Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!

وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَرِيءٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَرَسُولُهُ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِ وَبَشِّرِ الَّذِينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَلِيمٍ

ve eƶānun mine (a)llahi ve rasūlihi ilā n-nāsi yevme l-Hacci l-ekberi enne (a)llahe berī'un mine l-muşrikīne ve rasūluhu fe in tubtum fe huve ḣayrun lekum ve in tevelleytum fe ǎ'lemū ennekum ğayru muǎ'cizī (a)llahi ve beşşiri (e)lleƶīne keferū bi ǎƶābin elīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَذَانٌve eƶānunا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretve duyurudur
2مِنَmine-tan
3اللّٰهِ(a)llahiAllah-
4وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisinden
5اِلَىilā
6النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
7يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
8الْحَجِّl-Hacciح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekHac
9الْاَكْبَرِl-ekberiك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.en büyük
10اَنَّenneşüphesiz
11اللّٰهَ(a)llaheAllah
12بَرِيءٌberī'unب ر اBir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumuuzaktır
13مِنَmine-dan
14الْمُشْرِكِينَl-muşrikīneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.puta tapanlar-
15وَرَسُولُهُve rasūluhuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisi
16فَاِنْfe ineğer
17تُبْتُمْtubtumت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe ederseniz
18فَهُوَfe huvebu
19خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
20لَكُمْlekumsizin için
21وَاِنْve inve eğer
22تَوَلَّيْتُمْtevelleytumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdönerseniz
23فَاعْلَمُواfe ǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilin ki
24اَنَّكُمْennekumsiz
25غَيْرُğayruغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.değilsiniz
26مُعْجِزِيmuǎ'cizīع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.aciz bırakacak
27اللّٰهِ(a)llahiAllah'ı
28وَبَشِّرِve beşşiriب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşve müjdele
29الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
30كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(lere)
31بِعَذَابٍbi ǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azabı
32اَلِيمٍelīminا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hacc-ı ekber günü, Allah'tan ve Peygamberinden insanlara bir ilândır bu: Şüphe yok ki Allah ve Peygamberi, müşriklerden berîdir. Artık tövbe ederseniz bu, daha hayırlıdır size. Fakat gene yüz çevirirseniz iyice bilin ki siz hiç şüphe yok, Allah'ı âciz bırakamazsınız ve kâfir olanlara pek acıklı azapla müjde ver.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hacc-ı ekber günü, Allahʼtan ve Peygamberinden insanlara bir ilândır bu: Şüphe yok ki Allah ve Peygamberi, müşriklerden berîdir. Artık tövbe ederseniz bu, daha hayırlıdır size. Fakat gene yüz çevirirseniz iyice bilin ki siz hiç şüphe yok, Allahʼı âciz bırakamazsınız ve kâfir olanlara pek acıklı azapla müjde ver.

Adem Uğur

Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Resûlünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! o kâfirlere elem verici bir azabı müjdele!

Ahmed Hulusi

Haccı Ekber Günü, Allah ve Rasulünden insanlara bir ezandır (çağrı) ki, Allah da, O'nun Rasulü de müşriklerden beridir! Eğer tövbe ederseniz, sizin için daha hayırlıdır. . . Şayet yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. . . O hakikat bilgisini inkar edenleri, bunun sonucu acı bir azap ile müjdele.

Ahmet Tekin

Allah ve Rasûlünden Hacc-ı Ekber (En Büyük Hac) günü insanlara, bir ilân, bir ültimatomdur: Allah ve Rasulü, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerle, putperestlerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir, Allah ve Rasulünün müşriklere taahhüdü sona ermiştir. Eğer hemen isyandan vazgeçer, Allah’a itaate yönelir, tevbe ederseniz bu sizin için hayırlıdır. Eğer tevbeden, imandan yüz çevirir, Allah’a isyana, güç ve iktidarınızı kullanarak halkı yönlendirmeye devam ederseniz, Allah’ın azâbından kurtulamazsınız. Biliniz ki, Allah’ı âciz bırakacak, koyduğu kuralların dışına çıkacak, yakalarınızı kurtaracak değilsiniz. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, kendileri için can yakıp inleten, derilerini kavuran müthiş azap olduğunu haber ver.

