Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا

innā ḣaleḳnā l-insāne min nuTfetin emşācin nebtelīhi fe ceǎlnāhu semīǎn beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّاinnādoğrusu biz
2خَلَقْنَاḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattık
3الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insanı
4مِنْmin-den
5نُطْفَةٍnuTfetinن ط فYavaşça akmak, dışarı çıkarmak, sızmak, salgılamak, damlamak, dökmek, damla damla akmakbir nutfe-
6اَمْشَاجٍۗemşācinم ش جKarıştırmak veya kafa karıştırmak, karışıklık veya rahatsızlık yaratmak, bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak.karışık
7نَبْتَلِيهِnebtelīhiب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekimtihan etmek için
8فَجَعَلْنَاهُfe ceǎlnāhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onu yaptık
9سَمِيعًاsemīǎnس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitici
10بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörücü

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hâle getirdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hâle getirdik.

Adem Uğur

Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.

Ahmet Tekin

Biz insanı, sorumluluklar yükleyerek imtihan etmek, hayra ve şerre karşı tutumunu denemek için, muhtelif kanallardan dökülen sıvılarla karışık bir katre spermin, eşinin yumurtasıyla uyum halinde birleşmesinden yarattık. Sonra onu işiten, gören ve düşünen bir varlık haline getirdik.

Ahmet Varol

Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan etmekteyiz. Bu yüzden onu işitici ve görücü kıldık.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü biz, insanı, (erkek ve dişi suları ile) karışık bir nutfeden yarattık; (üzerine mükellefiyyet yükliyerek) onu deneyeceğiz. Bunun için onu duygu ve görgü sahibi kıldık.

Ali Rıza Safa

Aslında, insanı, katışık bir damlacıktan yarattık. Onu sınayacağız; bu nedenle, duyan, gören yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

Bekir Sadak

Biz insani katisik bir nutfeden yaratmisizdir; onu deneriz; bu yuzden, onun isitmesini ve gormesini saglamisizdir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki biz, insanı bileşik bir nutfeden yarattık da onu denemekteyiz. Bu sebeple onu işiten ve gören yaptık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hakikatte biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; imtihan edelim diye onu işitir ve görür kıldık.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.

Diyanet Vakfi

Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtela kılmak üzerede onu bir semi' basir yaptık

Erhan Aktaş

İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Fizilal-il Kuran

Biz insanı sınavdan geçirmek amacı ile karışım nitelikli bir sıvı damlasından yarattık. Bunun için onu işitme ve görme yetenekleri ile donattık.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Hamdi Döndüren

Doğrusu Biz insanı, sınamak için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici ve görücü yaptık.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.

Hasib Asutay

Şüphesiz biz insanı katışık (3) bir spermden yarattık; onu sınayalım diye, kendisini işitir ve görür kıldık. (3. Erkek ve kadının dölünden)

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki biz, insanı karışık bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattık; onu imtihân ediyoruz. Onun için kendisini işitici ve görücü kıldık.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir nutfeden (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyan ve gören kıldık.

Muhammed Esed

Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz. Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.

Mustafa İslamoğlu

İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

(1-3) Muhakkak insan üzerine gayri mahdut zamandan bir mahdut zaman gelmiştir ki, (o zaman da bilinip) yâdolunmuş bir şey olmamıştı. Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. İmdi onu işitici, görücü kıldık. Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, gerek şükredici ve gerek nankör olsun.

Ömer Öngüt

Biz insanı imtihan etmek için, erkek ve dişi suları ile karışık bir nutfeden yarattık. Onu işitici ve görücü kıldık.

Suat Yıldırım

Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık.

Süleyman Ateş

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.

Şaban Piriş

Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu denemekteyiz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Ümit Şimşek

Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık; sınamak için de onu işitir ve görür hale getirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanı qarışdırılmış nütfədən yaradaraq onu sınaqdan keçirmək məqsədilə eşidən və görən etdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Biz insanı (sonrakı mərhələdə ata-anasının toxumundan ibarət) qarışıq bir nütfədən yaratdıq. Biz onu (dünyada özünü necə aparacağı, hər şeyin xaliqi olan Allaha itaət edib-etməyəcəyi ilə) imtahana çəkəcəyik. Biz onu eşidən, görən yaratdıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erschufen den Menschen aus einem Samentropfen mit vielfältigen Elementen, dann prüften Wir ihn und gaben ihm Gehör und Augenlicht.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben den Menschen ja aus einem Samentropfen, einem Gemisch erschaffen, (um) ihn zu prüfen. Und so haben Wir ihn mit Gehör und Augenlicht versehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir erschufen den Menschen aus einer Ergußmischung, auf daß Wir ihn prüfen möchten; dann machten Wir ihn hörend und sehend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR erschufen den Menschen aus vermischter Nutfa, um ihn zu prüfen, dann machten WIR ihn hörend, sehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We created man from the product of the union of two Notfas "sex cells" Notfa Amshag "Zygot" with the surest standard by which to test his tendency, and We endowed him with the gifts of hearing and vision, faculties divine

Abdul Haleem

We created man from a drop of mingled fluid to put him to the test; We gave him hearing and sight;

Abdullah Yusuf Ali

Verily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight.

