Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden معاجزين formunun kendisi aranıyor.
وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي اٰيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحِيمِ
ve(e)lleƶīne seǎv fī āyātinā muǎācizīne ulāike eSHābu l-ceHīmi
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
وَالَّذِينَ سَعَوْ فِي اٰيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَلِيمٌۗ
ve(e)lleƶīne seǎv fī āyātinā muǎācizīne ulāike lehum ǎƶābun min riczin elīmun
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.
وَالَّذِينَ يَسْعَوْنَ فِي اٰيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ
ve(e)lleƶīne yes'ǎvne fī āyātinā muǎācizīne ulāike fī l-ǎƶābi muHDerūne
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.