İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي اَكْرَمَنِ

fe emmā l-insānu iƶā mā btelāhu rabbuhu fe ekramehu ve neǎǎmehu fe yeḳūlu rabbī ekrameni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَمَّاfe emmāfakat
2الْاِنْسَانُl-insānuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
3اِذَاiƶāzaman
4مَاne
5ابْتَلٰيهُbtelāhuب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekkendisini sınasa
6رَبُّهُrabbuhuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi
7فَاَكْرَمَهُfe ekramehuك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakve ona ikramda bulunsa
8وَنَعَّمَهُve neǎǎmehuن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ve ona ni'met verse
9فَيَقُولُfe yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder ki
10رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
11اَكْرَمَنِekrameniك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakbana ikram etti

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsan, öyle bir mahlûktur ki Rabbi, onu sınadı da büyüttü ve nîmetler verdi mi, Rabbim der, lâyıktım da büyüttün beni.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnsan, öyle bir mahlûktur ki Rabbi, onu sınadı da büyüttü ve nîmetler verdi mi, Rabbim der, lâyıktım da büyüttün beni.

Adem Uğur

İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti" der.

Ahmed Hulusi

Ama insana gelince, Rabbi onu denemek için ikram edip, onu nimetlendirirse: "Rabbim bana ikram etti, üstün kıldı" der (şımarır)!

Ahmet Tekin

İşte, Rabbi, insanı imtihan edip de ikramda bulunduğunda, nimetlere boğduğunda, refaha erdirdiğinde: 'Rabbim bana ikramda bulundu.'der.

Ahmet Varol

Ancak insana; Rabbi ne zaman onu imtihan edip kendisine ikramda bulunsa ve nimet verse: 'Rabbim bana ikramda bulundu' der.

Ali Bulaç

Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Ali Fikri Yavuz

Fakat insan, (dünya nimetlerini arar gözetir. Onun için) her ne zaman Rabbi, onu, (zenginlik ve genişlikle) imtihan edib de ona ikram eyler, nimetler verirse; o vakit: “- Rabbim bana ikram etti.” der.

Ali Rıza Safa

İnsan öyledir; Efendisi eliaçık davranır ve nimetlerle onu sınarsa; "Efendim, bana eliaçık davrandı!" der.

Bayraktar Bayraklı

İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde, "Rabbim bana cömert davrandı" der.

Bekir Sadak

Rabbin denemek icin bir insana iyilik edip, nimet verdigi zaman, o: «Rabbim beni serefli kildi» der.

Celal Yıldırım

(15-16) insanoğluna gelince, Rabbi onu denediğinde: İkramda bulunup nimetlere garkettiğinde, o, «Rabbim bana ikramda bulundu» der. Ama onu yine denemek için rızkını daralttığı zaman, «Rabbim bana haksızlık etti» der.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsan var ya, rabbi ona imtihan için ikramda bulunduğunda ve onu nimetlere boğduğunda, “Rabbim bana ikram etti” der (mutlu olur).

Diyanet İşleri

İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: 'Rabbim beni şerefli kıldı' der.

Diyanet Vakfi

İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde «Rabbim bana ikram etti» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sınayıp da ikramda bulunur, nimet verirse, «Rabbim bana ikram etti.» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama insan, Rabbi onu her ne zaman imtihan edip de kendisine ikramda bulunur, nimetler verirse: "Rabbim bana ikram etti." der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma insan, her ne zaman rabbı onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona ni'metler verirse, o vakıt rabbım bana ikram etti der

Erhan Aktaş

Fakat o insan; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat o insan; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat insan; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti." der.

Fizilal-il Kuran

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.

Gültekin Onan

Fakat insan; ne zaman rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Hamdi Döndüren

Fakat insan, ne zaman Rabbi onu sınayıp kendisine ikramda bulunur ve nimet verirse, “Rabbim bana ikram etti.” der.

Hasan Basri Çantay

Amma insan, ne zaman Rabbi onu imtihaan edib de kendisine (lütf-ü) kerem (iyle muaamele) eder, ona ni'metler verirse "Rabbim beni şerefli kıldı" der!

Hasib Asutay

İnsan ise, Rabbi onu imtihan edip de kendisine ikramda bulunur ve bol nimet verirse 'Rabbim bana ikram etti' der.

