Karia Suresi 4. Ayet — Elfaz
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
2يَكُونُyekūnuolur(lar)Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3النَّاسُn-nāsuinsanlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
4كَالْفَرَاشِke l-ferāşipervaneler gibiHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimف ر شYaymak, uzatmak, uzanmak, döşemek. Furshan - (yiyecek olarak kullanılan küçük hayvanlar için) yük taşımak, kesim için yere serilmek. Farashun (genel isim) - güveler. Firashun (çoğul: furushun) - halı, üzerine yatmak için serilen şey, yatak. Eş/zevce (mecazi anlamda).
5الْمَبْثُوثِl-mebṧūṧiyayılmışMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatب ث ثYayılmış/dağılmış/saçılmış, yayımlanmış/açıklanmış.