(3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,
وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْ وَاَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ
ve iƶā l-erDu muddet / ve elḳat mā fīhā ve teḣallet
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve içindekileri atıp boşalınca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve içindekileri atıp boşalınca.
Adem Uğur
İçinde bulunanları atıp boşaldığı,
Ahmed Hulusi
İçinde olan şeyleri attığında ve boşaldığında,
Ahmet Tekin
Yer içindeki hazineleri ve ölüleri dışına atıp tamamen boşaldığı zaman, insan yaptıklarıyla karşı karşıya gelir.
Ahmet Varol
İçinde olanları atıp boşaldığı zaman,
Ali Bulaç
İçinde olanları dışa atıp boşaldığı,
Ali Fikri Yavuz
İçindekini atıb boşaldığı;
Ali Rıza Safa
İçindekileri atarak boşaldığında.
Bayraktar Bayraklı
- Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,
Bekir Sadak
(3-5) Yer duzeltilip, icinde olanlari disari atarak bosaldigi zaman ve yer Rabbine boyun egdigi zaman, ki yer boyun egecektir
Celal Yıldırım
(3-4-5) Yeryüzü uzatılıp dümdüz hâle getirildiği, içinde olanı boşalttığı ve Rabbinin buyruğuna kulak verdiği zaman —ki yeryüzü bunun haklılık ölçüsündedir— (herkes ne olduğunu iyice anlayacak)..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(3-4) Yer dümdüz edildiğinde ve içindekileri atıp boşaldığında;
Diyanet İşleri
(3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,
Diyanet İşleri (eski)
(3-5) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Diyanet Vakfi
(3-5) Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve içindekileri dışa atıp tamamen boşaldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır
ve içindekini atıp boşaldığı
Erhan Aktaş
İçinde ne varsa atıp boşaldığı zaman,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İçinde ne varsa atıp boşaldığı zaman,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İçinde ne varsa atıp boşaldığı zaman,
Fizilal-il Kuran
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
Gültekin Onan
İçinde olanları dışa atıp boşaldığı,
Hamdi Döndüren
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
Hasan Basri Çantay
(3-4-5) yer uzatıldığı, içinde ne varsa atıb bomboş kaldığı, bu hususda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki yer zaten buna layık olarak yaratılmışdır, (herkes yapdığına kavuşacakdır).
Hasib Asutay
İçinde bulunanları atıp boşaldığında, (1) (1. Ölüleri, defineleri fırlatıp dışarı çıkardığında.)
Hayrat Neşriyat
(3-5) Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı, içindekileri atıp boşaldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (o da bu itâate) lâyık kılındığı zaman!
İbni Kesir
İçinde olanları dışarı atıp boşaldığı zaman;
Mehmet Okuyan
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı(nda),
Muhammed Esed
ve içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında,
Mustafa İslamoğlu
ve içindeki her şeyi atarak boşaldığında,
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve içinde ne var ise atıp boşaldığı zaman.
Ömer Öngüt
İçinde bulunanları dışarı atıp boşaldığı,
Suat Yıldırım
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
Süleyman Ateş
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
Süleymaniye Vakfı
ve içinde olanları dışarı atıp boşaldığında,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İçindekileri atıp boşalınca,
Şaban Piriş
İçindekiler boşalıp, atıldığı zaman..
Tefhim-ul Kuran
İçinde olanları dışa atıp boşaldığı
Ümit Şimşek
İçinde ne varsa atıp boşaldığında,
Yaşar Nuri Öztürk
Ve içindekini atıp boşaldığı,
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
içindəkiləri kənara atıb boşalacağı
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und alles, was sie in sich bewahrt, hinauswirft und sich davon befreit,
Almanca — Der Edle Quran
und herauswirft, was in ihr ist, und sich entleert
Almanca — M. A. Rassoul
und herauswirft, was sie verbirgt, und sich (von allem) freimacht
Almanca — Muhammad Zaidan
und herauswirft, was in ihr ist und darauf verzichtet,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And disgorges its contents and empties itself of the dead,
Abdul Haleem
casts out its contents, and becomes empty,
Abdullah Yusuf Ali
And casts forth what is within it and becomes (clean) empty,
Abul A'la Maududi
and casts out what is within it and is emptied,
Aisha Bewley
and disgorges what is inside it and empties out,
Al-Hilali & Khan
And has cast out all that was in it and became empty.
Ali Quli Qarai
and throws out what is in it, emptying itself,
Amatul Rahman Omar
And casts forth all that it has in it, and becomes (as if) empty,
Arthur John Arberry
and casts forth what is in it, and voids itself,
Bijan Moeinian
On that day the earth…
E. Henry Palmer
and casts forth what is in it, and is empty,
Edip-Layth
It spits out what is in it and becomes empty.
George Sale
and shall cast forth that which is therein, and shall remain empty,
Hamid S. Aziz
And casts forth what is within it, and is emptied (or clean),
Mahmoud Ghali
And will cast forth what is in it and will void itself,
Marmaduke Pickthall
And hath cast out all that was in her, and is empty
Mohamed Ahmed - Samira
And throws out whatever it contains and is empty,
Muhammad Asad
and casts forth whatever is in it, and becomes utterly void,
Mustafa Khattab
and ejects ˹all˺ its contents[1] and becomes empty,
Progressive Muslims
And it spits out what is in it and becomes empty.
Sahih International
And has cast out that within it and relinquished [it]
Sam Gerrans
And casts forth all that is in it and is empty,
Shabbir Ahmed
And casts out whatever is in it and becomes void. (The earth will bring forth its fossils and minerals through Archaeology, drilling and mining).
Syed Vickar Ahamed
And spills over what is within it and becomes empty,
Taqi Usmani
and it will throw up whatever it contains, and will become empty,
The Monotheist Group
And it spits out what is in it and becomes empty.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et quʹelle rejettera ce qui est en son sein (les morts) et se videra,
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en uitwerpt wat er in haar is en zich leegt
Hollandaca — Salomo Keyzer
En datgene, wat er in is, uitgeworpen zal worden, en zij ledig zal overblijven.
Hollandaca — Siregar
En uitwerpt wat in haar is en zich ledigt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и извергнет то, что внутри ее [людей, которые воскреснут], и опустеет (от умерших),
Rusça — Osmanov
когда извергнет то, что внутри нее, и опустошится
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och den kastar upp allt vad den bar inom sig och ligger tom,