Hud Suresi 72. Ayet — Elfaz
Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.
1قَالَتْḳāletdedi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2يَاوَيْلَتَىٰyā veyletāEY/HEY/AH vah banaNida Edatı+İsim
3ءَاَلِدُe eliduben doğuracak mıyım?Soru Eki+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeو ل دdoğurmak, dünyaya getirmek
4وَاَنَا۬ve enāben böyleHaliye Edatı+Zamir
5عَجُوزٌǎcūzunkocamış bir kadın ikenİsimع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.
6وَهٰذَاve hāƶāve şuBağlaç+İşaret Zamiri
7بَعْلِيbeǎ'līkocam daİsim+Zamirب ع لSahip olmak, efendi olmak, koca, evli erkek, eş, lord, mal sahibi, efendi, yüksek yer, dağ, yükseklik
8شَيْخًاşeyḣenbir ihtiyar ikenSıfatش ي خYaşlı olmak, yaşlı/tecrübeli adam, toplumda yüksek mevkide olan kişi.
9اِنَّinnegerçektenHarf-i Nasb
10هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri
11لَشَيْءٌle şey'unbir şeydirLam-ı Te'kid+İsimش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş