Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِهِ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ

ve lā tuSalli ǎlā eHadin minhum māte ebeden ve lā teḳum ǎlā ḳabrihi innehum keferū bi(a)llahi ve rasūlihi ve mātū ve hum fāsiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2تُصَلِّtuSalliص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükrandestekleşmesin
3عَلٰٓىǎlā-üzerine
4اَحَدٍeHadinا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.birisi-
5مِنْهُمْminhumonlardan
6مَاتَmāteم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız-ölü
7اَبَدًاebedenا ب دKalmak, ikamet etmek, sürekli/kalıcı olarak oturmak, devamlı kılmak, zaman (mutlak anlamda), uzun süre, sonsuz/ebedi/sonsuza dek, sınırsız/bölünemez, kalıcı/daimi, asosyal/yabancı, asla (olumsuz yapıda kullanıldığında)ebedi-
8وَلَاve lāve
9تَقُمْteḳumق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdurma
10عَلٰىǎlābaşında
11قَبْرِهِḳabrihiق ب رÖlüleri gömmek. Gömülmesini sağlamak, mezar günü olmak, birinin gömülmesini sağlamak. Mezar, kabir, ruhun ölümden diriliş gününe kadar yaşadığı ara durum. Mezarlık, gömülme yeri.onun kabri
12اِنَّهُمْinnehumçünkü onlar
13كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ettiler
14بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
15وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisini
16وَمَاتُواve mātūم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızve öldüler
17وَهُمْve humonlar
18فَاسِقُونَfāsiḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmış olarak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlardan biri ölürse kesin olarak namazını kılma ve mezarının başında durma. Şüphe yok ki onlar Allah'a ve Peygamberine kâfir oldular ve buyruktan çıkmış kötü kişi olarak öldüler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlardan biri ölürse kesin olarak namazını kılma ve mezarının başında durma. Şüphe yok ki onlar Allahʼa ve Peygamberine kâfir oldular ve buyruktan çıkmış kötü kişi olarak öldüler.

Adem Uğur

Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.

Ahmed Hulusi

Ebeden, onlardan ölen hiç kimseye cenaze namazı kılma ve onun kabri başında dua etme! Muhakkak ki onlar, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah'ı ve Rasulünü inkar ettiler ve onlar fasıklar (bilinçleri hakikate kapalı - bozuk inançlı) olarak öldüler.

Ahmet Tekin

Onların ölmüş olanlarından hiçbirine dua ve niyazda bulunarak cenaze namazı kılma. Kabrinin başında durup dua etme. Onlar Allah’ı ve Rasulünü inkârda ısrar ettiler, küfre saplandılar. Hak dinin, dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular olarak öldüler.

Ahmet Varol

Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma ve kabrinin başında da bulunma. Onlar Allah'ı ve Peygamberini inkar ettiler ve fasık kimseler olarak öldüler.

Ali Bulaç

Onlardan ölen birinin namazını hiç bir zaman kılma, mezarı başında durma. Çünkü onlar, Allah'a ve elçisine (karşı) inkara saptılar ve fasık kimseler olarak öldüler.

Ali Fikri Yavuz

Münafıklardan ölen hiç bir kimse üzerine, hiç bir zaman namaz kılma; kabri başında (gömülürken veya ziyaret için) durma. Çünkü onlar, Allah’ı ve Rasûlünü tanımadılar ve kâfir olarak can verdiler.

Ali Rıza Safa

Onlardan ölen birisinin namazını asla kılma ve mezarı başında durma. Çünkü Allah'a ve O'nun elçisine nankörlük ettiler ve yoldan çıkmış olarak öldüler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar arasından ölenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve Peygamberini inkar ettiler ve yoldan çıkmış olarak öldüler.

Bekir Sadak

Onlardan olen kimsenin namazini sakin kilma, mezari basinda da durma! Cunku onlar Allah'i ve peygamberini inkar ettiler, fasik olarak olduler.

Celal Yıldırım

Ve onlardan ölenin namazını kesinlikle kılma, kabri başında (duâ ve istiğfar için) durma ! Çünkü onlar gerçekten Allah ve Peygamberini inkâr edip fâsık olarak (ilâhî buyrukları çiğneyip hiçe sayarak) can verdiler.

