Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِهِ وَرَسُولِهِ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ

ve le in seeltehum le yeḳūlunne innemā kunnā neḣūDu ve nel'ǎbu ḳul e bi(a)llahi ve āyātihi ve rasūlihi kuntum testehziūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَئِنْve le inve eğer
2سَاَلْتَهُمْseeltehumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekonlara sorsan
3لَيَقُولُنَّle yeḳūlunneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler ki
4اِنَّمَاinnemāsadece
5كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
6نَخُوضُneḣūDuخ و ضYüzmek/yürümek/geçmek/girmek, bir şeyi diğerine getirmek, bir şeye nüfuz etmek veya yolunu zorlamak, bir şeyin içine dalmak, hata yapmak, yanlış/boş söyleme girmek, içeceği veya şarabı karıştırıp çalkalamak, bir iş hakkında yanlış veya uygunsuz şekilde davranmak.lafa dalmıştık
7وَنَلْعَبُve nel'ǎbuل ع بOyalanmak, eğlenmek, vakit geçirmek, şakalaşmak, boş zaman geçirmek, amaçsızca oyun oynamak, saçmalamak, aptalca davranmakve şakalaşıyorduk
8قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
9اَبِاللّٰهِe bi(a)llahiAllah ile mi?
10وَاٰيَاتِهِve āyātihiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ve O'nun ayetleriyle
11وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve O'nun Elçisi ile
12كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsiz
13تَسْتَهْزِؤُ۫نَtestehziūneه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay ediyordunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine sorsan andolsun ki biz diyeceklerdir, ancak dalmıştık da şakalaşmada, oynaşmadaydık. De ki: Allah'la, âyetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Kendilerine sorsan andolsun ki biz diyeceklerdir, ancak dalmıştık da şakalaşmada, oynaşmadaydık. De ki: Allahʼla, âyetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?

Adem Uğur

Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?

Ahmed Hulusi

Kendilerine sorarsan kesinlikle şöyle derler: "Biz yalnızca lafa dalmış, şakalaşıp eğleniyorduk!" De ki: "Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah ile; O'nun işaretleri ve O'nun Rasulü ile mi alay edip duruyordunuz!"

Ahmet Tekin

Eğer onlara niçin alay ettiklerini sorarsan: 'Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk' derler. 'Allah ile, onun âyetleriyle, Kur’ân’ı ile, O’nun peygamberi ile, peygamberin sünnetiyle mi alay ediyordunuz?' de.

Ahmet Varol

Soracak olursan: 'Biz lafa dalmış şakalaşıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?'

Ali Bulaç

Onlara sorarsan, andolsun: 'Biz dalmış, oyalanıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?'

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm. (Tebük seferine giderken seninle alay eden münafıkların) eğer kendilerine, hakkımda niçin böyle dediniz? diye sorarsan; “-Biz, ancak lâfa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “- Allah ile, âyetleriyle ve O’nun Peygamberi ile mi eğleniyordunuz?”

Ali Rıza Safa

Onlara sorarsan, kesinlikle, şöyle derler: "Yalnızca, söze dalmış oyalanıyorduk!" De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve O'nun elçisiyle alay ediyordunuz; öyle mi?"

Bayraktar Bayraklı

Onlara sorsan derler ki: "Biz ancak şakalaşıp eğleniyorduk." De ki: "Allah ile, ilkeleri ve peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?"

Bekir Sadak

Onlara soracak olursan, «Biz and olsun ki, eglenip oynuyorduk» diyecekler; De ki: «Allah'la, ayetleriyle, peygamberiyle mi alay ediyordunuz?»

Celal Yıldırım

Kendilerine (yaptıkları maskaralığı) soracak olsan, yeminle derler ki, «Biz sadece (lâfa) dalıp eğleniyorduk». De ki: Siz Allah ile, âyetleriyle ve Peygamberiyle mi eğlenip duruyordunuz ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara soracak olsan mutlaka, “Biz lafa dalıyor eğleniyorduk, hepsi bu!” derler. De ki: “Siz Allah ile, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?”

Diyanet İşleri

Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Diyanet İşleri (eski)

Onlara soracak olursan, 'Biz and olsun ki, eğlenip oynuyorduk' diyecekler; De ki: 'Allah'la, ayetleriyle, Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?'

