Şems Suresi 14. Ayet — Elfaz
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
1فَكَذَّبُوهُfe keƶƶebūhuonu yalanladılarİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.
2فَعَقَرُوهَاfe ǎḳarūhāve onu kestilerBağlaç+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibع ق رKesmek, yaralamak, katletmek, topallık vermek, sonuç vermemek, kısır olmak (örn: rahim)
3فَدَمْدَمَfe demdemebaşlarına geçirdiSebep Eki+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibد م د مBir şeyi çok fazla, aşırı derecede veya enerjiyle bulaştırdı veya üzerinden geçti ve bir şeyin üzerini bu şekilde kapladı.
4عَلَيْهِمْǎleyhimonlarınHarf-i Cer+Zamir
5رَبُّهُمْrabbuhumRableriİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
6بِذَنْبِهِمْbi ƶenbihimsuçu yüzündenHarf-i Cer+İsim+Zamirذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak
7فَسَوّٰيهَاۖfe sevvāhāve orayı dümdüz ettiBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye