Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۖ
fe keƶƶebūhu fe ǎḳarūhā fe demdeme ǎleyhim rabbuhum bi ƶenbihim fe sevvāhā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yalanlamışlardı onu da ayaklarını kesip öldürmüşlerdi deveyi, derken Rableri de suçları yüzünden onları helâk etmişti de orasını düzleyivermişti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken yalanlamışlardı onu da ayaklarını kesip öldürmüşlerdi deveyi, derken Rableri de suçları yüzünden onları helâk etmişti de orasını düzleyivermişti.
Adem Uğur
Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.
Ahmed Hulusi
Onu (Allah Rasulünü) yalanladılar da onu (dişi deveyi) vahşice öldürdüler! Bunun üzerine Rableri, suçları yüzünden onları toprağa gömdü de orayı düzledi!
Ahmet Tekin
Sâlih’i yalanladılar ve dişi deveyi kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Rableri de günahları sebebiyle onlara ağır bir ceza uyguladı. Orayı yerle bir etti.
Ahmet Varol
Ancak onu yalanladılar, o (deve)yi kestiler. Rableri de günâhları dolayısıyla üzerlerine şiddetli azap indirdi ve (orayı) dümdüz etti.
Ali Bulaç
Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.
Ali Fikri Yavuz
Fakat onlar (Salih peygamberin kendilerine söylediği bu sözü) tanımayıb inkâr ettiler de, onu öldürdüler. Bunun üzerine, günahları yüzünden Rableri onları kökünden kazıyıb helâk etti de (büyük küçük bırakmadı) hepsini düzleyiverdi.
Ali Rıza Safa
Yine de Onu yalanladılar. Ardından, onu kestiler. Sonunda, Efendileri, suçları nedeniyle onları yıkıma uğrattı. Sonra, orasını dümdüz etti.
Bayraktar Bayraklı
Buna rağmen peygamberi yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri, günahlarından dolayı ülkelerini harap edip yerle bir etti.
Bekir Sadak
Onu yalanladilar ve deveyi bogazladilar. Bunun uzerine Rableri, suclarindan dolayi onlarin uzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onlari.
Celal Yıldırım
Buna rağmen onlar, peygamberi yalanlayıp deveyi yere devirerek kestiler. Rabları da onlara, günahları sebebiyle azâb indirdi de yerle bir etti.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Fakat onlar ona inanmayıp deveyi kestiler. Bunun üzerine rableri, günahları sebebiyle onlara ardı arkası kesilmez felâketler göndererek hepsini helâk etti.
Diyanet İşleri
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Diyanet İşleri (eski)
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.
Diyanet Vakfi
(11-15) Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.
Erhan Aktaş
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Fizilal-il Kuran
Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rabbleri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirdi, orayı dümdüz etti.
Gültekin Onan
Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.
Hamdi Döndüren
Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi de kestiler. Bunun üzerine Rableri, günahları yüzünden azabı başlarına geçirdi ve orayı dümdüz etti.
Hasan Basri Çantay
Fakat onu tekzib etdiler, derken o (deveyi) sinirleyib öldürdüler. Bundan dolayı Rableri (nin azabı) da onları, günahları sebebiyle, örtüverdi. öyle ki hepsini bir yapdı (helak etdi),
Hasib Asutay
Fakat onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri, günâhları sebebiyle azabı başlarına geçiriverdi ve orayı dümdüz yaptı.
Hayrat Neşriyat
Fakat kendisini yalanladılar da onu (o deveyi) kestiler; bunun üzerine Rableri, günahları sebebiyle üzerlerini büyük bir azabla kaplayıp onları dümdüz (ederek yerle bir) etti.
İbni Kesir
Fakat onu yalanladılar ve derken deveyi kestiler. Bunu üzerine günahları sebebiyle Rabbları onları kırıp geçirerek yerle bir etti.