Diyanet Vakfi

Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer kendilerine sorarsan, «Biz sırf lafa dalmış, şakalaşıyorduk.» derler. De ki: «Allah ile, âyetleri ile ve peygamberi ile mi alay ediyorsunuz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet kendilerine sorsan "Biz, sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Siz Allah ile, ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Şayed kendilerine sorsan "biz, sırf lafa dalmış şakalaşıyorduk" derler, de ki: "Siz, Allah ile, ayetleriyle Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Erhan Aktaş

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resulü ile mi alay ediyordunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Rasul'ü ile mi alay ediyordunuz?"

Fizilal-il Kuran

Eğer onlara soracak olursan, 'Biz lafa daldık aramızda eğleniyorduk derler.' De ki; «Allah ile, Allah'ın ayetleri ile ve Peygamber ile mi alay ediyordunuz?»

Gültekin Onan

Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış oyalanıyorduk" derler. De ki: "Tanrı ile O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?"

Hamdi Döndüren

Eğer onlara (alay etmelerinin sebebini) sorsan, “Biz sadece lafa dalmış, eğleniyorduk.” derler. De ki: “Siz, Allah, O’nun âyetleri ve Peygamber ile mi alay ediyorsunuz?”

Hasan Basri Çantay

Şayet onlara (seninle birlikde "Tebük" e giderlerken niçin alay etdiklerini) sorsan, andolsun ki, "Biz ancak (yol zahmetini hissetmemek için lafa) dalmış bulunuyor, şakalaşıyorduk" derler. De ki: "Allah ile, Onun ayetleriyle, Onun Resulü ile mi eğleniyordunuz"?

Hasib Asutay

Eğer onlara (31) (niçin alay ettiklerini) sorsan, 'Andolsun biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O 'nun âyetleriyle ve O 'nun resulü ile mi alay ediyordunuz?' (31. Tebük'e giderlerken.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan, elbette: 'Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O’nun âyetleriyle ve O’nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?'

İbni Kesir

Şayet onlara soracak olursan, diyeceklerdir ki: Andolsun ki biz, dalmış oyalanıyorduk. De ki: Allah ile, O'nun ayetleri ve peygamberleri ile mi alay ediyorsunuz?

Mehmet Okuyan

Onlara (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “Allah ile, O’nun ayetleri ile ve Elçisi ile mi alay ediyordunuz?”

Muhammed Esed

Yine de, onlara soracak olsan mutlaka şöyle cevap verirler: "Yarenliğe kaptırmıştık kendimizi, (kelime) oyun(u) yapıyorduk, hepsi bu". De ki: "Allahla, Onun ayetleriyle, Onun Elçisiyle mi alay edip eğleniyordunuz siz?"

Mustafa İslamoğlu

Dönüp kendilerine sorsan, elbet şöyle diyecekler: "Kendimizi lafa kaptırmıştık, eğleniyorduk, hepsi bu!" de ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve O'nun Elçisi'yle mi eğlenip duruyordunuz?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve andolsun ki, onlardan soracak olsan, «Elbette biz ancak söze dalmış şakalaşıyorduk» diyeceklerdir. De ki: «Siz Allah ile mi ve onun âyetleriyle ve Resûlü ile mi eğleniyorsunuz?»

Ömer Öngüt

Eğer onlara soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmış şakalaşıyorduk. ” derler. De ki: “Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun Peygamber'i ile mi alay ediyorsunuz?”

Suat Yıldırım

Eğer kendilerine ettikleri alay hakkında soracak olursan, yaptıklarını gizler ve:"Ciddi bir şey konuşmuyorduk, sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk!" derler. Sen onlara kanmayıp, suçlarını itiraf etmişlercesine de ki:"Demek, siz Allah ile, O’nun âyetleri ile ve Onun Resûlü ile eğleniyordunuz ha!"

Süleyman Ateş

Eğer onlara sorsan: "Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk!" derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Onlara sorsan "Lafa dalmış, eğleniyorduk" derler. De ki: "Siz, Allah ile ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne yaptıklarını öğrenmek istesen "Dalıp gitmişiz, eğleniyoruz işte," derler. De ki "Allah'ı mı, ayetlerini mi, yoksa elçisini mi hafife alıyorsunuz?"

Şaban Piriş

Onlara soracak olursan, 'Sadece biz eğlenip oynuyorduk.' diyecekler. De ki: 'Allah ile ayetleriyle ve Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?'

Tefhim-ul Kuran

Onlara sorarsan, andolsun: «Biz dalmış, oyalanıyorduk» derler. De ki: «Allah ile, O'nun ayetleriyle ve Resulüyle mi alay etmekteydiniz?»

