Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."
وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ فَلَمَّا جَاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰتِي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ اِنَّ رَبِّي بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ
ve ḳāle l-meliku 'tūnī bihi fe lemmā cā'ehu r-rasūlu ḳāle rciǎ' ilā rabbike fe selhu mā bālu n-nisveti llātī ḳaTTaǎ'ne eydiyehunne inne rabbī bi keydihinne ǎlīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Padişah, o zâtı getirin bana dedi. Elçi gelince dön efendine de dedi, ellerini doğrayan kadınların neydi zorları, bir sor ona; şüphe yok ki Rabbim, onların düzenini bilir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Padişah, o zâtı getirin bana dedi. Elçi gelince dön efendine de dedi, ellerini doğrayan kadınların neydi zorları, bir sor ona; şüphe yok ki Rabbim, onların düzenini bilir.
Adem Uğur
(Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: "Onu bana getirin!" Elçi, Yusufa geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir."
Ahmed Hulusi
Melik dedi ki: "Onu (Yusuf'u) bana getirin!". . . Ne zaman ki Ona (Yusuf'a) rasul (elçi) geldi, (Yusuf o rasule): "Rabbine (efendine) dön. . . Ona, 'Ellerini kesen kadınların hali ne idi?' diye sor. . . Muhakkak ki Rabbim, onların tuzaklarını Aliym'dir. "
Ahmet Tekin
Kral: 'Yûsuf’u bana getirin.' dedi. Kralın habercisi yanına gelince Yûsuf: 'Efendine geri dön, ona, ellerini kesen kadınların zoru ne imiş, bir sor. Benim Rabbim onların sinsice hazırladıkları kötülük tuzaklarını çok iyi bilir.' dedi.
Ahmet Varol
Hükümdar: 'Onu bana getirin' dedi. Bunun üzerine ona elçi gelince: 'Efendine dön de ona sor: 'Ellerini kesen kadınların durumları neydi? Şüphesiz Rabbim onların düzenlerini bilir' dedi.
Ali Bulaç
Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin." Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) "Efendine (Rabbine) dön de ona sor: "Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir."
Ali Fikri Yavuz
Bu tâbiri duyan hükümdar: “- Yûsuf’u bana getirin” dedi. Bunun üzerine, kendisini dâvet için elçi gelince, Yûsuf ona şöyle dedi: “- Efendine dön de, o ellerini kesen kadınların hâli neydi, kendisinden sor. Muhakkak ki benim Rabbim, onların hilelerini bilendir.
Ali Rıza Safa
Kral, dedi ki: "Onu, bana getirin!" Elçi, Ona geldiğinde, şöyle dedi: "Efendine dön ve ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz, benim Efendim, onların çevirdiği dalavereleri bilir!"
Bayraktar Bayraklı
Adam bu yorumu getirince kral dedi ki: "Onu bana getirin!"Elçi, Yusuf'a geldiği zaman, Yusuf dedi ki: "Efendine dön de ona 'Ellerini kesen o kadınların zoru neydi?' diye sor! Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir."
Bekir Sadak
Hukumdar: «Onu bana getirin» dedi. Yusuf'a elci gelince, «Efendine don, kadinlar nicin ellerini kesmislerdi bir sor; dogrusu Rabbim onlarin hilesini bilir» dedi.
Celal Yıldırım
Kral, «onu bana getirin !» dedi. Elçi Yûsuf'a gelince, Yûsuf ona, «Efendine dön de o kadınlara ne oldu da ellerini kestiler ? diye sor. Şüphesiz ki Rabbim onların hile ve fendini bilendir.»
Diyanet İşleri
Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."
Diyanet İşleri (eski)
Hükümdar: 'Onu bana getirin' dedi. Yusuf'a elçi gelince, 'Efendine dön, kadınlar niçin ellerini kesmişlerdi bir sor; doğrusu Rabbim onların hilesini bilir' dedi.
Diyanet Vakfi
(Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: «Onu bana getirin!» Elçi, Yusuf'a geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: «Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O hükümdar «Onu bana getirin» dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: «Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çok iyi bilir.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunu duyan hükümdar: "Getirin bana onu" dedi. Bunun üzerine ona gönderilen adam gelince Yusuf: "Haydi efendine dön de sor ona, ellerini doğrayan kadınların maksatları neymiş? Şüphesiz ki, Rabbin onların hilelerini çok iyi bilir." dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunu duyan Melik de getirin bana onu, bunun üzerine ona gönderilen adem gelince, haydi Efendine dön de sor ona: o ellerini doğrayan kadınların maksadları ne imiş, şüphe yok ki rabbim onların hiylelerine alimdir dedi
Erhan Aktaş
Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, efendine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir.
