah does not change the state of life of a given nation until they have changed the state of their innermost being. And when it is His will that a people be stricken with a misfortune or be wedded to a calamity, no expedient whatever nor anyone of singular ingenuity can avert it, and besides Him they have no tutelary protector.

Abdul Haleem

each person has guardian angels before him and behind, watching over him by God’s command. God does not change the condition of a people [for the worse] unless they change what is in themselves, but if He wills harm on a people, no one can ward it off–– apart from Him, they have no protector.

Abdullah Yusuf Ali

For each (such person) there are (angels) in succession, before and behind him: They guard him by command of Allah. Allah does not change a people's lot unless they change what is in their hearts. But when (once) Allah willeth a people's punishment, there can be no turning it back, nor will they find, besides Him, any to protect.

Abul A'la Maududi

There are guardians over everyone, both before him and behind him, who guard him by Allah's command. Verily Allah does not change a people's condition unless they change their inner selves. And when Allah decides to make a people suffer punishment, no one can avert it. Nor can any be of help to such a people against Allah.

Aisha Bewley

Everyone has a succession of angels in front of him and behind him, guarding him by Allah’s command. Allah never changes a people’s state until they change what is in themselves. When Allah desires evil for a people, there is no averting it. They have no protector apart from Him.

Al-Hilali & Khan

For him (each person), there are angels in succession, before and behind him.[1] They guard him by the Command of Allâh. Verily! Allâh will not change the (good) condition of a people as long as they do not change their state (of goodness) themselves (by committing sins and by being ungrateful and disobedient to Allâh). But when Allâh wills a people’s punishment, there can be no turning back of it, and they will find besides Him no protector.

Ali Quli Qarai

He has guardian angels, to his front and his rear, who guard him by Allah’s command. Indeed Allah does not change a people’s lot, unless they change what is in their souls. And when Allah wishes to visit ill on a people, there is nothing that can avert it, and they have no protector besides Him.

Amatul Rahman Omar

He (- the Messenger) has companies (of angels) successively ranged before him and behind him. They guard him by the command of Allâh. Verily, Allâh does not change the condition of a people until they (first) change their ways and their minds. When Allâh decides upon punishing a people there is no averting it. (At that time) they have no helping friend apart from Him.

Arthur John Arberry

he has attendant angels, before him and behind him, watching over him by God's command. God changes not what is in a people, until they change what is in themselves. Whensover God desires evil for a people, there is no turning it back; apart from Him, they have no protector.

Bijan Moeinian

For each person, there are appointed angels who guard him from the front and the behind by the order of God. Know that God will not (order these angels to) change the condition of any people unless they, themselves, take the appropriate steps towards the change. Noël, if the Lord (for some reason) decides to impose a hardship for (a person or) a people, none can stop it as there is no lord beside the Lord.

E. Henry Palmer

Each of them has pursuers before him and behind him, to keep guard over him at the command of God; verily, God changes not what a people has until they change it for themselves. And when God wishes evil to a people there is no averting it, nor have they a protector beside Him.

Edip-Layth

As if he has followers in his presence and behind him guarding him from God's command! God is not to change what is in a people until they change what is within themselves. If God wanted to harm a people, then there is no turning Him back, nor will they have any protector against Him.

George Sale

Each of them hath angels mutually succeeding each other, before him, and behind him; they watch him by the command of God. Verily God will not change his grace which is in men, until they change the disposition in their souls by sin. When God willeth evil on a people, there shall be none to avert it; neither shall they have any protector beside Him.

Hamid S. Aziz

Alike among you is he who keeps secret his speech and he who broadcasts it; and he who hides by night and he who stalks abroad by day.

Mahmoud Ghali

For him are (angels) taking turns (on end) even before him (Literally: between his two hands) and even behind him, preserving him from the Command of Allah. Surely Allah does not change what is in a people until they change what is in themselves; and when Allah wills (to inflict) an odious (treatment) on a people, then there is no turning back for it; and apart from Him, in no way do they have any patron.

Marmaduke Pickthall

For him are angels ranged before him and behind him, who guard him by Allah's command. Lo! Allah changeth not the condition of a folk until they (first) change that which is in their hearts; and if Allah willeth misfortune for a folk there is none that can repel it, nor have they a defender beside Him.

Mohamed Ahmed - Samira

His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command. Verily God does not change the state of a people till they change themselves. When God intends misfortune for a people no one can avert it, and no saviour will they have apart from Him.

Muhammad Asad

[thinking that] he has hosts of helpers-both such as can be perceived by him and such as are hidden from him -that could preserve him from whatever God may have willed. Verily, God does not change men's condition unless they change their inner selves; and when God wills people to suffer evil [in consequence of their own evil deeds], there is none who could avert it: for they have none who could protect them from Him.

Mustafa Khattab

For each one there are successive angels before and behind, protecting them by Allah’s command. Indeed, Allah would never change a people’s state ˹of favour˺ until they change their own state ˹of faith˺. And if it is Allah’s Will to torment a people, it can never be averted, nor can they find a protector other than Him.