Abul A'la Maududi

Verily We created man out of a drop of intermingled sperm so that We might try him, and We therefore endowed him with hearing and sight.

Aisha Bewley

We created man from a mingled drop to test him, and We made him hearing and seeing.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have created man from Nutfah (drops) of mixed semen (sexual discharge of man and woman), in order to try him: so We made him hearer and seer.

Ali Quli Qarai

Indeed We created man from the drop of a mixed fluid so that We may test him. So We made him endowed with hearing and sight.

Amatul Rahman Omar

We have surely created a human being from a sperm drop uniting (it) with (an ovum); We wanted to bestow Our favour on him. That is why We made him hearing and seeing (- enjoying discretion and volition, and so responsible for his actions).

Arthur John Arberry

We created man of a sperm-drop, a mingling, and We made him hearing, seeing.

Bijan Moeinian

Your Creator created you from a tiny embryo and then gave you the faculties of sight and hearing in order for you to go through the school of life.

E. Henry Palmer

Verily, We created man from a mingled clot, to try him; and we gave him hearing and sight.

Edip-Layth

We have created the human from a seed that is composite, We test him, so We made him hear and see.

George Sale

Verily we have created man of the mingled seed of both sexes, that We might prove him: And We have made him to hear and to see.

Hamid S. Aziz

Surely We have created man from a small mingled life-germ; in order to try him, We made him hearing and seeing.

Mahmoud Ghali

Surely We created man from a sperm-drop, a mingling, trying him; so We made him constantly hearing, constantly beholding.

Marmaduke Pickthall

Lo! We create man from a drop of thickened fluid to test him; so We make him hearing, knowing.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily We created man from a sperm yoked (to the ovum) to bring out his real substance, then gave him hearing and sight.

Muhammad Asad

Verily, it is We who have created man out of a drop of sperm intermingled, so that We might try him [in his later life]: and therefore We made him a being endowed with hearing and sight.

Mustafa Khattab

˹For˺ indeed, We ˹alone˺ created humans from a drop of mixed fluids,[1] ˹in order˺ to test them, so We made them hear and see.

Progressive Muslims

We have created the human from a seed that is mixed, We test him, so We made him hear and see.

Sahih International

Indeed, We created man from a sperm-drop mixture that We may try him; and We made him hearing and seeing.

Sam Gerrans

We created man from a sperm-drop — a mingling — that We might test him; and We made him hearing and seeing.

Shabbir Ahmed

Behold, it is We who have created the human being from marked out cells, male and female gametes, that joined. Then We passed him through subtle changes. And then We made him a being endowed with Hearing and Sight.

Syed Vickar Ahamed

Surely We have created man from a drop of mixed sperm and ovary fluids, in order to try him, so, We gave him (the gifts) of hearing and of sight.

Taqi Usmani

We have created man from a mixed sperm-drop to put him to a test; then We made him able to hear, able to see.

The Monotheist Group

We have created man from a mixed seed; We test him, so We made him hear and see.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

En effet, Nous avons créé lʹhomme dʹune goutte de sperme mélangé (aux composantes diverses) pour le mettre à lʹépreuve. (Cʹest pourquoi) Nous lʹavons fait entendant et voyant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Me însan ji dilopek avika tevlîhev afirand da ku em wî bi ceribînin, vêca me ew bi guh û çav kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben de mens uit een druppel geschapen, uit een mengsel om hem te toetsen. En Wij hebben hem horend en ziend gemaakt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij hebben den mensch geschapen uit het gemengde zaad van beide seksen, opdat wij hem zouden beproeven, en wij hebben hem doen hooren en zien.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben de mens geschapen uit een gemengde druppel om hem te beproeven. Daarop gaven Wij hem het gehoor en gezichtsvermogen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы создали человека из капли, смеси (мужской жидкости и женской), испытывая его (когда он достигнет совершеннолетия) (возлагая на него обязанности), и сделали его (для этого) слышащим (чтобы слышал Наши доводы), (и) видящим (чтобы видел Наши знамения).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы создали человека из капли семени, смеси, чтобы испытать его, одарили его слухом, зрением.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

För att sätta henne på prov har Vi skapat människan av en droppe av ett flöde, blandat (med ett annat flöde), och så har Vi gett henne hörsel och syn.