Hayrat Neşriyat

Fakat insan, Rabbi kendisini (varlıkla) imtihân edip, ona ikramda bulunduğu ve ona ni'met verdiği zaman, bunun üzerine: 'Rabbim bana ikrâm etti!' der.

İbni Kesir

Ama insan; Rabbı kendisini deneyip kerem eder ve nimet verirse: Rabbım beni şerefli kıldı, der.

Mehmet Okuyan

İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ona ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde “Rabbim bana ikram etti.” der.

Muhammed Esed

İnsana gelince, ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, "Rabbim, bana karşı (ne kadar) cömertmiş!" der;

Mustafa İslamoğlu

Ve insana gelince... Ne zaman Rabbi onu (varlıkla) sınayıp ona ikram edecek ve nimetlere gark edecek olsa, hemen (Allah'ın kendisini desteklediğini düşünerek) "Rabbim bana ikram etti" der;

Ömer Nasuhi Bilmen

Rabbi onu imtihan edip kendisine ikramda bulunsa o vakit der ki: «Rabbim bana ikram etti.»

Ömer Öngüt

İnsana gelince; Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunur, ona bol nimet verirse: "Rabbim bana ikram etti. " der.

Suat Yıldırım

Rabbi, insanı denemek için ona değer verip, nimetlere gark edince o: "Rabbim hakkım olan ikramı yaptı." der.

Süleyman Ateş

Fakat insan öyledir; Rabbi ne zaman kendisini sınayıp ona ikramda bulunur, ona ni'met verirse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Süleymaniye Vakfı

Ama insan var ya… Rabbi onu imtihana sokup ona ikramda bulunur ve bolca nimet verirse: "Rabbim bana ikram etti, bana!" der.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..'

Şaban Piriş

İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: -Rabbim bana ikramda bulundu der.

Tefhim-ul Kuran

Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, ona nimetler verse: «Rabbim bana ikramda buludu» der.

Ümit Şimşek

İnsanı sınamak için Rabbi ona nimetler lütfederek ikramda bulunduğunda, o 'Rabbim bana değer veriyor' der.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsana gəlincə, Rəbbi onu sınayıb ehtiram göstərəndə və ona nemət verəndə: “Rəbbim mənə ehtiram göstərdi!”– deyər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsana gəldikdə, nə zaman Rəbbin onu imtahana çəkib ehtiram etsə, ona bir neʼmət versə, o: ″Rəbbim mənə ehtiram göstərdi!″ –deyər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn der Mensch von seinem Herrn durch Ehre und Ansehen, Gaben und Wohlleben geprüft wird, sagt er: ʺMein Herr hat mich bevorzugt, weil es mir zusteht.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Was nun den Menschen angeht, wenn sein Herr ihn prüft und ihn da(bei) freigebig behandelt und ihm ein wonnevolles Leben verschafft, so sagt er: ʺMein Herr behandelt mich freigebig.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn aber der Mensch von seinem Herrn geprüft wird, indem Er ihm Wohltaten erweist und Gnaden auf ihn häuft, dann sagt er: ʺMein Herr hat mich gewürdigt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Also hinsichtlich des Menschen, wenn ER ihn prüft und ihm Würde und Wohltat erweist, so sagt er: ʺMein HERR erwies mir Würde.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When Allah tests man by crediting him with plenty, he immodestly says: "Allah, my Creator, has ministered to my necessities and honoured me with gratification.

Abdul Haleem

[The nature of] man is that, when his Lord tries him through honour and blessings, he says, ‘My Lord has honoured me,’

Abdullah Yusuf Ali

Now, as for man, when his Lord trieth him, giving him honour and gifts, then saith he, (puffed up), "My Lord hath honoured me."

Abul A'la Maududi

As for man, when his Lord tests him by exalting him and bestowing His bounties upon him, he says: "My Lord has exalted me."

Aisha Bewley

As for man, when his Lord tests him by honouring him and favouring him, he says, ‘My Lord has honoured me!’

Al-Hilali & Khan

As for man, when his Lord tries him by giving him honour and bounties, then he says (in exultation): "My Lord has honoured me."

