İnşikak Suresi 20. Ayet — Elfaz
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?
1فَمَاfe mānesi var?İsti'nafiye Edatı+Soru Eki
2لَهُمْlehumonlarınHarf-i Cer+Zamir
3لَاlāHarf-i Nefi
4يُؤْمِنُونَyu'minūneinanmıyorlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman