Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.
وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَالُّونَ
ve iƶā raevhum ḳālū inne hā'ulā'i le Dāllūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.
Adem Uğur
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
Ahmed Hulusi
Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "Muhakkak ki bunlar, elbette sapkınlardır" derlerdi.
Ahmet Tekin
Mü’minleri gördükleri zaman: 'İşte bunlar yanılgı içindeler.' diyorlardı.
Ahmet Varol
Onları gördüklerinde: 'Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır' derlerdi.
Ali Bulaç
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.
Ali Rıza Safa
Ve onları gördüklerinde; "Bunlar, doğru yoldan iyice çıkmış!" diyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Müminleri gördüklerinde, "Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır" derlerdi.
Bekir Sadak
Inananlari gordukleri zaman: «Dogrusu bunlar sapik olanlardir» derlerdi.
Celal Yıldırım
Ve imân edenleri gördükleri vakit, «bunlar hiç şüphesiz sapıtmışlardır» derlerdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Müminleri gördüklerinde, “Bunlar gerçekten yollarını şaşırmış kimseler!” derlerdi.
Diyanet İşleri
Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
İnananları gördükleri zaman: 'Doğrusu bunlar sapık olanlardır' derlerdi.
Diyanet Vakfi
Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Müminleri gördükleri vakit; «işte bunlar sapıklar» diyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnananları gördüklerinde: "İşte bunlar sapıklar!" diyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı
Erhan Aktaş
İman Edenleri gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.
Fizilal-il Kuran
İnananları gördüklerinde «Bunlar sapıklardır» derlerdi.
Gültekin Onan
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
Hamdi Döndüren
Mü’minleri gördükleri zaman, “Bunlar sapkın insanlar!” derlerdi.
Hasan Basri Çantay
Onları gördükleri zaman "Bunlar muhakkak sapıklardır" terlerdi.
Hasib Asutay
Onları (9) gördüklerinde, 'Şüphesiz bunlar sapıtmış ' derlerdi. (9. Müminleri.)
Hayrat Neşriyat
Ve onları gördüklerinde: 'Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!' derlerdi.
İbni Kesir
Onları gördükleri vakit; muhakkak bunlar sapıklardır, derlerdi.
Mehmet Okuyan
Onları (müminleri) gördükleri zaman ise “Şüphesiz ki bunlar sapkınlardır!” derlerdi.
Muhammed Esed
ve ne zaman (inananları) görseler, onlara: "Yazık, bu (insa)nlar doğru yoldan sapmış!" derler.
Mustafa İslamoğlu
ve iman edenleri her gördüklerinde "Bunlar iyiden sapıtmış" derlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»
Ömer Öngüt
İnananları gördüklerinde: "Bunlar sapık insanlar!" derlerdi.
Suat Yıldırım
Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.
Süleyman Ateş
İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Müminleri gördükleri zaman ise: "Bunlar, kesinlikle sapıtmış!" derlerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onları gördüklerinde "Bunlar tam sapık" derlerdi.
Şaban Piriş
Onları gördükleri zaman: -İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.
Tefhim-ul Kuran
Onları gördükleri zaman ise: «Bunlar kuşkusuz şaşkın sapıklardır» derlerdi.
Ümit Şimşek
Onları gördüklerinde ise 'İşte bunlar sapıklar' derlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
möminləri gördükdə isə deyirdilər: “Həqiqətən, bunlar azmışlardır!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar (möʼminləri) gördükdə: ″Doğrusu, bunlar (haqq yoldan) azanlardır!″ – deyirdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie die Gläubigen erblickten, sagten sie: ʺDiese sind Verirrte!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und, wenn sie sie sahen, sagten sie: ʺDiese gehen fürwahr in die Irre.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
und wenn sie sie sahen, sagten sie: ʺDas sind wahrlich Irrendeʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie sie sahen, sagten sie: ʺGewiß, diese sind doch Abirrende.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When they saw the believers or met with them they said: "These are indeed the erring faction",
Abdul Haleem
and say, when they saw them, ‘These people are misguided,’
Abdullah Yusuf Ali
And whenever they saw them, they would say, "Behold! These are the people truly astray!"
Abul A'la Maududi
and when they saw the believers, they said: "Lo! These are the erring ones";
Aisha Bewley
When they saw them, they would say, ‘Those people are misguided. ’
Al-Hilali & Khan
And when they saw them, they said: "Verily these have indeed gone astray!"
Ali Quli Qarai
and when they saw them they would say, ‘Indeed those are the astray!’
Amatul Rahman Omar
And when they saw these (Muslims) they said, `These are surely the straying ones!'
Arthur John Arberry
and when they saw them they said, 'Lo, these men are astray!'
Bijan Moeinian
Saying what invisible guards…
E. Henry Palmer
and when they see them they say, Verily, these do go astray!-
Edip-Layth
If they see them they say, "These are indeed misguided!"
George Sale
And when they see them, they say, verily these are mistaken men.
Hamid S. Aziz
And when they saw them, they said, "Most surely these are truly astray".
Mahmoud Ghali
And when they saw them, they said, "Surely these (people) are indeed erring. "
Marmaduke Pickthall
And when they saw them they said: Lo! these have gone astray.
Mohamed Ahmed - Samira
And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray. "
Muhammad Asad
and whenever they see those [who believe, ] they say, "Behold, these [people] have indeed gone astray!"
Mustafa Khattab
And when they saw the faithful, they would say, "These ˹people˺ are truly astray,"
Progressive Muslims
And if they see them they Say: "These are indeed misguided!"
Sahih International
And when they saw them, they would say, "Indeed, those are truly lost. "
Sam Gerrans
And when they saw them, they said: “These have gone astray.”
Shabbir Ahmed
And whenever they saw the believers they said, "Behold, these people have indeed gone astray (wandering in unmarked valleys of life). "
Syed Vickar Ahamed
And whenever they saw them (those who believed), they would say, "Look! These are the people truly astray!"
Taqi Usmani
and when they saw them, they said, "Surely these are the ones who have gone astray"
The Monotheist Group
Andif they see them they say: "These are indeed misguided!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et les voyant, ils disaient: ʺCe sont vraiment ceux-là les égarésʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku kafiran bawermend didîtin, digotin: Birastî ev ên ha ji rê derketine.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer zij hen zagen zeiden zij: ʺDie daar verkeren in dwaling.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als zij hen zien, zeggen zij: Waarlijk, deze zijn verdoolde menschen.
Hollandaca — Siregar
En wanneer zij hen zagen, zeiden zij: ʺVoorwaar, zij zijn zeker dwalend.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И когда (многобожники) видели их [сподвижников пророка Мухаммада], (то) говорили: «Ведь эти, конечно, заблуждаются (то, что следуют за Мухаммадом)!»
Rusça — Osmanov
Когда они видели верующих, то восклицали: ʺКонечно, они - заблудшиеʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de ser dem säger de: ʺDe där (människorna) har sannerligen gått vilse!ʺ