Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
قَوَارِيرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا
ḳavārīra min fiDDetin ḳadderūhā teḳdīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Öylesine sırça ki incecik gümüşten ve hepsini de içecekleri miktara, susuzluklarına göre ölçmüşlerdir âdetâ.
Abdulkadir Gölpınarlı
Öylesine sırça ki incecik gümüşten ve hepsini de içecekleri miktara, susuzluklarına göre ölçmüşlerdir âdetâ.
Adem Uğur
Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.
Ahmed Hulusi
Miktarlarını kendilerinin takdir ettiği gümüşten billur kadehlerdir!
Ahmet Tekin
Tasavvur ettikleri biçimde ve büyüklükte, hayal ettikleri dolulukta, gümüşten sırça taslar, billur kâseler dolaştırılır.
Ahmet Varol
Gümüşten kaseler ki ölçülerini (hizmetçiler) belirlemişlerdir.
Ali Bulaç
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Ali Fikri Yavuz
Gümüşten billûrlar ki, (ehli cennet) onları türlü türlü biçime koymuşlardır.
Ali Rıza Safa
Gümüşten yapılmış şeffaf kadehler; diledikleri ölçüde belirlemişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
- Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.
Bekir Sadak
Billurlari gumus gibi parlaktir, onlari olcup olcup dagitirlar.
Celal Yıldırım
Gümüşten (işlemeli) billurları belli ölçülere göre takdîr etmişlerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(15-16) Her birinin etrafında gümüş kaplar, billûr kadehler, gümüş beyazlığında şeffaf kupalar dolaştırılır; ölçülerini de isteklerine göre belirlerler.
Diyanet İşleri
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar.
Diyanet Vakfi
(15-16) Yanlarında, gümüş kaplar ve billûr kâselerle, gümüş beyazlığında (billûr gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını) ölçüsünce tayin ve takdir ederler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gümüşten öyle kadehler ki onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
gümüşten billurlar (ki hizmetçiler) onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gümüşten billurlar, onları türlü türlü biçime koymuşlardır
Erhan Aktaş
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Fizilal-il Kuran
Bu gümüşten saydam kadehlerin büyüklükleri ihtiyaçlarına göre belirlenmiştir.
Gültekin Onan
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Hamdi Döndüren
Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir.
Hasan Basri Çantay
(Evet) gümüşden (yaratılmış) billurlar ki mıkdarını (sakıyler) ta'yin etmişlerdir.
Hasib Asutay
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) biçip belirlemişlerdir. (6) (6. İbn Abbas'tan rivâyet edildiğine göre cennetlerdeki nimetlerle dünyadakiler arasında isimlerinden başka bir benzerlik yoktur.)
Hayrat Neşriyat
Gümüşten billûrlar ki, onları belli şekillere göre (Cennet ehli kendileri) takdîr etmiştir.
İbni Kesir
Billurları gümüş gibi parlaktır. Mikdarını onlar takdir etmiştir.
Mehmet Okuyan
Miktarını kendilerinin belirleyeceği o billur kupalar da gümüştendir.
Muhammed Esed
-kristal benzeri, (ama) gümüşten- ve hacimlerini yalnız kendileri tesbit edecek.
Mustafa İslamoğlu
öyle gümüşi billurlar ki, onların hacmini tamamen kendileri takdir edecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Gümüşten billûrlardır, onları muayyen miktarlarda takdir etmişlerdir.
Ömer Öngüt
Billurları gümüş gibi parlaktır. Onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Suat Yıldırım
(15-16) Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.
Süleyman Ateş
Öyle gümüş kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir (istedikleri kadar içki alırlar).
Süleymaniye Vakfı
ölçülerini kendilerinin belirlediği gümüşten billurlaşmış testiler....
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her biri, gümüşten billurlaştırılmıştır. İçecekleri miktarı kendileri belirlerler.
Şaban Piriş
Gümüşten yapılmış billurlar.. Miktarlarını kendileri belirler.
