Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.

يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْ وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ اِنْ كَانُوا مُؤْمِنِينَ

yeHlifūne bi(a)llahi lekum li yurDūkum ve(a)llahu ve rasūluhu eHaḳḳu en yurDūhu in kānū mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَحْلِفُونَyeHlifūneح ل فYemin etmek, ant içmek. Birleşmek, anlaşma veya sözleşme yapmak, bir şeye bağlanmak/yapışmak/sıkı tutunmak, kardeşlik kurmak.yemin ederler
2بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
3لَكُمْlekumsize (gelip)
4لِيُرْضُوكُمْli yurDūkumر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.gönlünüzü hoş etmek için
5وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah'ı
6وَرَسُولُهُve rasūluhuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Resulünü
7اَحَقُّeHaḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekdaha uygundu
8اَنْen
9يُرْضُوهُyurDūhuر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.hoşnud etmeleri
10اِنْinhalbuki
11كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsalardı
12مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizi hoşnut etmek için gelirler de Allah'a and ederler, halbuki inanmışsalar Allah'ı ve Resûlünü hoşnût etmeleri daha doğrudur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sizi hoşnut etmek için gelirler de Allahʼa and ederler, halbuki inanmışsalar Allahʼı ve Resûlünü hoşnût etmeleri daha doğrudur.

Adem Uğur

Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler. Eğer mümin iseler Allah ve Resûlünü razı etmeleri daha doğrudur.

Ahmed Hulusi

Gönlünüzü hoş etmek için, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah namına yemin ederler. . . Eğer iman edenler olsalardı, (bilirlerdi ki) razı edilmesi gereken (Esma'sıyla hakikatleri olan) Allah ve Rasulü'dür!

Ahmet Tekin

Gönlünüzü hoş etmek için gelip, size yeminler ederler. Bunlar eğer mü’min iseler, Allah’ın ve Rasulünün rızasını kazanmaları daha doğrudur.

Ahmet Varol

Sizi hoşnut etmek için size karşı Allah'a yemin ederler. Eğer mü'min iseler Allah'ı ve Peygamberini hoşnud etmeleri daha uygundur.

Ali Bulaç

Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve elçisi daha layıktır.

Ali Fikri Yavuz

Ey müminler, münafıklar, rızânızı kazanmak için: “- Biz münafık değiliz, “ diye Allah’a yemin ederler. Eğer bunlar mümin iseler, daha önce Allah’ı ve Rasûlünü razı etmeleri daha doğrudur.

Ali Rıza Safa

Sizi hoşnut etmek için, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. Oysa inanmış olsalardı, Allah'ı ve O'nun elçisini hoşnut etmeleri gerekirdi.

Bayraktar Bayraklı

Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten iman etmiş olsalardı, Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmek için çalışırlardı.

Bekir Sadak

Sizi hosnut etmek icin Allah'a yemin ederler. Eger inaniyorlarsa Allah'i ve peygamberini hosnut etmeleri daha gereklidir.

Celal Yıldırım

Onlar sizi hoşnut etmek için gelip Allah ile yemin ederler. Eğer (cidden) inanıyorlarsa, Allah ve Peygamberini hoşnut etmeleri daha doğru ve daha uygundur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar sizi hoşnut etmek için (size gelip, inandıklarına dair) Allah’a yemin ederler. Oysa gerçekten iman etmiş olsalardı bilirlerdi ki, Allah ve resulü hoşnut edilmeye daha lâyıktı.

Diyanet İşleri

Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.

Diyanet İşleri (eski)

Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer inanıyorlarsa Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmeleri daha gereklidir.