Fizilal-il Kuran
Kral «O adamı bana getiriniz» dedi. Yusuf, yanına gelen kralın elçisine dedi ki; «Efendinin yanına dön ve ellerini yemek bıçakları ile kesen kadınlara ilişkin olayın içyüzünü kendisine sor. Gerçi Rabbim, o kadınların bana kurdukları tuzağı iyi bilir.»
Gültekin Onan
Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin." Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) "Efendine (rabbine) dön de ona sor: 'Ellerini kesen o kadınların durumu neydi?' Doğrusu benim rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir."
Hamdi Döndüren
(Yusuf’un yorumunun kendisine ulaşması üzerine) Kral, “Onu bana getirin!” dedi. Elçi gelince Yusuf dedi ki: “Efendine git ve ona sor, ellerini kesen o kadınların amacı neydi? (Bunu ortaya çıkarsın). Hiç kuşkusuz benim Rabbim onların düzenini çok iyi bilir!”
Hasan Basri Çantay
(Bunu duyan) padişah dedi ki: "Onu (Yuusufu) bana getirin". Bunun üzerine ona elçi gelince: "Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi, kendisine sor. Şübhe yok ki benim Rabbim onların fendini hakkıyle bilicidir" dedi.
Hasib Asutay
(Bunu duyan) Kral, 'Onu (Yusufʼu) bana getirin' dedi. Elçi ona gelince (Yusuf) dedi ki: 'Efendine dön de ona sor ellerini kesen o kadınların zoru neydi? (bunu ortaya çıkarsın) Şüphesiz Rabbim onların hilelerini hakkıyla bilendir.'
Hayrat Neşriyat
(Elçi bu ta'bîri anlatınca) bunun üzerine hükümdar: 'Onu bana getirin!' dedi. Nihâyet elçi kendisine gelince, (Yûsuf, hakkındaki ittihâmı gidermek için bu da'vete hemen icâbet etmedi ve ona) şöyle dedi: 'Efendine dön de ona sor; ellerini kesen o kadınlarınmaksadı ne imiş? Şübhesiz ki Rabbim, onların hîlesini hakkıyla bilendir.'
İbni Kesir
Hükümdar dedi ki: Onu bana getirin. Bunun üzerine ona elçi gelince: Efendine dön ve ellerini kesen o kadınların zoru neydi kendisine sor. Şüphesiz ki benim Rabbım, onların düzenini bilir, dedi.
Mehmet Okuyan
Hükümdar “Onu bana getirin!” demişti. Elçi ona geldiğinde (Yusuf) şöyle demişti: “Efendine dön ve ona ‘Ellerini kesen o kadınların derdi neydi?’ diye sor! Şüphesiz ki Rabbim onların hilesini çok iyi bilendir.”
Muhammed Esed
Ve (Yusuf'un yorumu kendisine ulaşır ulaşmaz) Kral: "Onu bana getirin!" dedi. Ama elçiler kendisine geldiğinde (Yusuf:) "Efendinize gidin ve ondan (önce) ellerini kesen kadınlar hakkındaki gerçeği (ortaya çıkarmasını) isteyin; çünkü, Rabbim onların oyunlarını/tuzaklarını bütün gerçeğiyle bilmektedir!"
Mustafa İslamoğlu
(Bu yorum kendilerine iletilince,) kral "Onu bana getirin!" emrini verdi. Görevli kendisine gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön ve ona sor bakalım, ellerini kesen hanımların derdi neymiş? Şunu da iyi bil ki, benim Rabbim onların tuzaklarını çok iyi bilmektedir."
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hükümdar dedi ki: «O'nu bana getiriniz.» Vaktâ ki O'na elçi geliverdi. Dedi ki: «Efendine dön, O'na sor ki, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Şüphe yok ki, benim Rabbim onların hilelerini bihakkın bilicidir.»