Diyanet İşleri

Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

Diyanet İşleri (eski)

Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler.

Diyanet Vakfi

Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlardan biri ölürse asla namazını kılma ve kabirinin başına gidip durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar. Ve fasık olarak can verdiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve içlerinden ölen birinin asla namazını kılma ve kabri başında da durma; çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar ve kafir olarak can verdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve içlerinde ölen birinin ebeda namazını kılma ve kabrinin üzerinde durma, çünkü onlar Allahı ve Resulünü tanımadılar ve kafir olarak can verdiler

Erhan Aktaş

Onlardan ölen hiçbir kimseye, asla salat etme ve kabirlerinin başında da durma. Çünkü onlar, Allah ve Resul'ünü küfrettiler. Ve onlar fasık olarak öldüler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan ölen hiçbir kimseye, asla salat etme ve kabirlerinin başında da durma. Çünkü onlar, Allah ve Resul'ünü Küfrettiler. Ve onlar fasık olarak öldüler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan ölen hiçbir kimseye, asla salat etme ve kabirlerinin başında da durma. Çünkü onlar, Allah'a ve Rasul'üne nankörlük ettiler. Ve onlar fasık olarak öldüler.

Fizilal-il Kuran

Onlardan biri ölünce asla namazı kılma ve sakın mezarı başında dikilme. Çünkü onlar Allah'ı ve Peygamber'i tanımadılar ve yoldân çıkmış olarak öldüler.

Gültekin Onan

Onlardan ölen birinin namazını ebediyen kılma, mezarı başında durma. Çünkü onlar, Tanrı'ya ve elçisine küfrettiler ve fasıklar (olarak) öldüler.

Hamdi Döndüren

Onlardan hiçbir kimsenin üzerine asla (cenaze) namazı kılma ve kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah’ı ve Peygamber’ini tanımadılar ve fâsık olarak öldüler.

Hasan Basri Çantay

Onlardan ölen hiç bir kimseye ebedi düa etme (Defn veya ziyaret için) kabrinin başında da durma. Çünkü onlar Allahı ve Resulünü inkar ile kafir oldular, onlar faasık (adam) lar olarak öldüler.

Hasib Asutay

Ve onlardan ölmüş olan birinin üzerine asla namaz kılma (40), onun kabri başında durma! Çünkü onlar Allah ve Resulünü inkâr ettiler ve fasık (dinden çıkmış) olarak öldüler. (40. Bir görüşe göre burada 'salat'tan maksat sözlük anlamıdır yani dua ve istiğfardır.)

Hayrat Neşriyat

Onlardan ölen birinin üzerine, ebedî olarak aslâ namaz kılma ve onun kabri başında durma! Çünki onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve onlar, fâsık kimseler olarak öldüler.

İbni Kesir

Onlardan ölen hiç birinin namazını asla kılma, kabrinin başında durma. Çünkü onlar, Allah'a ve Rasulüne küfrettiler ve fasıklar olarak öldüler.

Mehmet Okuyan

Onlardan olup ölmüş olan birisine asla salât (dua) etme; onun kabri (başı)nda da durma! Şüphesiz ki onlar, Allah’ı ve Elçisini inkâr ettiler ve yoldan çıkanlar olarak öldüler.

Muhammed Esed

Ve onlardan ölen kimsenin asla namazını kılma; mezarı başında da durma sakın: çünkü onlar Allahı ve Onun Elçisini inkara yeltendiler ve bu günah içinde öldüler.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlardan ölen herhangi birinin namazını kılma ve kabrinin başında da asla bulunma! Çünkü onlar Allah'a ve Elçisi'ne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış bir halde öldüler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan hiçbir şahsın üzerine ölmüş olunca ebedîyyen namaz kılma ve kabrinin üzerinde durma. Çünkü onlar Allah Teâlâ'yı ve Resûlünü inkar ettiler ve onlar fâsık olarak öldüler.

Ömer Öngüt

Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma! Mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve Peygamber'ini inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.

Suat Yıldırım

Onlardan ölen hiçbir kimsenin cenaze namazını kılma ve kabri başında dua etmek üzere durma.Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü tanımadılar ve yoldan çıkmış olarak öldüler.

