Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.

فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَبِيلًا

fe ǎSā fir'ǎvnu r-rasūle fe eḣaƶnāhu eḣƶen vebīlen

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Firavun, peygambere isyân etmişti de onu, pek şiddetli bir sûrette helâk etmiştik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken Firavun, peygambere isyân etmişti de onu, pek şiddetli bir sûrette helâk etmiştik.

Adem Uğur

Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.

Ahmed Hulusi

Firavun o Rasule asi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!

Ahmet Tekin

Firavun Allah’ın Rasûlüne âsi oldu, karşı geldi. Firavun’u belini kıracak şekilde yakalayıp şiddetli cezalandırdık.

Ahmet Varol

Şu var ki, Firavun peygambere karşı geldi biz de onu şiddetli bir yakalayışla yakaladık.

Ali Bulaç

Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu şiddetli bir azabla yakalayıverdik.

Ali Rıza Safa

Fakat Firavun, elçiye karşı geldi. Bunun üzerine, korkunç bir yakalayışla onu yakaladık.

Bayraktar Bayraklı

Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık.

Bekir Sadak

Ama Firavun o peygambere karsi gelmisti de onu cok agir bir sekilde tutup cezalandirmistik.

Celal Yıldırım

Ne var ki, Fir'avn, o peygambere karşı geldi; bu yüzden onu yakalayıp ağır şekilde cezalandırdık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Firavun o peygambere karşı çıkmış, biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık.

Diyanet İşleri

Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.

Diyanet İşleri (eski)

Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu çok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık.

Diyanet Vakfi

Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun o peygambere isyan etti de Biz onu vahim bir tutuşla tuttuk alıverdik!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehim bir tutuşla tuttuk alıverdik

Erhan Aktaş

Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun Rasul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.

Fizilal-il Kuran

Firavun, gönderdiğimiz peygambere karşı geldi de kendisini sert bir şekilde yakalayıverdik.

Gültekin Onan

Fakat Firavun elçiye isyan etti, biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.

Hamdi Döndüren

Fakat Firavun o elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Hasan Basri Çantay

Fir'avn, o peygambere ısyanetdi de biz de onu ağır ve çetin bir tutuşla yakalayıverdik.

Hasib Asutay

Firavun o peygambere isyan etti de biz de onu çetin bir tutuşla yakalayıverdik.

Hayrat Neşriyat

Fakat Fir'avun o peygambere isyân etmişti de onu şiddetli bir yakalayışla tutuverdik.

İbni Kesir

Fakat Firavun, o peygambere isyan etti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Mehmet Okuyan

Firavun, o Elçi'ye (zorbalık yaparak) isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamış (cezalandırmış)tık.

Muhammed Esed

Ve Firavun elçiye isyan etti, bunun üzerine Biz de onu kahredici bir tutuşla kıskıvrak yakaladık.

Mustafa İslamoğlu

fakat Firavun elçiye karşı geldi; bunun üzerine biz de fena halde enseledik.

Ömer Nasuhi Bilmen

(16-17) Fir'avun ise o Resûle isyan etti, artık o Fir'avun'u bir şiddetli yakalamakla yakaladık. Artık siz küfrederseniz kendinizi nasıl koruyabilirsiniz? Bir günden ki, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çeviriverir.

Ömer Öngüt

Firavun o peygambere karşı gelmişti de, onu çok ağır bir yakalayışla yakalayıp cezalandırmıştık.

Suat Yıldırım

Firavun o Resule isyan etti. Biz de onu şiddetle cezaya çarptırdık.

Süleyman Ateş

Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Süleymaniye Vakfı

Ama Firavun o resule karşı geldi, biz de onu kötü bir şekilde yakaladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.

Şaban Piriş

Firavun elçiye karşı geldi de onu çok kötü bir şekilde yakaladık.

Tefhim-ul Kuran

Fakat Firavun peygambere isyan etti, biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.

Ümit Şimşek

Fakat Firavun peygambere karşı geldi; Biz de onu şiddetli bir azapla yakaladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Firon elçiyə asi oldu. Biz də onu şiddətli bir əzabla yaxaladıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Firʼon o peyğəmbərə (Musaya) asi oldu və Biz də onu şiddətli əzabla yaxaladıq (həm özünün, həm də onunla birlikdə olanları suda boğduq).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Pharao widersetzte sich dem Gesandten, so bestraften Wir ihn schwer.

Almanca — Der Edle Quran

Es widersetzte sich Firʹaun dem Gesandten. Da ergriffen Wir ihn mit hartem Griff.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch Pharao widersetzte sich dem Gesandten; darum erfaßten Wir ihn mit einem schrecklichen Strafgericht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann widersetzte sich Pharao den Gesandten, dann belangten WIR ihn mit einem schweren Belangen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But Pharaoh disobeyed the Messenger and so he came within the measure of Our wrath which spoke thunder and We subverted him, ruined him and brought him to nought.

Abdul Haleem

but Pharaoh disobeyed the messenger and so We inflicted a heavy punishment on him.

Abdullah Yusuf Ali

But Pharaoh disobeyed the messenger; so We seized him with a heavy Punishment.

Abul A'la Maududi

But Pharaoh disobeyed Our Messenger, so We seized him with a terrible seizing.

Aisha Bewley

But Pharaoh disobeyed the Messenger, so We seized him with terrible severity.

Al-Hilali & Khan

But Fir‘aun (Pharaoh) disobeyed the Messenger [Mûsâ (Moses)]; so We seized him with a severe punishment.

Ali Quli Qarai

But Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a terrible seizing.

Amatul Rahman Omar

But Pharaoh disobeyed the Messenger so We seized him with a terrible punishment (so all of you be on your guard against such an attitude!)

Arthur John Arberry

but Pharaoh rebelled against the Messenger, so We seized him remorselessly.

Bijan Moeinian

[What a shame that] Pharaoh disobeyed My messenger; so He was subjected to the most sever punishment.

E. Henry Palmer

But Pharaoh rebelled against the apostle, and we seized him with an overpowering punishment.

Edip-Layth

But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.

George Sale

But Pharaoh was disobedient unto the apostle; wherefore We chastised him with a heavy chastisement.

Hamid S. Aziz

But Pharaoh disobeyed the Messenger, so We seized him with a violent grip.

Mahmoud Ghali

Yet Firaawn disobeyed the Messenger, so We took him (away) a baneful (The root of the Arabic word implies death by droning) taking,

Marmaduke Pickthall

But Pharaoh rebelled against the messenger, whereupon We seized him with no gentle grip.

Mohamed Ahmed - Samira

But the Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a grievous punishment.

Muhammad Asad

and Pharaoh rebelled against the apostle, whereupon We took him to task with a crushing grip.

Mustafa Khattab

But Pharaoh disobeyed the messenger, so We seized him with a stern grip.

Progressive Muslims

But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.

Sahih International

But Pharaoh disobeyed the messenger, so We seized him with a ruinous seizure.

Sam Gerrans

But Pharaoh opposed the Messenger, so We seized him with a calamitous grip.

Shabbir Ahmed

But Pharaoh rebelled against the Messenger, whereupon We seized him with a calamitous seizing.

Syed Vickar Ahamed

But Firon (Pharaoh) did not obey the messenger; So We seized him with a stiff punishment.

Taqi Usmani

Then, Fir‘aun disobeyed the messenger; so We seized him with a severe seizure.

The Monotheist Group

But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Pharaon désobéit alors au Messager. Nous le saisîmes donc rudement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê Firewn li pêxember guhdarî nekir û pê bawerî neanî, vêca Me jî bi hingavtineke dijwar û tûj ew hingavt.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar Firʹaun was ongehoorzaam aan de gezant en dus grepen Wij hem op een afschuwelijke manier.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar Pharao was ongehoorzaam aan den gezant, daarom kastijdden wij hem met eene zware straf.

Hollandaca — Siregar

Toen was Firʹaun de Boodschapper ongehoorzaam, waarop Wij hem grepen met een verschrikkelijke greep.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но ослушался Фараон Посланника [пророка Мусу], и схватили Мы его суровой хваткой [наказали мучительной смертью] (утопив его и его приспешников).

Rusça — Osmanov

Но Фирʹаун ослушался посланника, и Мы наказали его жестоко.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Farao lydde inte sändebudet och Vi straffade honom med ett fruktansvärt straff.