Ahmet Varol

Allah ve Peygamber tarafından 'Büyük Hac (Haccı Ekber)' gününde insanlara duyurulur ki, Allah ve Peygamber'i Allah'a ortak koşanlardan uzaktırlar. 'Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamayacaksınız.' İnkar edenleri acıklı bir azapla müjdele.

Ali Bulaç

Ve büyük Hacc (Hacc-ı Ekber) günü, Allah'tan ve Resulü'nden insanlara bir duyuru: Kesin olarak Allah, müşriklerden uzaktır, O'nun Resulü de... Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Allah'ı elbette aciz bırakacak değilsiniz. İnkar edenleri acı bir azabla müjdele.

Ali Fikri Yavuz

Bu hacc-ı ekber (farz olan hac) günü, Allah’dan ve Rasûlünden insanlara şöyle bir ilândır (bildiridir): Allah ve Rasûlü, artık müşriklerden ve andlaşmalardan kat’iyyen berîdir. Şayet küfürden ve sözleşmeleri bozmaktan hemen tevbe ederseniz, o sizin için hayırlıdır. Yok yine yüz çevirirseniz, biliniz ki, gerçekten Allah’ı âciz bırakacak değilsiniz. Allah’a ve Peygambere iman etmiyenleri acıklı bir azab ile müjdele.

Ali Rıza Safa

Allah'tan ve O'nun elçisinden, Büyük Hac Günü'nde, insanlara duyurudur: "Kuşkusuz, Allah, ortaklar koşanlardan uzaktır; O'nun elçisi de. Artık, Pişmanlık gösterirseniz, sizin için bu daha iyidir. Yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, Allah'ı, güçsüz bırakamazsınız!" Nankörlük edenlere acı bir cezayı bildir.

Bayraktar Bayraklı

En büyük hac/ hacc-ı ekber gününde Allah ve Peygamberinden insanlara bir bildiridir: Allah ve Rasulü müşriklerle ilişkisini kesmiştir. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır; eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirlere elem verici azabı müjdele!

Bekir Sadak

Allah'in ve peygamberinin, puta tapanlardan uzak oldugunu, buyuk hac gunu, Allah ve peygamberi insanlara ilen eder. Eger tevbe ederseniz, bu sizin icin daha hayirli olur, yuz cevirirseniz, bilin ki siz Allah'i aciz birakamazsiniz. Inkar edenlere can yakici azabi mujdele.

Celal Yıldırım

Ve büyük hacc (hacc-ı ekber) günü, Allah ve Peygamberinden insanlara bir duyurudur: Şüphesiz ki Allah ve Peygamberi müşriklerden ilişkilerini kesinlikle kesmişlerdir. Eğer (inkâr ve azgınlıktan) tevbe ederseniz bu sizin için hayırlıdır; yüzçevirirseniz, bilin ki siz Allah'ı âciz kılacak değilsiniz. Ve artık o küfürde ısrar edenleri elem verici bir azâb ile müjdele.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine Allah ve resulünden bu büyük hac günü insanlara duyurudur: Allah ve resulünün müşriklerle hiçbir bağı yoktur. Şayet tövbe ederseniz, bu kendi iyiliğinize olur; eğer sırt çevirirseniz bilin ki siz Allah’ıâcizliğe düşüremezsiniz. (Resulüm!) İnkârcıları elem veren bir azapla müjdele!

Diyanet İşleri

Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın ve Peygamberinin, ortak koşanlardan uzak olduğunu, büyük hac günü, Allah ve peygamberi insanlara ilan eder. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlı olur, yüz çevirirseniz, bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamazsınız. İnkar edenlere can yakıcı azabı müjdele.

