Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yusuf) yalancılardandır."

قَالَ هِيَ رَاوَدَتْنِي عَنْ نَفْسِي وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ اَهْلِهَا اِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِبِينَ

ḳāle hiye rāvedetnī ǎn nefsī ve şehide şāhidun min ehlihā in kāne ḳamīSuhu ḳudde min ḳubulin fe Sadeḳat ve huve mine l-kāƶibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Yusuf) dedi ki
2هِيَhiyeO
3رَاوَدَتْنِيrāvedetnīر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).murad almak istedi
4عَنْǎn
5نَفْسِيnefsīن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanbenden
6وَشَهِدَve şehideش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahidlik etti
7شَاهِدٌşāhidunش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.bir şahid
8مِنْmin-nden
9اَهْلِهَاehlihāا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarkadının ailesi-
10اِنْineğer
11كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinise
12قَمِيصُهُḳamīSuhuق م صKoşmak veya sıçramak. Kamis - uzun gömlek.gömleği
13قُدَّḳuddeق د دYırtmak, kesmek, parçalamak, sertçe çekmek/ayırmak. Qaddat - o (dişil) yırttı. Qidad - kendi aralarında anlaşmazlık içinde olan insan grupları, farklı (yollardan giden) topluluklar.yırtılmış
14مِنْmin
15قُبُلٍḳubulinق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönden
16فَصَدَقَتْfe Sadeḳatص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.kadın doğrudur
17وَهُوَve huveo ise
18مِنَmine
19الْكَاذِبِينَl-kāƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalancılardandır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yûsuf, o benden murât almak istedi dedi ve kadının yakınlarından biri tanıklık ederek dedi ki: Eğer Yûsuf'un gömleği, ön taraftan yırtılmışsa kadın doğrudur, o yalancılardandır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yûsuf, o benden murât almak istedi dedi ve kadının yakınlarından biri tanıklık ederek dedi ki: Eğer Yûsufʼun gömleği, ön taraftan yırtılmışsa kadın doğrudur, o yalancılardandır.

Adem Uğur

Yusuf: "Asıl kendisi benim nefsimden murat almak istedi" dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, bu ise yalancılardandır."

Ahmed Hulusi

(Yusuf) dedi ki: "Nefsimden yararlanmak isteyen o idi". . . Onun hane halkından biri, olayın çözümünü gösterdi: "Eğer Onun (Yusuf'un) gömleği ön tarafından yırtılmışsa, (kadın) doğru söylemiştir, O (Yusuf) yalancılardandır. "

Ahmet Tekin

Yûsuf: 'O, bana sahip olmaya kalkıştı' dedi. Hanımın akrabalarından, meseleye çözüm getirebilecek tecrübeli, ileri gelen birisi: 'Eğer Yûsuf’un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor. Yûsuf yalancılardandır.' diye fikrini beyan etti.

Ahmet Varol

(Yusuf): 'Asıl o benim nefsime yaklaşmak istedi' dedi. Kadının yakınlarından bir şahit de şöyle şahitlik etti: 'Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiştir o yalancılardandır.

Ali Bulaç

(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir.

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf şöyle dedi: “- O, benim nefsime yaklaşmak istedi.” Hanımın akrabasından bir şâhid de şöyle şâhidlik etti; “- Eğer Yûsuf’un gömleği önden yırtılmışsa, hanım doğru söylemiştir; o ise yalancılardandır.

Ali Rıza Safa

"Beni, elde etmek istedi!" dedi. Bu sırada, kadının yakınlarından birisi, şöyle tanıklık etti: "Gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğruyu söylüyor; O ise yalan söylüyor!"

Bayraktar Bayraklı

Yusuf,"Asıl kendisi benimle ilişkiye girmek istedi" dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şahitlik yaptı: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir; bu adam ise yalancılardandır."

Bekir Sadak

(26-27) Yusuf: «Beni kendine o cagirdi» dedi. Kadin tarafindan bir sahit, «Eger gomlegi onden yirtilmissa kadin dogru soylemis, erkek yalancilardandir; sayet gomlegi arkadan yirtilmissa kadin yalan soylemistir, erkek dogrulardandir» diye sahidlik etti.