Diyanet Vakfi

Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler. Eğer mümin iseler Allah ve Resûlünü razı etmeleri daha doğrudur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gönlünüzü hoş etmek için gelir size yemin ederler. Bunlar eğer mümin iseler Allah'ı ve Resulünü razı etmeleri daha doğrudur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size gelir hoşnutluğunuzu kazanmak için Allah'a yemin ederler, oysa eğer bunlar mü'minseler, daha önce Allah'ın ve peygamberinin rızasını düşünmeleri gerekir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size gelirler rızanızı celbetmek için Allaha yemin ederler, eğer bunlar mü'min iseler daha evvel Allahın ve Resulünün rızasını düşünmeleri iycab eder

Erhan Aktaş

Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resul'ü hoşnut edilmeye daha layıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resulü hoşnut edilmeye daha layıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Rasul'ü, hoşnut edilmeye daha layıktır.

Fizilal-il Kuran

Sizin hoşnutluğunuzu kazanmak için Allah'a yemin ederler. Oysa eğer mü'min olsalardı, Allah'ın ve peygamberin hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.

Gültekin Onan

Sizi hoşnut kılmak için Tanrı'ya yemin ederler; oysa inançlı iseler, hoşnut kılınmaya Tanrı ve elçisi daha layıktır.

Hamdi Döndüren

Onlar, sizi hoşnut etmek için Allah’a yemin ederler. Oysa Allah ve elçisini hoşnut etmeleri daha ugundur. Eğer inanmış iseler (Peygamber’i incitmezler).

Hasan Basri Çantay

Size (gelirler) gönlünüzü hoş etmek için Allaha andederler. Eğer bunlar mü'min iseler Allahı ve Resulünü raazi etmeleri daha doğrudur.

Hasib Asutay

(Münafıklar), sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. (29) Eğer (gerçekten) mümin iseler (bilsinler ki) Allah ve resulünü hoşnut etmeleri daha doğrudur. (29. Onlar önce Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına uymak suretiyle onları hoşnut etsinler.)

Hayrat Neşriyat

(Münâfıklar) sizi hoşnûd etmek için size Allah’ın üzerine yemîn ederler. Eğer mü’min kimseler iseler, kendisini râzı etmelerine Allah ve Resûlü daha lâyıktır.

İbni Kesir

Sizi hoşnud etmek için Allah'a yemin ederler. Halbuki Allah ve Rasulü hoşnud etmeye daha layıktır. Eğer mü'min idiyseler.

Mehmet Okuyan

Sizi memnun etmek için (gelip) Allah’a (yalan yere) yemin ederler. Eğer mümin iseler (bilsinler ki) kendisi razı edilmeye Allah ve Elçisi daha layıktır.

Muhammed Esed

(O ikiyüzlüler) sizi hoşnut bırakmak için (iyi niyetle edip eyledikleri konusunda) yüzünüze karşı Allaha yemin ederler. Oysa, eğer gerçekten inanmış olsalardı, başka herkesten önce Allahı ve Onun Elçisini hoşnut etmeye çalışmaları gerekirdi!

Mustafa İslamoğlu

Onlar, sizi hoşnut etmek için size Allah adına yeminler ederler. Oysa ki daha öncelikli bir görevleri var: Allah'ı hoşnut etmek, O'nun Elçisi'ni de... Tabi ki yürekten inanmışlarsa eğer!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sizin için Allah Teâlâ'ya and içerler ki, sizi (kendilerinden) razı kılsınlar. Halbuki, kendisini razı kılmaya en haklı olan Allah Teâlâ ile Peygamberidir. Eğer mü'min kimseler iseler onların rızasını tahsile çalışsınlar.

Ömer Öngüt

Münafıklar, sizi memnun etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer iman etmiş iseler, Allah'ı ve Peygamber'i memnun etmeleri daha uygundur.

Suat Yıldırım

Sizin yanınıza gelir, gönlünüzü hoş etmek için Allah’a yeminler ederler. Halbuki eğer bunlar mümin iseler, her şeyden önce Allah’ın ve Resûlünün rızasını düşünmeleri gerekirdi.