Ümit Şimşek

Onlara soracak olsan, 'Biz öylesine dalmış eğleniyorduk' derler. De ki: Allah ile, Onun âyetleriyle ve Resulü ile mi eğleniyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara sorarsan elbette şöyle diyeceklerdir: "Lakırdıya dalmış, şakalaşıyorduk, hepsi bu!" De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle, O'nun resulüyle mi eğleniyordunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlardan nə üçün istehza etdiklərini soruşsan, deyərlər: “Biz sadəcə boş-boş danışıb zarafatlaşırdıq!” De: “Allaha, Onun ayələrinə və Onun Elçisinə istehzamı edirsiniz?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onlardan (Təbuk döyüşünə gedərkən səni lağa qoyan münafiqlərdən nə üçün belə etdiklərini) soruşsan: ″Biz ancaq söhbət edib zarafatlaşırdıq (əylənirdik)″,- deyə cavab verərlər. De: ″Allaha, Onun ayələrinə və Peyğəmbərinə istehzamı edirsiniz?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn du sie nun fragtest, würden sie sicher sagen: ʺWir haben nur geplaudert und gescherzt.ʺ Sprich: ʺWie könnt ihr euch erlauben, über Gott, Seine Zeichen und Seinen Gesandten zu spotten?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn du sie fragst, werden sie ganz gewiß sagen: ʺWir haben nur (schweifende) Gespräche geführt und gescherzt.ʺ Sag: Habt ihr euch denn über Allah und Seine Zeichen und Seinen Gesandten lustig gemacht?

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn du sie fragst, so werden sie gewiß sagen: ʺWir plauderten nur und scherzten.ʺ Sprich: ʺGalt euer Spott etwa Allah und Seinen Zeichen und Seinem Gesandten?

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würdest du sie (danach) fragen, würden sie sagen: ʺWir haben uns doch nur unterhalten und Unfug getrieben.ʺ Sag: ʺEtwa über ALLAH, Seine Ayat und Seinen Gesandten pflegtet ihr zu spotten?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if you should ask them O Muhammad after their real nature has been betrayed, as to why did they plunge into defaming religion and disobeying Allah and His Messenger and laugh them to scorn! They would insolently say: We always plunge into worldly ambition and like to turn matters into a joke. Say to them: Do you make Allah, His revelations and His Messenger the object of a joke and laugh them to scorn.

Abdul Haleem

yet if you were to question them, they would be sure to say, ‘We were just chatting, just amusing ourselves.’ Say, ‘Were you making jokes about God, His Revelations, and His Mes-senger?

Abdullah Yusuf Ali

If thou dost question them, they declare (with emphasis): "We were only talking idly and in play." Say: "Was it at Allah, and His Signs, and His Messenger, that ye were mocking?"

Abul A'la Maududi

[9:65] Should you question them what they were talking about, they would certainly say: "We were merely jesting and being playful." Tell them: "Was it Allah and His revelation and His Messenger that you were mocking?"

Aisha Bewley

If you ask them they will say, ‘We were only joking and playing around. ’ Say: ‘Would you make a mockery of Allah and of His Signs and of His Messenger?

Al-Hilali & Khan

If you ask them (about this), they declare: "We were only talking idly and joking." Say: "Was it at Allâh (عز وجل), and His Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations) and His Messenger (صلى الله عليه وسلم) that you were mocking?"

Ali Quli Qarai

If you question them [regarding their conduct], they will surely say, ‘We were just gossiping and amusing ourselves. ’ Say, ‘Were you deriding Allah, His signs, and His apostles?

Amatul Rahman Omar

And if you (thereupon) ask them (to explain their conduct) they will certainly say, `We were talking idly and just making a jest. ' Say, `Is it of (the Almighty Being like) Allâh and His revelations and His Messenger that you (dare to) talk so lightly (could you find none else for the purpose!).

Arthur John Arberry

And if thou questionest them, then assuredly they will say, 'We were only plunging and playing. ' Say: 'What, then were you mocking God, and His signs, and His Messenger?

Bijan Moeinian

If you ask them [why there were making fun of God and religious matters], they (like today’s comedians) would say: "We were just kidding. " Say: “Kidding or not kidding; do you realize that you were making fun of God, His Revelations and His Messenger?”

E. Henry Palmer

But if thou shouldst ask them, they will say, 'We did but discuss and jest;' say, 'Was it at God and His signs, and His Apostle, that ye mocked?'

Edip-Layth

If you ask them they say, "We were only jesting and playing." Say, "Is it God and His signs and His messenger you were mocking?"