Celal Yıldırım

(26-27) Yûsuf, «O beni kendine çağırdı» dedi. Kadının ailesinden biri şâhidlik ederek dedi ki: «Eğer Yûsuf'un gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o ise yalancılardandır. Yok eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir, o ise doğru sözlülerdendir.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yûsuf, “Asıl kendisi benimle birlikte olmak istedi” dedi. Kadının akrabasından biri şöyle bilirkişilik yaptı: “Eğer (adamın) gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir; adam yalancıdır,

Diyanet İşleri

Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yusuf) yalancılardandır."

Diyanet İşleri (eski)

(26-27) Yusuf: 'Beni kendine o çağırdı' dedi. Kadın tarafından bir şahit, 'Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, erkek yalancılardandır; şayet gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir, erkek doğrulardandır' diye şahidlik etti.

Diyanet Vakfi

Yusuf: «Asıl kendisi benim nefsimden murat almak istedi» dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şahitlik etti: «Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, bu ise yalancılardandır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yusuf: «kendisi benden yararlanmak istedi» dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: «Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yusuf: "O, kendisi beni birlikte olmaya çağırdı!" dedi. Hanımın akrabasından bir şahit şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmış ise, hanım doğru söylemiştir, bu yalancılardandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yusüf, o kendisi, dedi: benim nefsimden kam almak istedi, hanımın akrıbasından bir şahid de şöyle şehadet etti: Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiş bu yalancılardandır,

Erhan Aktaş

Yusuf: "Kendisi bana sahip olmak istedi." dedi. Kadının ailesinden bir tanık durumu açığa çıkarmak için şöyle öneride bulundu: "Eğer gömleği ön taraftan yırtılmışsa, kadın doğru, Yusuf yalan söylemektedir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yusuf: "Kendisi bana sahip olmak istedi." dedi. Kadının ailesinden bir tanık durumu açığa çıkarmak için şöyle öneride bulundu: " Eğer gömleği ön taraftan yırtılmışsa, kadın doğru, Yusuf yalan söylemektedir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yusuf: "Kendisi bana sahip olmak istedi." dedi. Kadının ailesinden bir tanık durumu açığa çıkarmak için şöyle öneride bulundu: " Eğer gömleği ön taraftan yırtılmışsa, kadın doğru, Yusuf yalan söylemektedir."

Fizilal-il Kuran

Yusuf «Beni yatağına çağıran odur» dedi. Kadının akrabalarından biri olaya ilişkin şöyle bir çözüm önerdi, «Eğer Yusuf'un gömleği ön tarafından yırtılmış ise, kadın doğru söylüyor, Yusuf ise bir yalancıdır.»

Gültekin Onan

(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının ehlinden (yakınlarından) bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir.

Hamdi Döndüren

O zaman Yusuf, “Beni arzulayan odur.” dedi. O sırada kadının ailesinden orada bulunan birisi şöyle dedi: “Eğer Yusuf’un gömleği önden yırtılmışsa, doğru söyleyen kadın, yalan söyleyen ise erkektir.

Hasan Basri Çantay

(Yuusuf): "O, kendisi, dedi, benim nefsimden murad almak istedi". Onun (kadının) yakınlarından biri şahid de şehadet etdi ki: "Eğer gömleği önünden yırtıldıysa (kadın) doğru söylemişdir, bu ise yalancılardandır".

Hasib Asutay

(Yusuf:) 'Asıl o nefsimden murad almak istedi' dedi. Onun (kadının) ailesinden biri şöyle şahitlik etti: 'Eğer (Yusufʼun) gömleği önden yırtılmışsa (kadın) doğru söylemiştir, o ise yalancılardandır. '

Hayrat Neşriyat

(Yûsuf:) 'O, (kendisi) benim nefsimden murâd almak istedi' dedi. Onun (o kadının) akrabâsından bir şâhid ise şöyle şâhidlik etti: 'Eğer onun (Yûsuf’un) gömleği öndenyırtılmışsa, o hâlde (kadın) doğru söylemiştir; o (Yûsuf) ise, yalan söyleyenlerdendir.'

