(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ اَلَّذِٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَ

ve veDeǎ'nā ǎnke vizrake / elleƶī enḳaDe Zehrake

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öylesine yük ki çökertmişti belini.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öylesine yük ki çökertmişti belini.

Adem Uğur

O senin belini büken yükü.

Ahmed Hulusi

Ki o (-nun ağırlığı), senin belini çatırdatmıştı!

Ahmet Tekin

Sırtındaki çok ağır, seni ezen yükü almadık mı?

Ahmet Varol

Ki o senin belini bükmüştü.

Ali Bulaç

Ki o, senin belini bükmüştü;

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, (o yük) sırtını çatırdatıb bükmüştü.

Ali Rıza Safa

Belini bükmüştü senin.

Bayraktar Bayraklı

- Biz senin için göğsünü açmadık mı? Senin sırtını çatırdatan yükünü atmadık mı?

Bekir Sadak

(2-3) Belini buken yukunu uzerinden almadik mi?

Celal Yıldırım

(2-3) Belini (büküp) çatırdatan yükünü senden indirmedik mi ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

Diyanet İşleri

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

Diyanet İşleri (eski)

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

Diyanet Vakfi

(2-3) Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O senin sırtını ezen yükü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O sırtında gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki zar etmişti bütün zahrını?

Erhan Aktaş

Belini büken yükünü?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Belini büken yükünü?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Belini büken yükünü?

Fizilal-il Kuran

Ki o belini bükmüştü,

Gültekin Onan

Ki o, senin belini bükmüştü;

Hamdi Döndüren

Ki o yük, senin belini bükmüştü.

Hasan Basri Çantay

(Öyle yükdü ki o) senin sırtına ağır gelmiş, (kemiklerini gıcırdatmış) dı.

Hasib Asutay

Ki o, senin belini bükmüştü.

Hayrat Neşriyat

(2-3) Ve sırtına çok ağır gelen yükünü, senden indirmedik mi?

İbni Kesir

Ki o senin belini bükmüştü.

Mehmet Okuyan

Belini büken yükünü senden atmıştık.

Muhammed Esed

o belini büken (yükü)?

Mustafa İslamoğlu

Ki o yük belini iki büklüm etmişti!

Ömer Nasuhi Bilmen

(2-3) Ve senden yükünü indirmedik mi? Öyle ki, senin sırtına pek ağırlık vermişti.

Ömer Öngüt

Ki o yük, ağırlığından dolayı belini bükmüştü.

Suat Yıldırım

(2-3) Senin belini çatırdatan o ağır yükünü indirmedik mi?

Süleyman Ateş

Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!

Süleymaniye Vakfı

belini büken yükünü?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O yük, senin belini bükmüştü.

Şaban Piriş

Ki o belini bükmüştü.

Tefhim-ul Kuran

Ki o, senin belini bükmüştü;

Ümit Şimşek

Bir yük ki belini büküyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki o, belini çatırdatmıştı senin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar belini bükürdü.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Elə bir yük ki) sənin belini bükürdü.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die schwer auf deinem Rücken lastete,

Almanca — Der Edle Quran

die deinen Rücken niederdrückte,

Almanca — M. A. Rassoul

die schwer auf deinem Rücken lastete

Almanca — Muhammad Zaidan

die deinen Rücken niederdrückte,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A burden of an immense magnitude, We realize was more than your back could bear;

Abdul Haleem

that weighed so heavily on your back,

Abdullah Yusuf Ali

The which did gall thy back?-

Abul A'la Maududi

that had well-nigh broken your back?

Aisha Bewley

which weighed down your back?

Al-Hilali & Khan

Which weighed down your back?

Ali Quli Qarai

which [almost] broke your back?

Amatul Rahman Omar

Which had weighed your back down?

Arthur John Arberry

the burden that weighed down thy back?

Bijan Moeinian

…. removing your burden that was pressing your back?

E. Henry Palmer

which galled thy back?

Edip-Layth

Which had put strain on your back?

George Sale

which galled thy back;

Hamid S. Aziz

Which galled your back?

Mahmoud Ghali

Which weighed down your back,

Marmaduke Pickthall

Which weighed down thy back;

Mohamed Ahmed - Samira

Which had left you devoid of hope,

Muhammad Asad

that had weighed so heavily on thy back?

Mustafa Khattab

which weighed so heavily on your back,

Progressive Muslims

Which had put strain on your back

Sahih International

Which had weighed upon your back

Sam Gerrans

Which weighed down thy back?

Shabbir Ahmed

Which would weigh on your back so heavily.

Syed Vickar Ahamed

The (burden) that did strained your back?

Taqi Usmani

that had (almost) broken your back,

The Monotheist Group

Which had put strain on your back?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui accablait ton dos?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew barê ku pişta te xistibû ber te.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die zwaar op jouw rug drukte?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die uwe schouders nederdrukte?

Hollandaca — Siregar

Die jouw rug belastte.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

отягчавшую твою спину?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som tyngde din rygg?