Diyanet Vakfi

Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Resûlünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! o kâfirlere elem verici bir azabı müjdele!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ayrıca büyük hac günü Allah ve Rasulü tarafından insanlara bir ilandır ki, Allah da Resulü de müşriklerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Yok yine tevbeden yüz çevirirseniz biliniz ki, Allah'ı yıldıracak değilsiniz. Kâfirleri acı bir azap ile müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Allah ve Peygamberinden Hacc-ı Ekber gününde insanlara bir bildiridir ki, Allah da Peygamberi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. Hemen tevbe ederseniz, hakkınızda hayırlı olur. Eğer aldırmazsanız, bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah'ı ve Peygamberi tanımayanlara acı bir azabı müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Allah ve Resulünden hacci ekber günü insanlara bir i'lan, ki Allah müşriklerden beriydir, Resulü de, derhal tevbe ederseniz o, hakkınızda hayırdır, yok eğer aldırmazsanız biliniz ki siz, Allahı aciz bırakacak değilsiniz ve Allahı, Peygamberi tanımıyanlara elim bir azabı tebşir et

Erhan Aktaş

Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü Müşriklerden uzaktır. Ey Müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü müşriklerden uzaktır. Ey müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Rasul'ü müşriklerden uzaktır. Ey müşrikler! Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçeği yalanlayan nankörleri can yakıcı bir azapla müjdele(!)

Fizilal-il Kuran

Büyük hacc günü Allah ve Peygamber tarafından tüm insanlara duyurulur ki; «Allah ve Peygamber'i ile müşrikler arasında her türlü ilişki kesilmiştir. Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha yararlıdır. Eğer sırt çevirirseniz Allah'ın yapacaklarına engel olamayacağınızı biliniz. Ey Peygamber, kâfirleri acıklı bir azapla müjdele!»

Gültekin Onan

Ve büyük Hacc (Hacc-ı Ekber) günü, Tanrı'dan ve Resülü'nden insanlara bir duyuru: Kesin olarak Tanrı, müşriklerden uzaktır, O'nun Resülü de... Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Tanrı'yı elbette aciz bırakacak değilsiniz. Küfredenleri acı bir azabla müjdele.

Hamdi Döndüren

(Bu), Allah ve elçisinin, ortak koşanlardan ilişik kestiğine dair, en büyük hac gününde, Allah ve elçisinden insanlara bir bildiridir. Bununla birlikte, eğer tevbe ederseniz bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer yüz çevirirseniz bilin ki Allah’ı güçsüz bırakamazsınız. İnkâr edenlere, can yakıcı bir azabı haber ver!

Hasan Basri Çantay

Ve (bu), hacc-ı ekber günü Allahdan ve Resulünden insanlara (şöyle) bir i'lamdır: Allah ve Resulü müşrikler (i himaye etmek) den artık kat'iyyen uzakdır. (Bununla beraber) eğer (küfürden ve muaahedelere haainlik etmekden) tevbe ve rücu ederseniz bu, sizin için hayırlıdır. Eğer (yine) yüz çevirirseniz, (şunu) bilin ki, şübhesiz, siz Allahı aaciz bırakabilecek değilsiniz. O küfredenlere (Allahı ve peygamberi tanımayanlara) acıklı bir azabı müjdele!

Hasib Asutay

En büyük hac gününde (1), Allah ve Resulünden insanlara bir duyurudur: Allah ve Resulü müşriklerden kesinlikle uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu, sizin için daha hayırlıdır. Şayet yüz çevirirseniz, bilin ki siz, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. (Resulüm!) o inkâr edenleri acı bir azap ile müjdele! (1. Arefe veya bayramın birinci günü.)

Hayrat Neşriyat

Ve Hacc-ı Ekber (en büyük hac) günü Allah ve Resûlünden insanlara bir i'lândır ki, şübhesiz Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. O hâlde tevbe ederseniz, artık bu sizin için hayırlıdır ve eğer (İslâm’dan) yüz çevirirseniz o takdirde bilin ki, siz Allah’ı aslâ âciz bırakıcılar değilsiniz. (Ey Habîbim!) İnkâr edenleri (pek) elemli bir azâb ile müjdele!

