Müddessir Suresi 45. Ayet — Elfaz
"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
1وَكُنَّاve kunnāve bizBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
2نَخُوضُneḣūDudalardıkMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrخ و ضYüzmek/yürümek/geçmek/girmek, bir şeyi diğerine getirmek, bir şeye nüfuz etmek veya yolunu zorlamak, bir şeyin içine dalmak, hata yapmak, yanlış/boş söyleme girmek, içeceği veya şarabı karıştırıp çalkalamak, bir iş hakkında yanlış veya uygunsuz şekilde davranmak.
3مَعَmeǎile birlikteMekan Zarfı
4الْخَائِضِينَl-ḣāiDīneboş şeylere dalanlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimخ و ضYüzmek/yürümek/geçmek/girmek, bir şeyi diğerine getirmek, bir şeye nüfuz etmek veya yolunu zorlamak, bir şeyin içine dalmak, hata yapmak, yanlış/boş söyleme girmek, içeceği veya şarabı karıştırıp çalkalamak, bir iş hakkında yanlış veya uygunsuz şekilde davranmak.