Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden المكرمين formunun kendisi aranıyor.
بِمَا غَفَرَ لِي رَبِّي وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُكْرَمِينَ
bimā ğafera lī rabbī ve ceǎlenī mine l-mukramīne
(26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.
هَلْ اَتٰيكَ حَدِيثُ ضَيْفِ اِبْرٰهِيمَ الْمُكْرَمِينَ
hel etāke Hadīṧu Deyfi ibrāhīme l-mukramīne
(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?