Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden القرار formunun kendisi aranıyor.
جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا وَبِئْسَ الْقَرَارُ
cehenneme yeSlevnehā ve bi'se l-ḳarāru
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ الْقَرَارُ
ḳālū bel entum lā merHaben bikum entum ḳaddemtumūhu lenā fe bi'se l-ḳarāru
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
يَاقَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ
yā ḳavmi innemā hāƶihi l-Hayātu d-dunyā metāǔn ve inne l-āḣirate hiye dāru l-ḳarāri
"Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."