Ömer Öngüt
(Bunun üzerine) kral: “Onu bana getirin!” dedi. Elçi (Yusuf'a) gelince (Yusuf ona) dedi ki: “Efendine dön, kadınlar niçin ellerini kesmişlerdi diye bir sor! Şüphesiz ki benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir. ”
Suat Yıldırım
Bunu duyan Hükümdar: "Onu bana getirin!" dedi. Hükümdarın elçisi gelince Yusuf: "Sen önce dönüp efendine de ki: "O ellerini kesen kadınların meselesi neydi, kendisine soruver. Zaten benim efendim, o kadınların fendini pek iyi bilir."
Süleyman Ateş
(Elçi bu yorumu getirince) Kral: "Onu bana getirin." dedi. Elçi, Yusuf'un yanına gelince (Yusuf): "Efendine dön de ona sor, ellerini kesen o kadınların maksadı neydi? (Bunu ortaya çıkarsın). Şüphesiz Rabbim, onların tuzaklarını biliyor", dedi.
Süleymaniye Vakfı
Kral dedi ki: "Onu bana getirin!" Elçi, Yusuf'un yanına gelince (Yusuf) şunları söyledi: "Efendine dön de sor bakalım, ellerini kesen o kadınların derdi neymiş? Benim Rabbim onların oyunlarını iyi bilir."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kral dedi ki "Onu bana getirin!" Elçi geldiğinde Yusuf şunları söyledi: "Efendine dön de sor bakalım, ellerini kesen kadınların derdi neymiş? Benim efendim (olan Allah) onların oyunlarını bilir."
Şaban Piriş
Hükümdar: -O'nu bana getirin, dedi. Yusuf'a elçi gelince: -Efendine dön, kadınların niçin ellerini kestiğini sor. Şüphesiz Rabbim, onların hilesini bilir, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Hükümdar dedi ki: «Onu bana getirin.» Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) «Efendine (Rabbine) dön de ona soruver: «Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir.»
Ümit Şimşek
Hükümdar 'Onu bana getirin' dedi. Elçi geldiğinde, Yusuf ona dedi ki: 'Geri dön ve efendine sor, ellerini kesen kadınların derdi neymiş? Rabbim onların tuzaklarını biliyor.'
Yaşar Nuri Öztürk
Kral: "Bu yorumu yapanı bana getirin." dedi. Elçi kendisine gelince, Yusuf dedi ki: "Kralına dön de sor bakalım, o ellerini kesen kadınların derdi neydi? Rabbim, o kadınların hilelerini çok iyi bilmektedir."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Padşah dedi: “Onu yanıma gətirin!” Elçi onun yanına gəldikdə Yusuf dedi: “Ağanın yanına qayıt və soruş gör ki, əllərini kəsən qadınların məqsədi nə idi? Şübhəsiz ki, Rəbbim onların hiyləsini bilir”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bunları eşidən) hökmdar: ″Onu mənim yanıma gətirin!″ – dedi. (Onun göndərdiyi) elçi (Yusifin) yanına gəldikdə o: ″Ağanın yanına qayıdıb soruş ki, (Züleyxanın məclisində) əllərini kəsən o qadınların məqsədi nə idi? Həqiqətən, Rəbbim onların məkrini biləndir!″
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Der König sprach: ʺBringt ihn mir her!ʺ Als der Bote Joseph aufsuchte, sagte dieser ihm: ʺGeh zu deinem Herrn zurück und frage ihn nach den Frauen, die sich in die Hände geschnitten haben. Gott, mein Herr, weiß genau um ihre List.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Der König sagte: ʺBringt ihn zu mir.ʺ Als der Bote zu ihm kam, sagte er: ʺKehr zu deinem Herrn zurück und frag ihn, wie es mit den Frauen steht, die sich ihre Hände zerschnitten. Mein Herr weiß doch über ihre List Bescheid.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Der König sagte: ʺBringt ihn mir!ʺ Als der Entsandte dann zu ihm kam, sagte er: ʺKehre zurück zu deinem Gebieter und frage ihn, was mit den Frauen war, die sich die Hände geschnitten hatten? Gewiß, mein HERR ist über ihre List allwissend.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The king, now pleased, said: "Bring him to me. " When the king's messenger went to fetch him, Yusuf with just confidence, said to the messenger.: "Go back to your master and ask him to re open my case and question the women who wounded their hands at the banquet and what did they have in mind to be up to trap! "Allah, my creator is indeed fully aware of their cunning."
Abdul Haleem
The king said, ‘Bring him to me,’ but when the messenger came to fetch Joseph, he said, ‘Go back to your master and ask him about what happened to those women who cut their hands- my Lord knows all about their treachery.’