Süleyman Ateş

Ve Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma, onun kabri başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Elçisini tanımadılar ve yoldan çıkmış olarak öldüler.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan ölen birinin namazını asla kılma, kabrinin başında da bulunma. Çünkü onlar, Allah'ı ve resulünü /elçisinin getirdiğini görmezlikte direnmiş /kafirlik etmişlerdir. Onlar yoldan çıkmış olarak ölmüşlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan ölen birine asla dua etme (namaz kılma). Mezarı başında da bulunma. Çünkü onlar, Allah'ı ve elçisini göz ardı etmiş ve yoldan çıkarak fasık olarak ölmüşlerdir.

Şaban Piriş

Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'a ve Resulü'ne nankörlük ettiler ve fasık olarak öldüler.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan ölen birinin namazını hiç bir zaman kılma, mezarı başında durma. Çünkü onlar, Allah'a ve Resulüne (karşı) küfre saptılar ve fasıklar olarak öldüler.

Ümit Şimşek

Öldüklerinde onlardan hiçbirinin namazını kılma, kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan ölen biri üzerine sonsuza dek dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah'a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Heç vaxt onlardan ölmüş bir kəsin cənazə namazını qılma, qəbrinin başında da durma. Çünki onlar Allahı və Onun Elçisini inkar etdilər və günahkar olaraq öldülər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlardan (münafiqlərdən) ölən heç bir kəsə heç vaxt namaz qılma, qəbrinin başında durma. Çünki onlar Allahı, Onun Peyğəmbərini dandılar və fasiq olaraq öldülər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bete nie beim Begräbnis für einen von ihnen, und stehe nicht an seinem Grab! Sie haben Gott und Seinen Gesandten geleugnet und sind als Frevler gestorben.

Almanca — Der Edle Quran

Und bete niemals über jemandem von ihnen, der gestorben ist, und stehe nicht an seinem Grab! Sie verleugneten ja Allah und Seinen Gesandten, und sie starben als Frevler.

Almanca — M. A. Rassoul

Und bete nie für einen von ihnen, der stirbt, noch stehe an seinem Grabe; (denn) sie glaubten nicht an Allah und an Seinen Gesandten, und sie starben als Frevler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und verrichte niemals für einen von ihnen, der verstarb, das rituelle Totengebet und stehe nicht an seinem Grab! Gewiß, sie haben Kufr ALLAH und Seinem Gesandten gegenüber betrieben und sind verstorben, 1 während sie noch Fasiq sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor should you pray -O Muhammad- for any of them who dies nor observe his funeral or burial rites. These are people who denied Allah and His Messenger and died with minds captivated by wickedness, moral and total depravity.

Abdul Haleem

Do not hold prayers for any of them if they die, and do not stand by their graves: they disbelieved in God and His Messenger and died rebellious.

Abdullah Yusuf Ali

Nor do thou ever pray for any of them that dies, nor stand at his grave; for they rejected Allah and His Messenger, and died in a state of perverse rebellion.

Abul A'la Maududi

[9:84] Do not ever pray over any of them who dies, nor stand over his grave. They disbelieved in Allah and His Messenger and died in iniquity.

Aisha Bewley

Never pray over any of them who die or stand at their graves. They rejected Allah and His Messenger and died as deviators.

Al-Hilali & Khan

And never (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) pray (funeral prayer) for any of them (hypocrites) who dies, nor stand at his grave. Certainly they disbelieved in Allâh and His Messenger, and died while they were Fâsiqûn (rebellious, - disobedient to Allâh and His Messenger صلى الله عليه وسلم).

Ali Quli Qarai

And never pray over any of them when he dies, nor stand at his graveside. They indeed defied Allah and His Apostle and died as transgressors.

Amatul Rahman Omar

Nor shall you ever offer (Janâzah or a funeral) Prayer for any one of them who dies, nor stand by the grave of any one of them (to pray), for they disbelieved in Allâh and His Messenger and died while they were (still) disobedient.

Arthur John Arberry

And pray thou never over any one of them when he is dead, nor stand over his grave; they disbelieved in God and His Messenger, and died while they were ungodly.

Bijan Moeinian

If the hypocrite [who publicly pretends to be a Muslim] die, you (Mohammad) are forbidden to say the farewell prayer for them. You are not even allowed to pay a visit to their graves as they died when they were corrupt and had chosen to deny [in their hearts] the Lord and His Messenger.