Tefhim-ul Kuran
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Ümit Şimşek
Gümüşten kadehler ki, iştahlarına göre doldurulmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk
Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Gümüşdən olan elə büllur qədəhlər ki, xidmətçilər onları cənnətdəkilərin içmək istədikləri həcmdə hazırlamışlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Gümüşdən olan (çox şəffaf olduğu üçün bayırından içərisi görünən) elə billur (qədəhlərlə) ki, (xidmətçilər) onları (sahiblərinə) münasib ölçüdə etmişlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
durchsichtige Tassen aus Silber, genau nach Maß.
Almanca — Der Edle Quran
Gläser aus Silber, die sie im rechten Maß bemessen.
Almanca — M. A. Rassoul
doch Gläser aus Silber, und sie werden ihren Umfang nach Maß bemessen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gläserne aus Silber, die sie richtig schätzten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Vessels of translucent silver, like to the glorious sun’s transparent beams, whose extent has been prescribed to satisfy individual needs.
Abdul Haleem
and gleaming silver goblets according to their fancy,
Abdullah Yusuf Ali
Crystal-clear, made of silver: they will determine the measure thereof (according to their wishes).
Abul A'la Maududi
goblets bright as crystal but made of silver, filled to exact measure.
Aisha Bewley
crystalline silver – they have measured them very exactly.
Al-Hilali & Khan
Crystal-clear, made of silver. They will determine the measure thereof (according to their wishes).
Ali Quli Qarai
—crystal of silver— [from] which they dispense in a precise measure.
Amatul Rahman Omar
(Looking) crystal clear (but made) of silver, made in special mold determined (by the agents of the Lord of judgment and measure).
Arthur John Arberry
crystal of silver that they have measured -- very exactly.
Bijan Moeinian
Their silver made transparent cups are filled as much as they wish.
E. Henry Palmer
flagons of silver which they shall mete out!
Edip-Layth
Crystal laced with silver, measured accordingly.
George Sale
The bottles shall be bottles of silver shining like glass; they shall determine the measure thereof by their wish.
Hamid S. Aziz
(Transparent as) glass but made of silver; they will determine the measure thereof.
Mahmoud Ghali
Crystals of silver that they have determined its (measure), an exact determination.
Marmaduke Pickthall
(Bright as) glass but (made) of silver, which they (themselves) have measured to the measure (of their deeds).
Mohamed Ahmed - Samira
And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
Muhammad Asad
crystal-like, [but] of silver - the measure whereof they alone will determine.
Mustafa Khattab
crystalline silver, filled precisely as desired.
Progressive Muslims
Crystal laced with silver, measured accordingly.
Sahih International
Clear glasses [made] from silver of which they have determined the measure.
Sam Gerrans
Crystal of silver, that they determined exactly.
Shabbir Ahmed
Silver trays shining as crystal - all this design they have determined (with their good deeds).
Syed Vickar Ahamed
Crystal-clear, made of silver: They will determine the amount in there (according to their wishes).
Taqi Usmani
-crystals (as shining as if made) of silver, measured by those (who filled them) with due measure.
The Monotheist Group
Crystal laced with silver, measured accordingly.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
en cristal dʹargent, dont le contenu a été savamment dosé.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Şûşeyên ji zîv, wan bi pîvan dadigirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
van zilverwit kristal, die zij precies vol hebben geschonken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
De flesschen zullen flesschen van zilver zijn (blinkend als glas); zij zullen de maat daarvan bepalen.
Hollandaca — Siregar
Kristalhelder, van zilver gemaakt, die naar wens schenken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
хрусталя (сделанного) из серебра, которые измерены (точной) мерой [в них содержится ровно столько напитка, сколько желает обитатель Рая].
Rusça — Osmanov
хрусталя серебряного, [блистающего] совершенством.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som (om de hade varit) av kristall (fastän de är) av silver; och de bestämmer (själva) hur mycket (som skall sättas för dem).