Mehmet Okuyan
(Fakat) onlar onu (elçiyi) yalanlamış ve o (deve)yi de hunharca katletmişlerdi. (Bunun üzerine), Rableri günahları sebebiyle (orayı) başlarına geçirmiş ve orayı yerle bir etmişti.
Muhammed Esed
Ama onlar Elçi'yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi vahşice boğazladılar; bunun üzerine Rableri, bu günahları yüzünden onları yıkıma uğrattı ve tümünü birden yok etti:
Mustafa İslamoğlu
Derken elçiyi dinlemediler onu işkenceyle boğazladılar. Sonunda Rableri, bu günahları yüzünden burunlarını sürte sürte onları yerle bir etti;
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-14) Onlara Allah'ın Resûlü demişti ki: «Allah'ın dişi devesine ve onun sulanışına (dokunmayınız).» Fakat O'nu yalancı saydılar, deveyi boğazladılar. Artık onları günahları sebebiyle Rableri azap ile kuşattı da kendilerini müsavî bir ukûbete uğrattı.
Ömer Öngüt
Fakat onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebiyle onların üzerlerine katmerli azap indirdi ve yerle bir etti.
Suat Yıldırım
Fakat onlar o Peygamberi yalancı sayıp deveyi kestiler. Allah da böylesi suç ve isyanları sebebiyle azap indirdi, onları yerle bir etti.
Süleyman Ateş
Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.
Süleymaniye Vakfı
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Rableri de bu günahları yüzünden onları yok etti ve orayı dümdüz etti.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Rableri de onları günahları yüzünden helak edip yerle bir etti.
Şaban Piriş
O'nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rab'leri suçları sebebiyle onları kırıp geçirdi, yerle bir etti.
Tefhim-ul Kuran
Fakat onlar, onu yalanladılar, deveyi de yere yıkıp öldürdüler: Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.
Ümit Şimşek
Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de günahları yüzünden başlarına azap indirip onları yerle bir etti.
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar isə peyğəmbəri yalançı sayıb, dəvənin diz vətərini kəsdilər. Onların Rəbbi də bu günahlarına görə onların hamısını qırıb yerlə-yeksan etdi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Lakin onlar (Salehi) yalançı saydılar və onu (dəvəni) tutub kəsdilər. Rəbbi də bu günahlarına görə onların kökünü kəsib yerlə yeksan etdi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie ziehen ihn der Lüge und erschlugen sie. Ihr Herr vernichtete sie wegen ihrer Schuld und machte ihre Stadt dem Erdboden gleich.
Almanca — Der Edle Quran
Sie aber bezichtigten ihn der Lüge, und so schnitten sie ihr die Sehnen durch. Da schmetterte ihr Herr sie für ihre Sünde nieder, und so ebnete Er über ihnen die Erde ein.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie aber bezichtigten ihn der Lüge und töteten sie; darum kam ihr Herr (zur Vergeltung) für ihre Schuld mit Seinem Zorn über sie und ebnete sie ein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann bezichtigten sie ihn der Lüge, dann verletzten sie ihm (dem Kamelweibchen) die Beine, dann richtete ihr HERR sie wegen ihrer Verfehlung zugrunde, dann ließ ER es ihnen gleichmäßig sein.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But they considered him a liar; they disabled the She-Camel by cutting her hamstring muscles; and so Allah pounded them away in requital of their criminal deed, and of all hopes they were dashed to the ground;
Abdul Haleem
but they called him a liar and hamstrung her. Their Lord destroyed them for their crime and levelled them.
Abdullah Yusuf Ali
Then they rejected him (as a false prophet), and they hamstrung her. So their Lord, on account of their crime, obliterated their traces and made them equal (in destruction, high and low)!
Abul A'la Maududi
But they rejected his statement as a lie and hamstrung the she-camel. For that crime their Lord rumbled down upon them, utterly razing them to the ground.
Aisha Bewley
But they denied him and they hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin and flattened them.
