Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden عاكفين formunun kendisi aranıyor.
قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِفِينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى
ḳālū len nebraHa ǎleyhi ǎākifīne Hattā yerciǎ ileynā mūsā
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ
ḳālū neǎ'budu eSnāmen fe neZellu lehā ǎākifīne
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.