Süleyman Ateş

Gönlünüzü hoş etmek için size (gelip) Allah'a yemin ederler. Halbuki inanmış olsalardı, Allah'ı ve Resulünü hoşnud etmeleri daha uygundu.

Süleymaniye Vakfı

Sizi razı etmek için Allah'ın adıyla yemin ederler. Eğer mümin iseler, asıl razı etmeleri gereken Allah ve resulüdür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi memnun etmek için "Biz de sizdeniz" diye Allah'a yemin ederler. Eğer inanıp güvenmiş kimseler iseler, Allah ve elçisi, onların memnun etmelerini daha çok hak eder.

Şaban Piriş

Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer mümin iseler Allah'ı ve resulünü hoşnut etmeleri daha gereklidir.

Tefhim-ul Kuran

Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve Resulü daha layıktır.

Ümit Şimşek

Sizi hoşnut etmek için Allah adına yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler, hoşnut edilmeye Allah ve Resulü daha lâyıktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin gönlünüzü hoş etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer bunlar inanmış iseler Allah'ın ve resulünün hoşnutluğunu öne almaları daha uygun düşer.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizi razı salmaq üçün yanınızda Allaha and içirlər. Əgər mömindirlərsə, bilsinlər ki, Allahı və Onun Elçisini razı salmaları daha yaxşıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey möʼminlər!) Onlar sizin razılığınızı qazanmaq üçün (münafiq olmadıqları barədə) Allaha and içirlər. Əgər onlar möʼmindirlərsə, (bilsinlər ki) Allahın və Onun Peyğəmbərinin razılığını qazanmaq daha vacibdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie schwören euch bei Gott, um euch zufriedenzustellen. Gott und Seinen Gesandten haben sie jedoch eher zufriedenzustellen, wenn sie wahrhaftig glauben.

Almanca — Der Edle Quran

Sie schwören euch bei Allah, um euch zufriedenzustellen. Aber Allah - und (auch) Sein Gesandter - hat ein größeres Anrecht darauf, daß sie Ihn zufriedenstellen, wenn sie gläubig sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie schwören euch bei Allah, um euch zufriedenzustellen; jedoch Allahs und Seines Gesandten Würde geziemt es mehr, Ihm zu gefallen, wenn sie gläubig sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie schwören euch bei ALLAH, damit sie euch zufriedenstellen, während ALLAH und Sein Gesandter doch berechtigter sind, zufriedengestellt zu werden, sollten sie Mumin sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They are reluctant to join you in battle and offer you some excuse and affirm it by an appeal to Allah so that you accept it, when it is Allah and His Messenger that they should conciliate by fighting in their cause if in fact their hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues.

Abdul Haleem

They swear by God in order to please you [believers]: if they were true believers it would be more fitting for them to please God and His Messenger.

Abdullah Yusuf Ali

To you they swear by Allah. In order to please you: But it is more fitting that they should please Allah and His Messenger, if they are Believers.

Abul A'la Maududi

[9:62] They swear by Allah to please you, while it is Allah and His Messenger whose pleasure they should seek if they truly believe.

Aisha Bewley

They swear to you by Allah in order to please you, but it would be more fitting for them to please Allah and His Messenger if they are muminun.

Al-Hilali & Khan

They swear by Allâh to you (Muslims) in order to please you, but it is more fitting that they should please Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), if they are believers.

Ali Quli Qarai

They swear to you by Allah, to please you; but Allah and His Apostle are worthier that they should please Him, should they be faithful.

Amatul Rahman Omar

They swear by Allâh to you to please you (O believers!). If they were true believers they should realize that Allâh, as well as His Messenger, is more worthy that they should please Him (with their belief in the truth and their righteous deeds).

Arthur John Arberry

They swear to you by God, to please you; but God and His Messenger -- more right is it they should please Him, if they are believers.

Bijan Moeinian

These hypocrites would like to please the Muslims by constantly swearing to God. If they were true believers, they would have tried to please God and His Messenger [by engaging in God pleasing acts rather than recourse to mere swearing.]