İbni Kesir

Dedi ki: O, beni kendisine ram etmek istedi. Kadının ailesinden biri de şehadet etti: Eğer gömleği önden yırtılmışsa; o (kadın) doğru söylemiştir. Bu (Yusuf) ise yalancılardandır.

Mehmet Okuyan

(Yusuf) “(Asıl) kendisi (cinsel olarak) benden yararlanmak istedi!” demişti. Onun (kadının) tarafından bir şahit (bilirkişi) şöyle şahitlik etmişti: “Gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir; o (Yusuf) ise yalancılardandır.

Muhammed Esed

(Yusuf:) "Benim gönlümü çelmek isteyen asıl o!" diye (kendini savundu). O an kadının yakınlarından duruma tanık olan biri: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa," diyerek görüşünü bildirdi, "kadın doğru, beriki yalan söylüyor demektir;

Mustafa İslamoğlu

(Yusuf) söze girdi: "Asıl arzusunu benimle tatmin için beni baştan çıkarmaya çalışan odur." Ve kadının yakınlarından olan bir görgü tanığı: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa bu durumda kadın doğru söylüyor; öteki de yalancının teki demektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yusuf dedi ki: «O kadın benim nefsimden muradını almak istedi.» Ve o kadının kariblerinden bir şahit de şehâdette bulundu ki: «Eğer O'nun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir, O ise yalancılardandır.

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Hayır! Beni kendine o çağırdı, benden murad almak istedi. ” Kadının akrabasından bir şâhit şöyle şahitlik etti: “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiştir, o yalancılardandır. ”

Suat Yıldırım

(26-27) Yusuf ise: "Asıl o bana sahip olmak istedi." dedi. Hanımın akrabalarından biri de şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, delikanlı ise yalancının tekidir. Yok, eğer gömleği arkadan yırtılmışsa o yalan söylemiştir, delikanlı doğru söylemektedir."

Süleyman Ateş

(Yusuf): "O benden murad almak istedi!" dedi. Kadının ailesinden bir şahid de şöyle şahidlik etti: "Eğer Yusuf'un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğrudur, o yalancılardandır."

Süleymaniye Vakfı

Yusuf dedi ki: "O benimle birlikte olmak istedi." Kadının ailesinden bir bilirkişi şöyle görüş bildirdi: "Eğer Yusuf'un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, o (Yusuf) ise yalancılardandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf dedi ki "Israrla benden yararlanmak isteyen odur." Kadının ailesinden bir bilirkişi (şahit) şöyle dedi (şahitlik etti): "Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı, o (Yusuf) yalancının tekidir.

Şaban Piriş

Yusuf: -O, kendisi, benden murat almak istedi, dedi. Kadının ailesinden bir şahit: -Eğer, gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor. Erkek yalancıdır.

Tefhim-ul Kuran

(Yusuf) Dedi ki: «Onun kendisi benden murad almak istedi.» Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: «Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir.