Abdullah Yusuf Ali
So the king said: "Bring ye him unto me." But when the messenger came to him, (Joseph) said: "Go thou back to thy lord, and ask him, 'What is the state of mind of the ladies who cut their hands'? For my Lord is certainly well aware of their snare."
Abul A'la Maududi
The king said: "Bring this man to me." But when the royal messenger came to Joseph he said: "Go back to your master and ask him about the case of the women who had cut their hands. Surely my Lord has full knowledge of their guile."
Aisha Bewley
The King said, ‘Bring him to me straight away!’ but when the envoy came to him, he said, ‘Go back to your master and enquire of him what happened about the women who cut their hands. My Lord has knowledge of their cunning guile.’
Al-Hilali & Khan
And the king said: "Bring him to me." But when the messenger came to him, [Yûsuf (Joseph)] said: "Return to your lord and ask him, ‘What happened to the women who cut their hands? Surely, my Lord (Allâh) is Well-Aware of their plot.’"
Ali Quli Qarai
The king said, ‘Bring him to me!’ When the messenger came to him, he said, ‘Go back to your master, and ask him about the affair of women who cut their hands. My Lord is indeed well aware of their stratagems.’
Amatul Rahman Omar
And the King (after hearing the interpretation by Joseph) said, `Bring him to me!' But when the messengers came to him he said, `Go back to your lord and ask him (on my behalf), `How does the matter (deserving of your attention) stands with regard to the women who cut their hands; for my Lord has full knowledge of their crafty designs. '
Arthur John Arberry
The king said, 'Bring him to me!' And when the messenger came to him, he said, 'Return unto thy lord, and ask of him, "What of the women who cut their hands?" Surely my Lord has knowledge of their guile. '
Bijan Moeinian
The king said: "Bring this man to me. " When they were preparing Joseph for the royal audience, he said: “Ask the king to investigate the incidence in which the women of the town cut their hands (so that I go to him as an honest man and not a person who has betrayed his master’s trust.) God is aware of my enemies’ vicious plot [and will re-instate my reputation.]”
E. Henry Palmer
Then said the king, 'Bring him to me. ' And when the messenger came to him, he said, 'Go back to thy lord, and ask him, "What meant the women who cut their hands? Verily, my lord knows their craftiness!"'
Edip-Layth
The King said, "Bring him to me." When the messenger came to him, he said, "Go back to your lord and ask him what the matter was regarding the women that cut their hands? My Lord is well aware of their scheming."
George Sale
And when the chief butler had reported this, the king said, bring him unto me. And when the messenger came unto Joseph, he said, return unto thy lord, and ask of him, what was the intent of the women who cut their hands; for my Lord well knoweth the snare which they laid for me.
Hamid S. Aziz
Then there will come after that a year in which the people shall have abundant rain and in which they shall press (wine and oil).
Mahmoud Ghali
And the king said, "Come up with him (i. e., Bring him) to me!" Then as soon as the messenger came to him, he (Yûsuf) said, "Return to your lord and so ask him, What about the women folk who severely cut (The Arabic verb from implies an action that is done repeatedly or to high degree or to a great extent) their hands? Surely my Lord is Ever-Knowing of their scheming."
Marmaduke Pickthall
And the king said: Bring him unto me. And when the messenger came unto him, he (Joseph) said: Return unto thy lord and ask him what was the case of the women who cut their hands. Lo! my Lord knoweth their guile.
Mohamed Ahmed - Samira
The king said: "Bring him to me. So when the messenger came to Joseph, he said: "Go back to your lord and ask him: 'How fare the women who had cut their hands?' My Lord is cognisant of their guile."
Muhammad Asad
And [as soon as Joseph's interpretation. was conveyed to him, ] the King said: "Bring him before me!" But when the [King's] messenger came unto him, [Joseph] said: "Go back to thy lord and ask him [first to find out the truth] about those women who cut their hands-for, behold, [until now it is] my Sustainer [alone who] has full knowledge of their guile!"
Mustafa Khattab
The King ˹then˺ said, "Bring him to me." When the messenger came to him, Joseph said, “Go back to your master and ask him about the case of the women who cut their hands. Surely my Lord has ˹full˺ knowledge of their cunning.”
Progressive Muslims
And the King said: "Bring him to me. " So when the messenger came to him, he said: "Go back to your lord and ask him what was the matter regarding the women that cut their hands My Lord is well aware of their scheming."