İbni Kesir

Büyük hacc günü, insanlara Allah ve Rasulünden bir ilandır. Muhakkak ki Allah ve Rasulü, artık müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz; bu, sizin için daha hayırlıdır. Yok eğer yüz çevirirseniz; bilin ki; siz, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Küfredenlere elem verici bir azabı müjdele.

Mehmet Okuyan

(Bu), en büyük hac gününde Allah ve Elçisi'nden (bütün) insanlara bir bildiridir: Allah müşriklerden uzaktır, Elçisi de. Tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Yüz çevirirseniz, bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. O kâfir olanlara elem verici bir azabı müjdele!

Muhammed Esed

Ve yine Allahtan ve Onun Elçisinden bu Büyük Hac günü bütün insanlığa (yapılmış) bir duyurudur şu: "Allahın Allahtan başkalarına tanrılık yakıştıranlarla hiçbir bağlantısı yoktur; Onun Elçisinin de (öyle). Hal böyleyken artık tevbe ederseniz, kendi iyiliğinize olacaktır bu; yok eğer (bu fırsatı da) teperseniz, o zaman, bilin ki, Allahın gözetiminden asla kurtulamayacaksınız!" Ve (bütün bunlardan sonra) sen (ey Peygamber), hakkı inkara şartlanmış olan o kimselere çok çetin bir azabı müjdele.

Mustafa İslamoğlu

Yine Allah ve O'nun Elçisi'nden, Büyük Hac gününde bütün insanlığa yapılmış bir duyurudur ki; Allah kendine mahsus özellikleri başkalarına yakıştıranlarla ilişiğini kesmiştir; O'nun elçisi de öyle. Bundan böyle tevbe ederseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır; fakat (bu davetten) yüz çevirirseniz, iyi bilin ki siz Allah'ı asla atlatamazsınız. Nitekim, inkar ve ihanette ısrar edenleri can yakıcı bir azap ile müjdele.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah Teâlâ ile Resûlü tarafından Hacc-ı Ekber günü nâsa bir ilandır ki, Allah Teâlâ da Resûlü de şüphe yok, müşriklerden berîdir. Artık, tevbe ederseniz o sizin için hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, siz Allah Teâlâ'yı elbette aciz bırakacak değilsinizdir. Ve kâfir olanları acıklı bir azap ile müjdele!

Ömer Öngüt

Ayrıca Hacc-ı ekber gününde Allah ve Resul'ünden insanlara bir ilândır. Allah ve Resul'ü müşriklerden uzaktır. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz. O kâfirlere acıklı bir azabı müjdele!

Suat Yıldırım

Bu Büyük Hac günü, Allah ve Resulünden insanlara şunu ilan edin ki: "Allah da, Resulü de müşriklerden beridir. Şayet şirkten tövbe edip tevhide yönelirseniz bu, elbette sizin için daha hayırlı olur. İyi biliniz ki siz Allah’ın elinden kurtulamazsınız. Kâfirleri pek acı bir azapla müjdele!

Süleyman Ateş

En büyük Hac günü, Allah ve Elçisinden insanlara duyurudur: Allah ve Elçisi puta tapanlardan uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha iyidir. Ve eğer dönerseniz bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz! (Ey Muhammed) kafirlere acı bir azabı müjdele.

Süleymaniye Vakfı

Bu büyük hac gününde Allah ve elçisi tarafından bütün insanlara yapılan duyuru şudur: Allah'ın ve elçisinin bu müşriklerle ilişkisi kalmamıştır! (Ey müşrikler!) Tövbe ederseniz /dönüş yaparsanız sizin için iyi olur. Yüz çevirirseniz bilin ki Allah'ı aciz bırakamazsınız. (Ey Muhammed!) Kafirlik edenlere acıklı bir azabı müjdele!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu büyük hac gününde Allah ve Elçisi tarafından bütün insanlara bildirilen şudur: Allah'ın o müşriklere desteği yoktur; elçisinin de öyle. Ey müşrikler, dönüş yaparsanız (tevbe) hayrınıza olur. Sırt çevirirseniz bilin ki siz, Allah'ı çaresiz bırakamazsınız. Kafirlere acıklı bir azabı müjdele.