Ali Quli Qarai

As for man, whenever his Lord tests him and grants him honour and blesses him, he says, ‘My Lord has honoured me. ’

Amatul Rahman Omar

Moreover a human being is such that when his Lord disciplines him (by prosperity) and (thus) honours him and bestows favours on him, he says, `My Lord has honoured me. '

Arthur John Arberry

As for man, whenever his Lord tries him, and honours him, and blesses him, then he says, 'My Lord has honoured me. '

Bijan Moeinian

When man is being tried in wealth [to see how he behaves], he considers it as a God’s reward.

E. Henry Palmer

and as for man, whenever his Lord tries him and honours him and grants him favour, then he says, My Lord has honoured me;

Edip-Layth

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

George Sale

Moreover man, when his Lord trieth him by prosperity, and honoureth him, and is bounteous unto him, saith, my Lord honoureth me:

Hamid S. Aziz

Now as for man, whenever his Lord tries him and honours him and grants him favour, then he says, "My Lord has honoured me";

Mahmoud Ghali

Then, as for man, just when his Lord tries him, so He honors him, and showers His favors on him, then he says, "My Lord has honored me. "

Marmaduke Pickthall

As for man, whenever his Lord trieth him by honouring him, and is gracious unto him, he saith: My Lord honoureth me.

Mohamed Ahmed - Samira

As for man, whenever his Lord tries him and then is gracious and provides good things for him, he says: "My Lord has been gracious to me. "

Muhammad Asad

BUT AS FOR man, whenever his Sustainer tries him by His generosity and by letting him enjoy a life of ease, he says, "My Sustainer has been [justly] generous towards me";

Mustafa Khattab

Now, whenever a human being is tested by their Lord through ˹His˺ generosity and blessings, they boast, "My Lord has ˹deservedly˺ honoured me!"

Progressive Muslims

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

Sahih International

And as for man, when his Lord tries him and [thus] is generous to him and favors him, he says, "My Lord has honored me. "

Sam Gerrans

And as for man, when his Lord tries him, and honours him, and favours him, he says: “My Lord has honoured me.”

Shabbir Ahmed

But as for man, whenever his Lord lets his life take a turn by giving him honor and Bliss, he says, "My Lord has honored me. " (Honor or disgrace are subject to Divine Laws, and are not random phenomena).

Syed Vickar Ahamed

Now, as for man, when his Mighty Lord tries him (by) giving him honor and gifts then he (proudly) says, "My Mighty Lord has honored me. "

Taqi Usmani

As for man, when his Lord tests him, and thus gives him honour and bounties, he says, "My Lord has honoured me."

The Monotheist Group

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quant à lʹhomme, lorsque son Seigneur lʹéprouve en lʹhonorant et en le comblant de bienfaits, il dit: ʺMon Seigneur mʹa honoréʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Herçî însan e, gava perwerdegarê wî, wî biceribîne, vêca qenciyê lê bike û pêxweşbûnekê bidê, dibêje: Xwedayê min, bi min re kerem kiriye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar de mens zegt, wanneer zijn Heer hem op de proef stelt en hem dan mild behandelt en een aangenaam leven geeft: ʺMijn Heer heeft mij mild behandeld.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom als zijn Heer hem (door voorspoed) beproeft, en hem eert en goed voor hem is. Zegt de mensch: Mijn Heer eert mij.

Hollandaca — Siregar

Wat de mens betreft, wanneer zijn Heer hem op de proef stelt en hem aanzien geeft en hem genietingen schenkt, dan zegt hij: ʺMijn Heer heeft mij geëerd.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А человек, когда ис­пытывает его Господь его, почтит [сделает уважаемым среди людей] и оделит благами [богатством], тогда он говорит: «Господь мой почтил меня [[Когда Аллах испытывает Своего раба наделив его богатством, и сделав его почтенным (уважаемым) среди людей посредством его имущества, и уширив ему пропитание, неблагодарный Аллаху человек начинает радоваться думая, что это и есть истинный почет, и он начинает ощущать себя счастливым. И человек даже не предполагает, что это является испытанием (посредством богатства) от его Господа.]]!»

Rusça — Osmanov

Человек же, когда Господь ради испытания почтит и одарит его милостями, говорит [горделиво]: ʺГосподь мой почтил меняʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

MEN vad människan beträffar säger hon, var gång hennes Herre för att pröva henne låter henne nå ära och välstånd: ʺMin Herre har hedrat mig (på grund av mina förtjänster).ʺ