Ümit Şimşek

Yusuf ise 'Asıl o benden muradını almak istedi' dedi. Kadının yakınlarından biri de şöyle şahitlik etti: 'Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiştir, o ise yalancıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yusuf dedi ki: "O, gönlünü eğlendirmek için beni kullanmak istedi." Kadının ailesinden bir tanık da şu yolda tanıklık etti: "Eğer erkeğin gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor, bu durumda erkek yalancılardandır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yusuf dedi: “O məni yoldan çıxartmaq istəyirdi”. Qadının ailəsindən olan bir şahid belə şahidlik etdi: “Əgər onun köynəyi öndən cırılıbsa, qadın doğru deyir, o isə yalançılardandır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yusif) dedi: ″O məni tovlayıb yoldan çıxartmaq (mənimlə yaxınlıq etmək) istədi!″ Bir şahid (Züleyxanın beşikdə olan körpə əmisi oğlu) belə şəhadət verdi: ″Əgər (Yusifin) köynəyi öndən cırılmışsa, (qadın) doğru deyir, o isə yalançılardandır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Darauf sagte er: ʺSie ist es, die mich zu verführen versuchte.ʺ Einer aus ihrer Familie urteilte: ʺIst sein Hemd von vorn zerrissen, hat sie recht, und er gehört zu den Lügnern.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺSie war es, die versucht hat, mich zu verführen.ʺ Und ein Zeuge aus ihrer Familie bezeugte: ʺWenn sein Hemd vorn zerrissen ist, dann hat sie die Wahrheit gesprochen, und er gehört zu den Lügnern.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺSie war es, die mich gegen meinen Willen zu verführen suchte.ʺ Und ein Zeuge aus ihrer Familie bezeugte es: ʺWenn sein Hemd vorne zerrissen ist, dann hat sie die Wahrheit gesprochen und er ist ein Lügner.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He -Yusuf- said: "She tried to incite me to an immoral act, ". When the family gathered to judge the case, one of them wisely said: "if his garment is torn at the front, then she is in the right and the truth is on her side, and" he is lying.

Abdul Haleem

but he said, ‘She tried to seduce me.’ A member of her household suggested, ‘If his shirt is torn at the front, then it is she who is telling the truth and he who is lying,

Abdullah Yusuf Ali

He said: "It was she that sought to seduce me - from my (true) self." And one of her household saw (this) and bore witness, (thus):- "If it be that his shirt is rent from the front, then is her tale true, and he is a liar!

Abul A'la Maududi

Joseph said: "It is she who was trying to tempt me to herself." And a witness belonging to her own household testified (on grounds of circumstantial evidence): "If his shirt is torn from the front, then she is telling the truth and he is a liar.

Aisha Bewley

He said, ‘It was she who tried to seduce me. ’ A witness from her people then declared, ‘If his shirt is torn in front, she speaks the truth and he has clearly told a shameless lie.

Al-Hilali & Khan

He [Yûsuf (Joseph)] said: "It was she that sought to seduce me;" and a witness of her household bore witness (saying): "If it be that his shirt is torn from the front, then her tale is true and he is a liar!

Ali Quli Qarai

He said, ‘It was she who solicited me. ’ A witness of her own household testified: ‘If his shirt is torn from the front, she tells the truth and he lies.

Amatul Rahman Omar

He (- Joseph) said, `No, (it is not so as she describes but) she it was who sought to seduce me against my will. ' Now a (learned) witness of her own family bore a (circumstantial) evidence (saying), `If his shirt has been torn from the front then she speaks the truth and he is of the liars.

Arthur John Arberry

Said he, 'It was she that solicited me'; and a witness of her folk bore witness, 'If his shirt has been torn from before then she has spoken truly, and he is one of the liars;

Bijan Moeinian

Joseph responded: "It was she who tried to seduce me. " At this one of the family members said: “If his shirt is torn from the front, she speaks the truth and Joseph lies.”

E. Henry Palmer

Said he, 'She desired me for my person. ' And a witness from among her family bore witness: 'If his shirt be rent from in front, then she speaks the truth and he is of the liars;

Edip-Layth

He said, "She is the one who seduced me from myself," and a witness from her family gave testimony: "If his shirt was torn from the front, then she is truthful, and he is the liar."

George Sale

And Joseph said, she asked me to lie with her. And a witness of her family bore witness, saying, if his garment be rent before, she speaketh truth, and he is a liar:

Hamid S. Aziz

And they raced to the door and she rent his shirt from behind; and they met her lord (husband) at the door. Said she, "What else is the recompense for him who wishes evil for your family, but prison or a grievous doom?"

Mahmoud Ghali

He said, "She, (really) she solicited me. "And a witness of her family bore witness, "In case his shirt has been ripped from the forepart, then she has (spoken) sincerely, and he is (one) of the liars.

Marmaduke Pickthall

(Joseph) said: She it was who asked of me an evil act. And a witness of her own folk testified: If his shirt is torn from before, then she speaketh truth and he is of the liars.