George Sale

And if thou ask them the reason of this scoffing, they say, verily we were only engaged in discourse, and jesting among ourselves. Say, do ye scoff at God and his signs, and at his apostle?

Hamid S. Aziz

But if you should ask them, they will say, "We did but talk and jest. " Say, "Was it at Allah and His revelations, and His Messenger, that you mocked?"

Mahmoud Ghali

And indeed in case you ask them, then indeed they would definitely say, "Surely we were only wading (Or: plunging into, becoming abcoming absorbed in (a subject) and playing. " Say, "Then were you mocking Allah, and His signs, and His Messenger?.

Marmaduke Pickthall

And if thou ask them (O Muhammad) they will say: We did but talk and jest. Say: Was it at Allah and His revelations and His messenger that ye did scoff?

Mohamed Ahmed - Samira

But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting. " You ask them: "Were you jesting with God, His revelations and His messengers?"

Muhammad Asad

Yet, indeed, if thou wert to question them. they would surely answer, "We were only indulging in idle talk, and were playing [with words]. Say: "Were you, then. mocking at God and His messages and His Apostle?

Mustafa Khattab

If you question them, they will certainly say, "We were only talking idly and joking around." Say, “Was it Allah, His revelations, and His Messenger that you ridiculed?”

Progressive Muslims

And if you ask them they Say: "We were only jesting and playing. " Say: "Is it in God and His verses and His messenger you were mocking"

Sahih International

And if you ask them, they will surely say, "We were only conversing and playing. " Say, "Is it Allah and His verses and His Messenger that you were mocking?"

Sam Gerrans

And if thou askest them, they will say: “We were but discoursing vainly and playing.” Say thou: “Was it at God and His proofs and His messenger that you were mocking?”

Shabbir Ahmed

And if you ask them (O Messenger), they will say, "We only talk and jest. " Say, "Do you realize that you are mocking Allah, His Revelations and His Messenger?"

Syed Vickar Ahamed

If you question them, they say (with force): "We were only talking simply and in joke. " Say: "Was it at Allah, and His Signs, and His Messenger (Muhammad), about whom you were mocking?

Taqi Usmani

And if you ask them, they will say, "We were just chatting and having fun." Say, “Is it of Allah and His verses and His Messenger that you were making fun?”

The Monotheist Group

And if you ask them they say: "We were only jesting and playing." Say: "In God and His revelations and His messenger you were mocking?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si tu les interrogeais, ils diraient très certainement: ʺVraiment, nous ne faisions que bavarder et jouer.ʺ Dis: ʺEst-ce dʹAllah, de Ses versets (le Coran) et de Son messager que vous vous moquiez?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger tu ji wan bipirsî (we tinazên xwe bi Pêxember û hevalê wî dikir), teqez dê bibêjin: Bêguman her em ketibûn nav xeberdanê û me xwe pê mijûl dikir. Bibêje: Erê ma we tinazên xwe bi Xwedê, ayetên wî û Pêxemberê wî dikir?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als jullie zouden vragen zouden zij zeggen; ʺWij kletsten maar wat en schertsten.ʺ Zeg: ʺWaren jullie met God, Zijn tekenen en Zijn gezant de spot aan het drijven?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En indien gij hun de reden van deze bespotting vraagt, zeggen zij: Waarlijk, wij spraken slechts met elkander en schertsten onder ons. Zeg: spot gij met God en zijne teekens en met zijn apostel?

Hollandaca — Siregar

En als jij (O Moehammad) ven vraagt (over hun gespot), dan zullen zij zeker antwoorden: ʺWij kletsten en schertsten maar wat.ʺ Zeg: ʺPlachten jullie de spot te drijven met Allah en Zijn Verzen en Zijn Boodschapper?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если ты (о, Пророк) спросишь их [лицемеров], они, конечно же, скажут: «Мы только погружались (в беседы) и забавлялись [это были лишь слова, и мы ничего плохого не подразумевали]». Скажи: «Неужели вы насмехались над Аллахом, Его знамениями и Его посланником?»

Rusça — Osmanov

Если же ты их спросишь [об их думах], они, конечно, ответят: ʺМы только балагурили и забавлялисьʺ. Спроси: ʺНе над Аллахом ли. Его аятами и Его Посланником вы смеялись?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om du frågade (dem vad de menade med vad de sade) skulle de säkert svara: ʺVi bara skämtade.ʺ Säg: ʺDå var era skämt alltså riktade mot Gud, Hans budskap och Hans Sändebud