Şaban Piriş

Allah ve Resulü'nden en büyük hac gününde insanlara bir duyurudur ki Allah ve Resulü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Yüz çevirirseniz bilin ki Allah'tan kaçamazsınız. Kafirlere acı veren azabı müjdele!

Tefhim-ul Kuran

Ve büyük Hacc (Hacc-ı Ekber) günü, Allah'tan ve Resulünden insanlara bir duyuru: Kesin olarak Allah, müşriklerden uzaktır, O'nun Resulü de... Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Allah'ı elbette aciz bırakacak değilsiniz. Küfre sapanları acıklı bir azabla müjdele.

Ümit Şimşek

Büyük hac gününde Allah ve Resulünden insanlara şunu da duyurun ki, Allah da, Resulü de müşriklerden uzaktır. Tevbe ederseniz bu sizin için hayırlı olur. Yüz çevirirseniz, bilin ki Allah'ın elinden kurtulamazsınız. İnkâr edenleri de acı bir azapla müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir de Allah ve resulünden insanlara Büyük Hac günü bir duyuru var: Allah da O'nun elçisi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. O halde, tövde ederseniz bu sizin için hayırlırdır. Yok eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, siz Allah'ı acze düşüremezsiniz. Küfre saplananlara acıklı bir azabı muştula!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu, Allah və Onun Elçisi tərəfindən ən böyük həcc günü insanlara Allahın və Onun Elçisinin müşriklərdən uzaq olmasını elan edəcək bir bildirişdir. Əgər tövbə etsəniz, bu sizin üçün xeyirli olar. Yox əgər üz döndərsəniz, bilin ki, siz Allahdan yaxa qurtara bilməyəcəksiniz. Kafirləri ağrılı-acılı bir əzabla müjdələ.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahdan və Onun Peyğəmbərindən böyük həcc günü (zülhiccə ayında vacib, fərz olan həcc; qurban bayramı və ya Ərəfə günü) insanlara bir bildiriş! Allahın və Onun Peyğəmbərinin müşriklərlə heç bir əlaqəsi yoxdur. Əgər (küfrdən və şirkdən) tövbə etsəniz, bu sizin üçün xeyirli olar. Əgər (imandan) üz döndərsəniz, bilin ki, Allahın əzabından qaçıb canınızı qurtara bilməzsiniz. (Ey Peyğəmbərim!) Kafir olanları şiddətli bir əzabla müjdələ!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Eine Ankündigung von Gott und Seinem Gesandten geht am großen Tag der Pilgerfahrt an alle Menschen, daß Gott den Götzendienern das von ihnen gebrochene Bündnis aufkündigt, dasselbe tut Sein Gesandter. ʺWenn ihr Reue bezeugt, ist es für euch besser. Wendet ihr euch aber ab, müßt ihr euch dessen bewußt sein, daß ihr Gottes Macht nicht entgehen könnt!ʺ Kündige den Ungläubigen Gottes qualvolle Strafe an!

Almanca — Der Edle Quran

Und eine Bekanntmachung von Seiten Allahs und Seines Gesandten an die Menschen am Tag der großen Pilgerfahrt, daß Allah der (Verpflichtung gegenüber den) Götzendiener(n) ledig ist, und auch Sein Gesandter. Wenn ihr nun bereut, so ist es besser für euch. Wenn ihr euch jedoch abkehrt, so wißt, daß ihr euch Allah nicht entziehen könnt! Und verkünde denen, die ungläubig sind, schmerzhafte Strafe!

Almanca — M. A. Rassoul

Und (dies ist) eine Ankündigung von Allah und Seinem Gesandten an die Menschen am Tage der großen Pilgerfahrt, daß Allah der Götzendiener ledig ist und ebenso Sein Gesandter. Bereut ihr also, so wird das besser für euch sein; kehrt ihr euch jedoch ab, so wisset, daß ihr Allahs (Plan) nicht zuschanden machen könnt. Und verheiße denen schmerzliche Strafe, die ungläubig sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

On the day of the great occasion of AL-Hajj (major pilgrimag

Abdul Haleem

On the Day of the Great Pilgrimage [there will be] a proclamation from God and His Messenger to all people: ‘God and His Messenger are released from [treaty] obligations to the idolaters. It will be better for you [idolaters] if you repent; know that you cannot escape God if you turn away.’ [Prophet], warn those who ignore [God] that they will have a painful punishment.