Sahih International
And the king said, "Bring him to me. " But when the messenger came to him, [Joseph] said, "Return to your master and ask him what is the case of the women who cut their hands. Indeed, my Lord is Knowing of their plan."
Sam Gerrans
And the King said: “Bring him to me!” But when the messenger came to him, he said: “Return thou to thy lord, and ask him what is the state of the women who cut their hands; my Lord knows of their plan.”
Shabbir Ahmed
And the King said, "Bring him before me!" When the courier came to Joseph, he said, "Return to your King and ask him to find out the case of the women who marked their hands. Verily, my Lord knows their plot." (Joseph asked for investigation before being released, to vindicate his character).
Syed Vickar Ahamed
And the king said: "You bring him (Yusuf) to me, " but when the messenger came to him, (Yusuf) said: "You go back to your king and ask him, ‘What is the state of mind of the ladies who cut their hands?’, For my Lord (Allah) is Well-Aware of their plot. ’"
Taqi Usmani
And (when this person went back and told the king about the interpretation of the dream), the king said, "Bring him to me." So, when the messenger came to Yūsuf, he said, “Go back to your lord and ask him, ‘What is the case of the women who cut their hands?’ Surely, my Lord knows well their guile.”
The Monotheist Group
Andthe king said: "Bring him to me." So when the messenger came to him, he said: "Go back to your lord and ask him what was the matter regarding the women who cut their hands? Indeed, my Lord is aware of their plans."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et le roi dit: ʺAmenez-le moiʺ. Puis, lorsque lʹémissaire arriva auprès de lui, (Joseph) dit: ʺRetourne auprès de ton maître et demande-lui: ʺQuelle était la raison qui poussa les femmes à se couper les mains? Mon Seigneur connaît bien leur ruseʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Dema meyger, ji wan re ev şîrove anî) Melik got: Ka Yûsuf ji min re bînin. Çi dema qasid(ê Melik) hat cem Yûsuf, (Yûsufî, jê re wiha) got: Li xwendê xwe vegere û jê bipirse: Rewşa wan pîrekên ku destên xwe birîbûn çi bû? Bêguman Xwedayê min hîle û pîleyên wan dizane.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De koning zei: ʺBrengt hem bij mij.ʺ Maar toen de bode bij hem kwam zei hij: ʺGa terug naar jouw heer en vraag hem hoe het gesteld is met de vrouwen die in hun handen sneden. Mijn Heer kent hun list.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen de opperschenker dit had overgebracht, zeide de Koning: Breng hem tot mij. En toen de boodschapper tot Jozef kwam, zeide deze: Keer tot uwen heer terug en vraag hem af, wat de bedoeling der vrouwen was, die hare handen afsneden; want mijn Heer kent den valstrik wel dien zij mij spannen
Hollandaca — Siregar
En hij (de koning) zei: ʺBrengt hein (Yôesoef) bij mij.ʺ En toen de gezant bij hem kwam, zei hij (Yôesoef): ʺGa terug naar jouw heer en vraag hem hoe het is met de vrouwen die hun handen verwondden. Voorwaar, mijn Heer weet van hun list.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Виночерпий вернулся к правителю и рассказал ему о том, как Йусуф истолковал этот сон). (Правитель принял истинным такое толкование) и сказал: «Приведите мне его [того, кто истолковал мой сон]!» Когда к нему [к Йусуфу] пришел посланец, (и передал ему желание правителя, Йусуф решил не спешить, а ждать, пока не подтвердится его невиновность). (Йусуф) сказал (посланцу): «Вернись к твоему господину [к правителю] и спроси его: «Что было с женщинами, (которых позвала к себе жена вельможи, и) которые порезали себе руки?» – поистине, мой Господь [Аллах] об их ухищрениях сведущ!»
Rusça — Osmanov
Царь повелел: ʺВедите его ко мне!ʺ Когда к [Йусуфу] пришел посланец, он сказал: ʺВозвращайся к своему господину и спроси его, какова история с женщинами, которые порезали себе руки. Воистину, мой Господь знает их козниʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(När kungen hörde vad Josef sagt) befallde han: ʺFör honom till mig!ʺ Men då budbäraren kom till honom sade han: ʺGå tillbaka till din herre och fråga honom om kvinnorna som skar sig i händerna. (Ingen utom) Gud, min Herre, har kännedom om deras onda anslag (mot mig).ʺ