Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰى

fe erāhu l-āyete l-kubrā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَرٰيهُfe erāhuر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sonra ona gösterdi
2الْاٰيَةَl-āyeteا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.mu'cizeyi
3الْكُبْرٰىl-kubrāك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken ona en büyük delîli göstermişti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken ona en büyük delîli göstermişti.

Adem Uğur

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Ahmed Hulusi

Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!

Ahmet Tekin

Mûsâ hak peygamber olduğu konusunda Firavun’a en büyük mûcizeyi gösterdi.

Ahmet Varol

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Ali Bulaç

(Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Ali Fikri Yavuz

(Mûsa vardı da) ona, büyük mucizeyi (asânın ejderha oluşunu) gösterdi.

Ali Rıza Safa

Ardından, büyük mucizeyi ona gösterdi.

Bayraktar Bayraklı

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Bekir Sadak

Bunun uzerine ona en buyuk mucizeyi gosterdi.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine Musa, ona o büyük mu'cizeyi gösterdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve Mûsâ ona en büyük mûcizeyi gösterdi.

Diyanet İşleri

Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Diyanet İşleri (eski)

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Diyanet Vakfi

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.

Erhan Aktaş

Sonra Musa, Firavun'a büyük ayeti gösterdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Musa, Firavun'a büyük ayeti gösterdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Musa, Firavun'a büyük ayeti gösterdi.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Gültekin Onan

(Musa) Ona büyük ayeti gösterdi.

Hamdi Döndüren

(Bunun üzerine Musa, Firavun’a gitti ve) Ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Hasan Basri Çantay

(Musa gitdi, tebliğ etdi) Ona o en büyük mu'cizeyi gösterdi.

Hasib Asutay

Derken ona büyük mucizeyi gösterdi. (5) (5. Asayı ejdere çevirme mucizesi.)

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (Mûsâ gitti ve) ona en büyük mu'cizeyi gösterdi.

İbni Kesir

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Mehmet Okuyan

Sonunda ona en büyük ayeti (mucizeyi) göstermişti.

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Musa), (Firavun'a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet ona o büyük mucizevi belgeyi gösterdi;

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık O'na pek büyük mûcize gösterdi.

Ömer Öngüt

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Suat Yıldırım

Ona en büyük mûcizeyi gösterdi.

Süleyman Ateş

Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.

Süleymaniye Vakfı

Sonra ona en büyük ayetleri /mucizeleri gösterdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Şaban Piriş

Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.

Tefhim-ul Kuran

(Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Ümit Şimşek

O büyük mucizeyi ona gösterdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa ən böyük möcüzəni Firona göstərdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa gəlib Allahın buyuruğunu Firʼona ərz elədi) və ona (özünün həqiqi peyğəmbər olmasına dəlalət edən) ən böyük möʼcüzəni (əsanın dönüb əjdaha olmasını) göstərdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Moses zeigte ihm das größte wunderbare Zeichen.

Almanca — Der Edle Quran

Da zeigte er ihm das größte Zeichen.

Almanca — M. A. Rassoul

So zeigte er ihm das große Wunder.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann zeigte er ihm die große Aya.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then Mussa, showed him the great act featuring Allah's Omnipotence and Authority.

Abdul Haleem

Moses showed him the great sign,

Abdullah Yusuf Ali

Then did (Moses) show him the Great Sign.

Abul A'la Maududi

Then Moses (went to Pharaoh and) showed him the Great Sign;

Aisha Bewley

Then he showed him the Great Sign.

Al-Hilali & Khan

Then [Mûsâ (Moses)] showed him the great sign (miracles).

Ali Quli Qarai

Then he showed him the greatest sign.

Amatul Rahman Omar

So (Moses went to Pharaoh and) he showed him the great sign (of the staff).

Arthur John Arberry

So he showed him the great sign,

Bijan Moeinian

…. you will be at awe with His Might."

E. Henry Palmer

So he showed him the greatest signs;

Edip-Layth

He then showed him the great sign.

George Sale

And he shewed him the very great sign of the rod turned into a serpent:

Hamid S. Aziz

So he showed him the Mighty Sign.

Mahmoud Ghali

So he (Moses) showed him (Pharaoh) the greatest sign,

Marmaduke Pickthall

And he showed him the tremendous token.

Mohamed Ahmed - Samira

So he showed him the greater sign;

Muhammad Asad

And thereupon he [went to Pharaoh and] made him aware of the great wonder [of God's grace].

Mustafa Khattab

Then Moses showed him the great sign,[1]

Progressive Muslims

He then showed him the great miracle.

Sahih International

And he showed him the greatest sign,

Sam Gerrans

And he showed him the greatest proof,

Shabbir Ahmed

And then he presented to him the tremendous evidence of the Truth. (20:23).

Syed Vickar Ahamed

Then (Musa, Moses) showed him the great Sign,

Taqi Usmani

So, he (Mūsā) showed him the biggest sign.

The Monotheist Group

He then showed him the great sign.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il lui fit voir le très grand miracle.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen liet hij hem het grootste teken zien.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij toonde hem het zeer groote teeken van den staf, die in eene slang veranderde.

Hollandaca — Siregar

En hij toonde hem de grote Tekenen (wonderen).

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Муса явил [Фирʹауну] величайшее знамение,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (Moses begav sig till Farao och) visade honom (Guds) största tecken.