Hud Suresi 99. Ayet — Elfaz
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
1وَاُتْبِعُواve utbiǔonlar uğratıldılarBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
2فِيfīHarf-i Cer
3هٰذِهِhāƶihiburadaİşaret Zamiri
4لَعْنَةًleǎ'netenlaneteİsimل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.
6الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetikıyametMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh
7بِئْسَbi'sene kötüMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık
8الرِّفْدُr-rifdubir bağıştırMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر ف دHediye vermek, bağışlamak, yardım etmek. Rifd - yardım/destek, hediye/armağan, pay. Marfud - verilmiş, mevcut olan.
9الْمَرْفُودُl-merfūduverilen bu bağışMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر ف دHediye vermek, bağışlamak, yardım etmek. Rifd - yardım/destek, hediye/armağan, pay. Marfud - verilmiş, mevcut olan.