Progressive Muslims

Present with him and behind him are retainers, they guard him by God's command. God is not to change what is in a people until they change what is within themselves. And if God wanted to harm a people, then there is no turning Him back, nor will they have any protector against Him.

Sahih International

For each one are successive [angels] before and behind him who protect him by the decree of Allah. Indeed, Allah will not change the condition of a people until they change what is in themselves. And when Allah intends for a people ill, there is no repelling it. And there is not for them besides Him any patron.

Sam Gerrans

He has successive angels before him and after him, keeping him by the command of God. God changes not what is in a people until they change what is in themselves. And when God intends evil for a people, there is no repelling it; and they have besides Him no ally.

Shabbir Ahmed

A person may think that he has helpers, perceptible (wealth etc) and imperceptible (status etc) that could preserve him from Allah's Requital. But the Law of Requital applies to individuals and nations. Verily, Allah never changes a nation's condition unless they change their inner selves (8:53). And when nations suffer Allah's Requital for their actions, there is none that can repel it, nor do they have a defender outside His Laws.

Syed Vickar Ahamed

For each one (human), there are (angels) one following the other, before and behind him: They guard him by the command of Allah. Surely Allah will not change the condition of a people until they change it themselves. But when Allah wills a punishment for a people, there is no holding it back; Nor will they find, anyone other than Him, to protect them.

Taqi Usmani

For every one (from among you) there are angels replacing one another, in front of him and behind him, who guard him under the command of Allah. Surely, Allah does not change the condition of a people unless they change themselves. When Allah intends evil for a people, there is no way to turn it back, and for them there is no patron other than Him.

The Monotheist Group

Present with him and behind him are retainers, they preserve him from the command of God. God does not change the condition of a people until they change the condition of their souls. And if God wanted to harm a people, then there is no turning Him back, nor will they have any protector against Him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il (lʹhomme) a par devant lui et derrière lui des Anges qui se relaient et qui veillent sur lui par ordre dʹAllah. En vérité, Allah ne modifie point lʹétat dʹun peuple, tant que les (individus qui le composent) ne modifient pas ce qui est en eux-mêmes. Et lorsquʹAllah veut (infliger) un mal à un peuple, nul ne peut le repousser: ils nʹont en dehors de Lui aucun protecteur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji însên re li pêşiya wî hin ferîşte hene ku wî dişopînin û bi fermana Xwedê wî (ji belayê) diparêzin. Bêguman Xwedê rewşa (ser û berê) tu miletî naguhêre, qencî û kerema xwe ji ser wan nabire, heta ew ji cem xwe neguhêrin. Dema Xwedê ji bo miletekî ezabek an belayek xwest, êdî jê re tu veger tune ye û ji bo wan ji bilî Xwedê tu dost û arîkarek jî tune ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij heeft een gevolg voor en achter zich die hem op Gods bevel bewaken. God verandert niet wat er in mensen is zolang zij niet veranderen wat er in henzelf is en wanneer God het met mensen slecht voor heeft dan is dat onafwendbaar en zij hebben buiten God niemand die hen beschermt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ieder van hen heeft engelen, die elkander wederkeerig opvolgen, zoowel vóór hem als achter hem geplaatst; zij waken op Gods bevel over hem. Waarlijk, God zal zijne genade, die op de menschen rust, niet veranderen, tot zij de geneigdheid hunner zielen door zonde veranderen. Als hij hen wil straffen, kan niets hem dat verhinderen; naast hem hebben zij geen beschermer.

Hollandaca — Siregar

- En voor de mens zijn er bewakers (Engelen), voor hem en achter hem, zij waken over hem op bevel van Allah. Voorwaar, Allah verandert de (goede) toestand van een Yolk niet, totdat zij hun eigen toestand verarderen. En als Allah iets kwaads voor een volk wil, dan is er niemand die het kan afwenden en er is voor hen naast Hem geen Helper.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

У Него [у Аллаха] есть (ангелы) следующие непосредственно и перед ним [человеком] и позади него, которые записывают его (деяния) по повелению Аллаха. Поистине, Аллах не меняет того (положения), (в котором находятся) люди, пока они сами не из­менят того, что с ними [положения, в котором они находятся] (как с хорошего на плохое, так и с плохого на хорошее). А если Аллах пожелает (причинить) людям зло (как наказание), то уже ничто не сможет отвратить его [Его решение], и нет у них помимо Него заступ­ника [помощника] (который отвратил бы от них Его наказание)!

Rusça — Osmanov

К каждому человеку приставлены ангелы, следующие впереди него и позади него и охраняющие его по повелению Аллаха. Воистину, Аллах не меняет положения людей, пока они сами не изменят свои помыслы. Когда же Аллах возжелает наказать людей, то этого не отвратить ничем и нет для них заступника, кроме Него.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Änglavakter (omger) människan - de går framför henne och bakom henne - och skyddar henne på Guds befallning. Gud förändrar inte människornas villkor, förrän de ändrar sitt sinnelag; och om det är Guds vilja att ett folk drabbas av olyckor kan ingen avvärja det och ingen utom Gud kan hjälpa dem.