Tevbe Suresi 50. Ayet — Elfaz
Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.
1اِنْineğerŞart Edatı
2تُصِبْكَtuSibkesana ulaşsaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.
3حَسَنَةٌHasenetunbir iyilikİsimح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.
4تَسُؤْهُمْtesu'humonların hoşuna gitmezMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek
5وَاِنْve inve eğerBağlaç+Şart Edatı
6تُصِبْكَtuSibkesana ulaşsaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.
8يَقُولُواyeḳūlūderlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
9قَدْḳadmuhakkakKesinlik Edatı
10اَخَذْنَٓاeḣaƶnābiz almıştıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
12مِنْmin-denHarf-i Cer
14وَيَتَوَلَّوْاve yetevellevdöner(gider)lerBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
15وَهُمْve humve onlarHaliye Edatı+Zamir
16فَرِحُونَferiHūnesevinirlerİsimف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.