Abdullah Yusuf Ali

And an announcement from Allah and His Messenger, to the people (assembled) on the day of the Great Pilgrimage,- that Allah and His Messenger dissolve (treaty) obligations with the Pagans. If then, ye repent, it were best for you; but if ye turn away, know ye that ye cannot frustrate Allah. And proclaim a grievous penalty to those who reject Faith.

Abul A'la Maududi

[9:3] This is a public proclamation by Allah and His Messenger to all people on the day of the Great Pilgrimage: "Allah is free from all obligation to those who associate others with Allah in His Divinity; and so is His Messenger. If you repent, it shall be for your own good; but if you turn away, then know well that you will not be able to frustrate Allah. So give glad tidings of a painful chastisement to those who disbelieve.

Aisha Bewley

A proclamation from Allah and His Messenger to mankind on the day of the greater pilgrimage: ‘Allah is free of the idolaters, as is His Messenger. If you make tawba, it will be better for you. But if you turn your backs, know that you cannot thwart Allah.’ Give the kuffar the news of a painful punishment –

Al-Hilali & Khan

And a declaration from Allâh and His Messenger to mankind on the greatest day (the 10th of Dhul-Hijjah - the 12th month of Islâmic calendar) that Allâh is free from (all) obligations to the Mushrikûn (See V.2:105) and so is His Messenger. So if you (Mushrikûn ) repent, it is better for you, but if you turn away, then know that you cannot escape (from the Punishment of) Allâh. And give tidings (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) of a painful torment to those who disbelieve.

Ali Quli Qarai

[This is] an announcement from Allah and His Apostle to all the people on the day of the greater ḥajj: that Allah and His Apostle repudiate the polytheists: If you repent that is better for you; but if you turn your backs [on Allah], know that you cannot thwart Allah, and inform the faithless of a painful punishment

Amatul Rahman Omar

And this is a proclamation from Allâh and His Messenger to the people on the occasion of the Greater Pilgrimage (on the day of Sacrifice) that Allâh and His Messenger owe no obligation to these polytheists. If you (O polytheists!) turn to Him in repentance it is better for you. But if you turn away then know that you cannot frustrate (the will of) Allâh. And proclaim (O Prophet!) the news of a grievous punishment to these disbelievers;

Arthur John Arberry

A proclamation, from God and His Messenger, unto mankind on the day of the Greater Pilgrimage: 'God is quit, and His Messenger, of the idolaters. So if you repent, that will be better for you; but if you turn your backs; know that you cannot frustrate the will of God. And give thou good tidings to the unbelievers of a painful chastisement;

Bijan Moeinian

God and Hiss Messenger hereby, on the occasion of the General Pilgrimage, disown the disbelievers and give them their last chance to follow the right path. If they repent, they are saved; otherwise, where can they hide from God and His promised punishment?

E. Henry Palmer

A proclamation from God and His Apostle to the people on the day of the greater pilgrimage, that God is clear of the idolaters as is His Apostle! If then ye repent it is better for you; but if ye turn your backs, then know that ye cannot make God helpless. Give to those who misbelieve glad tidings of grievous woe!-

Edip-Layth

A declaration from God and His messenger to the people, on this, the peak day of the Pilgrimage: "That God and His messenger are free from obligation to those who set up partners." If you repent, then it is better for you, but if you turn away, then know that you will not escape God. Promise those who have rejected of a painful retribution;

George Sale

And a declaration from God and his apostle unto the people, on the day of the greater pilgrimage, that God is clear of the idolaters, and his apostle also. Wherefore if ye repent, this will be better for you; but if ye turn back, know that ye shall not weaken God: And denounce unto those who believe not, a painful punishment.