E. Henry Palmer

They swear by God to please you; but God and His Apostle are more worthy for them to please if they be believers.

Edip-Layth

They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger is more worthy to be pleased if they were those who acknowledge.

George Sale

They swear unto you by God, that they may please you; but it is more just that they should please God and his apostle, if they are true believers.

Hamid S. Aziz

They swear by Allah to please you (Muslims); but Allah and His Messenger are more worthy for them to please (or it is more fitting to please them or they have more right to it) if they be believers.

Mahmoud Ghali

They swear by Allah to you, (i. e., the believers) to satisfy you. And Allah and His Messenger-it is truly worthier that they should satisfy Him, in case they are believers..

Marmaduke Pickthall

They swear by Allah to you (Muslims) to please you, but Allah, with His messenger, hath more right that they should please Him if they are believers.

Mohamed Ahmed - Samira

They swear by God to please you; but if they are believers it would have been worthier to have pleased God and His Apostle.

Muhammad Asad

[The hypocrites] swear to you by God [that they are acting in good faith], with a view to pleasing you [O believers] - the while it is God and His Apostle whose pleasure they should seek above all else, if indeed they are believers!

Mustafa Khattab

They swear by Allah to you ˹believers˺ in order to please you, while it is the pleasure of Allah and His Messenger they should seek, if they are ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger are more worthy to be pleased if they are believers.

Sahih International

They swear by Allah to you [Muslims] to satisfy you. But Allah and His Messenger are more worthy for them to satisfy, if they should be believers.

Sam Gerrans

They swear by God to you to please you; but God and His messenger — worthier is it that they should please Him, if they be believers!

Shabbir Ahmed

(O You who believe) People swear by Allah to you in order to please you (and improve personal relations). But it is more fitting that they should please Allah and His Messenger, if they really believe (and embrace the Divine Ideology).

Syed Vickar Ahamed

To you (who believe), they swear by Allah, only to please you: But it is more correct that they should please Allah and His Messenger (Muhammad), if they (also) are believers.

Taqi Usmani

(O believers,) they swear by Allah before you, so that they may please you, whereas Allah, as well as His Messenger, has greater right that they should please Him, if they are (true) believers.

The Monotheist Group

They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger are more worthy to be pleased if they are believers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils vous jurent par Allah pour vous satisfaire. Alors quʹAllah - ainsi que Son messager - est plus en droit quʹils Le satisfassent, sʹils sont vraiment croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew, ji we re bi navê Xwedê sond dixwin da ku dilên we xweş bikin. Eger birastî ew bawermend in, qayîlbûna Xwedê û Pêxemberê wî pêdivîtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij bezweren jullie bij God, om jullie tevreden te stellen, maar God en Zijn gezant hebben er meer recht op door hen tevredengesteld te worden, als zij gelovigen zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zweren u bij God, dat zij u zouden willen behagen; maar het zou beter zijn dat zij Gode en zijn apostel behaagden, indien zij ware geloovigen zouden zijn.

Hollandaca — Siregar

Zij zweren jullie bij Allah om jullie te behagen, terwijl Allah en zijn Boodschapper er meer recht op hebben dat zij hen behagen, als zij gelovigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [лицемеры] клянутся Аллахом перед вами (о, верующие), чтобы угодить вам [чтобы вы были довольны ими]; а Аллах и Его посланник имеют больше прав на то, чтобы они стремились к Его (и его) довольству, если они (являются) верующими.

Rusça — Osmanov

Мунафики клянутся Аллахом, чтобы умилостивить вас [, о верующие]! Но лучше бы им, если только они веруют, умилостивить Аллаха и Его Посланника.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svär inför er vid Gud att de vill vara er till lags, men det är snarare Gud och Hans Sändebud som de bör vara till lags om de är troende.