"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

kulū ve şrabū heniyen bimā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كُلُواkulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryiyin
2وَاشْرَبُواve şrabūش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.ve için
3هَنِٓيـًٔاheniyenه ن اDeveyi zift ile yağlamak, sağlıklı olmak, yemeği hazırlamak, yemeği sağlıklı ve sindirimi kolay hale getirmek, iyilik yapmak, sağlığı desteklemek. Hani'un - onu al ve kullan, avantajından ve kârından yararlan.afiyetle
4بِمَاbimādolayı-sebebiyle
5كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuza
6تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(sunuz)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yiyin ve için, âfiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yiyin ve için, âfiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.

Adem Uğur

(Kendilerine:) "İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için" (denir).

Ahmed Hulusi

"Yaptığınız çalışmalardan dolayı afiyetle yeyin ve için!"

Ahmet Tekin

'Yeyin, için, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun.'

Ahmet Varol

'Yapmakta olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.'

Ali Bulaç

Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.

Ali Fikri Yavuz

(Bu cennetliklere şöyle denilir): İşlediğiniz amellere karşılık, âfiyetle yeyin, için...

Ali Rıza Safa

"Yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin ve için!"

Bayraktar Bayraklı

- Kendilerine, "Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyiniz, içiniz" denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.

Bekir Sadak

Onlara denir ki: «Islediklerinize karsilik afiyetle yiyiniz, iciniz.

Celal Yıldırım

(43-44) Hakikat biz, iyiliği, yararlı işlerde bulunmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için.”

Diyanet İşleri

"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

Diyanet İşleri (eski)

Onlara denir ki: 'İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz.'

Diyanet Vakfi

(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için» (denir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Onlara): «Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için» (denir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yaptığınız işlere karşılık yiyin, için; afiyet olsun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeyin, için afiyet olsun işlediğiniz amellere mukabil

Erhan Aktaş

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

Fizilal-il Kuran

Yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyiniz ve içiniz.

Gültekin Onan

Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.

Hamdi Döndüren

“Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin, için!” (denilir).

Hasan Basri Çantay

(Şöyle denilir): "İşlemiş olduğunuz (iyi) amel (ve hareketlere mukaabil afiyetle yeyin, için".

Hasib Asutay

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Hayrat Neşriyat

(Onlara şöyle denilir:) 'İşleyegeldiğiniz (sâlih) ameller sebebiyle (bir mükâfât olarak), âfiyetle yiyin, için!'

İbni Kesir

İşlediklerinize karşılık afiyetle yeyin, için.

Mehmet Okuyan

(Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için” (denecektir).

Muhammed Esed

(ve onlara:) "(Hayatta iken) yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için!" denilecek.

Mustafa İslamoğlu

(onlara) "Yaptıklarınıza karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!" (deriz).

Ömer Nasuhi Bilmen

Yeyiniz ve içiniz, afiyet olsun yapar olduğunuz şey sebebiyle.

Ömer Öngüt

Yaptıklarınıza karşılık olarak afiyetle yiyin için!

Suat Yıldırım

Dünyada yaptıklarınızdan ötürü âfiyetle yiyin, için!

Süleyman Ateş

"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!"

Süleymaniye Vakfı

(Onlara şöyle denecektir:) "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yaptıklarınıza karşılık, gönül rahatlığıyla yiyip için." (denir)

Şaban Piriş

-Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Tefhim-ul Kuran

Yapmakta olduklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.

Ümit Şimşek

Âfiyetle yiyin, yaptıklarınıza karşılık.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara deyiləcək: “Xeyirxah əməllərinizə görə nuşcanlıqla yeyin-için!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onlara belə deyiləcəkdir:) ″(Dünyada) etdiyiniz (yaxşı) əməllərə görə nuşcanlıqla yeyin-için!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺEßt und trinkt und laßt es euch wohl bekommen! Das ist die Belohnung für die guten Werke, die ihr verrichtet habt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

- ʺEßt und trinkt als wohlbekömmlich für das, was ihr zu tun pflegtet.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

ʺEsset und trinkt in Gesundheit um dessentwillen, was ihr getan habt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Esst und trinkt wohlbekömmlich für das, was ihr zu tun pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall be told: "Eat and drink and enjoy all that affords pleasure in return for your deeds and actions which involved effort directed to a definite and commendable end. "

Abdul Haleem

[they will be told], ‘Eat and drink to your hearts’ content as a reward for your deeds:

Abdullah Yusuf Ali

"Eat ye and drink ye to your heart's content: for that ye worked (Righteousness).

Abul A'la Maududi

Eat and drink and may every joy attend you as a reward for your deeds.

Aisha Bewley

‘Eat and drink with relish for what you did.

Al-Hilali & Khan

"Eat and drink comfortably for that which you used to do."

Ali Quli Qarai

[They will be told:] ‘Enjoy your food and drink, [as a reward] for what you used to do. ’

Amatul Rahman Omar

(It will be said to them, ) `Eat and drink delightfully as a reward for that which you used to do (in your life-time). '

Arthur John Arberry

'Eat and drink, with wholesome appetite, for that you were working. '

Bijan Moeinian

Enjoy eating and drinking. This is the reward of your good deeds.

E. Henry Palmer

'Eat and drink with good digestion, for that which ye have done!'

Edip-Layth

"Eat and drink comfortably for what you used to do."

George Sale

And it shall be said unto them, eat and drink with easy digestion, in recompense for that which ye have wrought;

Hamid S. Aziz

Eat and drink pleasantly because of what you did.

Mahmoud Ghali

"Eat and drink, rejoicing with wholesome appetite, for whatever you were doing. "

Marmaduke Pickthall

(Unto them it is said:) Eat, drink and welcome, O ye blessed, in return for what ye did.

Mohamed Ahmed - Samira

"Eat and drink with relish as reward for what you had done. "

Muhammad Asad

[and they will be told:] "Eat and drink in good cheer in return for what you did [in life]!"

Mustafa Khattab

˹They will be told,˺ "Eat and drink happily for what you used to do."

Progressive Muslims

"Eat and drink comfortably for what you used to do. "

Sahih International

[Being told], "Eat and drink in satisfaction for what you used to do. "

Sam Gerrans

“Eat and drink with satisfaction for what you did!”

Shabbir Ahmed

Enjoy, eat and drink. Welcome for what you have accomplished!

Syed Vickar Ahamed

(It will be said to the righteous:) "Eat you and drink you to your hearts content: Because you (have) worked (towards righteousness).

Taqi Usmani

It will be said to them, "Eat and drink with pleasure because of what you used to do."

The Monotheist Group

"Eat and drink comfortably for what you used to do."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺMangez et buvez agréablement, pour ce que vous faisiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji ber wan kar û kiryarên we kirine; bixwin, vexwin û ji we re noşican be.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Eet en drinkt met genoegen (als beloning) voor wat jullie gedaan hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En men zal tot hen zeggen: Eet en drinkt met goede spijsvertering, ter belooning voor hetgeen gij zult hebben verricht.

Hollandaca — Siregar

(Er wordt gezegd:) ʺEet en drinkt smakelijk voor wat jullie plachten te verrichten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Кушайте и пейте, наслаждаясь, за то (благое и праведное), что вы совершали (в своей земной жизни)!

Rusça — Osmanov

[Скажут им:] ʺЕшьте и пейте во здравие за то, что вы вершилиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och de skall uppmanas:) ʺÄt och drick av hjärtans lust; (detta är belöningen) för era handlingar (i livet)!ʺ