Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
ve iƶā merrū bihim yeteğāmezūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onların yanlarından geçerlerken, kaşlarıyla gözleriyle onları işâret ederler,
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onların yanlarından geçerlerken, kaşlarıyla gözleriyle onları işâret ederler,
Adem Uğur
Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.
Ahmed Hulusi
Onlara rastladıklarında, birbirlerine göz kırparlar, alay ederlerdi.
Ahmet Tekin
Onlara uğradıkları vakit, birbirlerine kaş-göz işareti yapıyorlar, birbirlerini dürtüyorlardı.
Ahmet Varol
Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.
Ali Bulaç
Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Müminler, o kafirlerin yanlarından geçtiklerinde, birbirlerine işaret yaparak (müminleri) ayıblıyorlardı.
Ali Rıza Safa
Üstelik yanlarından geçerken, kaş-göz oynatıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Yanlarından geçtiklerinde kaş-göz işaretleriyle onlarla alay ederlerdi.
Bekir Sadak
Yanlarindan gectikleri zaman da birbirlerine goz kirparlardi.
Celal Yıldırım
Onlara uğradıkları zaman birbirlerine gözle kaşla işarette bulunurlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ederlerdi.
Diyanet İşleri
Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
Diyanet Vakfi
Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlara uğradıklarında birbirlerine göz kırpıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlara uğradıkları zaman birbirlerine göz kırpıyorlardı
Erhan Aktaş
İman Edenler yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
Gültekin Onan
Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.
Hamdi Döndüren
Onların yanından geçtikleri zaman, birbirlerine kaş göz işareti yaparak (alay) ederlerdi.
Hasan Basri Çantay
(Mü'minler) yanlarından geçerlerken birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.
Hasib Asutay
Onların yanlarından geçtikleri zaman birbirine kaş göz işareti yapıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
Ve onların yanlarından geçtiklerinde, (alay ederek) birbirlerine kaş göz işâreti yaparlardı.
İbni Kesir
Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine göz kırparlardı.
Mehmet Okuyan
Onlara uğradıkları zaman birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı (alay ederlerdi).
Muhammed Esed
ve ne zaman yanlarından geçseler birbirlerine (istihza ile) göz kırparlar;
Mustafa İslamoğlu
ve ne zaman onlarla karşılaşsalar kaş göz ederlerdi;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların yanlarından geçer oldukları zaman, birbirlerine karşı göz işareti yaparlardı.
Ömer Öngüt
Yanlarından geçtikleri zaman birbirlerine göz kırparlardı.
Suat Yıldırım
Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümserlerdi.
Süleyman Ateş
Onların yanından geçtikleri zaman birbirlerine kaş göz eder(ek onları küçümser)lerdi.
Süleymaniye Vakfı
onların yanından geçerlerken birbirlerine kaş göz eder,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yanlarından geçerlerken de birbirlerine kaş göz ederlerdi!
Şaban Piriş
Onların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ediyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.
Ümit Şimşek
Yanlarından geçerken kaş göz oynatırlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların yanlarından geçerken birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
onların yanından keçdikdə bir-birinə qaş-göz edirdilər,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Möʼminlərin) yanlarından keçərkən (onları dolamaq məqsədilə) bir-birinə qaş-göz edirdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie an ihnen vorbeigingen, zwinkerten sie einander zu.
Almanca — Der Edle Quran
und, wenn sie an ihnen vorbeikamen, einander zuzuzwinkern.
Almanca — M. A. Rassoul
und wenn sie an ihnen vorübergingen, blinzelten sie einander zu
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie an ihnen vorbeigingen, zwinkerten sie einander (vielsagend) zu.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When they went by them they winked to each other and treated them with ridicule.
Abdul Haleem
they would wink at one another when the believers passed by them,
Abdullah Yusuf Ali
And whenever they passed by them, used to wink at each other (in mockery);
Abul A'la Maududi
when they passed by them they winked,
Aisha Bewley
When they passed by them, they would wink at one another.
Al-Hilali & Khan
And, whenever they passed by them, used to wink one to another (in mockery).
Ali Quli Qarai
and when they passed them by they would wink at each other,
Amatul Rahman Omar
And when they passed by them (- the believers) they winked at one another (by way of ridiculously finding fault with them),
Arthur John Arberry
when them passed them by winking at one another,
Bijan Moeinian
The disbelievers used to wink at each other whenever they passed by the believers.
E. Henry Palmer
and when they pass by they wink at one another,
Edip-Layth
When they passed by them they used to wink to each other.
George Sale
and when they pass by them, they wink at one another:
Hamid S. Aziz
And when they passed by them, they winked at one another.
Mahmoud Ghali
And when they passed by them (they used) to wink one to another.
Marmaduke Pickthall
And wink one to another when they passed them;
Mohamed Ahmed - Samira
And winked at one another as they passed by them;
Muhammad Asad
and whenever they pass by them, they wink at one another [derisively];
Mustafa Khattab
wink to one another whenever they passed by,
Progressive Muslims
And when they passed by them they used to wink to each other.
Sahih International
And when they passed by them, they would exchange derisive glances.
Sam Gerrans
And when they passed by them, they winked at one another.
Shabbir Ahmed
And whenever they passed by the believers they winked at each other in sarcasm. (Look, these people 'waste' their wealth and person on strangers).
Syed Vickar Ahamed
And whenever they passed by them, used to wink at each other (in mockery);
Taqi Usmani
and when they passed by them, they used to wink at one another,
The Monotheist Group
Andwhen they passed by them they used to wink to each other.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et, passant près dʹeux, ils se faisaient des œillades,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gava ku bawermend di ber wan re derbas dibûn, ji hev re bi çavan ew nîşan didan (û bi wan tinaz dikirin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer zij hen voorbijkwamen knipoogden zij naar elkaar
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als zij hen voorbij gaan, wenken zij elkander toe.
Hollandaca — Siregar
En wanneer zij aan hen voorbijgingen, knipoogden zij naar elkaar.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и когда (те неверующие) проходили мимо них [верующих], подмигивали друг другу (подшучивая и издеваясь над верующими),
Rusça — Osmanov
Когда проходили мимо них, то перемигивались, [издеваясь].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och när de går förbi (någon av) dem utbyter de sinsemellan menande blickar;