Mohamed Ahmed - Samira

(Joseph) said: "It was she who wanted to seduce me. " And a witness from her family testified: "If the shirt is torn from the front then the woman is speaking the truth, and he is a liar.

Muhammad Asad

[Joseph] exclaimed: "It was she who sought to make me yield myself unto her!" Now one of those present, a member of her own household, suggested this: If his tunic has been torn from the front, then she is telling the truth, and he is a liar;

Mustafa Khattab

Joseph responded, "It was she who tried to seduce me." And a witness from her own family testified: “If his shirt is torn from the front, then she has told the truth and he is a liar.

Progressive Muslims

He said: "She is the one who seduced me from myself, " and a witness from her family gave testimony: "If his shirt was torn from the front, then she is truthful, and he is the liar. "

Sahih International

[Joseph] said, "It was she who sought to seduce me. " And a witness from her family testified. "If his shirt is torn from the front, then she has told the truth, and he is of the liars.

Sam Gerrans

Said he: “She it was who sought to lure me away from my soul.” And there bore witness a witness from her household: “If his shirt is torn from the front, then she has spoken the truth and he is of the liars.

Shabbir Ahmed

Joseph said, "She is the one who tried to seduce me. " Now a member of her family came and suggested, "If his shirt is torn from the front, then she is telling the truth, and he is the liar.

Syed Vickar Ahamed

He (Yusuf) said: "It was she who tried to seduce me— From my (true) self. " And one of (the members of) her household saw and told what happened, (like this):— "If it is that his shirt is torn from the front, then what she says is true, and he is the liar!

Taqi Usmani

He (Yūsuf) said, "It was she who tried to seduce me." And a witness from her family observed that if his shirt was ripped from the front side, then she is true and he is a liar;

The Monotheist Group

He said: "She is the one who seduced me from myself," and a witness from her family gave testimony: "If his shirt was torn from the front, then she is truthful, and he is the liar."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Joseph) dit: ʺCʹest elle qui a voulu me séduireʺ. Et un témoin, de la famille de celle-ci témoigna: ʺSi sa tunique (à lui) est déchirée par devant, alors cʹest elle qui dit la vérité, tandis quʹil est du nombre des menteurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Yûsuf ) Got: Naxêr, wê ez daxwaz kirim bal xwe ve. Yekî ji lêzimên pîrekê wiha şahidî da; eger kirasê wî ji pêş ve hatibe dirandin, pîrekê rast gotiye; ew ji derewînan e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺZij probeerde mij te verleiden.ʺ En een getuige uit haar familie getuigde: ʺAls zijn hemd van voren gescheurd is, dan is zij oprecht en behoort hij tot de leugenaars.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Jozef zeide: zij vroeg mij bij haar te liggen. En een getuige van haar gezin legde getuigenis af, zeggende: Indien zijn kleed van voren gescheurd is, spreekt zij de waarheid en is hij een leugenaar.

Hollandaca — Siregar

Hij (Yôesoef) zei: ʺZij verleidde mij tegen mijn wil,ʺ en een getuige van haar familie getuigde: ʺAls zijn hemd aan de voorkant is gescheurd, dan heeft zij gelijk en behoort hij tot de leugenaars.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Ее муж сказал: «О, Йусуф! Ты посягнул на мою семью, обманул меня и схитрил, прикрывая себя благочестием!») (Йусуф разгневался и) сказал: «Она соблазняла меня». И засвидетельствовал (один) свидетель из ее семьи: «Если рубаха его разорвана спереди, то она права, а он – из числа лжецов.

Rusça — Osmanov

Йусуф сказал: ʺЭто она пыталась соблазнить меняʺ, - а свидетель из ее семьи заключил: ʺЕсли его рубаха разорвана спереди, то она говорит правду, а он - ложь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Josef) sade: ʺDet var hon som ville förföra mig!ʺ Då sade en (man) som hörde till huset och som var i närheten: ʺOm hans skjorta har rivits sönder framifrån har hon talat sanning och han har ljugit,