Al-Hilali & Khan
Then they denied him and they killed it. So their Lord destroyed them because of their sin, and made them equal in destruction (i.e. all grades of people, rich and poor, strong and weak, etc.)!
Ali Quli Qarai
But they impugned him and then hamstrung her, so their Lord took them unawares by night because of their sin, and levelled it.
Amatul Rahman Omar
But they belied (and disobeyed) him and hamstrung her. Then their Lord destroyed them completely for their sin, so much so that He leveled them (all to the ground).
Arthur John Arberry
But they cried him lies, and hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin, and leveled them:
Bijan Moeinian
They laughed at him and killed the camel (as a sign of rebellion and challenging God. )
E. Henry Palmer
But they called him a liar, and they ham-strung her; but their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;
Edip-Layth
They rejected him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.
George Sale
But they charged him with imposture; and they slew her. Wherefore their Lord destroyed them, for their crime, and made their punishment equal unto them all:
Hamid S. Aziz
But they called him a liar, and they ham-strung her; so their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;
Mahmoud Ghali
Yet they cried lies to him. So they hamstrung her; then their Lord devastated them for their guilty (deed), so He leveled it (i.e., destroyed the whole country).
Marmaduke Pickthall
But they denied him, and they hamstrung her, so Allah doomed them for their sin and rased (their dwellings).
Mohamed Ahmed - Samira
But they called him a liar and hamstrung her. So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Muhammad Asad
But they gave him the lie, and cruelly slaughtered her - whereupon their Sustainer visited them with utter destruction for this their sin, destroying them all alike:
Mustafa Khattab
Still they defied him and slaughtered her. So their Lord crushed them for their crime, levelling all to the ground.[1]
Progressive Muslims
They disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and levelled it.
Sahih International
But they denied him and hamstrung her. So their Lord brought down upon them destruction for their sin and made it equal [upon all of them].
Sam Gerrans
Then they denied him, and hamstrung her; and their Lord destroyed them for their transgression, and He levelled them.)
Shabbir Ahmed
But they denied him and they killed her. Their Lord then doomed them all alike for their lagging behind in compliance.
Syed Vickar Ahamed
Then they rejected him (as a false prophet) and they injured her (by cutting her hamstrings, See 54. 29). So their Lord, on account of their crime, removed their traces and made them equal (in destruction).
Taqi Usmani
But they rejected him and killed her, so their Lord sent eradicating torment upon them because of their sin, and made it equal for all.
The Monotheist Group
But they disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Mais, ils le traitèrent de menteur, et la tuèrent. Leur Seigneur les détruisit donc, pour leur péché et étendit Son châtiment sur tous.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca wan bawerî pê neanî û deve şerjê kirin. Êdî Xwedayê wan bi sedema gunehên wan, ezab bi ser wan de anî; bi yek carê ew birne helakê.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar zij beschuldigden hem van bedrog, en doodden het dier. Daarom verdelgde hun Heer hen, om hunne misdaad, en hij maakte hunne straf voor hen allen gelijk,
Hollandaca — Siregar
Maar zij loochenden hem en slachtten haar. Toen vernietigde hun Heer hen wegens hun zonden en maakte hen met de grond gelijk.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И сочли они [самудиты] его [пророка Салиха] лжецом (в том, что он предупреждал их относительно ее) и (они) подрезали ее [верблюдицу], и истребил их Господь их за их грех и уравнял их [[Хотя зарезал верблюдицу самый несчастнейший из самудитов, Аллах налагает грех на всех самудитов, так как они были довольны его действием.]] (в наказании),
Rusça — Osmanov
Однако они не послушались его и подрезали ей поджилки, и Господь подверг их гибели за грехи, не различая, [где стар, где млад],
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men de påstod att han ljög, och så slaktades kamelstoet på det grymma sättet - varpå deras Herre lät straffet drabba dem och förgjorde dem till sista man på grund av deras synd;