Hamid S. Aziz

And a proclamation from Allah and His Messenger to the people on the day of the Greater Pilgrimage, that Allah is free of obligations to the idolaters, as is His Messenger! If then you repent it is better for you; but if you turn your backs, then know that you cannot make Allah helpless (frustrate His plan). Give tidings of a grievous doom to those who disbelieve.

Mahmoud Ghali

And an announcement from Allah and His Messenger to mankind on the day of the Greater Pilgrimage that Allah is quit of the associators and (so is) His Messenger. So in case you repent, then it is more charitable (i.e., better) for you; and in case you turn away, then know that you are unable to be defiant to Allah; and give tidings to the ones who have disbelieved of a painful torment..

Marmaduke Pickthall

And a proclamation from Allah and His messenger to all men on the day of the Greater Pilgrimage that Allah is free from obligation to the idolaters, and (so is) His messenger. So, if ye repent, it will be better for you; but if ye are averse, then know that ye cannot escape Allah. Give tidings (O Muhammad) of a painful doom to those who disbelieve,

Mohamed Ahmed - Samira

A general proclamation is (made) this day of the Greater Pilgrimage on the part of God and His Apostle, that God is not bound (by any contract) to idolaters, nor is His Apostle. It is, therefore, better for you to repent. If you do not, remember that you cannot elude (the grip of) God. So announce to those who deny the truth the news of painful punishment,

Muhammad Asad

And a proclamation from God and His Apostle [is herewith made] unto all mankind on this day of the Greatest Pilgrimage: "God disavows all who ascribe divinity to aught beside Him, and [so does] His Apostle. Hence, if you repent, it shall be for your own good; and if you turn away, then know that you can never elude God!" And unto those who are bent on denying the truth give thou [O Prophet] the tiding of grievous chastisement.

Mustafa Khattab

A declaration from Allah and His Messenger ˹is made˺ to all people on the day of the greater pilgrimage[1] that Allah and His Messenger are free of the polytheists. So if you ˹pagans˺ repent, it will be better for you. But if you turn away, then know that you will have no escape from Allah. And give good news ˹O Prophet˺ to the disbelievers of a painful punishment.

Progressive Muslims

And a declaration from God and His messenger to the people, on this, the peak day of the Pilgrimage: "That God and His messenger are innocent from all those who set up partners. " If you repent, then it is better for you, and if you turn away, then know that you will not escape God. And give news to those who have rejected of a painful retribution.

Sahih International

And [it is] an announcement from Allah and His Messenger to the people on the day of the greater pilgrimage that Allah is disassociated from the disbelievers, and [so is] His Messenger. So if you repent, that is best for you; but if you turn away - then know that you will not cause failure to Allah. And give tidings to those who disbelieve of a painful punishment.

Sam Gerrans

And a proclamation from God and His messenger to mankind on the day of the greater pilgrimage: “God is free of the idolaters, as is His messenger. And if you repent, it is better for you; but if you turn away, know that you cannot escape God.” And bear thou tidings to those who ignore warning of a painful punishment,

Shabbir Ahmed

And a proclamation from Allah and His Messenger is herewith made to all mankind on this day of the Greatest Pilgrimage (9th day of the 12th lunar month, Zil-Hajjah). Allah disowns the idolaters, and so does His Messenger. So, if you repent, it will be better for you. But if you turn away from repentance, then know that you cannot escape Allah. (O Messenger) Give tiding of an awful retribution to those who are bent upon denying the Truth.

Syed Vickar Ahamed

And an announcement from Allah and His Messenger (Muhammad), to the people (gathered) on, the day of the great pilgrimage, (the Tenth of the month of Zul-Hajjah)— That Allah (and His Messenger Muhammad) give up (the treaty and the) obligations with the (distrusted) pagans. If then, you repent, (and join the believers) it will be best for you; But if you turn away, you know that you cannot frustrate Allah. And declare a painful penalty to those who reject Faith.