E. Henry Palmer

Pray not for any one of them who dies, and stand not by his tomb; verily, they disbelieved in God and His Apostle and died workers of abomination!

Edip-Layth

Do not show support for anyone of them who dies, nor stand at his grave. They have rejected God and His messenger and died while they were wicked.

George Sale

Neither do thou ever pray over any of them who shall die, neither stand at his grave; for that they believed not in God and his apostle, and die in their wickedness.

Hamid S. Aziz

Pray not ever for any one of them who dies, and stand not by his grave; verily, they disbelieved in Allah and His Messenger and died workers of perverse rebellion.

Mahmoud Ghali

And do not pray at all over any of them (when) he is dead, nor rise up over (i. e., stand over) his tomb; surely they disbelieve in Allah and His Messenger and died while they were immoral..

Marmaduke Pickthall

And never (O Muhammad) pray for one of them who dieth, nor stand by his grave. Lo! they disbelieved in Allah and His messenger, and they died while they were evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not invoke blessings on any of them who die, nor stand to pray at their graves, for they disbelieved in God and His Prophet, and died transgressors.

Muhammad Asad

And never shalt thou pray over any of them that has died, and never shalt thou stand by his grave: for, behold, they were bent on denying God and His Apostle, and they died in this their iniquity.

Mustafa Khattab

And do not ever offer ˹funeral˺ prayers for any of their dead, nor stand by their grave ˹at burial˺, for they have lost faith in Allah and His Messenger and died rebellious.

Progressive Muslims

And do not attend towards any of them when they have died, nor stand at their grave. They have rejected God and His messenger and died while they were wicked.

Sahih International

And do not pray [the funeral prayer, O Muúammad], over any of them who has died - ever - or stand at his grave. Indeed, they disbelieved in Allah and His Messenger and died while they were defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And perform thou not the duty for any among them that dies ever, nor stand thou over his grave; they denied God and His messenger, and died while they were perfidious.

Shabbir Ahmed

Nor shall you (O Prophet) ever follow the funeral of any of them that dies, nor stand at his grave. They rejected Allah and His Messenger and drifted away from the Divine Commands till death.

Syed Vickar Ahamed

Nor do you ever pray (the funeral prayer) for any of them who dies, nor stand at his grave. Certainly, they (the hypocrites) rejected Allah and His Messenger (Muhammad), and died in a state of wrongful revolt.

Taqi Usmani

And never offer a prayer on any one of them who dies, and do not stand by his grave. They disbelieved in Allah and His Messenger and died while they were sinners.

The Monotheist Group

And do not make the contact prayer for any of them who have died, nor stand at their grave. They have rejected God and His messenger and died while they were wicked.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Tu, li ser tu kesî ji wan -ku bimire- nimêj neke û li ser gora wî jî raneweste. Lewra wan bi Xwedê û Pêxemberê wî bawerî neaniye û li ser kufrê mirine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Bid nooit de salaat voor een van hen die gestorven is en sta niet bij zijn graf. Zij hechtten geen geloof aan God en Zijn gezant en zij stierven als verdorvenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Nimmer zult gij voor een van hen die gestorven is, bidden; sta nimmer bij zijn graf stil, omdat zij niet in God en zijn gezant geloofden, en in hunne boosheid stierven.

Hollandaca — Siregar

En verricht nooit een shalât over een dode van hen en sta niet bij zijn gra£: voorwaar, zij geloven niet in Allah en zijn Boodschapper en zij stierven, en zij waren zwaar zondig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И никогда (о, Посланник) не совершай молитву ни по одному из них, (когда) он умрет, и не стой над его могилой (чтобы хоронить его и обратиться к Аллаху с мольбой за него). Ведь они стали неверующими в Аллаха и Его посланника и умерли, будучи непокорными [вне Ислама]!

Rusça — Osmanov

Никогда не совершай обрядовой молитвы по кому-либо из мунафиков и не останавливайся у его могилы. Ведь они не уверовали в Аллаха и Его Посланника и умерли нечестивцами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Be aldrig för någon av dem som dött och stå inte vid hans grav; de förnekade Gud och Hans Sändebud och de dog med (hyckleriet i hjärtat och) trots i sinnet.