Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فيومئذ formunun kendisi aranıyor.
فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
fe yevmeiƶin lā yenfeǔ (e)lleƶīne Zelemū meǎ'ƶiratuhum ve lā hum yusteǎ'tebūne
O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.
فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِهِ اِنْسٌ وَلَا جَانٌّ
fe yevmeiƶin lā yuselu ǎn ƶenbihi insun ve lā cānnun
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.
فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
fe yevmeiƶin veḳaǎti l-vāḳiǎtu
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ اَحَدٌ
fe yevmeiƶin lā yuǎƶƶibu ǎƶābehu eHadun
Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.