Taqi Usmani

And here is an announcement, from Allah and His Messenger, to the people on the day of the greater Hajj, that Allah is free from (any commitment to) the Mushriks, and so is His Messenger. Now, if you repent, it is good for you. And if you turn away, then be aware that you can never frustrate Allah. And give those who disbelieve the ‘good’ news of a painful punishment.

The Monotheist Group

And a proclamation from God and His messenger to the people, on the greater Pilgrimage day: "That God and His messenger are innocent from the polytheists." If you repent, then it is better for you, and if you turn away, then know that you will not escape God. And give news to those who have rejected of a painful retribution.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev agahdariyek e ji Xwedê û qasidê wî, di cejna mezin (cejna heciyan) de, bi bal tevekî xelkê ve ku Xwedê û Pêxemberê wî ji muşrikan (ew ên ku wan peymana xwe şikand) bêrî ne. Eger hûn tobe bikin vêca ew ji we re çêtir e. (Na) eger hûn (ji îman û heqiyê) berê xwe dagerînin, bizanin ku hûn ê Xwedê bêçare nehêlin. (Resûlê min!) Mizgîniya ezabekî dijwar bide wan ên ku kafir bûne!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En een aankondiging door God en Zijn gezant aan de mensen op de dag van de grote bedevaart, dat God niets te maken heeft met de veelgodendienaars en Zijn gezant ook niet. Als jullie dan berouw tonen dan is dat beter voor jullie, maar als jullie je afkeren weet dan dat jullie niets tegen God kunnen doen. En zegt hun die ongelovig zijn een pijnlijke bestraffing aan,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En eene verklaring van God en zijn gezant voor het volk, op den dag van den grooteren pelgrimstocht, dat God vrij is, en ook zijn gezant, omtrent de afgodendienaars. Daarom zal het beter voor u zijn, indien gij berouw betoont; maar indien gij u afwendt, weet dan, dat gij God niet zult verzwakken. Kondig den ongeloovigen eene pijnlijke straf aan.

Hollandaca — Siregar

Ein (dit is) een bekendmaking van Allah en zijn Boodschapper aan de mensheid op de dag van de grote Bedevaart (al Haddj al Akbar) (inhoudende) dat Allah en Zijn Boodschapper niets te maken hebben met de veelgodenaanbidders. En als jullie (veelgodenaanbidders) berouw tonen, dan is dat beter voor jullie, maar als jullie afwenden, weet dan dat jullie (het plan van) Allah nimmer kunnen ontkrachten. En waarschuwt degenen die ongelovig zijn voor een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И возвещение [возвещается] от Аллаха и Его посланника к людям в день великого паломничества [[День великого паломничества – это день, когда совершал паломничество Посланник Аллаха и с этим днем также совпали праздники иудеев, христиан и многобожников. Такого не было до этого и не было после этого. (ибн Сирин)]] о том, что Аллах отрекается от многобожников и Его посланник (тоже отрекается от них). И если вы (о, многобожники) обратитесь с покаянием (к Аллаху) [оставите свое многобожие и вернетесь к Истине], то это (будет) лучше для вас. А если вы отвернетесь (от принятия Истины и полной покорности Аллаху – Ислама), то знайте, что вы не ослабите Аллаха [не избежите Его наказания]. И обрадуй же (о, Посланник) тех, которые стали неверующими [отвернувшихся от Ислама], мучительным наказанием.

Rusça — Osmanov

В день великого хаджа к людям [придет] весть от Аллаха и Его Посланника: ʺАллах, а также Его Посланник отступаются от многобожников. Если вы раскаетесь, то тем лучше для вас. Если же вы отвратитесь [от Аллаха и Посланника], то знайте, что вам не ослабить [мощи] Аллаха. Возвести же [, Мухаммад,] о мучительном наказании неверным,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud och Hans Sändebud tillkännager för alla människor på den Stora vallfärdens dag: ʺGud avvisar (allt samröre med) avgudadyrkarna, och Hans Sändebud (gör detsamma). Om ni visar ånger är det för ert eget bästa, men drar ni er undan skall ni veta att ni inte kan uppresa er mot Gud.ʺ Och låt alla förnekare av sanningen veta att ett plågsamt straff (väntar dem).